Groove - Turco Inglés Diccionario

Groove

Significados de "Groove" en diccionario turco inglés : 70 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
groove n. oluk
groove n. yiv
General
groove n. çizgi
groove n. rutin
groove n. itiyat
groove n. alışkanlık
groove n. gelenek
groove n. mükemmel şey
groove n. adet
groove n. kiniş
groove n. saban izi
groove n. oyuk
groove n. çentik
groove n. susta yaprağı kanalı
groove n. kertik
groove n. kişiye en uygun durum
groove n. kişiye en uygun meslek
groove n. kişiye en uygun yaşam tarzı
groove n. kişiye en uygun hareket tarzı
groove n. niş
groove n. popüler tarz
groove n. vurgulu ve keyifli bir ritim
groove n. ritmik müzik
groove v. çizmek
groove v. oluk açmak
groove v. yiv açmak
groove v. uğraşmak
groove v. dalmak
groove v. alay etmek
groove v. diske kaydetmek
groove v. olukla birleştirmek
groove v. oyuğa sabitlemek
groove v. yerleştirmek
groove v. kökleştirmek
groove v. sürekli tekrarla mükemmel hale getirmek
groove v. minnettar bir şekilde tadını çıkarmak
groove v. zevk vererek heyecanlandırmak
groove v. en kolay atış yapılan orta bölgeden atış yapmak
groove v. uyumlu bir şekilde etkileşime girmek
groove v. ritim yakalamak
Colloquial
groove n. havalı şey
groove n. hoş şey
groove n. güzel şey
groove n. keyifli şey
groove n. ritmik müzik
Technical
groove n. conta kanalı
groove n. iz
groove n. kanal
groove n. makine yataklarının yağ kanalı
groove n. oluk
groove n. yarık
groove n. yiv
groove n. zıvana
groove n. matbaa harfinin ayakları arasındaki girinti
groove n. fonograf kaydındaki iğne izi
groove n. organizma veya anatomik parçanın yüzeyinde doğal şekilde oluşan uzun ve dar çöküntü
groove v. oluk yapmak
Automotive
groove n. iz
groove n. oluk
Agriculture
groove n. çizi
Apiculture
groove n. kanal
Linguistics
groove adj. oluklu
Military
groove n. yiv-set
Baseball
groove n. vuruş bölgesinin ortası
Music
groove n. (caz) yumuşak bir şekilde çalma
groove v. (caz) güzel çalmak
groove v. ritmik müzik yapmak
groove v. ritmik müzikte dans etmek
groove v. ritmik müzikten hoşlanmak
Engineering
groove n. gramofon kaydındaki genellikle v şeklindeki spiral kanal

Significados de "Groove" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
drip groove n. damla oluğu
lead out groove n. çıkış yivi
drip groove n. boşaltma oluğu
key groove n. anahtar oluğu
groove [dialect] [uk] n. maden
groove [us] n. son moda
get into a groove v. bellemek
groove on v. coşkuyla sevmek
groove on v. aşırı derecede sevmek
Phrasals
groove on v. -'e yükselmek
groove on someone/something v. birine/bir şeye ilgi duymaya başlamak
groove on (someone or something) v. (birine/bir şeye) yükselmek
groove on (someone or something) v. (birine/bir şeye) ilgi duymaya başlamak
groove on someone/something v. birine/bir şeye yükselmek
groove on v. -'e ilgi duymaya başlamak
Colloquial
stone groove n. on numara parti/konser
stone groove n. güzel parti/konser
get back in the groove again v. yeniden havaya girmek
get back in the groove again v. tekrar havaya girmek
in the groove adj. iç açıcı
in the groove adj. havalı
in the groove adj. keyifli
in the groove adj. zevkli
in the groove adj. hoş
Idioms
stone groove n. harika bir şey/deneyim
stone groove n. havalı bir şey/deneyim
stone groove n. mükemmel bir şey/deneyim
stone groove n. on numara bir şey/deneyim
stone groove n. müthiş bir şey/deneyim
stone groove n. süper bir şey/deneyim
get groove on v. dans ederek eğlenmek
get groove on v. (dans ederek) kurtlarını dökmek
groove on something v. bir şeye ilgi duymaya başlamak
be stuck in a groove v. (kendi) köşesine tıkılıp kalmak
be in a groove v. verimli çalışmak
be in a groove v. düzgünce çalışmak
be in the groove v. işe gömülmek
be in the groove v. etkin bir şekilde çalışmak
be in a groove v. çıkmaza girmek
be in a groove v. kısır döngüye girmek
be in a groove v. aynı yerde dönüp durmak
be in the groove v. verimli çalışmak
be in the groove v. işe dalmak
be in the groove v. düzgünce çalışmak
be in a groove v. işe dalmak
be in the groove v. işini/görevini düzgünce yapmak
be in a groove v. işe gömülmek
be in the groove v. göreve/işe dalıp problemsiz bir şekilde çalışmak
be in the groove v. başarılı bir dönemde olmak
be in a groove v. işini/görevini düzgünce yapmak
be in the groove v. havaya girmek
be in the groove v. havasında olmak
be in a groove v. kapana kısılmak
be in a groove v. havaya girmek
be in a groove v. aynı şeye takılıp/saplanıp kalmak
be in a groove v. dünyevi şeylere takılıp kalmak
be in a groove v. göreve/işe dalıp problemsiz bir şekilde çalışmak
be in a groove v. etkin bir şekilde çalışmak
be in the groove v. güzelce çalışmak
be in a groove v. aynı şeyin etrafında dönüp durmak
be in a groove v. güzelce çalışmak
be in the groove v. günü/zamanı yakalamak
be in a groove v. havasında olmak
be in the groove v. modaya uygun olmak
be in a groove v. başarılı bir dönemde olmak
be in a groove v. iyi performans göstermek
be in the groove v. harika/mükemmel performans göstermek
be in the groove v. iyi performans göstermek
be in the groove v. havasında olmak
be in the groove v. başarılı bir dönemde olmak
stuck in a groove [uk] adj. (kendi) köşesine tıkılıp kalmış
in the groove expr. modaya uygun
in the groove expr. modern
in the groove expr. harika
in the groove expr. mükemmel bir durumda
in the groove expr. yolunda
in the groove expr. mükemmele yakın biçimde yapma
in the groove expr. çok iyi yapma
Technical
water groove n. su kanalı
key groove n. kama oluğu
blank groove n. boş oluk
snap ring groove n. yay segman yuvası
ring groove n. segman boğazı
gate groove n. kapak yuvası
groove weld n. oyuk kaynağı
tongue and groove facing flange n. kamalı flanş
chamfered groove n. pahlı oluk
inside groove seam n. alttan kenetli ek
welding groove n. kaynak ağzı
center-groove tire n. merkez oluklu lastik
tongue-and-groove joint n. zıvana lambalı geçme
tongue-and-groove joint n. dil ve oyuklu bağlantı
square groove weld n. ı-dikişi
groove micrometer n. iç mikrometresi
tongue-and-groove n. erkek-dişi geçme parçaları
tongue-and-groove n. lamba ve zıvana
tongue and groove siding n. lamba kirişli ahşap kaplama
tongue-and-groove joint n. lamba ve zıvana
tongue-and-groove joint n. lamba-zıvanalı geçme
tongue-and-groove n. lamba-zıvana
tongue-and-groove n. zıvana-lamba
tongue-and-groove n. zıvana- kiniş
bevel groove n. konik kanal
oil ring groove n. yağ segman kanalı
v groove n. v kanalı
groove cracking n. dış gibi kırılması
groove cracking n. diş gibi kırılması
groove cracking n. oluk çatlaması
lead-in groove n. başlangıç yivi
lead-in groove n. giriş yivi
lead-out groove n. çıkış yivi
oil groove n. yağ kanalcığı
oil groove n. yağ oluğu
rope groove n. halat oluğu
tongue and groove type chuck n. lamba ve zıvana tipi torna
groove weld n. oluk kaynağı
fringing groove n. kesinti kanalı
weld groove n. kaynak ağzı
v-groove n. v-kanalı
single u-groove weld n. tek u-dikişi
single v-groove weld n. tek v-dikişi kaynak
single-j groove weld n. tek j-dikişli kaynak
v-groove n. v-yivi
square groove weld n. kare alın kaynağı
single-bevel groove weld n. yarım v-dikişli kaynak
square groove n. kare yiv
blank groove n. boş yiv
groove profiles n. kanal profilleri (kayışla tahrik)
single pulley groove n. tek kanallı kasnak (kayış dinamiği)
finishing groove n. bitirme yivi
shaped groove n. biçim verilmiş yiv
baltimore groove n. baltimore yivi
groove weld n. yiv kaynağı
groove face n. yiv yüzü
deforming groove n. nervür kalibresi
tongue-and-groove joint n. çıtalı geçme
double v-groove weld n. çift v-yivli kaynak
double u-groove weld n. çift u-yivli kaynak
joint groove n. derz oyuğu
deep groove ball bearing n. derin yivli bilyalı rulman
deep groove n. derin yiv
oil groove n. yağ kanalı
lubrication groove n. yağlama kanalı
lubrication groove n. yağlama oluğu
rotating blade groove n. hareketli kanat yivi
blade groove n. kanat yivi
key groove n. kama yuvası
dovetail groove n. kırlangıç kuyruğu şekilli yiv
stationary blade groove n. sabit kanat kanalı
sealing groove n. sızdırmazlık kanalı