DIP - Turco Inglés Diccionario

DIP

Significados de "DIP" en diccionario turco inglés : 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
dip n. (sıvı içine) batma
General
dip n. dalma
dip n. yokuş
dip n. toprak çökmesi
dip n. el koyma
dip n. bandırma
dip n. batma
dip n. iniş
dip n. daldırma
dip n. dalış yaparak tekrar yükselme
dip n. eğim
dip n. sos
dip n. meyil
dip n. ani iniş
dip n. çökme
dip n. banyo
dip n. çukur
dip n. eğilme
dip n. eğilim
dip n. yankesici
dip n. boşluk
dip n. depresyon
dip n. fitilin yağ veya muma tekrar tekrar batırılması ile yapılan kandil
dip n. nemlendirilip enfiye çekmede kullanılan çubuk veya dal
dip n. tek seferde batırılan miktar
dip n. çubuğa tek seferde yapışan enfiye
dip n. çubukla tek seferde çekilen enfiye miktarı
dip n. daldırma kabı
dip n. kepçe
dip n. maşrapa
dip n. düşüş
dip n. ilaç (hayvan)
dip v. elini cebine atmak
dip v. bayrağı yarıya indirmek
dip v. sokmak
dip v. çökmek
dip v. eğilmek
dip v. aşağıya doğru meyletmek
dip v. farları kısmak
dip v. alçalmak
dip v. dalış yapmak
dip v. batırmak
dip v. ıslatmak
dip v. eğim yapmak
dip v. göz atmak
dip v. batmak
dip v. una bulamak
dip v. bandırmak
dip v. dalmak
dip v. elini atmak
dip v. banmak
dip v. daldırmak
dip v. (ışık) kısmak
dip v. indirip yükseltmek
dip v. inmek
dip v. azaltmak
dip v. indirmek
dip v. inip yükselmek
dip v. düşürmek
dip v. düşmek
dip v. azalmak
dip v. batırıp çıkarmak
dip v. bir konuyu üstünkörü araştırmak
dip v. amatörce uğraşmak
dip v. merak sarmak
dip v. (çocuk oyununda) tekerleme söyleyerek lider seçmek
dip v. (boyaya) daldırarak renklendirmek
dip v. fitili erimiş yap veya muma tekrar tekrar batırarak mum yapmak
dip v. enfiyeyi fırça veya çubuk yardımıyla diş etlerine ve dişlere sürtmek
dip v. kepçe ile boşaltmak
dip v. sıvıyı tutacak kepçe gibi bir gereci daldırıp sıvının bir kısmını boşaltmak
dip v. (enfiyeden) bir fırt çekmek
dip v. keskin şekilde yön değiştirmek
dip v. keskince sapmak
dip v. rastgele alakasız paragrafları seçerek okumak
dip v. göz atarak okumak
dip v. kısaca incelemek
dip v. geçici olarak denemek
dip v. bulamak
Colloquial
dip n. ayyaş
dip n. içkici
dip n. sarhoş
dip n. alkolik
dip n. dipsomanik
dip n. dipsomanyak
dip n. içki müptelası
dip n. yankesici
dip n. cepçi
dip n. nefes çekme
dip n. çiğneme tütünü
dip n. topak
dip n. budala
dip n. sakar
dip n. salak
dip n. sersem
dip n. beceriksiz
dip n. ahmak
dip n. bir yüzüp çıkma
Trade/Economic
dip v. fondan küçük bir miktar para çekmek
Technical
dip n. aşağıya doğru meyil
dip n. dalım
dip n. ufak çukur
dip n. yatay ufuk ile denizde görünen ufuk çizgisi arasındaki düşey açı
dip n. manyetik meridyenin dikey düzleminde serbestçe dönen bir pusula iğnesinin ufukla yaptığı açı
dip n. (koyun, domuz gibi hayvanları) antiseptik veya asalak öldürücü solüsyona daldırma işlemi için kullanılan tekne
dip n. tütünü çekerken kullanılan, aromalı ve nemlendirici solüsyon
dip n. budala kimse
dip n. ahmak kimse
dip v. (metali) daldırma yöntemiyle galvanizlemek
dip v. (metali) daldırma yöntemiyle kaplamak
Electric
dip n. iki paralel uç ve bir dizi küçük anahtarı içeren devrenin yerleştirildiği küçük dikdörtgen kap
Textile
dip n. kumaşın daldırıldığı boya preparatı
Automotive
dip n. büyük çukur
dip n. daldırma
dip v. kısa fara geçmek
Aeronautic
dip n. uçarken meydana gelen anlık irtifa kaybı
dip v. (uçak) yükselme öncesi aniden alçalmak
Marine
dip n. inhitat
dip n. (gemi, kürek, çark) batma derinliği
dip v. sancağı yarı mayna etmek
dip v. (işaret bayrağını) düşey düzlemden yatay düzleme ve sonra tekrar düşey düzleme gelecek şekilde sallamak
dip v. (geminin) bandırasını düşey düzlemden yatay düzleme ve sonra tekrar düşey düzleme gelecek şekilde sallamak
Medical
dip n. daldırma sıvısı
Gastronomy
dip n. bir kaşık dondurma
Physics
dip n. manyetik eğim
dip n. manyetik iğnenin ufuk düzlemiyle yaptığı açı
Botanic
dip n. bazı çam ağaçlarının yarıklarından çıkan ham terebentin
Agriculture
dip n. tavuk, koyun gibi hayvanların içinde daldırılıp çıkarıldığı sıvı kimyasal
dip n. ahşap objeler için kullanılan sıvı koruyucu
dip v. (tavuk, koyun gibi hayvanları) böceklenmelerini önlemek amacıyla kısa süreliğine sıvı bir kimyasala batırmak
dip v. (tahılları, sebzeleri veya ahşabı) koruyucu sıvının içine batırmak
Breeding
dip v. (koyun, domuz gibi hayvanları) antiseptik veya asalak öldürücü solüsyona daldırmak
Environment
dip n. daldırma teknesinde kullanılan böcek veya parazit öldürücü
Geology
dip n. yeryüzü katmanı, su kanalı, yarık, fay gibi jeolojik şekillerin yatay düzlemle yaptığı açı
dip v. eğilmiş bulunmak
dip v. ufuk düzleminin aşağısına eğilmek
Sport
dip n. paralel barların ucunda yapılan, kişinin çenesi barların hizasına gelecek kadar kollarını büktüğü ve sonrasında düzleştirip kendini yukarı doğru kaldırdığı bir jimnastik egzersizi
dip n. yayın orta kısmının sapın her iki yanında keskin ve kavisli incelmesi
dip v. paralel barların ucunda, çeneyi barların hizasına gelecek kadar kolları büktükten sonra düzleştirip kendini yukarı doğru kaldırmak
Music
dip n. bir dizi hafifçe kırıp diğer bacağı öne veya arkaya uzatarak yapılan bir salon dansı figürü
dip n. dörder çiftten oluşan grupların yaptığı bir dansta, dansçının öne eğilip iki dansçının el ele tutuşarak oluşturduğu kemerin altından geçtiği dans figürü
dip v. bir dizi hafifçe kırıp diğer bacağı öne veya arkaya uzatmak
dip v. dörder çiftten oluşan grupların yaptığı bir dansta, öne eğilip iki dansçının el ele tutuşarak oluşturduğu kemerin altından geçmek
Theatre
dip n. sahne önü
Archaic
dip n. reverans
dip n. kadınlara özgü dizleri bükerek öne doğru eğilip selam verme hareketi
dip v. vaftiz sırasında suya daldırmak
dip v. yemin suya batıp çıkmasını sağlayarak balık tutmak
Slang
dip n. yankesicilik
dip n. gasp

Significados de "DIP" en diccionario inglés turco : 21 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
dip bottom n.
General
dip ground n.
dip floor n.
dip butt n.
dip depth n.
dip bottom n.
dip far end n.
dip foot n.
dip breech n.
dip lowest part n.
dip base n.
dip end n.
dip fag-end n.
dip underneath n.
dip fund [obsolete] n.
Trade/Economic
dip bottom n.
dip trough n.
Technical
dip floor n.
dip base n.
Lighting
dip cap n.
Marine
dip water n.

Significados de "DIP" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
dip net n. kepçe
magnetic dip n. manyetik eğim
chips and dip n. (soslu) cips
chips and dip n. soslu patates cipsi
lucky dip n. tamamen şans işi
lucky dip n. bir tür çekiliş oyunu
dip lint n. göbek deliğinde biriken pamuk
double-dip n. (hız trenlerinde) yolun yarısında bir süreliğine düzleşen tepe
skinny-dip n. çıplak yüzme
skinny-dip n. çıplak dalış
dip into v. banmak
dip the flag v. bayrağı yarıya indirmek
dip into v. gözden geçirmek
dip up v. bandırmak
dip up v. daldırıp çıkarmak
dip into v. bandırmak
dip into a book v. bir kitabı gözden geçirmek
dip into v. göz atmak
skinny-dip v. çıplak yüzmek
dip the bread into the soup v. ekmeğini çorbaya banmak
dip snuff v. diş etlerine ve dişlere sürterek enfiye çekmek
dip the flag v. sancağı indirip tekrar göndere çekmek
double-dip v. iki kaynaktan aynı anda para elde etmek
double-dip v. bir devlet dairesinde çalışırken diğerinden emekli maaşı almak
Phrasals
dip to something v. -e düşmek (sıcaklık/fiyatlar)
dip back into v. bir şeye takılı kalmak
dip out v. elenmek
dip into (something) v. hızla düşmek/azalmak
dip into v. bir konuya göz gezdirmek
dip into (something) v. (bir şeyi bir şeye) banmak
dip into v. banmak
dip in (something) v. hızla düşmek/azalmak
dip in v. bir sıvının içine girmek
dip in v. içine uzanmak
dip into v. yalapşap araştırmak
dip in v. içine gömülmek
dip in v. içine ulaşmak
dip in v. batmak
dip into v. bir sıvıya daldırıp çıkarmak
dip in (something) v. (bir şeyi bir şeye) daldırmak
dip in v. içine dalmak
dip into (something) v. hızla gerilemek
dip into v. batırmak
dip into (something) v. (bir şeyi bir şeye) batırmak
dip out v. kaçırmak
dip in (something) v. (bir şeyi bir şeye) batırmak
dip in (something) v. üstünkörü araştırmak
dip into (something) v. (bir şeyi bir şeye) bulamak
dip into (something) v. geçici süreliğine gerilemek
dip into v. bir konuyu üstünkörü araştırmak
dip into (something) v. aniden düşmek
dip out v. dersten kalmak
dip into (something) v. (bir şeyi bir şeye) bandırmak
dip in (something) v. (bir şeyi bir şeye) banmak
dip into v. bir konuyu şöyle bir araştırmak
dip out v. sınavda başarısız olmak
dip in v. derinliklerine ulaşmak
dip in (something) v. geçici süreliğine gerilemek
dip in (something) v. (bir şeyi bir şeye) bulamak
dip in (something) v. hızla gerilemek
dip into (something) v. (bir şeyi) tırtıklamak
dip out v. görünmeden çıkmak
dip in v. bir sıvıya batmak
dip into v. bandırmak
dip out v. oyun dışı kalmak
dip into (something) v. geçici olarak düşmek
dip out v. kaçmak
dip into (something) v. gelişigüzel takip etmek
dip in (something) v. (bir şeyi bir şeyin/sıvının) içine sokmak
dip in (something) v. çakılmak
dip into v. tırtıklamak
dip in (something) v. aniden düşmek
dip into (something) v. (bir şeyi bir şeyin/sıvının) içine sokmak
dip out v. sıvışmak
dip into (something) v. (bir şeyi bir şeye) daldırmak
dip out v. hızlıca terk etmek
dip into v. az bir miktarını çekmek/kullanmak
dip into v. şöyle bir bakmak
dip in (something) v. (bir şeyi bir şeye) bandırmak
dip in v. içine girmek
dip into v. küçük küçük almak/koparmak
dip in (something) v. geçici olarak düşmek
dip in v. bir sıvının dibine inmek
dip out v. katılmamak
dip in (something) v. gelişigüzel takip etmek
dip into v. azar azar almak
dip into v. yüzeysel olarak araştırmak
dip into (something) v. çakılmak
dip in (something) v. (bir şeyi) tırtıklamak
dip into v. bir konuya şöyle bir bakmak
dip in (something) v. (bir şeyden) küçük küçük almak/koparmak
dip out v. fıymak
dip into (something) v. (bir şeyden) küçük küçük almak/koparmak
dip into v. göz gezdirmek
dip into v. gözden geçirmek
dip into (something) v. üstünkörü araştırmak
dip something in v. bir şeyi bir şeye daldırmak
dip something in v. bir şeyi bir şeye banmak
dip to v. -e düşmek (sıcaklık/fiyatlar)
dip something in v. bir şeyi bir şeyin içine sokmak
dip something in something v. bir şeyi bir şeye banmak
dip something into something v. bir şeyi bir şeye banmak
dip something in something v. bir şeyi bir şeye daldırmak
dip something in something v. bir şeyi bir şeye bandırmak
dip something in something v. bir şeyi bir şeye batırmak
dip something into something v. bir şeyi bir şeye batırmak
dip something into something v. bir şeyi bir şeyin içine sokmak
dip something in v. bir şeyi bir şeye batırmak
dip something in something v. bir şeyi bir şeyin içine sokmak
dip something into something v. bir şeyi bir şeye bandırmak
dip something into something v. bir şeyi bir şeye daldırmak
dip something in v. bir şeyi bir şeye bandırmak
Colloquial
chip and dip n. soslu cips
chip and dip n. cips ve sos
chip and dip n. patates cipsi ve dip sos
chip and dip n. soslu patates cipsi
double-dip n. üzerinde iki top dondurma bulunan külah
slippery dip [australia] n. uzun kaydırak
dip one's toes in v. yeni veya bilinmeyen bir şey yapmaya başlamak
never dip your pen into the company's ink expr. kalemini asla çalıştığın şirketin mürekkebine batırma
wind pudding and air dip expr. yiyecek hiçbir şey
wind pudding and air dip expr. rüzgar pudingi ve hava sosu
wind pudding and air dip expr. hiçbir şey
Idioms
dip the pen in gall v. kaleminden zehir damlamak
dip one's pen in gall v. kaleminden zehir damlamak
dip into one's savings v. biriktirdiği paradan biraz almak/çekmek
dip into one's pocket v. kendi cebinden karşılamak
dip into one's pocket v. (mecazi anlamda) elini cebine atmak
take a dip v. dalmak
take a dip v. suya girip çıkmak
take a dip v. dalış yapmak
dip one's toe in the water v. bir işe girişmek
dip one's toe in the water v. yeni bir şeye başlamak
dip one's toe in the water v. dahil olmak
dip one's toe in the water v. bir şeye el atmak
dip one's toe in the water v. bir şey için kollarını sıvamak
dip into the blue v. ağza alınmaz laflar etmek
dip into the blue v. uygunsuz konuşmak
dip into the blue v. açık saçık konuşmak
dip into the blue v. küfürlü konuşmak
dip one's toes into v. bir işe girişmek
dip one's toes into v. yeni bir şeye başlamak
dip (one's) toe into (something) v. yeni yeni (bir şeye) adım atmak
dip (one's) toe into (something) v. yavaş yavaş (bir şeye) başlamak
dip (one's) toe into (something) v. (bir şeye) girişmek
dip into the blue v. ayıp şeyler söylemek
dip (one's) toe into (something) v. (bir şeye) adım atmak
dip (one's) toe into (something) v. (bir şeye) bulaşmak
dip one's toes into v. yabancı/bilmediği bir şeye başlamak
dip one's toes into v. bir şey için kolları sıvamak