Passage - Turco Inglés Diccionario

Passage

Significados de "Passage" en diccionario turco inglés : 98 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
passage n. pasaj
passage n. geçit
passage n. geçiş
General
passage n. koridor
passage n. intikal
passage n. mürur
passage n. yolculuk
passage n. müruriye
passage n. fıkra
passage n. bent
passage n. gitme
passage n. aşım
passage n. parça
passage n. bilet ücreti
passage n. seyahat
passage n. bölüm
passage n. yolculuk (uçak, gemi)
passage n. kanal
passage n. tarik
passage n. metin parçası
passage n. dehliz
passage n. paragraf
passage n. akış
passage n. kabul edilip yürürlüğe girme (tasarı)
passage n. geçit
passage n. yol
passage n. örtülü geçit
passage n. geçme
passage n. göç
passage n. ayakların sırayla çapraz kaldırıldığı bir at yürüyüşü
passage n. (zaman) geçme
passage n. tartışma
passage n. vücut içerisinde dolaşım
passage n. verme
passage n. seyahat ayrıcalığı
passage n. ritmik tırıs yürüyüş
passage n. (zaman) akıp gitme
passage n. münakaşa
passage n. sirkülasyon hareketi
passage n. aktarma
passage n. kalacak yer
passage n. atışma
passage n. ulaştırma
passage n. barınacak yer
passage n. sataşma
passage n. iki kişi ve üç zarla oynanan eski bir oyun
passage n. bağırsakların boşalması
passage n. bağırsak hareketi
passage n. bağırsak hareketi
passage n. geçiş özgürlüğü
passage n. hareket özgürlüğü
passage n. geçiş imkanı
passage n. geçiş hakkı
passage n. geçiş izni
passage n. (ingiltere'de) yolculardan toplanan geçiş ücreti
passage n. gerçekleşen olay
passage n. olay
passage n. işlem
passage n. eylem
passage n. fiil
passage n. iki kişi arasında meydana gelen şey
passage n. karşılıklı davranış
passage n. karşılıklı eylem
passage n. kısa müzik bölümü
passage n. müzikte geçiş bölümü
passage n. performansın virtüöziteyi gösteren bölümü
passage n. (resimde, sanat eserinde) detay
passage n. (bir şeyi) geçme
passage n. (bir şeyi) geçirme
passage n. patojenin doku kültüründe inkübasyonu
passage v. (at binerken) yanlamasına hareket ettirmek
passage v. düelloya tutuşmak
passage v. (at/binilirken) yana doğru hareket ettirilmek
passage v. geçmek
passage v. atı yanlamasına ilerletmek
passage v. gitmek
passage v. seyahat etmek
passage v. geçişe tabi olmak
passage v. gezmek
passage N. süreç
Trade/Economic
passage n. ara sefer
passage n. boğaz
passage n. deniz yolculuğu
passage n. geçme
Law
passage n. bir kanun tasarısının yasama meclisi tarafından kabul edilmesi
passage n. kanunlaştırma
passage n. yasanın geçmesi
Technical
passage n. geçit
passage n. geçiş
passage n. pasaj
passage yol
Marine
passage n. deniz yolculuğu
passage n. yolcu taşıma
Medical
passage n. (tıbbi aleti) vücut boşluğuna yerleştirme
Art
passage n. bir resmin belirli bir bölümü
passage n. ton geçişi
passage n. özel bir teknik
passage n. resimde ressam dışında bir kimsenin boyadığı bölüm

Significados de "Passage" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
nasal passage n. geniz
bird of passage n. göçebe kimse
a stormy passage n. fırtınalı deniz yolculuğu
innocents passage n. zararsız geçiş hakkı
bird of passage n. göçmen kuş
underground passage n. yeraltı geçidi
purple passage n. süslü yazı
quoted passage n. alıntı
passage easement n. geçit irtifakı
passage of (or at) arms n. ağız dalaşı
rite of passage n. ergenlik ayini
secure passage n. güvenli geçiş
safe passage n. güvenli geçiş
rite of passage n. ergenliğe geçiş töreni/ritüeli
secret passage n. gizli geçit
passage of time n. zamanın akışı
by-passage n. yan yol
by-passage n. farklı yol
rough passage n. zor zaman
rough passage n. sınanma süreci
passage [obsolete] n. ölüm
passage [obsolete] n. (mecazen) göçme
passage [obsolete] n. vefat
reading passage n. okuma parçası
reading passage n. okuma metni
(for food or liquid) go down the nasal passage v. genze kaçmak
(for food or liquid) go down the nasal passage v. genzine kaçmak
give free passage v. geçit vermek
not give passage to v. geçit vermemek
of passage adj. bir iklimden başka bir iklime geçen
of passage adj. göçmen
of passage adj. bir bölgeden başka bir bölgeye geçen
of passage adj. bir yerden başka bir yere geçen
of passage adj. göçebe
in passage adv. aceleyle
in passage adv. geçerken
Phrases
according to passage expr. pasaja göre
Colloquial
bird of passage n. oradan oraya göçen kişi
bird of passage n. göçmen kişi
bird of passage n. göçmen kuş
bird of passage n. gezgin kişi
work (one's) passage v. yolculuğun karşılığını çalışarak ödemek
work your passage v. yolculuğun karşılığını çalışarak ödemek
Idioms
a rough passage n. zorlu/zahmetli/sıkıntılı dönem
a rough passage n. darboğaz yaşanan/bunalımlı/müşkül durum
a bird of passage n. yeri yurdu belli olmayan kimse
a bird of passage n. gezgin kişi
a bird of passage n. göçebe kimse
a bird of passage n. sabit bir yeri yurdu olmayan kimse
a bird of passage n. oradan oraya göçen kişi
a bird of passage n. göçmen kişi
Trade/Economic
passage money insurance n. yolcu ücreti sigortası
passage contract n. geçit sözleşmesi
passage of title n. mülkiyet devri
passage money n. yolculuk ücreti
carne de passage n. geçici gümrük belgesi
carne de passage n. gümrük geçiş karnesi
carne de passage n. triptik
passage transaction n. geçiş işlemi
Law
right of passage n. geçme hakkı
right of passage n. geçit hakkı
right of passage n. geçiş hakkı
right of passage n. mürur hakkı
Politics
passage of a bill n. önergenin onaylanması
Technical
air passage n. hava pasajı
air passage n. hava geçidi
fish passage n. balık geçidi
air passage n. hava kaçağı
air passage n. hava geçişi
air passage n. hava sızıntısı
air passage n. hava deliği
air passage n. nefes yolu
air passage n. havanın geçebileceği boşluk
cleaning passage n. temizleme turu
passage of current n. akım geçişi
valve passage n. valf açıklığı
Construction
back passage n. binanın içinden arkasına giden geçit
Automotive
fluid passage n. hidrolik yağ kanalı
bypass passage n. by pass pasajı
air bypass passage n. hava bypass kanalı
oil passage closes n. yağ geçidi kapalı
coolant passage n. soğutma suyu kanalı
oil passage n. yağ kanalı
bypass air passage n. bypass hava kanalı
return passage n. geri dönüş kanalı
bypass passage n. bypass kanalı
intake passage n. emme boğazı
auxiliary passage n. yardımcı kanal
bypass passage n. bypass pasajı
exhaust passage n. egzoz çıkış boğazı
transfer passage n. sevk kanalı
air passage n. hava kanalı
scavenging passage n. boşaltma kanalı
Transportation
tubular passage n. tüp geçit
Traffic
passage of vehicles n. araç geçişi
passage fee n. geçiş ücreti
allow passage of vehicles v. araç geçişine müsaade etmek
Aeronautic
blade coolant passage n. pala soğutma sıvısı aralığı
Marine
passage money n. yolcu taşıma ücreti
passage contract n. geçit sözleşmesi
passage money n. yol parası
passage money n. gemi yolcusundan alınan ücret
transit passage n. uğraksız geçiş
non-call passage n. uğraksız geçiş
non-stop over passage n. uğraksız geçiş
inland passage n. alaska'nın güneybatısında seattle ila skagway arasında bulunan doğal bir su yolu
rough passage v. kaba denizleri aşmak
work a passage v. yol açmak
Medical
nasal passage n. geniz yolu
hering passage n. hering geçişi
respiratory passage n. solunum yolu
breathing passage n. solunum yolu
blockage of the nasal passage n. burun tıkanıklığı
blockage of the nasal passage n. burun tıkanması
air passage n. hava pasajı
passage of antibiotics n. antibiyotik geçişi
false passage n. yalancı darlık
false passage n. üretra benzeri yapıların dokularında aletle açılan suni yol
false passage n. yalancı pasaj
false passage n. yalancı paralaks
innocent passage n. nüksetmeyen şey
innocent passage n. iyi huylu tümör
innocent passage n. hayati risk teşkil etmeyen şey
Anatomy
nasal passage n. geniz
Psychology
rites of passage n. geçiş törenleri
Statistics
first passage time n. ilk geçiş zamanı
Biology
passage cell n. damarlı bitkilerin iç yaprağında bulunan ince duvarlı hücre
Marine Biology
passage facilities n. geçit araçları
Zoology
bird of passage n. göçmen kuş
Social Sciences
rite of passage n. erginlenme töreni
rite de passage n. hayatın geçiş dönemindeki önemli olay
rite-of-passage n. kişinin hayatında önemli kabul edilen olay
rite-of-passage n. dönüm noktası
rite of passage n. hayatın geçiş dönemindeki önemli olay
rite de passage n. bireyin hayatındaki önemli ritüeller
rite de passage n. bazı kültürlerde kişinin sosyal durumunun değiştiği zamanlarda gerçekleştirilen tören
Linguistics
passage item n. metin maddesi
oral passage n. ağız yolu
nasal passage n. geniz yolu
History
middle passage n. geçmişte afrika ve orta amerika arasında köle taşımak için kullanılmış atlantik okyanusu üzerindeki köle yolu
middle passage n. afrika'dan amerika'ya köle taşımak için kullanılan deniz yolunun orta kısmı
Archaeology
passage grave n. cilalı taş devri'ne özgü bir mezar biçimi
Environment
first passage failure n. ilk geçiş yetersizliği
Geography
northwest passage n. atlantik'ten pasifik'e, kuzey kanada’nın kuzey kutbu takımadaları ve alaska’nın kuzey kıyıları boyunca akan su yolu
northeast passage n. atlantik ve pasifik okyanusları arasında yer alan, avrupa ve asya'nın arktik kıyıları boyunca uzanan gemicilik yolu
northwest passage n. kuzeybatı geçidi
windward passage n. küba ile haiti arasında bulunup atlantik okyanusu ile karayip denizi'ni birbirine bağlayan bir kanal
windward passage n. rüzgarüstü boğazı
mona passage n. batı hint adaları'nda bir boğaz
inside passage n. kuzey amerika'da anakara ve kıyıya yakın adalar arasındaki kanalları takip eden korunaklı deniz yolu