gök - Turkish English Dictionary
History

gök



Meanings of "gök" in English Turkish Dictionary : 13 result(s)

Turkish English
Common Usage
gök sky n.
gök celestial adj.
General
gök heavens n.
gök heaven n.
gök the blue n.
gök zion n.
gök vault n.
gök firmament n.
gök sphere n.
gök olympus n.
Slang
gök blue n.
Technical
gök sky
Latin
gök caelum

Meanings of "gök" with other terms in English Turkish Dictionary : 267 result(s)

Turkish English
Common Usage
gök gürültülü fırtına thunderstorm n.
gök gürültüsü thunder n.
gök gürlemesi thunder n.
gök kuşağı rainbow n.
General
gürlemek (gök) roll v.
gök gürlemek thunder v.
gürlemek (gök) thunder v.
gök delinmek rain cats and dogs v.
(gök) gürlemek thunder v.
gök gürlemek thunder to roar v.
gök yemiş green fruit n.
gök gürlemesi ve şimşeklere yol açan büyük kümülüs bulutu thundercloud n.
gök gürlemesi thunderclap n.
gök kubbe canopy n.
şiirlerde gök the blue n.
gök kuzgunumsu coraciforme n.
gök teleskopu astronomical telescope n.
gök gürültüsü thunderclap n.
gök doğan peregrine n.
gök gürültülü, şimşekli ve yağmurlu fırtına thundershower n.
gök mavisi azure n.
gök kubbe firmament n.
gök kubbe the vault of heaven n.
gök gürültüsü crash of thunder n.
mavi gök azure n.
gök kuzgun roller n.
gök gürlemesi gibi ses peal n.
gök gürlemesi roll n.
gök gürlemesi thunder n.
gök kuşaklı alabalık salmo schasta n.
gök haritası star map n.
gök mavisi azure blue n.
gök cismi celestial body n.
gök cismi heavenly body n.
gök kubbe welkin n.
gök cismi orb n.
sağanak yağışlı, şimşekli, yıldırımlı ve gök gürlemeli fırtına thunderstorm n.
gök öğleni celestial meridian n.
gök mekaniği celestial mechanics n.
gök gürültüsü clap n.
gök-geçit skywalk n.
gök sineği blowfly n.
gök kubbe sphere n.
gök kubbe heavens n.
gök kubbe empyrean n.
gök kubbesi celestial sphere n.
gök kubbesi firmament n.
gök kubbesi empyrean n.
gök kubbesi heavens n.
gök kubbesi welkin n.
gök kubbe celestial sphere n.
gök kubbe vault of heaven n.
gök kubbesi sphere n.
gök kubbesi vault of heaven n.
gök bilimci astronomer n.
gök tanrısı sky god n.
gök cisimleri heavenly bodies n.
gök bombaları display shells n.
gök fizikçisi astrophysicist n.
gök fiziği astrophysics n.
gök haritası celestial map n.
gök gürültüsü sesi the sound of thunder n.
gök gürültüsünün sesi the sound of thunder n.
töre ya da gök tanrı inancı tengrism n.
yer gök earth and sky n.
gök cisimleri celestial bodies n.
gök tanrı tengri n.
gök gürültüsü thunder rumbling n.
gök-geçit air walk n.
gök gürültüsü ve yıldırıma bakarak kehanette bulunma ceraunomancy n.
gök gürültüsü ve yıldırıma bakarak kehanette bulunma ceraunoscopia n.
gök gürültüsü ve yıldırıma bakarak kehanette bulunma ceraunoscopy n.
gök gürültüsü ve yıldırıma bakarak kehanette bulunma keraunoscopia n.
gök gürültüsü ve yıldırıma bakarak kehanette bulunma keraunoscopy n.
gök gürültüsü bilimci brontologist n.
gök gürültüsü bilimi brontology n.
gök gürültüsü gibi ses trumpet n.
gök gürültüsü gibi fulminous adj.
gök gürültülü thunderous adj.
gök mavisi cerulean adj.
gök gürültüsü gibi stentorian adj.
kapalı (gök) heavy adj.
gök gürültüsü gibi thunderous adj.
açık (gök) clear adj.
gök mavisi sky-blue adj.
gök gürültülü thundery adj.
gök yeşil glaucous adj.
gök taşı ile ilgili aerolitic adj.
gök kubbe altında under the open sky adv.
Phrases
yer gök everywhere
Colloquial
gök gürültülü fırtına thunderboomer n.
gök gürültülü sağanak thunder-boomer n.
Idioms
gök delinmiş gibi yağan yağmur a (real) frog-choker n.
gök delinmiş gibi yağan yağmur a (real) toad-choker n.
adeta gök delindi (yağmur) heavens opened
adeta gök delindi (yağmur) the heavens opened
Speaking
gök gürledi thunder crashed
şimşek çaktı ve gök gürledi the lightning flashed and the thunder roared
Technical
yıldırım ve gök gürültüsü gerçekleşme sıklığının bir zaman ölçeğine göre kaydedilmesi ceraunography n.
yıldırım ve gök gürültüsü gerçekleşme sıklığının bir zaman ölçeğine göre kaydedilmesi keraunography n.
gök ve gökcisimleri ilmi uranology
gök cisimlerine gitmek üzere belirli bir rota izleyen uzay aracı flyby
gök ekvatoru celestial equator
şimşek ve gök gürültülü fırtına electric storm
gök haritası uranography
gök küresi celestial globe
gök gürültüsüz şimşek heat lightning
gök yuvarlağı celestial globe
gök küre celestial sphere
gök mekaniği celestial mechanics
gök aydınlığı airglow
gök dalgası skywave
gök gürültülü thunder squall
gök gürültülü sağanak thunderstorm
gök gürültüsü thunder
gök perdesi sky screen
gök yakut hyacinth
gök zümrüt aquamarine
gök mavisi azure
gök cevher lapis lazuli
Computer
gök mavisi sky blue
Telecom
bilgi alma amaçlı gök cisminin yanından geçiş flyby
Lighting
yayınık gök ışınımı diffuse sky radiation
gök ışığı skylight
standart kapalı gök standard overcast sky
Dyeing
gök mavisine yakın bir mavi tonu ceramic n.
gök mavisi cerule n.
gök mavisi ceruleous n.
gök mavisi cerule adj.
gök mavisi cerulean blue adj.
gök mavisi ceruleous adj.
gök mavisine çalan cerulescent adj.
gök mavisi ya da mavi renk üreten cerulific adj.
Aeronautic
gök küresinde ufka paralel küçük çember almucantar
gök rasat kulesi astrodome
gök aydınlığı airglow
Marine
geminin denizdeki konumunu belirlemek amacıyla bir gök cismin yüksekliğini tespit etmek take an observation v.
geçmişte denizde gök cisimlerinin yüksekliğini ölçmekte kullanılan alet üzerinde yer alan orta parça transversary n.
geçmişte denizde gök cisimlerinin yüksekliğini ölçmekte kullanılan alet cross-staff n.
Mining
gök mavisi maden lazulite
Psychology
şimşek veya gök gürültüsü korkusu brontophobia
şimşek veya gök gürültüsü korkusu keraunophobia
şimşek veya gök gürültüsü korkusu ceraunophobia
şimşek veya gök gürültüsü korkusu astrapophobia
şimşek veya gök gürültüsü korkusu astraphobia
şimsek veya gök gürültüsü korkusu ceraunophobia
şimsek veya gök gürültüsü korkusu keraunophobia
Astronomy
(gök cismini) yerçekimi ile yörüngeye çekmek capture v.
gök cisminin yörüngeye kütlesinden en yakın veya uzak noktası apsis n.
gök cisminin yörüngeye kütlesinden en yakın veya uzak noktası absis n.
bir gök cisminin (radarla) yerini saptama acquisition n.
iki gök cisminin eşzamanlı dönerek birbirinin hep aynı yüzünü görmesi captured rotation n.
iki gök cisminin eşzamanlı dönerek birbirinin hep aynı yüzünü görmesi synchronous rotation n.
gök ufku rational horizon n.
gök ufku rational horizon n.
uzay araçları ya da füzelerin gök cisimlerinin konumuna göre yönlendirilmesi celestial guidance n.
gök cisminin dünyanın yörünge düzlemine olan açısal uzaklığı celestial latitude n.
gök cisminin ilkbahar ekinoksundan doğuya doğru ölçülen açısal uzaklığı celestial longitude n.
gök kürenin iki kutbundan geçtiği farz edilen ufuk düzlemine dik çember celestial meridian n.
gök kürede bir nokta celestial point n.
gök küresel kuzey ve güney kutupları celestial poles n.
gök cisimlerinin mesafe ve açılarını ölçen bir alet reflecting circle n.
ışığın kırılmasından ötürü gök cisminin gerçek ve görünen doğrultularının birbirine göre açısı refraction n.
gök cisminin görünen kısmı refraction n.
gök cisminin gökyüzünde kuzey kutbuna olan mesafesi north polar distance n.
iki gök cisminin eşzamanlı dönerek birbirinin hep aynı yüzünü görmesi tidally locked rotation n.
gök cisimlerinin pusula istikamet açısıyla gözlemlenmesi time azimuth n.
gök cisminin görüntüsünü plaka üzerinde hareket ettirerek fotoğrafla üretilen sürekli çizgi trail n.
gök cisminin gözlemlenen meridyenden geçişi transit n.
küçük bir gök cisminin veya gölgesinin daha büyük bir gök cisminin diski üzerinden geçişi transit n.
gök cisminin gözlemlenen meridyenden geçişi culmination n.
gök cisminin teleskop görüş alanından geçişi culmination n.
bir gök cisminin geçiş zamanını ve sapmasını gözlemlemekte kullanılan dereceli ölçüm aracı transit circle n.
dünya'dan bir uzay aracına veya gök cismine ileti gönderilme saatinin belirlendiği eşgüdümlü evrensel zaman transmission time (trm) n.
neptün'e kıyasla güneşin etrafında daha büyük bir mesafede dönen gök cismi trans-neptunian object (tno) n.
geçmişte gök cisimlerin yüksekliğini belirlemekte kullanılan astronomik araç triquetrum n.
gök cisminin gözlem hattına dik yönde (hız) tangential adj.
gök cisminin gerilemesiyle ilgili regressive adj.
gök cisimlerinin düğümleriyle ilgili nodical adj.
gök cisimlerinin düğümlerine ait nodical adj.
gök cisminin gözlem hattına dik yönde (hız) transverse adj.
bir gök cisminin görüntüsünün sapması aberration
gök laboratuvarı skylab
gök eşleği celestial equator
gök ırakgörürü astronomical telescope
gök yuvarlağı celestial globe
gök ekvatoru celestial equator
gök teleskopu astronomical telescope
gök birimi astronomical unit
gök katalogu astrometric catalogue
gök günlüğü zamanı ephemeris time
gök günlüğü ephemeris
gök mekaniği gravitational astronomy
gece gök ışığı night sky light
gök atlası stellar cartography
gök atlası uranography
gök haritası star map
gök atlası star cartography
gök atlası celestial cartography
gök atlası star atlas
bir gök cismine inen uzay aracı lander
çubuklu sarmal gök ada barred spiral galaxy
kendi ışık yaymayan gök cisimlerinin yansıttığı ışık oranı albedo
Astrology
gök cisimlerinin bir kişinin doğum günündeki pozisyonunu bulmak cast one's nativity v.
Zoology
gök doğan falco peregrinus
gök ardıç monticola solitarius
gök doğan peregrine
gök doğan duck hawk
gök köpekbalığı blue shark
gök doğan hen harrier
gök doğan goshawk
gök doğan marsh hawk
gök doğan circus cyaneus
gök doğan northern harrier
gök doğan peregrine falcon
gök ardıç blue rock-thrush
gök mavisi ötleğen cerulean warbler
gök mavisi ötleğen dendroica cerulean
Botanic
boru şeklinde gök mavisi çiçekleri olan avrasya'da yetişen bir bitki calathian violet
boru şeklinde gök mavisi çiçekleri olan avrasya'da yetişen bir bitki gentiana pneumonanthe
boru şeklinde gök mavisi çiçekleri olan avrasya'da yetişen bir bitki marsh gentian
Environment
gök parıltısı skyshine
Geography
gök ırmak chang n.
gök ırmak chang jiang n.
gök gürültüsü thunderburst n.
gök gürültülü olma thunderousness n.
gök gürültüsü eşliğinde yıldırım çarpması thunderstroke n.
gelgit kuvvetlerinin etkisine dayanan gök cisimlerinin evrimi teorisi tidal theory n.
gök gürültüsüz thunderless adj.
gök gürültüsü veya şimşeğin etkilerine karşı emniyetli thunderproof adj.
Meteorology
gök gürültülü fırtına thunder [dialect] n.
gök gürültüsü thundercrack n.
gök gürlemesi thundercrack n.
gök gürlemesi thunderpeal n.
gök gürültüsü gibi thundrous adj.
gök gürültülü thundrous adj.
gök gürültülü sağanak electrical storm
gök gürültülü sağanak lightning storm
gök gürültülü sağanak thunder storm
şimşek ve gök gürültülü fırtına electric storm
yarı kapalı gök half-covered sky
gök gürültülü sağanak yağış thundery showers
gök gürültülü sağanak yağış t-showers
gök gürültülü fırtına thunderstorm
gök gürültülü hafif yağışlı light rain with thunder
gök gürültülü sağnak yağışlı thundershower
Geology
gök taşı blue stone
Sport
gök maviler azzurri
gök mavililer azzurri
Theatre
gök gürültüsüne benzer bir ses oluşturmak için sallanan büyük metal levha thunder sheet n.
gök perdesi cyclorama
gök perdesi yayı cyclorama track
Mythology
gök gürültüsü, yağmur ve tarım tanrısı thor n.
cermen gök tanrısı tiu n.
gök perisi pleiad
Abbreviation
gök gürültüsü thdr n.
neptün'ün ötesinde bir gök cismi tno (trans-neptunian object) n.
gök gürültülü sağanak yağış tshwr n.
gök gürültülü fırtına tstm n.
Latin
gök kuzgunugiller coracidae
gök ardıç monticola solitarius
gök kuzgun coracias garrulus
gök balina musculus
Archaic
ışık veren veya ışığı yansıtan gök cismi lamp n.
şiddetli gök gürültüsü tempest n.
Engineering
gök taşı bilimi aerolithology n.
Ornithology
gök kuzgun troupand n.