Hole - Turco Inglés Diccionario

Hole

Significados de "Hole" en diccionario turco inglés : 91 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
hole n. çukur
hole n. delik
General
hole n. deşik
hole n. derin yer
hole n. kusur
hole n. kodes
hole n. kovuk
hole n. zorluk
hole n. boşluk
hole n. in
hole n. hücre
hole n. zor durum
hole n. delik
hole n. yuva
hole n. oyuk
hole n. çıkmaz
hole n. ilk turda kapalı olarak dağıtma (poker)
hole n. küçük liman
hole n. açıklık
hole n. yuva
hole n. yer
hole n. bilardo masası deliği
hole n. zeminde yumuşak malzeme ile dolmuş oyuk
hole n. toprağa kazılmış maden veya kuyu
hole n. doldurulmamış alan
hole n. boş alan
hole n. kayıp duygusu
hole n. kaybedilen şey için sürekli duyulan özlem
hole n. zayıf nokta
hole n. tutarsızlık
hole n. yasada boşluk
hole n. bilye oyunlarında bilyenin oynanacağı küçük boşluk
hole n. sakıncalı yer
hole n. tehlikeli yer
hole n. kaybeden konumu
hole n. havuz
hole n. leş gibi ev
hole n. eksiklik
hole n. iğrenç yer
hole v. kapanmak
hole v. köşesine çekilmek
hole v. delmek
hole v. deliğe sokmak
hole v. delik açmak
hole v. deliğe girmek
hole v. yuvasına girmek
hole v. kazmak
hole v. (hayvanı) deliğe yönlendirmek
Colloquial
hole n. ağız
Trade/Economic
hole n. borçlu olma
Technical
hole n. çukur
hole n. oyuk
Electric
hole n. (tel çekme) bir bölümün eksiltilmesi
hole n. (tel çekme) bir bölümün indirilmesi
Textile
hole n. delik
Construction
hole v. (tünel, geçit) açmak
Automotive
hole n. delik
hole n. çukur
Railway
hole n. demiryolunun ana hattından ayrılan yan hat
hole v. karşıdan gelen trenin ana raydan geçebilmesi için yan raya geçmek (tren)
Aeronautic
hole n. uçağın aniden düşmesine neden olan hava boşluğu
Marine
hole n. gemi ambarı
hole n. gemi deposu
Mining
hole v. kömür yatağının altını kesmek
Dentistry
hole n. diş çürüğü
Physics
hole n. bir değerlik elektronunun yokluğundan dolayı atomdaki boşluk
hole n. fermiyonların negatif enerjisinin kuantum durumlarının neredeyse tam sürekliliğinde boşluk
hole n. kristalde normal örgü konumundaki bir atom veya iyonun eksik olması nedeniyle kusur
Zoology
hole n. hayvan çukuru
Geography
hole n. su kütlesindeki derin yer
hole n. koy
Sport
hole n. (golf) oynama süresi
hole n. savunma düzenindeki açıklık
hole n. golf sahasında hedeften deliğe kadar olan bölümler
hole n. topu hedeften deliğe atınca kazanılan puan
hole n. topa hedeften karşılık gelen deliğe göndermek için yapılan vuruş sayısı
hole v. (golf topunu) deliğe sokmak
Football
hole n. (amerikan futbolu) savunma diziliminde hücum oyuncusunun topu ilerletmesine fırsat sunan boşluk
Slang
hole n. gözaltı hücresi
hole n. nezaret hücresi
hole n. anüs
hole n. göt deliği
hole n. kıç deliği
hole n. aşağılık herif
hole n. dallama
hole n. götveren
hole n. göt lalesi
hole n. götlek
hole n. hergele
hole n. hıyar
hole n. lavuk

Significados de "Hole" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
drainage hole n. drenaj deliği
hole in the ground n. yerdeki delik
watering hole n. laf taşıyan
watering hole n. hayvanların su içtikleri taş veya ağaçtan oyma kap
nail hole n. tırnak hücresi
mouse hole n. fare deliği
sprocket hole n. perforasyon
watering hole n. doğal bir su kaynağı
bullet hole n. kurşun deliği
button hole n. ilik
a round peg in a square hole n. bulunduğu yere hiç uygun olmayan kimse
lamp hole n. lamba deliği
observation hole n. gözetleme deliği
lubrication hole n. yağlama çukuru
hole in a toilet fixture n. kubur
watering hole n. hayvanların su içmesine elverişli yer
oven made in a hole in the earth n. tandır
watering hole n. boşboğaz
hand hole n. el deliği
bullet hole n. mermi deliği
moth hole n. güve yeniği
watering hole n. suvat
smoke hole n. baca
leakage hole n. sızıntı deliği
single hole n. tek delik
watering hole n. söz taşıyan
designation hole n. tanıtma deliği
watering hole n. ingilizce'de bar veya pub anlamında argo sözcük
gopher hole n. sincap yuvası
watering hole n. yalak
worm hole n. kurt yeniği
inspection hole n. muayene deliği
water hole n. küçük göl
black hole n. kara delik
hole puncher n. delgeç
vent hole n. havalık
vent hole n. hava boşaltma deliği
vent hole n. hava alma deliği
vent hole n. havalandırma deliği
cargo hole n. yük ambarı
cleanout hole n. temizleme deliği
key-hole n. anahtar deliği
coal-hole n. kömürlük
pigeon-hole n. yazı masası çekmecesi
peep-hole n. gözetleme deliği
peep hole n. gözetleme deliği
peep hole n. kontrol deliği
ear hole n. küpe deliği
ear hole n. kulak deliği
nine-hole golf course n. dokuz delikli golf sahası
two hole paper perforator n. iki delikli delgi makinesi
two hole paper perforator n. iki delikli zımba makinesi
tree hole n. ağaç kovuğu
huge hole n. büyük delik
blind hole n. kör kuyu
small hole n. küçük delik
rabbit hole n. tavşan deliği
coal hole n. kömürlük
dene hole n. yapay mağara
judas hole n. gözetleme deliği
cubby-hole n. küçük oda
cubby-hole n. hücre
cubby-hole n. odacık
cubby-hole n. önü açık ufak göz (yazıhanede/dolapta)
cubby-hole n. göz
cubby-hole n. gizlenecek yer
wrong hole n. yanlış delik
bolt hole n. sığınak
bolt hole n. farenin vb kaçtığı delik
bolt hole n. kaçış yeri
cubby-hole n. çocukların korunma odası olarak kullanıldığı oda/yer
hole punch n. delgeç
hidey-hole n. sığınak
hidey-hole n. gizlenme yeri
hidey-hole n. saklanma yeri
teaze-hole n. ocak veya fırınlarda yakıt koyulan delik
bogey hole [australia] n. doğal yüzme havuzu
hand-hole plate n. el deliği kapağı
bolt-hole [uk] n. kaçış yeri
bolt-hole [uk] n. sığınma yeri
bolt-hole [uk] n. hayvan kaçış deliği
bolt-hole n. hayvan kaçış deliği
bore-hole n. (genellikle keşif amacıyla açılan) sondaj deliği
hole in the wall n. küçük ve kuytu oda
hole-in-the-wall n. küçük restoran
hole-in-the-wall n. küçük ve kuytu oda
hole-in-one n. nadir başarı
hole in one n. dikkate değer başarı
hole-in-one n. harika iş
hole in one n. harika iş
hole in one n. nadir başarı
hole in the wall n. kuytu restoran
hole-in-the-wall n. uzak veya ücra yerde bulunan dükkan
hole in the wall n. küçük restoran
hole in the wall n. uzak veya ücra yerde bulunan dükkan
hole-in-the-wall n. kuytu restoran
hole-in-one n. dikkate değer başarı
mouth hole n. (kayak maskesinde) ağız için bırakılmış açıklık
chuck hole n. vagon tekerlek izindeki derin delik
cradle hole n. yolda oluşan çukur
pigeon hole n. eski bir ingiliz oyunu
pigeon hole n. güvercin yuvalarındaki giriş deliği
pit-hole n. çopur
pit-hole n. çukur
post hole n. direk çukuru
post hole n. direk sabitlemek için açılan çukur
pritchel hole n. nalda çivi deliği
shot hole n. (böceğin açtığı) ahşap deliği
sight-hole n. kapı dürbünü
sight-hole n. gözetleme deliği
sink hole n. lağım çukuru
sink hole n. foseptik
sink hole n. pislik yuvası
sink hole n. gider kapağı
spile hole n. varildeki küçük hava deliği
spile hole n. hava deliği
spile hole n. özsuyunu çıkarmak için akçaağaca açılan delik
have an ace in the hole v. elinde kozu olmak
bore a hole in v. azıcık çürütmek (bir fikri)
make a hole in v. delmek
dig a hole v. çukur kazmak
bore a hole in v. delik açmak
make a hole in v. delik açmak
hole up v. kapanmak
hole up v. saklanmak
make a hole v. delik açmak
hole up v. köşesine çekilmek
go down into a hole v. çukura inmek
bore a hole in something with a nail v. çivi ile delmek
cover a hole v. delik kapatmak
drill a hole v. delik delmek
make a hole v. delik delmek
pierce a hole in something with a nail v. çivi ile delmek
fall into a hole v. çukura düşmek
make a hole in something with a nail v. çivi ile delmek
pierce a hole v. delik delmek
bore a hole v. delik delmek
drill a hole on the surface v. yüzeye delik açmak
be half dead with a bullet hole in one's shoulder v. omzunda bir kurşun deliğiyle yarı ölü bir halde olmak
have a hole in one's budget of v. bütçesinde ...'lık açık olmak
dig a hole v. çukur açmak
dig a hole v. delik açmak
darn hole v. delik yamamak
without a hole adj. deliksiz
hole-and-corner adj. el altından
hole-and-corner adj. sinsi
hole-and-corner adj. gizli
top-hole adj. seçkin
top-hole adj. en iyi
hole and corner adj. önemsiz