weak, - Türkçe İngilizce Sözlük

weak,

"weak," teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
weak s. cılız
weak s. halsiz
weak s. güçsüz
weak s. zayıf
weak s. kuvvetsiz
Genel
weak child i. cırboğa
a weak person i. çiroz
weak interaction force i. zayıf etkileşim gücü
the weak sides of labour i. emeğin zayıf yönleri
weak nerves i. zayıf sinirler
weak spot i. zayıf nokta
weak point i. zayıf nokta
weak point i. insanın zayıf tarafı
weak point i. zaaf
weak market i. zayıf piyasa
weak currency i. zayıf para
weak level i. zayıf seviye
weak power supply i. zayıf güç kaynağı
weak coffee i. açık kahve
weak child i. zayıf çocuk
weak conditions i. zayıf şartlar
weak glue i. zayıf yapıştırıcı
weak glue i. zayıf tutkal
weak constitution i. zayıf bünye/vücut
the weak i. güçsüz insanlar
the weak i. zayıf insanlar
weak sister i. bütüne zarar veren parça
weak sister i. grubun beceriksiz veya güvenilmez üyesi
weak side i. zaaf
weak side i. zayıf taraf
weak side i. zayıf yön
weak constitution i. zayıf bünye
become thin and weak f. kurumak
become weak f. güçten düşmek
get thin and weak f. sıskalaşmak
make weak f. kuvvetsizleştirmek
become thin and weak f. kurumak (kişi)
get weak f. güçten düşmek
get weak f. güçsüzleştirmek
become weak f. güçsüzleşmek
get weak f. zayıf düşmek
become weak f. zayıflaşmak
feel weak f. halsiz hissetmek
make someone weak f. halsiz etmek
leave someone weak f. halsiz bırakmak
feel weak f. kendini halsiz hissetmek
be weak f. halsiz olmak
become weak f. eli ayağı çözülmek
leave someone weak at the knees f. birini çaresiz bırakmak
leave someone weak at the knees f. birini savunmasız bırakmak
leave someone weak at the knees f. birini heyecanlandırıp dizlerinin bağını çözmek
leave someone weak at the knees f. birini güçsüz bırakmak
get weak f. güçsüzleşmek
remain weak f. zayıf kalmak
be weak f. zayıf kalmak
appear physically weak f. fiziksel olarak zayıf/güçsüz görünmek
have a weak heart f. kalbi zayıf olmak
know someone’s weak points f. birinin zaaflarını bilmek
know someone´s weak spots f. birinin zaaflarını bilmek
weak s. yetersiz
as weak as s. kadar zayıf
weak s. mukavemetsiz
weak s. çelimsiz
weak s. sebatsız
weak s. cansız
weak s. sağlam olmayan
weak s. aciz
weak s. kuvvetsiz
weak s. iradesiz
weak s. yavan (çorba vb)
weak s. açık (çay)
weak s. argın
weak s. sulu
weak s. hastalıklı
weak s. hükümsüz
weak s. kof
weak s. metanetsiz
weak s. etkileyici ve inandırıcı olmayan
weak s. mecalsiz
weak s. silik
weak s. dayanıksız
weak s. şaşkın
weak s. yönlendirilmeye açık
weak s. takatsiz
weak s. iktidarsız
weak s. kusur
weak s. hafif
weak s. çıtkırıldım
weak s. eksik
weak s. akılsız
weak s. zayıf
weak as a kitten s. çok narin
weak in the head s. kafadan kontak
weak-kneed s. zayıf karakterli
weak-kneed s. tabansız
weak-willed s. iradesiz
weak-spirited s. cesaretsiz
weak-kneed s. yüreksiz
weak-kneed s. dizleri zayıf
weak-minded s. aklı zayıf
weak-spirited s. korkak
weak-kneed s. iradesiz
weak-minded s. iradesiz
weak minded s. iradesiz
weak s. güçsüz
weak s. nanemolla
weak s. süzük
weak s. çaresiz
weak s. zebun
weak-headed s. çabuk sarhoş olan
weak-headed s. çabuk kafayı bulan
weak-headed s. beyinsiz
weak-headed s. çabuk başı dönen
weak-headed s. gerizekalı
weak-hearted s. pısırık
weak-headed s. iradesiz
weak-headed s. kıt kafalı
weak-willed s. tereddütlü
weak-minded s. sersem
weak s. zihnen dayanıksız
weak-hearted s. cesareti kırık
weak-minded s. akılsız
weak-willed s. kararsız
weak-hearted s. cesaretsiz
weak-willed s. kolayca aklı çelinen
weak-minded s. zeka seviyesi düşük olan
weak-minded s. aptal
weak s. muhakemeden yoksun
weak-willed s. kolayca etkilenen
weak-minded s. zeka seviyesi düşük olan
wk (weak) kısalt. güçsüz
wk (weak) kısalt. zayıf
İfadeler
in a weak moment expr. zayıf bir anında
in one's weak moment expr. zayıf bir anında
the spirit is willing, but the body is weak expr. yapmak istiyorum ama hep sözde kalıyor
the spirit is willing, but one's body is weak expr. yapmak istiyorum ama hep sözde kalıyor
Atasözü
the spirit is willing but the flesh is weak istek var ama derman yok
the spirit is willing, but the body is weak istek var ama derman yok
the spirit is willing, but one's body is weak istek var ama derman yok
Konuşma Dili
a weak point i. zayıf nokta
a weak point i. duyarlı nokta
a weak point i. zayıflık
a weak point i. zaaf
weak sister [us] i. en zayıf halka
weak in willpower s. iradesi zayıf
weak in willpower s. iradesiz
weak-kneed s. kolayca boyun eğen
too weak to survive expr. hayatta kalamayacak kadar zayıf
Deyim
weak sister i. ürkek
weak sister i. korkak