fat - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

fat

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "fat" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 30 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
fat v. semirtmek
fat v. şişmanlatmak
fat n. yağ
fat adj. şişko
fat adj. tombul
fat adj. yağlı
General
fat v. besiye çekmek
fat n. içyağı
fat n. yağ
fat adj. semiz
fat adj. dolgun
fat adj. gres
fat adj. tıkız
fat adj. apalak
fat adj. kilolu
fat adj. kalın
fat adj. şişkin
fat adj. bereketli
fat adj. karlı
fat adj. kazançlı
fat adj. besili
fat adj. yağlı (et)
fat adj. özlü
Colloquial
fat balaban
Technical
fat yağ
fat hayvan yağı
Computer
fat dosya dizini
Food Engineering
fat katı yağ
Gastronomy
fat et yağı
Biochemistry
fat yağ katı

Bedeutungen, die der Begriff "fat" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 318 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
get fat v. şişmanlamak
fat-free adj. yağsız
General
fat up v. şişmanlatmak
wax fat v. şişmanlamak
grow fat v. şişmanlamak
grow fat v. palazlanmak
make fat v. semirtmek
grow fat v. semirmek
get fat v. semirmek
put on fat v. yağ bağlamak
chew the fat v. laklak etmek
get fat v. yağlanmak
fat up v. semirtmek
get fat v. şişmek
get fat v. şişmanlamak
grow fat v. etlenmek
chew the fat v. geyik muhabbeti yapmak
chew the fat v. geyik yapmak
chew the fat v. makara yapmak
lose one's belly fat v. göbeğini eritmek
burn one's belly fat v. göbeğini eritmek
burn belly fat v. göbek eritmek
lose belly fat v. göbek eritmek
get rid of body fat v. vücuttaki yağlardan kurtulmak
burn fat v. yağ yakmak
fat person n. şişman kişi
fat cell n. yağ hücresi
growing fat n. semirme
the fat n. en iyi kısım
being fat n. şişmanlık
layer of fat n. yağ tabakası
minced liver wrapped in lamb's fat n. ciğer sarması
fat embolism n. yağ embolisi
fat rendered from the tail of a sheep n. kuyrukyağı
wool fat n. yün yağı
unsaturated fat rate n. doymamış yağ oranı
fat meat n. yağlı et
unsaturated fat n. doymamış yağ
sheep fat n. koyun yağı
animal fat n. hayvan yağı
fat collector n. yağ toplayıcı
fat content n. yağ miktarı
fat coal n. yağlı kömür
fat coal n. ziftli kömür
a kind of fat-tailed sheep n. dağlıç
fat-head n. mankafa
low-fat milk n. az yağlı süt
fat-free cheese n. yağsız peynir
fat-head n. aptal
non-fat cheese n. yağsız peynir
fat chance n. uzak ihtimal
abdominal fat n. karın bölgesindeki yağ
fat farm n. kilo verme merkezi
fat farm n. zayıflama merkezi
very low-fat diet n. çok az yağlı diet
cohune fat n. kohun yağı
body fat n. vücuttaki yağ
fat free milk n. yağsız süt
lace fat n. kuzu gömleği
caul fat n. kuzu gömleği
fat-free muscle n. yağsız kas
fat man n. şişman adam
saturated fat n. doymuş yağ
deep fat fryer n. fritöz
fat cheeks n. tombul yanaklar
baby fat n. (ileri yıllarda yok olacak olan) bebeğin vücundaki yağ
as fat as adj. kadar şişman
fat free adj. yağsız
fat enough adj. yeterince şişman
very fat adj. küp gibi
very fat adj. manda gibi
fat-headed adj. kalın kafalı
fat-headed adj. aptal
fat-headed adj. mankafa
without fat adj. yağsız
non-fat adj. yağsız
non-fat adj. yağ içermeyen
low-fat adj. az yağlı
Proverb
better a lean peace than a fat victory ufak bir barış büyük bir zaferden daha iyidir
Colloquial
fat and firm (meat) buz gibi
fat and sassy sapasağlam
fat and sassy sağlıklı
fat and sassy keyfi gıcır
fat chance! hiç şans/şansı yok!
get fat şişmanlamak
suddenly fat hit the fire işler aniden sarpa sardı
my mad fat diary benim deli şişko günlüğüm
Idioms
the fat is in the fire şimdi kıyamet kopacak
it's not over until the fat lady sings dereyi görmeden paçaları sıvama
chew the fat çene çalmak
fat as a pig yağ tulumu gibi
the fat is in the fire kızılca kıyamet kopacak
the fat is in the fire kıyamet kopacak
run to fat yağ tulumu gibi olmak
chew the fat lak lak etmek
the fat is in the fire başa bela olacak şey
the fat is in the fire baş ağrıtacak iş
the fat is in the fire işler kötü
the fat is in the fire pis durum
the fat is in the fire kötü durum
live on the fat of the land bolluk bereket içinde yaşamak
live on the fat of the land rahat bir yaşam sürmek
live on the fat of the land her şeyin en iyisi ile geçinmek
live on the fat of the land çok iyi durumda olmak
live on the fat of the land yediği önünde yemediği arkasında olmak
live on the fat of the land tuzu kuru olmak
a fat cat zengin kokona
work some fat off çalışarak kilo vermek
work some fat off ağır iş yaparak kilo vermek
the fat is in the fire ok yaydan çıktı
the fat is in the fire olan oldu
fat hit the fire işlerin aniden sarpa sarması
a fat lot of good/use gereksiz
fat and happy karnı tok ve rahat
fat and happy karnı tok sırtı pek
a fat lot of good/use zerre kadar yararı olmayan
a fat lot of good/use bir işe yaramayan
chew the fat all day bütün gün çene çalmak
live off the fat of the land bir eli yağda bir eli balda olmak
live off the fat of the land rahat bir yaşam sürmek
it's not over until the fat lady sings son kozu oynamadan her şey bitmiş sayılmaz
Speaking
it isn't over till the fat lady sings henüz her şey bitmedi
it isn't over till the fat lady sings her şey bitmiş sayılmaz
it isn't over till the fat lady sings son sözümü söylemedim
you called me fat bana şişko dedin
you called me fat bana şişman dedin
fat chance hiç şansın yok
do i look fat in this dress? bu elbisede şişman görünüyor muyum?
Slang
crack a fat erekte olmak
chew the fat çene çalmak
chew the fat kaynatmak
chew the fat laflamak
chew the fat havadan sudan konuşmak
fat cat kalantor
fat cat ensesi kalın
fat cat kodaman
fat cat para babası
fat-ass koca götlü
crack a fat penisi sertleşmek
crack a fat çadırı kurmak
crack a fat ereksiyon olmak
a fat cat zengin
a fat cat kodaman
a fat cat ensesi kalın
as fat as a pig yağ tulumu
a fat lot of good/use bir boka yaramayan
a fat lot of good/use bir işe yaramayan
fat person yağ tulumu
fat person şişko
fat (rap slang) hoş
fat (rap slang) iyi
a fat lot of good/use tırt
fat fuck [vulgar] pis şişko
fat as a beached whale yağ tulumu
fat as a beached whale aşırı şişko
as fat as a beached whale yağ tulumu
as fat as a beached whale aşırı şişko
Trade/Economic
fat finger tombul parmak
factory acceptance test (fat) fabrika kabul testi
fat tax obeziteye neden olan ürünlerden alınan vergi
fat tax şişmanlığa neden olan besin maddelerine uygulanan vergi
Technical
fat lime yağlı kireç
wool fat lanolin
fat clay yağlı kil
brightening with fat yağ avivajı
fat soil özlü toprak
fat soil yağlı toprak
fat-crested morning glory spillway geniş kretli morning glori dolusavak
fat-crested geniş kretli
extraction of fat yağ çıkarma
fat content yağ miktarı
fat solvent yağ çözücü
wool fat yün yağı
deep fat fryer yağlı derin kızartıcı
fat coal taş kömürü
fat-free yağsız
fat mortar yapışkan harç
fat coal yağlı kömür
fat sand aluminalı kum
fat sand killi kum
fat-free dry matter yağsız kuru madde
non-fat yağsız
Computer
grams fat yağ gramı
fat/rich client şişman/zengin istemci
Informatics
fat client donatımlı istemci
fat server donatımlı sunucu
thin client fat server model küçük istemci büyük sunucu modeli
fat provisioning şirketin bütün kaynakları satın alarak kullanmasa bile hazır tutması
Telecom
fat server dosya dizini sunucusu
fat server donatımlı sunucu
thin client fat server model ince istemci büyük sunucu modeli
Textile
brightening with fat yağ avivajı
wool fat yün yağı
Construction
fat lime yağlı kireç
fat concrete yağlı beton
fat mortar yağlı harç
Automotive
fat fenders tombul çamurluklar
Mining
fat coal taşkömürü
Medical
fat emulsion yağ emülsiyonu
fat soluble yağda çözünen
fat soluble vitamin yağda çözünen vitamin
saturated fat katı yağ
fecal fat test vücudun yağ hücrelerini parçalama kapasitesini ölçen bir test
body fat index vücut yağ indeksi
blood fat kan yağı
subcutaneous fat necrosis subkutan yağ nekrozu
fat deposit yağ birikintisi
fat deposit yağ katmanı
puppy fat (bebekte) geçici kilo
puppy fat (ileri yıllarda yok olacak olan) bebeğin vücundaki yağ
body fat vücut yağı
body fat bedendeki yağ
body fat vücuttaki yağ
fat cell yağ gözesi
fat free diet yağsız diyet
fat free weight yağsız ağırlık
intermuscular fat intermusküler yağ
body fat beden yağı
fat and protein metabolism yağ ve protein metabolizması
subcutaneous fat deri altı yağı
fat-free mass yağsız vücut kütlesi
pulmonary fat embolism pulmoner yağ embolisi
labial fat pad flap labial yağ yastığı flebi
one-sided labial fat pad flap tek taraflı labial yağ yastığı flebi
neonatal subcutaneous fat necrosis neonatal subkutan yağ doku nekrozu
neonatal subcutaneous fat necrosis neonatal subkutan yağ nekrozu
suction-assisted fat removal vakumla yağ aspirasyonu
fat modeling vakumla yağ alınması
fat modeling vakumla yağ aspirasyonu
suction-assisted fat removal vakumla yağ alınması
fat-free body mass yağsız vücut kitlesi
high-fat diet yüksek yağlı diyet
fat injection yağ enjeksiyonu
autologous fat transplantation otolog yağ transplantasyonu
subcutaneous fat tissue subkutan yağ dokusu
high-fat diet yüksek yağ içerikli diyet
autologous fat graft otojen yağ dokusu grefti
regional fat deposition bölgesel yağlanma
fat-fold test vücuttaki yağ oranını ölçmek için üst kolun triseps bölümündeki deriyi kıvırarak yapılan antropometrik ölçüm
buccal fat pad bukkal yağ pedi
buccal fat pad yanak yağ pedi
high fat food yüksek yağ oranlı gıda
high fat food yağ oranı yüksek gıda
Anatomy
fat cell yağ hücresi
Pathology
fat necrosis of breast memenin yağ nekrozu
Food Engineering
reduced-fat milk n. az yağlı süt
reduced-fat milk n. yağı azaltılmış süt
fat extraction flask yağ ekstraksiyon kabı
intramuscular fat mozaik yağ
tail fat kuyruk yağı
fat mimetics yağ taklitleri
fat replacer yağ yerine geçen
fat-soluble yağda çözünen
fat-reduced yağı azaltılmış
fat-soluble yağda çözünür
milk fat süt yağı
fat substitute yağ ikame maddesi
anhydrous milk fat susuz süt yağı
fat acidity yağ asitliği
total fat content of starch nişastanın toplam yağ muhtevası
total fat content toplam yağ muhtevası
polyunsaturated fat çoklu doymamış yağ
fat containing foods yağ ihtiva eden gıdalar
determination of free fat content serbest yağ muhtevası tayini
determination of fat acidity yağ asitliği tayini
separation or breakdown of fat due to lipolysis lipolizden dolayı yağın ayrılması veya bozulması
fat extraction flask yağ ekstraksiyon balonu
fat and oil derivatives katı ve sıvı yağ türevleri
determination of fat content yağ içeriği tayini
fat content of milk sütün yağ içeriği
low in fat az yağlı
low in fat düşük yağlı
calculation of fat content yağ içeriğinin hesaplanması
non-fat solids yağ dışındaki katılar
water content of milk fat products süt yağı ürünlerinin su içeriği
milk fat products süt yağı ürünleri
monounsaturated fat mono doymamış yağ
detection of irradiated foods containing fat katı yağ içeren ışınlanmış gıdaların belirlenmesi
supersaturated fat aşırı doymuş yağ
Gastronomy
fat rendered from the tail of a sheep kuyruk yağı
low fat yağsız
skimmed fat kef
braised lamb meat cubes browned in its own fat kavurma
deep fat fry bol kızgın yağda kızartmak
whole fat cheese tam yağlı peynir
clarify fat yağı temizlemek
tail fat kuyruk yağı
animal fat hayvansal yağ
gain fat yağ bağlamak
fat cheese yağlı peynir
fat cheese yağlı beyaz peynir
low-fat string cheese of erzurum civil
low-fat cheese yarım yağlı peynir
full-fat cheese tam yağlı beyaz peynir
full-fat cheese tam yağlı peynir
full-fat ground meat yağlı kıyma
full-fat milk tam yağlı süt
low-fat cheese az yağlı peynir
non-fat yağsız
whole-fat milk tam yağlı süt
fat-free yoghurt yağsız yoğurt
deep fat fryer yağlı derin kızartıcı
fat-free cocoa yağsız kakao
Botanic
fat hen kazayağı
fat hen sirken otu
Agriculture
semi fat sheep yarım yağlı koyun
crude fat content ham yağ içeriği
Apiculture
fat cell geniş petek gözü
Forestry
fat lighter çıra
Military
fat man bomb nagasaki'ye atılan atom bombası
Sport
free fat acid (ffa) serbest yağ asidi
fat free weight (ffw) yağsız vücut ağırlığı
British Slang
fat-head salak
fat-head mankafa
fat-head aptal
fat-head geri zekalı
fat-slags isterik şişko kadın
man-fat sperm