Rise - Turco Inglés Diccionario

Rise

Significados de "Rise" en diccionario turco inglés : 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
rise n. yükseliş
rise n. artış
rise n. zam
rise v. yükselmek
rise v. doğmak
General
rise n. yükseklik
rise n. zam (maaşta)
rise n. dirilme
rise n. zuhur
rise n. doğuş (güneş)
rise n. kaynak
rise n. meydana çıkış
rise n. katılma
rise n. bayır
rise n. maaş zammı
rise n. bahane
rise n. yokuş
rise n. zam
rise n. yükselti
rise n. neşet
rise n. doğuş
rise n. terfi
rise n. tümsek
rise n. tepe
rise n. neden
rise n. ağış
rise n. yükselme
rise n. köken
rise n. başlangıç
rise n. orijin
rise n. vesile
rise n. fırsat
rise n. meydana çıkma
rise n. (ücret vb.) artış
rise n. (seviye) yükseliş
rise n. eğim
rise v. coşmak (nehir)
rise v. doğrulmak
rise v. yataktan kalkmak
rise v. şişmek
rise v. yukarı çıkmak
rise v. isyan etmek
rise v. zenginleşmek
rise v. çıkmak
rise v. ilerlemek
rise v. hızı artmak
rise v. ayaklanmak
rise v. ortaya çıkmak
rise v. ayyuka çıkmak
rise v. açılmak
rise v. kuvvetlenmek (rüzgar)
rise v. dirilmek
rise v. havalanmak
rise v. doğmak (nehir)
rise v. terfi etmek
rise v. ayağa kalkmak
rise v. ferahlamak
rise v. doğmak (güneş/ay)
rise v. şiddetlenmek
rise v. ağmak
rise v. gün doğmak (güneş/sabah)
rise v. gözükmek
rise v. kalkmak
rise v. başlamak
rise v. çoğalmak
rise v. belirmek
rise v. görünmek
rise v. iyileşmek
rise v. gün doğmak
rise v. kabarmak (ekmek/hamur vb)
rise v. doğmak
rise v. kabarmak
rise v. yukarı kalkmak
rise v. yükselmek
rise v. artmak
rise v. dikilmek
rise v. sertleşmek
rise v. dikleşmek
rise v. akla gelmek
rise v. duyularla hissedilmek
rise v. (kendi) moralini yükseltmek
rise v. kendini toparlamak
rise v. oturumu sonlandırmak
rise v. oturuma son vermek
rise v. (denizde uzaktaki bir nesneyi) yaklaşarak görünür hale getirmek
rise v. geliştirmek
rise v. gelişmek
rise v. telaşlanmak
rise v. tedirgin olmak
rise v. karşı çıkmak
rise v. düşman olmak
rise v. savaşa gitmek
rise v. silahlanmak
rise v. silaha sarılmak
rise v. kızışmak
rise v. hiddetlenmek
rise v. dimdik olmak
rise v. gözükmek
rise v. zuhur etmek
rise v. vuku bulmak
rise v. kaynaklanmak
rise v. çıkıntı oluşturmak
rise v. yokuş yukarı gitmek
rise v. ertelemek
rise v. sona erdirmek
rise v. doğmak (güneş, ay)
rise v. yükselişe geçmek
rise v. (ekmek, kek) kabarmak
rise v. (rüzgar) çıkmak
rise v. (nehir) doğmak
rise v. ayağa kalkmak
rise v. (oturum) sona ermek
Irregular Verb
rise v. rose - risen
Colloquial
rise n. sinirli tepki
rise n. öfkeli tepki
rise n. kızgın tepki
Trade/Economic
rise n. doğuş
rise n. fiyata ilave
rise n. yükseliş
rise n. yükselme
rise v. yükselmek
Technical
rise n. çıkış
rise n. doğuş
rise n. kabarma
rise n. kot farkı
rise n. yükselti farkı
rise n. yükseliş
rise n. ses gücü
rise n. ses yüksekliği
rise n. ses seviyesi
rise n. deniz uçağı şamandırasının dikey yer değiştirmesi
rise n. deniz uçağı gövdesinin dikey yer değiştirmesi
rise n. tizleşme
rise n. kuvvetlenme
rise v. artmak
rise v. yükselmek
rise v. yükseltmek
rise v. tizleşmek
Textile
rise n. (alt giyimde) ağ ile kemer arasındaki mesafe
Architecture
rise n. merdiven boşluğunun dikey yüksekliği
rise n. çatının dikey yüksekliği
rise n. kemerin ayağının kotu üzerindeki yüksekliği
Construction
rise n. basamak yüksekliği
rise n. merdiven basamak yüksekliği
Marine
rise n. (yem ararken) balığın su yüzüne çıkması
rise v. ufuk üzerinde görünmek
rise v. (su, toprak) yüzeye çıkmak
rise v. (su, toprak) meydana çıkmak
Physiology
rise v. öğürmek
rise v. kusmaya çalışmak

Significados de "Rise" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
(the sun) rise v. güneş doğmak
General
wage rise n. ücret artışı
maximum permissible temperature rise n. izin verilebilir en yüksek sıcaklık artışı
high rise apartment n. çokkatlı yüksek bina
rise and fall n. iniş çıkış
high rise building n. çok yüksek bina
price rise n. fiyat artışı
rise in salary n. maaş artışı
rise in salary n. maaş zammı
rise of prices n. fiyatların tırmanması
huge rise n. aşırı yükseliş
massive rise n. aşırı yükselme
massive rise n. aşırı yükseliş
huge rise n. aşırı yükselme
rise of pressure n. basınç artışı
high-rise apartment blocks n. yüksek apartmanlar
high-rise apartment blocks n. çok katlı apartmanlar
high-rise factory n. çokkatlı fabrika
high-rise flats n. çokkatlı apartman
good news on the pay rise (for civil servants/workers) n. (memura/işçiye vb) zam müjdesi
good news (tidings) on pay rise for civil servants/labourers etc n. (memura/işçiye vb) zam müjdesi
unstoppable rise n. önlenemeyen yükseliş
rise of sea level n. deniz seviyesinin yükselmesi
a rise in drug-related crime n. uyuşturucu ile ilgili suçlarda artış
price rise n. zam
sharp rise n. keskin yükseliş
low rise n. düşük bel
high-rise n. çok katlı ofis
high-rise n. çok katlı bina
high-rise n. yüksek gidonlu bisiklet
high-rise n. çok katlı işhanı
high-rise n. çok katlı büro binası
rise from the grave v. hortlamak
rise again v. hortlamak
rise from the ashes v. küllerinden doğmak
make someone's hackles rise v. birini öfkelendirmek
rise above v. üstünden doğmak
rise out v. yükselmek
give rise to v. yol açmak
rise rapidly v. hızla yükselmek
give rise to v. meydana getirmek
be on the rise v. yükselişe geçmek
give rise to v. neden olmak
rise to the occasion v. kendini göstermek
rise from the dead v. hortlamak
rise in rebellion v. ayaklanmak
rise clouds of dust v. tozu dumana katmak
rise in rank v. rütbe almak
give rise to v. sebebiyet vermek
rise against v. isyan etmek
give rise to thought v. düşündürmek
rise against v. kafa tutmak
rise in value v. kıymetlenmek
get a rise in one's salary v. maaşına zam almak
rise up v. isyan etmek
rise up v. ayaklanmak
rise above v. üstesinden gelmek
rise above v. üstünden yükselmek
rise against v. başkaldırmak
rise to the occasion v. gerektiğinde lazım geleni yaparak işin üstesinden gelmek
give rise to v. sebep olmak
ask for a rise v. zam istemek
rise difficulties v. zorluk çıkarmak
rise to power v. iktidara yükselmek
rise to wealth v. zengin olmak
not give rise v. mahal vermemek
not give rise v. mahal bırakmamak
rise a lot v. daha fazla artmak
continue to rise v. yükselmeye devam etmek (fiyatlar vb)
continue to rise v. artmaya devam etmek (fiyatlar vb)
continue to rise v. yükselmeye devam etmek
be on the rise v. yükselişte olmak
give rise to v. mahal vermek
be in rise v. yüksek seyretmek
not give rise to v. mahal olmamak
not give rise to v. mahal vermemek
start to rise v. yükselişe geçmek
not to give rise to v. mahal vermemek
rise in importance v. önemi artmak
rise to fame v. ünü yakalamak
rise to fame v. üne kavuşmak
(one's profit) rise v. karı yükselmek
(the sun) rise v. güneş yükselmek
rise to the peak v. zirveye oynamak
rise from the ashes v. külünden doğmak
give rise to disturbance v. huzursuzluk çıkarmak
get a rise v. zam almak
rise to maximum v. maksimuma ulaşmak
rise against v. karşı çıkmak
give rise v. mahal vermek
give rise v. sebebiyet vermek
rise up out of the depression v. depresyondan çıkmak
rise to the surface v. yüzeye çıkmak
rise to one's feet v. ayağa kalkmak
rise against v. -e karşı ayaklanmak
rise to the surface v. ortaya çıkmak
rise threefold v. üçe katlanmak
rise fivefold v. beşe katlanmak
fear rise in death toll v. ölü sayısının artmasından endişe etmek
rise in value v. değer kazanmak
be on the rise v. artış eğiliminde olmak
continue to rise v. artmaya devam etmek
tend to rise v. yükselme eğiliminde olmak
rise-rose-risen v. doğmak
rise-rose-risen v. yükselmek
rise-rose-risen v. artmak
rise to a challenge v. zorluğun üstesinden gelmek
rise to a challenge v. zorluğu kabullenip üstesinden gelmek
rise to a challenge v. zorluğu kabullenmek
watch the sun rise v. güneşin doğuşunu izlemek
rise steadily v. durmadan yükselmek
rise up v. çıkmak
rise in value v. değeri artmak
rise against the regime v. rejime karşı ayaklanmak/baş kaldırmak
rise to prominence: v. sivrilmek
rise to prominence: v. ön plana çıkmak
rise to prominence: v. şöhret olmak
give a pay rise v. zam vermek
leave the dough to rise v. hamuru kabarmaya bırakmak
rise (to) v. alkışlamak
rise (to) v. heveslenmek
rise (to) v. tezahürat etmek
rise (up) [obsolete] v. hürmet etmek
rise [obsolete] v. kampı toplamak
rise [obsolete] v. çadırı sökmek
rise (to) v. samimi bir şekilde cevaplamak
rise (up) [obsolete] v. saygı göstermek
rise [obsolete] v. kuşatma kuvvetini geri çekmek
rise (to) v. coşmak
low rise adj. alçak sesli
on the rise adj. artmakta
on the rise adj. yükselmekte
on the rise adj. yükselişte
low-rise adj. asansörsüz ve alçak (bina)
high-rise adj. yüksek (bina)
high-rise adj. çok katlı (bina)
mid-rise adj. orta belli pantolonlara ait
mid-rise adj. orta yükseklikte binalar bulunduran
mid-rise adj. orta belli pantolonlarla ilgili
mid-rise adj. orta yükseklikteki binalarla karakterize
mid-rise adj. orta yükseklikte bir binayla ilgili
mid-rise adj. orta yükseklikte bir binaya ait
high-rise adj. çok katlı ve asansörlü (bina)
high-rise adj. çok yüksek (bisiklet gidonu)
high-rise adj. küçük tekerlekli, yüksek gidonlu ve muz şekilli selesi olan (bisiklet)
on the rise adv. had safhada
not giving rise to prep. mahal bırakmaksızın
Phrasals
rise against someone v. birine baş kaldırmak
rise against someone v. birine karşı ayaklanmak
rise from (something) v. başka bir şey olarak küllerinden doğmak