reason - Turkish English Dictionary
History

reason

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Meanings of "reason" in Turkish English Dictionary : 67 result(s)

English Turkish
Common Usage
reason n. sebep
reason n. akıl
reason n. gerekçe
reason n. neden
General
reason v. sonuç çıkarmak
reason v. etraflıca düşünmek
reason v. inandırmak
reason v. konuşmak
reason v. gerekçe göstermek
reason v. uslamlamak
reason v. sonuca varmak
reason v. mantıklı davranmak
reason v. muhakeme etmek
reason v. çözmek
reason v. bulmak
reason v. anlamak
reason v. ikna etmeye çalışmak
reason v. usavurmak
reason v. düşünmek (mantıklı bir şekilde)
reason v. görüşmek
reason v. düşünmek
reason v. akıl yürütmek
reason v. kanıtlamaya çalışmak
reason v. düşünüp taşınmak
reason v. mantık yürütmek
reason v. yargılamak
reason v. tartışmak
reason v. kanıt göstermek
reason v. delil göstermek
reason n. aklıselim
reason n. insaf
reason n. akıl
reason n. mucip
reason n. idrak
reason n. hak
reason n. delil
reason n. hikmet
reason n. anlayış
reason n. tanıt
reason n. amil
reason n. sağduyu
reason n. muhakeme
reason n. fikir
reason n. illet
reason n. medar
reason n. mantık
reason n. neden
reason n. gerekçe
reason n. sebep
reason n. us
reason n. asli neden
reason n. saik
reason n. belgit
reason n. asli sebep
reason n. zeka
reason n. düşünme
reason n. anlama
reason n. kavrama becerisi
reason n. sonuca varma
Trade/Economic
reason gerekçe
reason uslamlamak
reason muhakeme etmek
Law
reason sebep
reason dava gerekçesi
Technical
reason sebep
Philosophy
reason us
Archaic
reason n. memnuniyet veren davranış

Meanings of "reason" with other terms in English Turkish Dictionary : 398 result(s)

English Turkish
Common Usage
for this reason adv. bu sebepten
for this reason adv. bundan dolayı
for this reason adv. bu yüzden
for this reason adv. bu nedenle
for this reason adv. bu sebepten dolayı
General
bring to reason v. yola getirmek
be within reason v. akıl karı olmak
listen to reason v. laf dinlemek
give a reason (for something) v. sebep göstermek
show reason v. gerekçe göstermek
show reason v. neden göstermek
make someone see reason v. birinin aklını başına getirmek
go beyond reason v. makul sınırların dışına çıkmak
bring someone to reason v. birinin aklını başına getirmek
lose one's reason v. aklı başından gitmek
give reason v. neden göstermek
reason with v. ikna etmeye çalışmak (mantık yoluyla)
lose one's reason v. aklını kaçırmak
show reason v. sebep göstermek
come to reason v. insafa gelmek
reason out v. düşünüp taşınmak
reason out v. etraflıca düşünmek
see reason v. imana gelmek
come to reason v. yola gelmek
listen to reason v. mantığa kulak vermek
reason out v. akıl süzgecinden geçirmek
come up with a reason v. sebep ileri sürmek
reason out v. çözümlemek
reason out v. düşünüp taşınarak bulmak
be a reason for v. gerekçe oluşturmak
put forward a reason v. sebep öne sürmek
submit a reason v. sebep öne sürmek
come up with a reason v. sebep öne sürmek
bring forward a reason v. sebep öne sürmek
set forth a reason v. sebep öne sürmek
make (someone) see reason v. yola getirmek
see reason v. yola gelmek
reason something out v. mantık yürütmek
show a valid reason v. geçerli neden göstermek
put forward a reason v. gerekçe ileri sürmek
reason with v. inandırmaya çalışmak
reason with v. ikna etmek
have reason for complaint v. şikayet etmek için sebebi bulunmak
bring to reason v. aklını başına getirmek
state a reason v. sebep göstermek
state a reason v. neden belirtmek
state a reason v. neden göstermek
state a reason v. sebep belirtmek
show a reason v. neden göstermek
show a reason v. sebep göstermek
be endowed with reason v. akılla/mantıkla donanmış olmak
be endowed with reason v. aklı mantığı olmak
be endowed with reason v. akıl bahşedilmiş olmak
find a good reason v. iyi bir neden bulmak
find a reason v. neden bulmak
attack someone for no reason v. birine nedensiz yere saldırmak
be the reason of v. sebebi olmak
be a reason for v. etken olmak
reason [obsolete] v. sohbete katılmak
reason [obsolete] v. tartışmaya girmek
reason [obsolete] v. müzakere etmek
knowledge reached by reason n. akliyat
islam and reason n. islam ve akıl
reason for leaving n. ayrılış nedeni (iş vb'den)
main reason n. ana neden
reason of leaving n. ayrılma nedeni
valid reason n. haklı sebep
justified reason n. haklı sebep
permanent reason n. daimi sebep
underlying reason n. altında yatan sebep
the primary reason n. başlıca neden
the main reason n. başlıca neden
reason of departure n. ayrılma nedeni
reason for breaking up n. ayrılma nedeni
reason of issue n. veriliş nedeni
the reason for this n. bunun sebebi
compelling reason n. mücbir sebep
reason beyond one's control n. elde olmayan neden
whole reason n. bütün sebep
the underlying reason (for the problem) n. problemin altında yatan sebep
the underlying reason n. altında yatan neden
the underlying reason n. altında yatan sebep
underlying reason n. altta yatan sebep
underlying reason n. altta yatan neden
age of reason n. akıl çağı
concrete reason n. somut gerekçe
the reason why i'm writing this letter is n. bu mektubu yazmamın amacı
the reason why i'm writing this letter is n. bu mektubu yazmaktaki amacım
primary reason n. esas sebep
principal reason n. esas sebep
main reason n. esas sebep
raison d'être (reason for being) n. varoluş nedeni
raison d'être (reason for being) n. varlık nedeni
raison d'être (reason for being) n. varoluş sebebi
raison d'être (reason for being) n. varlık sebebi
reason for preference n. tercih sebebi
a good reason n. iyi bir sebep
obvious reason n. bariz neden/sebep
reason to live n. yaşamak için amaç
one more reason to celebrate n. kutlama için bir neden daha
abdication of reason n. akıl tutulması
human reason n. insan aklı
main reason n. baş aktör
main reason n. ana sebep
primary reason n. ana sebep
use reason n. kullanım nedeni
ikigai (a reason for being) n. varlık nedeni
ikigai (a reason for being) n. yaşama sebebi
ikigai (a reason for being) n. yaşama tutkusu
ikigai (a reason for being) n. sabah uyandığınızda sizi yataktan çıkaran yaşama sevinci
reason for visit n. ziyaret sebebi
public reason n. kamusal akıl
age of reason n. aydınlanma çağı
having a reason adj. nedenli
without a reason adj. nedensiz
beyond reason adj. aklın ötesinde
bereft of reason adj. çıldırmış
without cause or reason adj. nedensiz
without cause or reason adj. sebepsiz
in all reason adv. hakkıyla düşünülürse
without a reason adv. boş yere
with reason adv. hakkıyla
for no reason adv. sebepsiz
within reason adv. makul
within reason adv. makul bir sınırı aşmadan
within reason adv. makul ölçüde
within reason adv. mantıklı
without reason adv. yok yere
for that reason adv. ondan
for that reason adv. ondan dolayı
for that reason adv. onun için
for no reason adv. yok yere
by reason adv. aklen
for some reason adv. her nedense
for that reason adv. bu sebepten
for no reason adv. tevekkeli
in all reason adv. mantıki olarak
for some reason adv. bazı nedenlerden dolayı
for some reason adv. nedense
for that reason adv. ona sebep
without reason adv. sebepsizce
for no reason adv. durup dururken
within reason adv. makul düzeyde
for that reason adv. o sebepten dolayı
within reason adv. akla yakın
for some reason or other adv. her nedense
with reason adv. hakkı olarak
for some reason adv. her nasılsa
for no reason adv. hiç yoktan
with no reason adv. durup dururken
for whatever reason it is adv. her ne sebeple olursa olsun
for whatever reason it might be adv. her ne sebeple olursa olsun
by reason of force majeure adv. zorunlu nedenlerle
for no reason adv. hiç neden yokken
for no reason adv. hiç sebep yokken
for no real reason adv. yeşillik olsun diye
for this reason adv. bu sebeple
in all reason adv. mantıklı olarak
in all reason adv. mantıken
for any reason whatsoever adv. her ne sebeple olursa olsun
for any reason adv. herhangi bir sebeple
for any reason whatever adv. her ne sebeple olursa olsun
for no reason adv. gelişigüzel
for no reason adv. alakasızca
for no reason adv. amaçsızca
for no reason adv. öylesine
for no reason adv. rasgele
for an unknown reason adv. bilinmeyen bir neden yüzünden
for an unknown reason adv. bilinmeyen bir nedenden dolayı
for an unknown reason adv. bilinmeyen bir nedenden ötürü
for an unknown reason adv. bilinmeyen bir nedenle
by the reason of adv. nedeniyle
for this reason adv. bu cihetle
for no reason adv. sebepsiz yere
for no reason adv. nedensiz yere
in reason adv. mantıklı olarak
in reason adv. mantıklı bir şekilde
in reason adv. makul olarak
in reason adv. makul bir şekilde
by reason of prep. yüzünden
main reason of prep. başlıca nedeni
by reason of conj. nedeniyle
by reason of conj. -den ötürü
by reason of conj. sebebiyle
by reason of conj. çünkü
for the reason that conj. sebebiyle
the reason is that conj. bunun nedeni
for that reason that conj. işte bu sebepten dolayı
for that reason that conj. işte bu sebepten ötürü
a momentary lapse of reason mantığın bir anlık durması
a momentary lapse of reason anlık mantık kaybı
Phrasals
bring someone somewhere for a reason birini bir sebepten/nedenden bir yere getirmek
reason against something mantık kullanarak aksine karar vermek
reason against something nedenlerini sıralayarak/söyleyerek bir şeye karşı çıkmak
reason against something mantıklı bir şekilde karşı çıkmak
Phrases
without any reason sebepsiz
the reason why nedeni
due to similar reason aynı nedenle
without giving any reason herhangi bir neden göstermeden
it stands to reason that mantık diyor ki
without any reason herhangi bir gerekçe göstermeden
without any reason sebepli sebepsiz
by reason of the fact that -diğinden/-dığından
by reason of the fact that nedeniyle
without any reason gerekçe göstermeden
for whatever reason her ne nedenle olursa olsun
as a reason bir neden olarak
for whatever reason it might be hangi nedenden ötürü olursa olsun
for whatever reason it is hangi nedenden ötürü olursa olsun
for whatever reason her ne sebeple olursa olsun
whatever the reason might be her ne sebeple olursa olsun
for whatever reason hangi nedenden ötürü olursa olsun
irrespective of the reason her ne sebeple olursa olsun
irrespective of the reason hangi nedenden ötürü olursa olsun
whatever the reason might be hangi nedenden ötürü olursa olsun
for whatever reason hangi sebeple olursa olsun
without any reason hiç sebep yokken
without any reason hiç neden yokken
with good reason haklı olarak
due to this reason bu sebepten dolayı
because of this reason bu sebepten dolayı
because of this reason bu nedenden ötürü
because of this reason bu sebepten ötürü
due to this reason bu sebepten ötürü
due to this reason bu nedenden ötürü
just because of this reason işte bu sebepten dolayı
just because of this reason işte bu sebepten ötürü
due to an unknown reason bilinmeyen bir neden yüzünden
due to an unknown reason bilinmeyen bir nedenle
due to an unknown reason bilinmeyen bir nedenden ötürü
due to an unknown reason bilinmeyen bir nedenden dolayı
for that reason alone sırf bu sebeple
for that reason alone sadece bu nedenle bile
for that reason alone sırf bu yüzden
for good reason haklı olarak
that is the reason why işte bundan dolayıdır ki
for that reason alone sırf bu nedenle
by reason of the fact that yüzünden
by reason of the fact that sebebiyle
by reason of the fact that dolayısıyla
by reason of the fact that -den ötürü
due to the same reason aynı nedenle
due to the same reason aynı sebeple
due to this reason bu nedenden dolayı
because of this reason bu nedenden dolayı
not without reason yersiz değil
due to the same reason aynı neden yüzünden
due to the same reason aynı nedenden dolayı
due to the same reason aynı nedenden ötürü
for the same reason aynı sebepten dolayı
you have every reason to be angry sinirlenmekte haklısın
you have every reason to be angry kızmakta haklısın
for any reason whatsoever her ne sebeple olursa olsun
not without reason boşuna değil
Colloquial
for whatever reason her nedense
for whatever the reason might be nedeni ne olursa olsun
for some reason nedendir bilinmez
for whatever reason nedeni ne olursa olsun
for whatever the reason is nedeni ne olursa olsun
for no apparent reason ortada hiçbir neden yokken
listen to reason sağduyuna kulak ver
listen to reason mantıklı düşün
listen to reason aklını başına topla
for no reason pat diye
for the very reason tam da bu sebeple
for the very reason tam da bu nedenle
primary reason why ..olmasının başlıca nedeni/sebebi
main reason why ..olmasının başlıca nedeni/sebebi
all the more reason for doing something bir şeyi yapmak için (daha) iyi bir sebep
all the more reason to do something bir şeyi yapmak için (daha) iyi bir sebep
for some reason bir nedenden dolayı
for that reason bu yüzden
happen for a reason bir nedenden dolayı olmak
all the more reason for (doing something) bundan daha iyi bir neden mi olur
all the more reason to (do something) daha iyi ya
all the more reason for (doing something) daha iyi ya
all the more reason to (do something) bundan daha iyi bir neden mi olur
then for no reason sonra hiç sebep yokken
some time later for no particular reason bir süre sonra hiçbir neden yokken
for no particular reason at all ortada hiçbir neden yokken
for no apparent reason sebep yokken
for no reason at all yoktan yere
for no reason at all hiç yoktan
for some reason nedense
for no reason except because they feel like it sebepsiz yere sadece canları istediği için
a sufficient reason yeterli bir neden
a sufficient reason yeterli bir sebep
for some reason bir nedenle
no apparent reason boner (narb) sebepsiz yere gerçekleşen ereksiyon
Idioms
without rhyme or reason anlamsız
without rhyme or reason saçma
without rhyme or reason ipsiz sapsız
without rhyme or reason mantıksız
without rhyme or reason ipe sapa gelmez
stand to reason akla yatmak
stand to reason mantıklı gelmek
have no rhyme or reason aslı astarı olmamak (bir işin)
be without rhyme or reason ipe sapa gelmemek
neither rhyme nor reason plansız
neither rhyme nor reason düzensiz
neither rhyme nor reason ne planı var ne düzeni
listen to reason laftan anlamak
it only stands to reason şüphesiz ki
stand to reason makul görünmek
lose one's reason (sinirden vb) mantığını yitirmek
die for no reason sebepsiz yere ölmek
no earthly reason akla uygun/mantıklı/makul bir nedeni/sebebi olmaksızın
all the more reason bir şeyi yapmak için) (alın size) bir sebep
stand to reason mantıklı görünmek
no rhyme or reason ipe sapa gelmez
without rhyme or reason anlamı/açıklaması olmayan
no rhyme or reason anlamı/açıklaması olmayan
Speaking
there is no reason not to oldu olacak
it's all the more reason ayrıca bir nedendir
it stands to reason kuvvetle tahmin edilen bir şey için kullanılır
you have every reason to be mad kızmakta çok haklısın
there is reason to believe that inanmak yerindedir
it stands to reason that ... -e göre tabii ki ...
it stands to reason hakkıyla
it stands to reason şüphesiz
no other reason başka nedeni yok
do i have any reason to lie to you sana yalan borcum mu var
do i have any reason to lie to you sana yalan söylemek için bir nedenim mi var
no reason sebebi yok
no reason was specified herhangi bir neden belirtilmedi
no reason bir nedeni yok
because of this reason bu sebepten dolayı
everything happens for a reason her işte bir hayır vardır
everything happens for a reason her şeyin bir nedeni vardır
he must brought us here for a reason bizi buraya bir sebepten dolayı getirmiş olmalı
you have no reason to be scared korkmana neden olacak bir şey yok
you have no reason to be scared korkmana gerek yok
you have no reason to be scared korkmanı gerektirecek bir neden yok
i have got lots of reason to hate her/him ondan nefret etmek için pek çok sebebim var
there is no reason to ...'nın mantığı/nedeni yok
there is always a reason to live yaşamak için her zaman bir neden vardır
there is always a reason to live yaşamak için her zaman bir sebep vardır
everything happens for a reason her şeyin bir sebebi vardır
give me a reason to stay here burada kalmam için bana bir sebep ver
give them a reason to stay here burada kalmaları için onlara bir sebep ver
the reason i'm doing this bunu yapma sebebim
you're obviously here for a reason burada olmanın bir sebebi olduğu belli
i didn't have a reason then o zamanlar bir sebebim yoktu
i'm here for one reason only tek bir nedenden dolayı buradayım
a good reason geçerli bir neden
just give me a reason bana sadece bir sebep ver
Trade/Economic
main reason esas sebep
reason for issue veriliş nedeni
reason for issue (belge vb) veriliş nedeni
termination with a valid reason haklı nedenle/gerekçeyle fesih
termination with a valid reason haklı sebeple fesih
reason of acquisition edinme sebebi
reason of acquisition edinme nedeni
reason of acquiring edinme sebebi
reason of acquiring edinme nedeni
Law
reason for arrest tutuklanma nedeni
cogent reason muhik sebep
factual reason maddi sebep
factual reason fiili sebep
assertion of reason sebebin ileri sürülmesi
incidental reason arızi sebep
legal reason hukuki sebep
reason of lack of venue yetkisizlik nedeni
reason beyond control ihtiyarda olmayan sebep
reason of public security amma emniyeti sebebi
reason for examination inceleme sebebi
reason for suspension tecil sebebi
reason for appeal temyiz sebebi
want of reason yargı gücünden yoksulluk
property by reason of ownership of the soil arazinin sahibi olmaktan kaynaklanan mülkiyet hakkı
real reason gerçek neden
real reason hakiki sebep
real reason gerçek sebep
reason for termination fesih sebebi
reason for termination fesih nedeni
the reason for the decision hükmün gerekçesi
reason of arrest tutuklama gerekçesi
reason of arrest tutuklanma nedeni
reason of arrest tutuklama nedeni
reason of arrest tutuklanma gerekçesi
rule of reason haklı sebep kuralı
Politics
reason of state devletin hikmeti
reason of state devletin varlık nedeni
valid reason geçerli sebep
valid reason haklı sebep
valid reason meşru sebep
valid reason kanuni sebep
Technical
unreachability reason erişilemezlik nedeni
Computer
no reason given verilen neden yok
override reason özel satış gerekçesi
reason code neden kodu
Medical
the most common reason for hospitalisation en sık hastaneye yatış nedeni
Psychology
sufficient reason yeterli sebep
Literature
the eclipse of reason akıl tutulması
Philosophy
practical reason kılgılı us
reason for being var olma nedeni
reason for being var olma sebebi
pure reason salt akıl