çanta - Turco Inglés Diccionario

çanta

Significados de "çanta" en diccionario inglés turco : 19 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
çanta bag n.
I have a weakness for designer hand bags.
Marka el çantalarına karşı zaafım var.

More Sentences
General
çanta handbag n.
Just put it in your pocket or handbag and take it everywhere.
Cebinize veya çantanıza koyun ve her yere götürün.

More Sentences
çanta case n.
I'll get him to carry this case upstairs.
Bu çantayı yukarı taşımasını sağlayacağım.

More Sentences
çanta satchel n.
He forgot his school satchel.
Okul çantasını unutmuş.

More Sentences
çanta purse n.
I took my ID from my purse to get my ticket verified.
Biletimi onaylatmak için çantamdan kimliğimi çıkardım.

More Sentences
çanta suitcase n.
When should I pack my maternity suitcase?
Doğum çantamı ne zaman hazırlamalıyım?

More Sentences
çanta briefcase n.
Tom closed his notebook and put it in his briefcase.
Tom defterini kapatıp çantasına koydu.

More Sentences
çanta sack n.
Tom started to unload the sacks from the truck.
Tom çantaları kamyondan çıkarmaya başladı.

More Sentences
çanta grip n.
Our tickets and passports are in the travel grip.
Biletlerimiz ve pasaportlarımız seyahat çantasında.

More Sentences
çanta haversack n.
çanta catchall n.
çanta holdall n.
çanta mail [scotland] n.
çanta dorlach [scotland] n.
çanta dourlach [scotland] n.
çanta cod [obsolete] n.
çanta pock [dialect] n.
çanta sk. (sak) abrev.
Slang
çanta bung [obsolete] n.

Significados de "çanta" con otros términos en diccionario inglés turco: 132 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
deri çanta leather bag n.
General
çuval bezinden çanta burlap bag n.
iki bölmeli çanta portmanteau n.
uçağın yolcu kabininde taşınmaya uygun küçük çanta cabin bag n.
bond çanta attaché case n.
bir çanta para a bag of money n.
timsah derisi çanta crocodile skin bag n.
omuzdan askılı çanta shoulder bag n.
çanta kolonu bag colon n.
bir çanta dolusu a bagload n.
çanta şirketi a bag company n.
kağıt çanta paper bag n.
çanta kayışı strap n.
silindir spor çanta duffel n.
silindir şeklinde çanta duffel n.
silindir şeklinde çanta duffel bag n.
silindir spor çanta duffel bag n.
polipropilen çanta polypropylene bag n.
bir çanta klasör markası trapper keeper n.
şeffaf çanta transparent bag n.
şeffaf çanta clear bag n.
ipten çanta sapı rope handle n.
ipten yapılmış çanta askısı/sapı/tutacağı rope handle n.
askılı çanta courier bag n.
çapraz çanta courier bag n.
çapraz çanta messenger bag n.
askılı çanta messenger bag n.
bez çanta cloth bag n.
file çanta mesh bag n.
keçe çanta felt bag n.
çanta sapı bag handle n.
silindir şeklinde çanta duffle bag n.
kumaş çanta fabric shopper n.
(genelde tablet/cep telefonu vs taşımak için kullanılan) çok gözlü orta boy çanta pocket pouch n.
portföy çanta clutch n.
portföy çanta clutch bag n.
(arabada) valiz/çanta rafı rack n.
çevre dostu çanta eco friendly bag n.
çevre dostu çanta environmental friendly bag n.
çevre dostu çanta environmentally friendly bag n.
kozmetik, mücevher gibi ürünlerin konduğu küçük çanta necessaire n.
bond çanta attaché n.
tekerlekli çanta wheelie bag n.
boston çanta boston bag n.
postaların içine konulduğu kilitli çanta private bag [uk] n.
bitki liflerinden yapılan file çanta dilly bag [australia] n.
oxford çanta oxford bag n.
havayolu şirketinin adını taşıyan ince ve hafif çanta flight bag n.
hobo çanta hobo bag n.
hobo çanta hobo n.
baget çanta baguette n.
çuval bezi çanta gunny–bag n.
(bavul, valiz, çanta) açıp boşaltan kimse unpacker n.
ufak çanta sachel n.
kıyafet gibi eşyaları taşımaya yarayan sandık, kutu veya çanta mail n.
bir postaneden diğerine kamusal yetki ile taşınan mektup veya diğer postaları içeren çanta mail n.
küçük çanta malet n.
file çanta mask [uk] [scotland] n.
şarap taşımak için kullanılan deriden yapılma bir çanta wine skin n.
içinde beyaz çamaşır renk açıcısı bulunan küçük çanta blue bag n.
postanelerde mektupları sıralama ve taşımada kullanılan büyük bez çanta hamper n.
küçük çanta hand bag n.
bileğe takmak için bir halkası bulunan cüzdan veya çanta wristlet n.
yazı malzemelerini içerip yazı yüzeyine sahip olan taşınabilir çanta writing desk n.
kağıt çanta brown bag n.
retikül çanta ridicule n.
büzme ipiyle ağzı kapanan kese biçimli çanta drawstring bag n.
bir çanta dolusu miktar satchelful n.
(çanta görevi üstlenen) deri tulum skin n.
çanta dolusu pokeful n.
(altın tozu veya keseği taşınan) çanta poke n.
bez çanta sumpter n.
omuza asılabilen çanta crossbody purse n.
omuzdan askılı çanta crossbody purse n.
karton çanta cardboard bag n.
çanta toplamak pack up v.
çanta karıştırmak delve in one's bag v.
çanta karıştırmak fumble in a bag v.
çanta karıştırmak scrabble in a bag v.
çanta karıştırmak dive into a bag v.
çanta karıştırmak ferret (around) in a bag v.
çanta karıştırmak delve into a bag v.
çanta hazırlamak prepare a bag v.
çanta karıştırmak rummage one's bag v.
çanta içinde sürtünerek (madeni paraların) aşınmasına neden olmak bag handle v.
çanta şeklinde bag-shaped adj.
boşaltılmamış (bavul, valiz, çanta) unpacked adj.
üstteki fermuarla kapatılan (çanta) ziptop adj.
(çanta) çapraz crossbody adj.
çanta dolusu pouchful adj.
çanta dolusu bags of adv.
bir çanta dolusu a bag of adv.
Phrasals
(çanta/çekmece vb) karıştırmak rummage through something v.
(çanta/çekmece) karıştırmak rummage through v.
Colloquial
bir çanta dolusu para a bag of money n.
bir çanta dolusu a bag-full expr.
Idioms
yalnızca bir çanta/bavul eşyayla hayatını sürdürmek live out of one's suitcase v.
yalnızca bir çanta/bavul eşyayla hayatını sürdürmek live out of a suitcase v.
çanta toplamak pack your bags v.
çanta toplamak pack your bag v.
Speaking
bu çanta ağır this bag is heavy expr.
Trade/Economic
çanta satıcısı bag seller n.
çanta imalatçısı bag manufacturer n.
ayakkabı, çanta, kemer vb. ürünlerde deriye alternatif olarak kullanılan sentetik esnek bir materyal markası corfam n.
Law
(ingiltere'de) davadaki başarısını tebrik etmek amacıyla kraliçe konseyinde yeni avukatlara verilen çanta blue bag n.
(ingiltere'de) davadaki başarısını tebrik etmek amacıyla kraliçe konseyinde yeni avukatlara verilen çanta red bag n.
Politics
gizli evrak içeren ve açılması kesinlikle yasak olan diplomatik çanta diplomatic bag n.
gizli evrak içeren ve açılması kesinlikle yasak olan diplomatik çanta valise diplomatique n.
Technical
su geçirmez çanta waterproof bag n.
çanta tipi toz toplayıcı bag-type dust collector n.
Telecom
direkt çanta direct bag n.
Textile
boydan boya fermuarlı çanta zip-around bag n.
üstten fermuarlı çanta top-zip bag n.
büzgülü çanta bucket bag n.
torba çanta bucket bag n.
çanta, elbise yapmak için kullanılan rafya ipinden örülen madagaskar'a özgü dokuma rabanna n.
ince tülbentten yapılmış çanta tillot n.
sert saplı yuvarlak gündelik çanta bermuda bag n.
çanta yapımında kullanılan kaba kumaş hopsack n.
Furniture
özel eşyaları taşımak için kullanılan büyük, silindir şeklinde bir çanta duffle [uk] n.
Transportation
otobüs, tren veya uçakta yolcunun elde taşıyabileceği büyüklükte çanta, valiz vb. carry-on n.
teleskop çanta telescope bag n.
Aeronautic
uçaklarda üstte çanta koyulan dolapçık overhead locker n.
Marine
(ip, iğne, bant gibi küçük malzemelerin koyulduğu) küçük çanta ditty bag n.
Mining
avustralyalı madencilerin altın tozunu koydukları güderi çanta shammy n.
Gastronomy
soğutucu çanta cool bag n.
Military
çanta bidon jerry can n.
askerlerin ekipmanını taşıdığı bez çanta kitbag n.
hafif makineli tüfeklerin (lmg) kutu şarjörlerini içine koymaya yarayan bir tür fermuarlı çanta nutsack pouch n.
Hunting
fişeklik (çanta) cartridge bag n.
Archaic
hacı veya çobanların taşıdığı küçük çanta scrip n.
Modern Slang
saçma sapan şeylerle dolu poşet/çanta a bag full of motherfuckers n.