ötesinde - Turco Inglés Diccionario

ötesinde

Significados de "ötesinde" en diccionario inglés turco : 27 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
ötesinde beyond prep.
Unemployment has increased way beyond expectations.
İşsizlik beklentilerin çok ötesinde arttı.

More Sentences
General
ötesinde outside adv.
His lap time is 1 minute and 56 seconds, 3 seconds outside the winner.
Tur süresi 1 dakika 56 saniye ve kazananın 3 saniye ötesinde.

More Sentences
ötesinde past prep.
Past warmth or cold or comfort.
Sıcağın, soğuğun ya da rahatlığın ötesinde.

More Sentences
Colloquial
ötesinde above and beyond expr.
In other words, their products offer benefits to society as a whole above and beyond any commercial value.
Başka bir deyişle, bu şirketlerin ürünleri, ticari değerin ötesinde, bir bütün olarak topluma fayda sağlamaktadır.

More Sentences
Technical
ötesinde beyond adv.
Unemployment has increased way beyond expectations.
İşsizlik beklentilerin çok ötesinde arttı.

More Sentences
General
ötesinde farside n.
ötesinde about adv.
ötesinde ayont [scottish] adv.
ötesinde behind adv.
ötesinde by adv.
ötesinde overmore [obsolete] adv.
ötesinde overplus [obsolete] adv.
ötesinde below prep.
ötesinde ayond prep.
ötesinde without prep.
ötesinde by [scotland] prep.
ötesinde outgate [dialect] prep.
ötesinde sur- pref.
ötesinde preter- pref.
ötesinde trans- pref.
ötesinde peri- pref.
ötesinde praeter- pref.
ötesinde para- pref.
ötesinde supra- pref.
ötesinde trans pref.
Archaic
ötesinde within prep.
ötesinde passing prep.

Significados de "ötesinde" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
-in ötesinde beyond prep.
General
alp dağlarının ötesinde cisalpine n.
gözlemlerin ötesinde tahmin extrapolation n.
denizlerin ötesinde bulunan ülke vb overseas n.
ötesinde hiçbir ağacın yetişmediği rakım treeline n.
beklentilerin ötesinde hizmet service beyond expectations n.
beklentinin ötesinde hizmet service beyond expectations n.
kuzey dağlarının ötesinde ebedi ışık ve bereket ülkesinde yaşadığı düşünülen (kimse) hyperborean n.
kuzey dağlarının ötesinde ebedi ışık ve bereket ülkesinde yaşadığı düşünülen (kimse) hyperboreios n.
dağların ötesinde yaşayan kimse tramontane n.
insan algısının ötesinde olan dünya the beyond n.
gerekenin ötesinde mümkün olan miktar margent n.
ötesinde veya altındayken bir şeyin istenen şekilde olmadığı sınır margent n.
ötesinde veya altındayken bir şeyin yok olduğu veya mümkün olmadığı sınır margent n.
ötesinde veya altındayken bir şeyin yok olduğu veya mümkün olmadığı sınır margin n.
normalin ötesinde olan kimse meta n.
olay veya durumun gerçekleştiği konumun çok ötesinde hissedilen yankıları ripples n.
aklın ötesinde yer alan organizma superorganism n.
ötesinde olmak be turned of v.
(bir şeyi) olağan standartların ötesinde tasarlamak overdesign v.
sınırlarının ötesinde büyümek overgrow v.
gerçek değerinin ötesinde değer biçmek outprize v.
alplerin ötesinde yaşayan transalpine adj.
alplerin ötesinde olan transalpine adj.
dağların ötesinde ultramontane adj.
dağların ötesinde tramontane adj.
aklın ötesinde beyond reason adj.
dünyanın ötesinde ultramundane adj.
evrenin ötesinde ultramundane adj.
doğanın ötesinde transnatural adj.
harikuladenin ötesinde olan transphenomenal adj.
mantığın ötesinde olan transrational adj.
görünür olanın ötesinde var olan transphenomenal adj.
duyuların ötesinde ultrasensual adj.
fiziksel olanın ötesinde olan hyperphysical adj.
aklın tamamen ötesinde obscene adj.
güvenli olanın ötesinde sorumluluk taşıyan overextended adj.
güvenli olanın ötesinde risk taşıyan overextended adj.
hak edilenin ötesinde nazik overkind adj.
fiziksel açıklamanın ötesinde parapsychological adj.
(hükümet) asayişi sürdürenlerin ötesinde faaliyet düzenlemesi sağlayan positive adj.
(hükümet) asayişi sürdürenlerin ötesinde faaliyet kontrolü sağlayan positive adj.
mükemmelin ötesinde pluperfect adj.
kusursuzun ötesinde pluperfect adj.
çağının ötesinde olan forward-looking adj.
zamanının ötesinde olan forward-looking adj.
duyuların ötesinde subsensible adj.
duyusal algılamanın ötesinde subsensible adj.
kimyanın ötesinde superchemical adj.
etiğin ötesinde superethical adj.
aklın ötesinde olan superintellectual adj.
sıradanlığın ötesinde superordinary adj.
organik ötesinde superorganic adj.
madde ötesinde yer alan supermaterial adj.
materyalin ötesinde olan supermundane adj.
materyalin ötesinde olan supermundial adj.
normalin ötesinde olan supernormal adj.
seküler ötesinde supersecular adj.
krallığın ötesinde superregal adj.
hususiyetin ötesinde superpersonal adj.
gerçeğin ötesinde superreal adj.
dünyanın ötesinde supersecular adj.
dünyeviliğin ötesinde supersecular adj.
maddiyatın ötesinde supersubstantial adj.
materyalin ötesinde supersubstantial adj.
zamanın ötesinde supertemporal adj.
zamanın ötesinde supratemporal adj.
kesitlerin ötesinde suprasegmental adj.
ayın ötesinde yer alan supralunar adj.
segmentin ötesinde suprasegmental adj.
parçaların ötesinde suprasegmental adj.
normalin ötesinde supranormal adj.
zamanının ötesinde olan futuristic adj.
ötesinde berisinde passim adv.
bunun ötesinde further to that adv.
her şeyin ötesinde on top of that adv.
denizlerin ötesinde beyond the sea adv.
bunların ötesinde beyond these adv.
ötesinde berisinde about adv.
aklın ötesinde immemorially adv.
bitiş çizgisinin hayli ötesinde well beyond the finish line adv.
denizlerin ötesinde beyond seas adv.
hayallerin ötesinde beyond imagination adv.
az ötesinde a little beyond adv.
oyunun ötesinde beyond the game adv.
şüphenin ötesinde in conscience adv.
hepsinin ötesinde foremost adv.
açıklamanın ötesinde past expression adv.
-in ötesinde past prep.
'-in ötesinde without prep.
-in ötesinde by [scotland] prep.
sınırlarının ötesinde outside prep.
(gelişim, uygunluk) ötesinde past prep.
kapsamının ötesinde anlamını veren bir ön ek preter- pref.
kapsamının ötesinde anlamını veren bir ön ek praeter- pref.
beklentilerin ötesinde beyond expectation expr.
her şeyin ötesinde out of all cry expr.
aklın ötesinde out of all cry expr.
reşit olunmayan dönemin ötesinde out of one's time expr.
Phrasals
(bir şeyin) dışında/kapsamının ötesinde olanları görmek/algılamak see beyond (something) v.
Phrases
zamanının ötesinde ahead of its time expr.
olmanın ötesinde beyond being just expr.
olmasının ötesinde far from being just expr.
olmasının ötesinde beyond being just expr.
olmanın ötesinde far from being just expr.
her şeyin ötesinde as if that were not enough expr.
anlayacağının ötesinde beyond understanding expr.
(birinin/bir şeyin) ötesinde/ilerisinde in advance of (someone or something) expr.
Colloquial
hayatın baharının ötesinde hill n.
hayatın en parlak evresinin ötesinde hill n.
kendi olanaklarının ötesinde yaşamak live beyond one's limits v.
birinin anlayabileceğinin/kavrayabileceğinin/yapabileceğinin ötesinde olmak be beyond somebody v.
birinin hayal edebileceğinin ötesinde olmak be beyond somebody v.
makul sınırın ötesinde too-too adj.
(birinin) anlayabileceğinin üstünde/ötesinde beyond (one) adj.
(bir şeyin) ötesinde beyond (something) adj.
zamanının çok ötesinde far-out adj.
hepsinin ötesinde above all else expr.
(bir şeyin) ötesinde over and above (something) expr.
Idioms
çözüm için sınırların ötesinde düşünme thinking way out of the box n.
yapabileceklerinin ötesinde huckleberry above (one's) persimmon [dated] [us] n.
ötesinde yatmak lie beyond v.
fersah fersah ötesinde olmak be light years away from something v.
beklentilerin ötesinde başarılı olmak pull through with flying colors v.
ötesinde/ilerisinde/ardında/arkasında olmak be beyond (someone or something) v.
beklentinin/hayal edilenin ötesinde olmak beat the dutch [obsolete] [us/south arica] v.
(birinin) becerisinin/kabiliyetlerinin ötesinde olmak be a huckleberry over (one's) persimmon v.
becerilerinin ötesinde davranmak hit above (one's) weight v.
yapabileceklerinin ötesinde olmak be a huckleberry above (one's) persimmon [dated] v.
kabul edilebilir sınırların dışında/ötesinde olmak be off the reservation v.
çağının/zamanının ötesinde olmak be in advance of your time v.
çağının/zamanının ötesinde olmak be before your time v.
(birinin/bir şeyin) çağının/zamanının ötesinde olmak be ahead of (someone's or something's) time v.
çağının/zamanının ötesinde olmak be ahead of your time v.
(birinin) anlayabileceğinin/kavrayabileceğinin ötesinde olmak be beyond (one's) ken v.
fersah fersah ötesinde olmak be light years away from v.
beklenenin/umulanın ötesinde bir performans göstermek hit (something) out of the park v.
beklenenin/umulanın ötesinde bir performans göstermek hit (something) out of the ballpark v.
hepsinin ötesinde olmak take the rag off the bush [old-fashioned] v.
kabul edilebilir sınırların dışında/ötesinde off the reservation adj.
(birinin) yapabileceğinin ötesinde above (one's) pay grade adj.
işinin/görevinin gerektirdiğinin üzerinde ve ötesinde above and beyond the call of duty adj.
(birinin) yapabileceklerinin ötesinde above (one's) bend adj.
bir şeyin ötesinde above and beyond something adj.
gerekenin/beklenenin üzerinde ve ötesinde above and beyond something adj.
(birinin) yapabileceklerinin ötesinde above (one's) huckleberry adj.
(birinin) yapabileceklerinin ötesinde above (one's) head adj.
gerekenin/beklenenin üzerinde ve ötesinde above and beyond the call of duty adj.
idrakinin ötesinde bir şekilde over the head of adv.
algılayışının ötesinde bir şekilde over the head of adv.