hasta - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

hasta



"hasta" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 43 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
hasta patient i.
hasta ill s.
hasta sick s.
General
hasta case i.
hasta aficionado i.
hasta fanatic i.
hasta fan i.
hasta valetudinary i.
hasta sufferer i.
hasta client i.
hasta patience i.
hasta ailing s.
hasta invalid s.
hasta cracked s.
hasta weakly s.
hasta indisposed s.
hasta mad s.
hasta bad s.
hasta unwell s.
hasta fanatical s.
hasta diseased s.
hasta sick s.
hasta poorly s.
hasta weather s.
hasta unsound s.
hasta queer s.
hasta valetudinarian s.
hasta buff s.
hasta ill s.
hasta in bad health zf.
Idioms
hasta green about the gills
Slang
hasta crook
hasta gippy
Technical
hasta ill
Medical
hasta sick
hasta sick person
Latin
hasta gravatus
British Slang
hasta uncle dick (rhyming slang)
hasta rough as a badger's arse
hasta lurgy
hasta moby
hasta tom and dick
hasta rough as a badger's bum

"hasta" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 500 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
hasta ve doktor gecikmesi patient and doctor delay i.
hasta ziyareti visitation i.
General
(hasta olan) bir hayvanı uyutmak (öldürmek) put an animal down f.
ağır hasta olmak be in a bad way f.
ağır hasta olmak be seriously ill f.
ağır hasta son günlerini yaşamak sink fast f.
ameliyata girmek (hasta) undergo an operation f.
birini hasta etmek make someone sick f.
çok hasta olmak be as sick as a dog f.
görünmek (güzel/hasta vb) look f.
hasta bakmak care patient f.
hasta bakmak nurse somebody through f.
hasta bakmak care for patient f.
hasta bakmak look after patient f.
hasta bakmak examine a patient f.
hasta bakmak see a patient f.
hasta düşmek fall ill f.
hasta düşmek fall sick f.
hasta etmek make somebody ill f.
hasta etmek unsettle f.
hasta etmek sicken f.
hasta etmek give somebody the pip f.
hasta etmek make someone sick f.
hasta etmek make sick f.
hasta etmek make ill f.
hasta etmek make somebody sick f.
hasta gibi görünmek look sick f.
hasta gibi görünmek seem sick f.
hasta gibi hissetmek be sickening for f.
hasta göndermek send patient f.
hasta görünmek look ill f.
hasta görünmek seem sick f.
hasta görünmek appear to be ill f.
hasta görünmek look sick f.
hasta hayati tehlikeyi atlatmış olmak be out of the woods f.
hasta hayvanları seçip öldürmek cull f.
hasta hissetmek feel poorly f.
hasta hissetmek feel ill f.
hasta hissetmek feel sick f.
hasta iyileşmek be on the mend f.
hasta kötüleşmek take a turn for the worse f.
hasta muayene etmek examine a patient f.
hasta numarası yapmak play possum f.
hasta numarası yapmak pretend to be sick f.
hasta numarası yapmak sham ill f.
hasta numarası yapmak malinger f.
hasta olduğundan dolayı işe gitmemek be off sick f.
hasta olmak be crazy about f.
hasta olmak fall sick f.
hasta olmak be ill f.
hasta olmak be mad about f.
hasta olmak feel ill f.
hasta olmak become sick f.
hasta olmak be taken ill f.
hasta olmak be mad f.
hasta olmak ail f.
hasta olmak fall ill f.
hasta olmak get sick f.
hasta olmak be crazy f.
hasta olmak feel sick f.
hasta olmak get ill f.
hasta olmak become ill f.
hasta olmamak be not ill f.
hasta olmamak be not sick f.
hasta sevk etmek send a patient f.
hasta tedavi etmek treat a patient f.
hasta tedavisinde ilacı kesmek seponate f.
hasta uyanmak wake up sick f.
hasta yatağında olmak be on the death bed f.
hasta yatağında olmak be on the verge of death f.
hasta yatağında ziyaret etmek visit somebody on one's sickbed f.
hasta yatağında ziyaret etmek pay a sickbed visit f.
hasta yatağından ülkeyi yönetmek rule a country while lying sick in bed f.
hasta yatırmak admit a patient to a hospital f.
hasta yatmak lie sick f.
hummalı bir hasta gibi çırpınıp durmak thrash about f.
iyiye doğru gitmek (hasta) make progress f.
iyiye doğru gitmek (hasta) progress f.
kendini hasta gibi göstermek malinger f.
kendini toparlamak (hasta/yorgun kişi) rally f.
kötüleşmek (hasta) worsen f.
öldürmek (yaşlı/hasta bir hayvanı) put away f.
sesi hasta gibi gelmek sound sick f.
yalandan kendini hasta göstermek malinger f.
yatak döşek hasta olmak be as sick as a dog f.
ağır hasta extremely sick i.
ağır hasta really sick i.
ağır hasta very sick i.
ağır hasta çocuklara tahsis edilen bakımevi children's hospice i.
ateş hasta flush i.
ayakta tedavi edilen hasta outpatient i.
ayakta tedavi gören hasta ambulant patient i.
doktor başına düşen hasta patient per doctor i.
doktor hasta gizliliği doctor-patient confidentiality i.
erkek hasta a male patient i.
fakir ve hasta kimse lazar i.
hamile hasta pregnant patient i.
hasta adam sick man i.
hasta bakıcı nurse i.
hasta bayramı lammas-day i.
hasta bir akraba an ailing relative i.
hasta güvenliği patient safety i.
hasta hakları rights of patients i.
hasta hali infirmity i.
hasta hayvan sick animal i.
hasta hayvanların bakımı care of sick animals i.
hasta ısıtıcısı patient-heater i.
hasta insanlar sick people i.
hasta mahkum sick prisoner i.
hasta muayenesi practice i.
hasta odası sick room i.
hasta odası sickroom i.
hasta okulu patient school i.
hasta olma unsoundness i.
hasta oluş weakness i.
hasta raporu sick report i.
hasta rolü yapan kimse malingerer i.
hasta sandığı sick fund i.
hasta sorumlulukları responsibility of the patients i.
hasta şerbeti caudle i.
hasta takliti yapma shamming i.
hasta vagonu ambulance coach i.
hasta ve yaralı kişilerin nakli transport of sick or injured persons i.
hasta ve yaralılar sick and wounded i.
hasta yakını patient relative i.
hasta yakını patient's relative i.
hasta yakınları patient's relatives i.
hasta yakınları patient relatives i.
hasta yaşlı at nag i.
hasta yatağı sickbed i.
hasta yatma sickbed i.
hasta yemeği pap i.
hasta yemek masası overbed table i.
hasta ziyareti visitation i.
hasta ziyareti visit of patients i.
hasta ziyaretleri patient visits i.
hastanede yatan hasta in-patient i.
hastanede yatan hasta hospital patient i.
hastanede yatarak tedavi gören hasta in-patient i.
huzursuz hasta restless patient i.
içeriğinde cıva bulunan ilaçların hasta tedavisinde kullanılmasını savunan doktor mercurialist i.
iyileşen hasta recovering patient i.
iyileşmesi umutsuz hasta passenger i.
kadın hasta female patient i.
kendini hasta gösterme simulation i.
kendini toparlama (hasta/yorgun kişi) rally i.
kendini toparlama (hasta/yorgun) rally i.
nekahet dönemindeki hasta convalescent i.
numaradan hasta malingerer i.
pediatrik hasta pediatric patient i.
tedaviye tepkileri ölçülebilir hasta evaluable patient i.
uzun süredir hastanede yatan hasta long-stay patient i.
yalandan hasta faker i.
yalandan hasta simulator i.
yalandan kendini hasta gösteren malingerer i.
yaşlı hasta bakımı nursing of old and ill persons i.
yaşlı ve hasta atların kemiklerinin tutkal haline getirildiği yer glue factory i.
yatalak hasta sick abed i.
yatan hasta hospital patient i.
yatılı hasta in-patient i.
arabada hasta olan carsick s.
biraz hasta a little bit ill s.
çok hasta very sick s.
çok hasta really sick s.
çok hasta very ill s.
çok hasta in a bad way s.
çok hasta fargo s.
çok hasta extremely sick s.
-den hasta ill with s.
-den hasta ill of s.
evinden çıkamayan hasta shut-in s.
hasta başı chairside s.
hasta başında chairside s.
hasta başında yapılan clinical s.
hasta edici sicklily s.
hasta gibi peaky s.
hasta gibi seedy s.
hasta yüzlü sickly s.
hasta/fanatik avid s.
kafadan hasta sick in the head s.
ölümcül hasta deadly ill s.
ölümcül hasta violently ill s.
ruhen hasta sick s.
hasta edercesine sickeningly zf.
Phrasals
(hasta birisine) refakat etmek sit up with someone
(hasta birisinin) başında beklemek sit up with someone
(hasta) birine bakmak nurse someone along
Birini ziyaret etmek (özellikle hasta veya yardıma ihtiyacı varsa) look in on someone
-den hasta olmak go down with
hasta bakıcılığını yapmak nurse somebody through
Proverb
ertelenmiş umutlar kalbi hasta eder hope deferred maketh the heart sick
ertelenmiş umutlar kalbi hasta eder hope deferred makes the heart sick
hasta veya yaşlı bir insanın daha fazla yaşayacağını ifade eden bir atasözü a creaking door hangs longest
hasta veya yaşlı bir insanın daha fazla yaşayacağını ifade eden bir atasözü a creaking gate hangs longest
iyileşmek için tedavi göreceğine hasta olmamaya çalış an ounce of prevention is worth a pound of cure
Colloquial
hasta olmak take ill f.
ayakta duramayacak kadar hasta (as) sick as a dog
çok hasta (as) sick as a dog
işten izin almak için hasta numarası çekmek pull a sickie
Idioms
(hasta) yataktan kalkmak up and about
(hasta) yataktan kalkmak up and around
çok hasta like death warmed over
çok hasta görünmek look like death warmed over
çok hasta görünmek look like death warmed up
çok hasta olmak look like death warmed over
çok hasta olmak feel like death warmed up
hasta düşmek fall ill
hasta etmek turn up
hasta görünmek pale around the gills
hasta görünmek blue around the gills
hasta görünmek green around the gills
hasta görünmek look green
hasta olduğunu söyleyip (ya da bahane edip) işe gitmemek report in sick
hasta olduğunu söyleyip (ya da bahane edip) işe gitmemek call in sick
hasta olmak take ill
hasta olmak take sick
hasta rolü yaparak işten kaytarmak swing the lead
hasta yatağında on one's deathbed
hasta yatağından kalkmak up and around
hasta yatağından kalkmak up and about
hasta yatmak flat on one's back
hasta/yorgun/bitap düşürmek lay somebody low
kendini hasta hissetmek be under the weather
kendini hasta hissetmek feel under the weather
Speaking
beni hasta ediyorsun you make me sick
bu beni hasta ediyor it's making me sick
bu gece hasta mısın? are you sick tonight?
bütün gece hasta bir arkadaşla ilgilenmek zorunda kaldım (bahane olarak söylenir) I was up all night with a sick friend
hapşırsa hasta olur if somebody catches a cold somebody gets pneumonia
hapşırsa hasta olur when somebody sneezes somebody catches a cold
hasta değilim i'm not sick
hasta gibi hissediyordum i̇ felt sort of ill
hasta gibiydim i̇ felt sort of ill
hasta mısın? are you sick?
hasta mısınız? are you ill?
hasta mısınız? are you sick?
hasta olduğum için because i'm ill
hasta olduğum için because i was ill
hasta olursan günah benden gitti if you become sick it's not my fault
kendini hasta hissediyor he's feeling ill
o hasta dinlenmeli that patient should rest
sesin hasta gibi geliyor you sound sick
tüm gece hasta bir arkadaşla ayaktaydım I was up all night with a sick friend
Slang
durumu ağır olup yatağı işgal ettiği düşünülen hasta bed blocker (derogatory)
hasta mısın nesin lan? are you a sick bastard or what?
hasta orospu evladı! sick fuck!
hasta ruhlu piç! sick fuck!
hasta ruhlu sapık herif! sick fuck!
hasta yavşak! sick fuck!
zorluk çıkaran sorunlu hasta gomer
Trade/Economic
ailenin hasta olan bir ferdine bakmak amacıyla alınan izin nursing leave of absence
hasta olduğuna dair belge sick note
Law
evde hasta muayenesi domiciliary visit
hasta numarası yapmak malinger
hasta taklidi yapan kimse malingerer
hasta taklidi yapmak malinger
hasta yakınları tarafından darp edilme riski the risk of being beaten by patient relatives
kanun gereği akıl hastanesine yatması zorunlu (hasta) certifiable
kendini hasta gibi göstermek malinger
kendini hasta gösteren malingerer
kendini yalandan hasta veya sakat gösterme malingering
yalandan hasta olan malingerer
yatalak hasta confined to bed
Politics
avrupa'nın hasta adamı sick man of europe
yoksul/düşük gelirli insanlara ve hasta olanlara verilen yardım welfare benefit
Institutes
hasta ve hasta yakını hakları derneği organization of patients' and patients' relatives' rights
Technical
acil kullanım ve hasta nakil ventilatörleri emergency and transport ventilators
hasta bakıcılık nursing
hasta bina sendromu sbs
hasta bina sendromu sick building syndrome
hasta kontak dozölçerleri patient contact dosimeters
Aeronautic
hasta/engelli/yaşlı nakil aracı ambulift
Medical
(hasta) öncelik/sonralık saptaması triage
10 aylık kız hasta 10-month-old female patient
50 yaşında erkek hasta male patient aged 50
acil hasta emergency patient
acil servise göğüs ağrısı ile başvuran hasta patient presented with chest pain to the emergency department
acil serviste aort diseksiyonu tanısı almış hasta patient diagnosed with aortic dissection in the emergency department
acil serviste aort diseksiyonu tanısı almış olan hasta patient diagnosed with aortic dissection in the emergency department
acil serviste aort diseksiyonu tanısı konmuş hasta patient diagnosed with aortic dissection in the emergency department
acile ambulansla gelen hasta patient arrive at the emergency department via the ambulance
acile ambulansla getirilen hasta patient brought into the emergency department by ambulance
aciliyeti olmayan ve sonuçları bir hastanın ölümüyle sonuçlanmayacak hasta isteğine bağlı ameliyat elective surgery
ağzı açılamayan hasta patient with restricted mouth opening
akciğer apikal bölge tümörlü hasta patient with apical lung tumor
akciğer apseli hasta patient with lung abscess
akciğer kanserli hasta patient with lung cancer
akciğer kanserli hasta lung cancer patient
akciğer sarkoidozlu hasta sarcoid patient
akut apandisit tanısıyla laparoskopik apendektomi uygulanan bir hasta a patient performed laparoscopic appendectomy with a diagnosis of acute appendicitis
akut derin ven trombozlu hasta patient with acute deep vein thrombosis
akut gastroenteritli hasta patient with acute gastroenteritis
akut inmeli hemiparezik hasta acute stroke patient with hemiparesis
akut iskemik inmeli hasta acute ischemic stroke patient
akut kolesistitli hasta patient with acute cholecystitis
akut koroner sendromlu hasta patient with acute coronary syndrome
akut romatizmal ateş tanılı hasta patient with acute rheumatic fever
akut romatizmal ateşli hasta patient with acute rheumatic fever
alerjik rinitli hasta patient with allergic rhinitis
alt üriner sistem semptomlu hasta patient with lower urinary tract symptoms
altmış yaşında erkek hasta 60-year-old man patient
ambulans ile acil servise gelen hasta patient arrive at the emergency department via the ambulance
ambulans ile acil servise getirilen hasta patient brought into the emergency department by ambulance
ambulansla acil servise gelen hasta patient arrive at the emergency department via the ambulance
ambulansla acil servise getirilen hasta patient brought into the emergency department by ambulance
ameliyathanede hasta güvenliği patient safety in the operating room
amfizemli hasta patient with emphysema
anorektal malformasyonlu hasta patient with anorectal malformation
antifosfolipid sendromu olan hasta patient with antiphospholipid syndrome
artroskopik cerrahi uygulanan hasta patient undergoing arthroscopic surgery
asemptomatik hasta asymptomatic patient
astım ataklı hasta patient with asthma attack
astım tanısı konulmuş hasta patient diagnosed with asthma
atopik dermatitli hasta patient with atopic dermatitis
ayakta hasta walking case
ayakta tedavi gören hasta outpatient
ayaktan hasta out patient
ayaktan takip edilen hasta outpatient
bağırsak yetmezlikli hasta patient with intestinal failure
bağışıklık zaafiyeti taşıyan hasta immunocompromised patient
balgam yayması negatif olan hasta patient with negative sputum smear
beslenme güçlüğü çeken hasta patient with feeding difficulty
bilateral tüp ligasyonlu hasta patient with bilateral tube ligation
bilgilendirilmiş hasta rıza formu informed consent form
bilgisayarlı hasta kayıt sistemi computerized patient record system
bilgisayarlı hasta kayıt sistemi computerised patient record system
birincil açık açılı glokom tanılı hasta primary open-angle glaucoma patient
boğazı delip bir aparatla nefes alamayan hasta için solunum yolu açma surgical cricothyrotomy
budd-chiari sendromlu hasta patient with budd-chiari syndrome
cerrahi tedavi uygulanmış larenks kanserli hasta surgically treated laryngeal cancer patient
çocuk hasta pediatric patient
çocuk hasta popülasyonu pediatric population
çok fonksiyonlu hasta izleme cihazı multifunction patient monitoring equipment
dekompanse karaciğer sirozlu hasta patient with decompansated liver cirrhosis
dekompanse karaciğer sirozlu hasta decompensated liver cirrhotic patient
devamlı ayaktan periton diyaliz tedavisi gören hasta continuous ambulatory peritoneal dialysis patient
diabetik ketoasidozlu hasta patient with diabetic ketoacidosis
diabetik üremik hasta diabetic uremic patient
diabetli hasta diabetic patient
dinamik hiperinflasyonu olan hasta patient with dynamic hyperinflation
disfonksiyonel uterus kanamalı hasta dysfunctional uterine bleeding patient
dislipidemili hasta dyslipidemic patient
dispeptik hasta dyspeptic patient
dispne ve göğüs ağrısı gibi kardiyopulmoner semptomu olan hasta patient with cardiopulmonary symptoms such as dyspnoea and chest pain
diyabeti olmayan hasta nondiabetic patient
diyabetik hasta eğitimi diabetic patient education
diyabetik polinöropatili hasta patient with diabetic polyneuropathy
doktor hasta ilişkisi doctor-patient relation
doktor hasta ilişkisi doctor-patient relationship
doktor-hasta gizliliği physician-patient privilege
düşük riskli göğüs ağrılı hasta low-risk patient with chest pain
düzensiz menstrual döngüsü olan hasta patient with irregular menses
elli dokuz yaşında erkek hasta 59-year-old male patient
epidural hasta kontrollü analjezi patient-controlled epidural analgesia
epizodik gerilim tip baş ağrılı hasta patient with episodic tension type headache
erişkin hasta adult patient
erişkin spontan pnömotorakslı hasta adult patient with spontaneous pneumothorax
eritrodermik psoriasisli hasta patient with erythrodermic psoriasis
erken tedavi edilen hasta early treated patient
erken tedavi için hasta seçimi patient selection for early treatment
ev hanımı hasta housewife patient
ev tozuna alerjisi olan hasta patient sensitized to house dust mite
evde hasta bakımı için solunum destek cihazları home-care ventilatory support devices
evde hasta bakımına yönelik vantilatör home care ventilator
evde yapılan hasta muayenesi domiciliary visit
fibromiyalji sendromlu hasta patient with fibromyalgia syndrome
fibromusküler displazili hasta patient with fibromuscular dysplasia
fokal nörolojik defisitli hasta patient with focal neurological deficit
gebe hasta pregnant patient
gefitinib ile tedavi edilen hasta gefitinib-treated patient
geniş bir hasta grubu a broad range of patients
genişletilmiş birinci basamak hasta bakım paketi enhanced primary care package
geriatrik hasta geriatric patient
geriyatrik acil hasta geriatric emergency patient
göğüs ağrılı hasta patient with chest pain
guillain barre sendromlu hasta patient with guillain barre syndrome
günübirlik hasta day patient
günübirlik hasta out-patient
günübirlik hasta same-day patient
hafif atopik astımlı hasta mild atopic asthmatic patient
halüsinasyonu olan hasta hallucinating patient
hasta ailesine kötü haberi verme giving bad news to patients' family
hasta akış paterni patient flow pattern
hasta arabası wheel chair
hasta bakım ekibi patient care team
hasta bakım kalitesi quality of care
hasta bakım personeli nursing staff
hasta bakım planlaması patient care planning
hasta bakım planları patient care planning
hasta bakımı care of patient
hasta bakımı patient care
hasta bakımının sürekliliği continuity of patient care
hasta başı monitörü bed-side monitor
hasta başı testi point-of-care testing
hasta başında değerlendirme bedside evaluation
hasta başında değerlendirme bedside assessment
hasta başında test point-of-care testing
hasta başında yapılan clinical
hasta bekleme süresi patient waiting time
hasta beklentileri patient expectations
hasta bilgilendirme broşürü patient information leaflet
hasta bina sendromu sick-hospital syndrome
hasta bina sendromu sick building syndrome
hasta çıkış belgesi patient discharge document
hasta çizelgesi patient chart
hasta değerlendirme formu patient evaluation form
hasta demografik verileri patient demographic data
hasta dokuları kazıma erasion
hasta dosyası patient file
hasta dosyası patient folder
hasta duş yatağı shower trolley
hasta duşu shower trolley
hasta düzeyinde veri patient level data
hasta eğitimi patient education
hasta eğitimi education
hasta eğitimi patients education
hasta gecikmesi patient delay
hasta geçmişi case history
hasta görüşmeleri patient interviews
hasta gözlemleme patient monitoring
hasta gözlemleme monitoring patient
hasta hakları patient rights
hasta hakları ve sorumlulukları patient rights and responsibilities
hasta ilişkileri sorumlusu patient relations representative
hasta ilişkileri temsilcisi patient relations representative
hasta immobilizasyonu sağlamak için yapılan kalıp plaster cast
hasta iskemlesi bath chair
hasta izolasyon prosedürü patient isolation procedure
hasta izolasyon prosedürü patient-isolation procedure
hasta kabul formu patient admittance form
hasta kabul görevlisi hospital receptionist
hasta kabul görevlisi admissions clerk
hasta kabul görevlisi hospital admitting clerk
hasta kabul oranı patient admission rate
hasta kabul personeli hospital receptionist
hasta kabulü patient acceptance
hasta kabulü patient admission
hasta karyolası hospital bed
hasta katılım payı patient share
hasta katılımı patient participation
hasta kayıt sistemi patient record system
hasta kayıt-kabul ofisi patient admissions office
hasta konforu patient comfort
hasta kontrollü analjezi patient-controlled analgesia
hasta kontrollü epidural analjezi patient-controlled epidural analgesia
hasta kontrollü epidural bupivakain analjezisi patient-controlled epidural analgesia with bupivacaine
hasta kontrollü sedasyon patient-controlled sedation
hasta kontrollü sistemik meperidin analjezisi systemic patient-controlled analgesia with meperidine
hasta koruyucu örtü patient-protective cover
hasta memnuniyeti patient satisfaction
hasta memnuniyeti satisfaction of patient
hasta merkezli tedavi patient-centred care
hasta merkezli tedavi patient-centered care
hasta muayene masası examination couch
hasta muayene masası patient examination couch
hasta muayene odası clinic
hasta nakil ekipmanı patient transport equipment
hasta nakli patient transfer
hasta odası sickroom
hasta olma hali morbidity
hasta önlüğü patient scrub
hasta ötiroid sendromu euthyroid sick syndrome
hasta ötiroid sendromu sick euthyroid syndrome
hasta populasyonu patient population
hasta popülasyonu patient population
hasta pozisyonu patient position
hasta profili patient profile
hasta raporu medical certificate
hasta refakatçisi patient accompanist
hasta sabitleme tahtası papoose board
hasta sağkalımı patient survival
hasta sayısındaki artış increase in number of patients
hasta seçimi selection of patient
hasta sevk etmek refer a patient
hasta sevk formu patient referral form
hasta sevki transfer of patient
hasta sınıflandırması triage
hasta sinüs sendromu sick sinus syndrome
hasta tabelası medical record
hasta tabelası medical chart
hasta tabelası health record
hasta taburcu edilirken verilen ilaçlar take home prescriptions (tto)
hasta taburcu formu patient discharge form
hasta takibi patient follow-up
hasta takip çizelgesi patient chart
hasta tanıtım kartı patient identification card
hasta tanıtma kartı patient identification card
hasta tarafından algılanan semptomlar self-perceived symptoms
hasta tarafından beyan edilmiş astım self-reported asthma
hasta tarayıcı patient browser
hasta taşıma ekipmanı patient handling equipment
hasta uyumu patient compliance
hasta ve toplum ihtiyaçları patient and community needs
hasta yatağı sickbed
hasta yönetimi patient management
hasta yükü patient load
hasta ziyaretçileri patient’s visitors
hasta-hemşire çağrı sistemi patient-to-nurse call systems
hasta-kontrollü analjezi patient-controlled analgesia
hastalıktan her yıl etkilenen yeni hasta sayısı incidence