bindirmek - Türkisch Englisch Wörterbuch

bindirmek

Bedeutungen von dem Begriff "bindirmek" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 25 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
bindirmek add on v.
The manager added some more work on our shoulders.
Müdür omuzlarımıza biraz daha iş yükü bindirdi.

More Sentences
bindirmek ride v.
bindirmek overlay v.
bindirmek mount v.
bindirmek embark v.
bindirmek superpose v.
bindirmek bump v.
bindirmek help to get on v.
bindirmek run into v.
bindirmek overlap v.
bindirmek crash into v.
bindirmek bump into v.
bindirmek cause to mount v.
bindirmek pile up v.
bindirmek ram v.
bindirmek clash v.
bindirmek imbark v.
bindirmek crash v.
bindirmek lap v.
bindirmek override v.
bindirmek overstrain v.
bindirmek skall v.
bindirmek superposition v.
bindirmek superstrain [obsolete] v.
Trade/Economic
bindirmek embark v.

Bedeutungen, die der Begriff "bindirmek" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
gemiye bindirmek embark v.
General
küplere bindirmek freak v.
uçağa bindirmek enplane v.
trene bindirmek entrain v.
kayalara bindirmek be wrecked on the rocks v.
uçağa bindirmek emplane v.
bindirmek (gemi) foul v.
üst üste bindirmek imbricate v.
gemiye bindirmek ship v.
uçağa bindirmek embark v.
bir şeyi başka bir şeyin üzerine bindirmek superimpose on v.
üst üste bindirmek overlap v.
fazla yük bindirmek (bir yapıdaki eleman) put too much stress on v.
yük bindirmek impose burden v.
gemiye bindirmek imbark v.
uçağa bindirmek imbark v.
üstüne bindirmek (bir başka şeyin) superimpose over v.
üst üste bindirmek lap v.
(üst üste) bindirmek overlap v.
(maliyet) bindirmek add v.
bindirmek (alt yazı) launch v.
aşırı yük bindirmek overpress v.
çok sayıda resmi yükümlülük bindirmek overregulate v.
(çatı kiremiti, yara dokusu) üst üste bindirmek imbricate v.
gereksiz yük bindirmek cumber v.
(yolcuları) erkenden bindirmek preboard v.
ağırlık bindirmek press v.
küplere bindirmek puff v.
yük bindirmek stick v.
inada bindirmek stiffen v.
aşırı yük bindirmek superponderate v.
diğer tarafa bindirmek surmount v.
(kazada arabaya) bindirmek blindside v.
yük bindirmek saddle v.
üst üste bindirmek superimpose v.
Phrasals
küplere bindirmek burn up v.
bir şeye bindirmek plow into something v.
bir şeye bindirmek bump hard into something v.
bir şeye bindirmek crash into something v.
gecikme faizi bindirmek charge something on something v.
faiz bindirmek charge something on something v.
gecikme zammı bindirmek charge something on something v.
gecikme cezası bindirmek charge something on something v.
bir şeye bindirmek get something on someone v.
bir şeyi birinin/bir şeyin üstüne bindirmek heap something on someone or something v.
bir şeyi birinin/bir şeyin üstüne bindirmek heap something upon someone or something v.
-e aynı anda/hep birlikte bindirmek load onto v.
bir araca aynı anda/hep birlikte bindirmek load onto v.
bir şeyi bir şeye bindirmek run something into something v.
birine/bir şeye bindirmek run into someone or something v.
bir şeyi bir şeye bindirmek strike something upon something v.
bir şeyi bir şeye bindirmek strike something on something v.
kayıp (birine/bir şeye) bindirmek slide into (someone or something) v.
-e bindirmek plow into v.
tekneyle/gemiyle birine veya bir şeye bindirmek sail into someone or something v.
(birine/bir şeye) güm diye bindirmek thud into someone or something v.
(birine/bir şeye) güm diye bindirmek hud into (someone or something) v.
(bir şeyi) bir şeye bindirmek strike (something) into v.
birine/bir şeye bindirmek sail into someone or something v.
üstüne bindirmek stick on v.
(bir şeye) bindirmek strike upon (something) v.
(birine/bir şeye) bindirmek jar against (someone or something) v.
(birine/bir şeye) bindirmek knock up against (someone or something) v.
(bir şeyi birine/bir şeye) bindirmek knock against (someone or something) v.
yolcu/yük bindirmek pick up v.
(birine/bir şeye/bir yere) bindirmek run into (someone, something, or some place) v.
birine/bir şeye güm diye bindirmek thud against someone or something v.
küplere bindirmek brass off v.
(birine/bir şeye) bindirmek bump into (someone or something) v.
birini küplere bindirmek burn someone up v.
(birine/bir şeye) bindirmek crash into (someone or something) v.
(araçla) birine/bir şeye bindirmek drive something into someone or something v.
(araçla) birine/bir şeye bindirmek drive into someone or something v.
(araçla)'-e bindirmek drive in v.
(araçla)'-e bindirmek drive into v.
araca bindirmek get onto v.
(bir şeye) bindirmek get on (something) v.
üstüne bindirmek heap on v.
(birine/bir şeye) bindirmek knock into (someone or something) v.
üstüne bindirmek load on v.
(birine) fazla iş bindirmek load (someone) down v.
(bir şeye bir yükü) bindirmek load (something) with (something) v.
(birine/bir şeye) yük bindirmek load (someone or something) down v.
-e güm diye bindirmek thud against v.
-e güm diye bindirmek thud into v.
(birinin/bir şeyin) üzerine yük bindirmek weigh on (someone or something) v.
Colloquial
kayalara bindirmek be on the rocks v.
külfet bindirmek lumber [uk] v.
Idioms
küplere bindirmek get up someone's nose v.
küplere bindirmek get on someone's wick v.
küplere bindirmek miff v.
küplere bindirmek make someone's hackles rise on v.
küplere bindirmek get someone's goat v.
küplere bindirmek get someone's dander up v.
küplere bindirmek burn up v.
küplere bindirmek tick off v.
küplere bindirmek rankle with v.
küplere bindirmek nark v.
küplere bindirmek make someone's blood boil v.
küplere bindirmek ruffle someone's feathers v.
küplere bindirmek tee off v.
küplere bindirmek bug v.
küplere bindirmek make someone see red v.
küplere bindirmek give someone the pip v.
küplere bindirmek get someone's back up v.
küplere bindirmek rub up the wrong way v.
küplere bindirmek get on someone's nerves v.
küplere bindirmek hack off v.
küplere bindirmek wind up v.
küplere bindirmek steam someone's beam v.
küplere bindirmek drive someone around the bend v.
küplere bindirmek send someone around the bend v.
küplere bindirmek bring someone to a boil v.
küplere bindirmek brass someone off v.
işi ciddiye bindirmek raise the stakes v.
küplere bindirmek have a chip on one's shoulder v.
tur bindirmek show somebody a clean pair of heels v.
birini küplere bindirmek put someone's back up v.
birini küplere bindirmek get someone's dander up v.
birini küplere bindirmek get someone's back up v.
birini küplere bindirmek get someone's hackles up v.
birini küplere bindirmek get someone's irish up v.
birini küplere bindirmek make somebody's hackles rise v.
birini küplere bindirmek raise somebody's hackles v.
birini küplere bindirmek trigger someone off v.
(birini) küplere bindirmek make (one) hot under the collar v.
(birini) küplere bindirmek drive (one) around the bend v.
(birini) küplere bindirmek drive (one) round the bend v.
(birini) küplere bindirmek get (one's) back up v.
(birini) küplere bindirmek get (one's) hackles up v.
(birini) küplere bindirmek get (one's) irish up v.
küplere bindirmek get hackles up v.
küplere bindirmek get on nerves v.
birini küplere bindirmek get up somebody's nose [uk] v.
birini küplere bindirmek get/put somebody's back up v.
küplere bindirmek make your blood boil v.
birine/bir şeye tur bindirmek show someone or something a clean pair of heels v.
Trade/Economic
(açık artırma rekabetini kızıştırma amaçlı) fiyat bindirmek puff v.
Technical
otoya bindirmek entruck v.
Construction
(ağırlığı) uygun şekilde bindirmek discharge v.
(pahlı keresteleri) bindirmek sypher v.
Automotive
tur bindirmek lap v.
Transportation
gemiye/uçağa yeniden bindirmek re-embark v.
gemiye/uçağa yeniden bindirmek reembark v.
Traffic
yolcu bindirmek pick up passenger v.
Aeronautic
kardana bindirmek gimbal v.
uçağa bindirmek enplane v.
Marine
kayalıklara bindirmek to run on the rocks v.
tekrar gemiye bindirmek reship v.
Printing
farklı renkleri üst üste bindirmek overprint v.