yetkin - Türkçe İngilizce Sözlük

yetkin

"yetkin" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 22 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
yetkin competent s.
She is known as a highly competent manager.
Oldukça yetkin bir yönetici olarak biliniyor.

More Sentences
Genel
yetkin competent s.
She is known as a highly competent manager.
Oldukça yetkin bir yönetici olarak biliniyor.

More Sentences
yetkin rounded s.
A police officer should be rounded in approach.
Bir polis memuru, yaklaşımlarında yetkin olmalı.

More Sentences
yetkin perfect s.
yetkin braw s.
yetkin mightly s.
yetkin equal s.
yetkin long-haired s.
yetkin fledged s.
yetkin flidge s.
yetkin scient s.
yetkin poignant s.
yetkin sure-handed s.
yetkin passed s.
yetkin proper s.
yetkin full s.
yetkin qualified s.
yetkin proficient s.
yetkin able s.
yetkin adept s.
yetkin accomplished s.
Sanayi
yetkin time-served s.

"yetkin" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 62 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
yetkin kimse dandy i.
yetkin örnek ideal i.
yetkin olunmayan konularda görüş belirtme ve öğüt verme alışkanlığı ultracrepidarianism i.
deneyimli ve yetkin ama sıradan kadın atlet journeywoman i.
deneyimli ve yetkin ama sıradan işçi journeyman i.
deneyimli ve yetkin ama sıradan atlet journeyman i.
deneyimli ve yetkin ama sıradan kadın işçi journeywoman i.
işinde yetkin kimse witch i.
sikkeler konusunda yetkin kimse mintman i.
sikke basımında yetkin kimse mintman i.
zaman ölçüm biliminde yetkin kimse horologer i.
zaman ölçüm biliminde yetkin kimse horologist i.
doğaüstü uygulamalarda yetkin olduğu düşünülen kimse occultist i.
yetkin olmayan improficience i.
evrensel bilgi sisteminde yetkin kimse pantologist i.
yetkin işçi deacon [scotland] i.
akademik tartışma incelikleri konusunda yetkin kimse schoolman i.
yetkin kimse shakes i.
alanında yetkin kimse specialiser [uk] i.
yetkin olmak be competent f.
yetkin hale gelmek become competent f.
yetkin olunmayan konularda görüş belirtmek ve öğüt vermek ultracrepidate f.
yetkin olmak handle f.
yetkin hale gelmek fledge f.
yetkin hale gelmek flidge f.
yetkin olmak skill [obsolete] f.
aşırı yetkin ultracompetent s.
yetkin olmayan birinin sunduğu (çalışma, proje,) hors concours s.
yetkin ama isteksiz businesslike s.
yetkin olmayan icarian s.
yetkin olmayan inhabile [obsolete] s.
yetkin olmayan puisny [obsolete] s.
yetkin olmayan sodding s.
yetkin olmayan sucky s.
yetkin ve güven veren authoritative s.
yetkin olmadan hors de combat zf.
yetkin bir şekilde competently zf.
yetkin anlamına gelen son ek -ible snk.
Konuşma Dili
bazı teknik alanlarda oldukça yetkin ve meraklı teknisyen tekki i.
bazı teknik alanlarda oldukça yetkin ve meraklı teknisyen tekkie i.
yetkin olmadığı halde yasal konularda konuşan kimse barrack-room lawyer i.
yetkin polis memuru supercop [us] i.
yetkin baba superdad i.
Deyim
alanında hızla en iyi/en yetkin olan number one with a bullet i.
belirli bir durumda yeterince yetkin olmak hold one's own f.
konusunda yetkin ahead of the curve s.
Ticaret/Ekonomi
yetkin bir işgücünün oluşturulması creation of a competent workforce i.
girişimin yetkin olmadığı alan soft spot i.
tam eğitimli ve yetkin time-served s.
Hukuk
(taraflardan birinin yetkin olmamasından doğan) sözleşme engeli impediment i.
Bilgisayar
bu oyunu oynamaya yetkin yok you are not authorized to play this game expr.
Medikal
kemik biliminde yetkin anatomi uzmanı osteologer i.
Matematik
yetkin cisim perfect field i.
yetkin sayı perfect number i.
yetkin küme perfect set i.
Astroloji
yıldız falına bakmada en yetkin kişi archgenethliac [obsolete] i.
Eğitim
yetkin öğrenen empowered learner i.
Tarih
antik yunan ve roma alanında yetkin olan classical s.
Jeoloji
petroloji alanında yetkin jeoloji uzmanı petrologist i.
Eski Kullanım
yetkin kimse hand i.
bir konu veya bilgiyi yetkin biçimde açıklayabilecek beceriye sahip uzman doctor (of) i.
yetkin olmayan improsperous s.