Türkçe - İngilizce
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
İngilizce Eş Anlamlılar
Türkçe - İngilizce Cümleler
Çeviri
Reklamları Kaldır
Oturum Aç / Üye Ol
Işıkları Söndür
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Çeviri
Eş Anlamlılar
Cümleler
Araçlar
Kaynaklar
Hakkımızda
İletişim
Oturum Aç / Üye Ol
EN-TR
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İngilizce Eşanlam
Türkçe - İngilizce Cümleler
Türkçe - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Almanca - İngilizce
Geçmişi Gizle
Geçmiş Detayları
Geçmişi Sil
Geçmiş :
drop
surface shoving
cuás
strings
Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau
Geçmiş
Cümleler
"strings"
teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 2 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Genel
1
Genel
strings
i.
telli çalgılar
The
strings
need to play together.
Telli çalgılar
birlikte çalmalı.
More Sentences
Müzik
2
Müzik
strings
i.
yaylı çalgılar
"strings"
teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Genel
1
Genel
apron strings
i.
aşırı bağlılık
2
Genel
apron strings
i.
başkasına bağlılık
3
Genel
apron strings
i.
önlük bağları
4
Genel
shoe-strings
i.
ayakkabı bağcıkları
5
Genel
kissing strings
i.
çenenin altından bağlanan uzun başlık ipleri
6
Genel
leading strings
i.
(yeni yürümeye başlayan çocuklar için) yürüme ipi
7
Genel
idiot strings
i.
aptal bağcıkları
8
Genel
idiot strings
i.
çocukların eldivenlerini kaybetmemeleri için dikilen bağcıklar
9
Genel
be tied to someone's apron strings
f.
birine fazla bağlı olmak
10
Genel
loosen one's purse strings
f.
kesenin ağzını açmak
11
Genel
hold the purse strings of
f.
para birinin elinde olmak
12
Genel
have friends who can pull strings
f.
torpili olmak
13
Genel
be tied to someone's apron strings
f.
birisinin sözünden çıkmamak
14
Genel
pull strings for somebody
f.
torpil yaptırmak
15
Genel
hold the purse strings of
f.
kasanın anahtarı birinde olmak
16
Genel
pull strings
f.
torpil yaptırmak
17
Genel
pull the strings
f.
ipleri elinde tutmak
18
Genel
pull the strings
f.
ipleri elinde bulundurmak
19
Genel
no-strings
s.
koşulsuz
20
Genel
no-strings-attached
s.
bağlayıcı değil
21
Genel
no-strings-attached
s.
şartlara bağlanmamış
İfadeler
22
İfadeler
no strings attached (nsa)
expr.
koşulsuz
Deyim
23
Deyim
two strings to one's bow
i.
amacı gerçekleştirmek için iki yol
24
Deyim
purse strings
i.
harcama
25
Deyim
purse strings
i.
bütçe
26
Deyim
strings attached
i.
bağlı kısıtlamalar
27
Deyim
strings attached
i.
ilgili düzenlemeler
28
Deyim
strings attached
i.
ilgili zorunluluklar
29
Deyim
strings attached
i.
ilgili koşullar
30
Deyim
be tied to one's mother's apron strings
f.
anasının dizinin dibinden ayrılmamak
31
Deyim
pull strings
f.
torpil yapmak
32
Deyim
loosen one's purse strings
f.
kesenin ağzını açmak
33
Deyim
be tied to someone's apron strings
f.
birisine aşırı bağlı olmak
34
Deyim
hold the purse strings
f.
para işlerini idare etmek
35
Deyim
hold the purse strings
f.
para işlerinden sorumlu olmak
36
Deyim
control the purse strings
f.
para işlerini idare etmek
37
Deyim
control the purse strings
f.
para işlerinden sorumlu olmak
38
Deyim
be tied to your mother's apron strings
f.
annesinin eteğinden ayrılamamak
39
Deyim
be tied to your mother's apron strings
f.
süt kuzusu olmak
40
Deyim
be tied to your mother's apron strings
f.
anasının kuzusu olmak
41
Deyim
control the purse strings
f.
mali işlerden sorumlu olmak
42
Deyim
control the purse strings
f.
finansal konulardan sorumlu olmak
43
Deyim
hold the purse strings
f.
finansal konulardan sorumlu olmak
44
Deyim
hold the purse strings
f.
mali işlerden sorumlu olmak
45
Deyim
pull a few strings
f.
nüfuzunu kullanarak birine menfaat sağlamak
46
Deyim
pull a few strings
f.
birine yaranmak için nüfuzunu ve gücünü kullanmak
47
Deyim
pull a few strings
f.
torpil yaptırmak
48
Deyim
pull a few strings
f.
araya adam sokmak
49
Deyim
pull some strings
f.
birine yaranmak için nüfuzunu ve gücünü kullanmak
50
Deyim
pull some strings
f.
nüfuzunu kullanarak birine menfaat sağlamak
51
Deyim
pull some strings
f.
araya adam sokmak
52
Deyim
pull some strings
f.
torpil yaptırmak
53
Deyim
pull some strings
f.
araya birini sokmak
54
Deyim
pull some strings
f.
araya birilerini sokmak
55
Deyim
pull somebody's strings
f.
iplerini elinde tutmak
56
Deyim
tighten the purse strings
f.
harcamaları kısıtlamak
57
Deyim
be in leading strings
f.
bebeklik çağında olmak
58
Deyim
be tied to a wife's apron strings
f.
eş/anne tarafından gereğinden fazla kontrol edilmek
59
Deyim
have two strings to one's bow
f.
yedekte birini tutmak
60
Deyim
be in leading strings
f.
başkalarına bağımlı durumda olmak
61
Deyim
be tied to (something's) apron strings
f.
(birinin) etkisi altında olmak
62
Deyim
be tied to something's apron strings
f.
(birinin) etkisi altında olmak
63
Deyim
cut the apron strings
f.
(daha çok ebeveynlerin çocuklarını kontrol etmede) ipleri gevşetmek
64
Deyim
cut the apron strings
f.
özgürlüğünü ilan etmek
65
Deyim
loosen the apron strings
f.
(daha çok ebeveynlerin çocuklarını kontrol etmede) ipleri gevşetmek
66
Deyim
be tied to (something's) apron strings
f.
(birine) aşırı bağlı olmak
67
Deyim
be tied to something's apron strings
f.
(birine) aşırı bağlı olmak
68
Deyim
be tied to (something's) apron strings
f.
ipleri (birinin) eline vermek
69
Deyim
be tied to something's apron strings
f.
ipleri (birinin) eline vermek
70
Deyim
be tied to something's apron strings
f.
(birine) gebe kalmak
71
Deyim
be tied to (something's) apron strings
f.
(birine) gebe kalmak
72
Deyim
cut the apron strings
f.
baskıyı azaltmak
73
Deyim
cut the apron strings
f.
dizginleri gevşetmek
74
Deyim
cut the apron strings
f.
daha serbest bırakmak
75
Deyim
cut the apron strings
f.
ipleri gevşetmek
76
Deyim
have no strings attached
f.
koşulsuz şartsız olmak
77
Deyim
have many strings to (one's) bow
f.
birçok seçeneği olmak
78
Deyim
have no strings attached
f.
herhangi bir düzenlemeye ihtiyaç duymamak
79
Deyim
have many strings to (one's) bow
f.
beceri, kaynak olmak
80
Deyim
have no strings attached
f.
şartsız şurtsuz olmak
81
Deyim
have many strings to (one's) bow
f.
elinin altında birçok güvenilir fırsat
82
Deyim
have no strings attached
f.
herhangi bir kısıtlaması/zorunluluğu olmamak
83
Deyim
have more strings to (one's) bow
f.
elinde alternatif becerileri/seçenekleri olmak
84
Deyim
have another string/more strings to your bow
f.
kullandığı veya yaptığı şey başarısız olursa alternatif bir/birden fazla yolu olmak
85
Deyim
have more strings to (one's) bow
f.
başka bir seçeneği olmak
86
Deyim
have more strings to (one's) bow
f.
ek seçenekleri olmak
87
Deyim
have more strings to your bow
f.
birden fazla alternatifi olmak
88
Deyim
have more strings to your bow
f.
birden fazla seçeneği/yolu olmak
89
Deyim
have another string/more strings to your bow
f.
elinde alternatif bir/birden fazla şeyi olmak
90
Deyim
have more strings to (one's) bow
f.
ek bir seçeneği olmak
91
Deyim
have more strings to (one's) bow
f.
ek nitelikleri olmak
92
Deyim
have more strings to (one's) bow
f.
ek becerileri olmak
93
Deyim
have more strings to (one's) bow
f.
ek bir niteliği olmak
94
Deyim
have more strings to (one's) bow
f.
ek bir becerisi olmak
95
Deyim
have more strings to (one's) bow
f.
elinde alternatif bir becerisi/seçeneği olmak
96
Deyim
have another string/more strings to your bow
f.
yedekte bir/birden fazla şeyi olmak
97
Deyim
have more strings to (one's) bow
f.
başka seçenekleri olmak
98
Deyim
have strings attached
f.
bir düzenlemeye ihtiyaç duymak
99
Deyim
have strings attached
f.
kısıtlamaları/zorunluluğu olmak
100
Deyim
have strings attached
f.
şartları olmak
101
Deyim
loosen the purse strings
f.
kesenin ağzını açmak
102
Deyim
loosen the purse strings
f.
daha özgür bir şekilde para harcamak
103
Deyim
pull strings
f.
etkilemek
104
Deyim
pull strings
f.
dizginleri eline almak
105
Deyim
pull strings
f.
baskısı altına almak
106
Deyim
pull strings
f.
elinde tutmak
107
Deyim
pull strings
f.
kontrolü altına almak
108
Deyim
pull strings
f.
yetkiyi elinde toplamak
109
Deyim
tied to (one's) apron strings
s.
(birinin) etkisi altında
110
Deyim
tied to apron strings
s.
(birinin) etkisi altında
111
Deyim
tied to someone's apron strings
s.
(birinin) etkisi altında
112
Deyim
tied to (one's) apron strings
s.
(birine) aşırı bağlı
113
Deyim
tied to apron strings
s.
(birine) aşırı bağlı
114
Deyim
tied to someone's apron strings
s.
(birine) aşırı bağlı
115
Deyim
tied to apron strings
s.
ipleri (birinin) elinde
116
Deyim
tied to (one's) apron strings
s.
ipleri (birinin) elinde
117
Deyim
tied to someone's apron strings
s.
ipleri (birinin) elinde
118
Deyim
tied to someone's apron strings
s.
kılıbık
119
Deyim
tied to apron strings
s.
ana/süt kuzusu
120
Deyim
tied to (one's) apron strings
s.
kılıbık
121
Deyim
tied to apron strings
s.
kılıbık
122
Deyim
tied to (one's) apron strings
s.
ana/süt kuzusu
123
Deyim
tied to someone's apron strings
s.
ana/süt kuzusu
124
Deyim
(tied to) your mother's, wife's, etc. apron strings
s.
anasının/karısının/birinin eteğinden ayrılmayan
125
Deyim
tied to (someone's) apron strings
s.
(biri) tarafından yönetilen/kontrol edilen
126
Deyim
tied to (someone's) apron strings
s.
(birine) bağlı
127
Deyim
tied to one's mother's apron strings
s.
anasının dizinin dibinden ayrılmayan
128
Deyim
(tied to) your mother's, wife's, etc. apron strings
s.
annesi/karısı/biri tarafından yönetilen/kontrol edilen
129
Deyim
tied to (someone's) apron strings
s.
(birinin) dizinin dibinden ayrılmayan
130
Deyim
tied to one's mother's apron strings
s.
annesine bağlı
131
Deyim
tied to one's mother's apron strings
s.
annesi tarafından yönetilen/kontrol edilen
132
Deyim
(tied to) your mother's, wife's, etc. apron strings
s.
annesine/karısına/birine bağlı
133
Deyim
tied to one's mother's apron strings
s.
anasının eteğinden ayrılmayan
134
Deyim
tied to one's mother's apron strings
s.
anasının kuzusu
135
Deyim
tied to (someone's) apron strings
s.
(birinin) eteğinden ayrılmayan
136
Deyim
(tied to) your mother's, wife's, etc. apron strings
s.
anasının/karısının/birinin dizinin dibinden ayrılmayan
137
Deyim
tied to his mother's apron strings
s.
süt kuzusu
138
Deyim
tied to mother's apron strings
s.
anasının kuzusu
139
Deyim
tied to mother's apron strings
s.
anasının dizinin dibinden ayrılmayan
140
Deyim
tied to his mother's apron strings
s.
anasının dizinin dibinden ayrılmayan
141
Deyim
tied to mother's apron strings
s.
annesine bağlı
142
Deyim
tied to his mother's apron strings
s.
annesinin eteğinden ayrılamayan
143
Deyim
tied to mother's apron strings
s.
annesinin eteğinden ayrılamayan
144
Deyim
tied to mother's apron strings
s.
süt kuzusu
145
Deyim
tied to his mother's apron strings
s.
anasının kuzusu
146
Deyim
tied to his mother's apron strings
s.
annesine bağlı
147
Deyim
tied to his mother's apron strings
s.
anasının dizinin dibinden ayrılmayan
148
Deyim
with no strings attached
expr.
şartsız şurtsuz
149
Deyim
with no strings attached
expr.
koşulsuz şartsız
150
Deyim
without any strings attached
expr.
koşulsuz şartsız
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of strings
×
Terim Seçenekleri
Çeviri Öner / Düzelt
Fransızca İngilizce Sözlük
İspanyolca İngilizce Sözlük
Almanca İngilizce Sözlük
İngilizce Eş Anlamlılar Sözlük
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy