Rock - Turco Inglés Diccionario

Rock

Significados de "Rock" en diccionario turco inglés : 118 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
rock n. kaya
rock v. sallanmak
General
rock n. bela
rock n. taş
rock n. kaya gibi kuvvetli şey
rock n. elmas
rock n. dolar
rock n. kaya
rock n. sallama
rock n. dert
rock n. para
rock n. sıkıntı
rock n. kaya parçası
rock n. değerli taş
rock n. lolipop
rock n. akide şekeri
rock n. rock müziği
rock n. sallanma
rock n. kayaç
rock n. kayalık
rock n. rak
rock n. örekedeki yün
rock n. örekedeki keten
rock n. öreke
rock n. çorak adacık
rock n. kayalık sahil şeridi
rock n. sivri uçlu kaya parçası
rock n. kayaya benzeyen şey
rock n. sallantı
rock n. sersemleme
rock n. şaşırtma
rock n. dayanak
rock n. kötü gün dostu
rock v. zorlaştırmak
rock v. şok etmek
rock v. şok olmak
rock v. rock yapmak (müzik)
rock v. sallayarak uyutmak
rock v. sarsılmak
rock v. sallamak
rock v. sarsmak
rock v. beşikte sallamak
rock v. beşik kullanarak mezzotint plaka yüzeyini hazırlamak
rock v. sarsıntı
rock v. rahatsız etmek
rock v. sallayıp uyutmak
rock v. ritmik ileri geri hareketle yerinden çıkarmak
rock v. sinyal vermek
rock v. hızlı hareket etmek
rock v. ileri geri hareket etmek
rock v. sallanan sandalyede ileri geri hareket etmek
rock v. aşırı tepki vermek
rock v. sabit ritmik bir hızda ilerlemek
rock v. yüksek hızlarda ilerlemek
rock v. hızlı ve canlı bir tempoda şarkı söylemek
rock v. müzik çalmak
rock v. dans etmek
rock v. taş atmak
rock v. yetenek sergilemek
rock v. sergilemek
rock v. kullanmak
rock v. teskin etmek
rock v. sakinleştirmek
rock v. ümit vermek
rock v. güvence vermek
rock v. zora sokmak
rock adj. harap
rock adj. sefalet içinde
rock adj. içecekler
rock adj. buzlu içecek
Colloquial
rock n. rock müzik
rock n. bir dolarlık banknot
rock n. basket topu
rock n. cebelitarık
rock v. rock müzik yapmak
rock v. rock müzik çalmak
rock v. rock yapmak
rock v. rock çalmak
rock v. rock müzikle dans etmek
rock adj. rock müzikle ilgili
rock adj. rock müzik yapan
rock adj. rock müzik yayını yapan
Technical
rock n. taşlı malzeme
rock v. ileri geri hareket ettirmek
rock v. sallamak
rock v. sallanmak
rock v. sarsmak
Construction
rock n. kaya
Mining
rock n. superior gölü bakırı
Gastronomy
rock n. aromalı çubuk şeker
rock n. bor kaya keki
Zoology
rock n. plimut tavuğu
Geography
rock n. kayaç
rock n. yerey
rock n. wisconsin eyaletinde yerleşim yeri
rock n. güney wisconsin ve kuzey illinois'de bir nehir
rock n. uçurum
rock n. burun
rock n. tepe
Geology
rock n. katı mineral madde
rock n. dünya yüzeyindeki kaya kütlesi
Music
rock n. rak
rock n. ayaklar çapraz olarak bir ayaktan diğerine bir adım dansında denge değişikliği
rock adj. rock tarzında
Slang
rock n. taş
rock n. değerli taş
rock n. elmas
rock n. buz
rock n. testis
rock n. taşak
rock n. cesaret
rock n. taş kokain
rock n. büyük mücevher
rock v. harika olmak
rock v. müthiş olmak
rock v. muhteşem olmak
rock v. mükemmel olmak
rock v. eğlenmek

Significados de "Rock" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
metamorphic rock n. başkalaşmış kayaç
rock musicians n. rock müzisyenleri
rock pressure n. kaya basıncı
rock bunting n. kaya kirazkuşu
pale rock sparrow n. boz serçe
igneous rock n. volkanik taş
argillaceous rock n. killi kaya
volcanic rock n. volkanik kaya
rock snake n. kaya yılanı
crushed rock n. kırma taş
little rock n. küçük kaya
rock stratum n. kaya tabakası
source rock n. kaynak kaya
rock dove n. kaya güvercini
rock thursh n. taşkızılı
rock pigeon n. kaya güvercini
rock candy n. akide şekeri
rock bunting n. kaya çintesi
rock garden n. dağ çiçekleri yetiştirmek için düzenlenen kayalık bahçe
rock reef n. kaya döküntülü kıyı
rock nuthatch n. kaya sıvacısı
rock garden n. kayalık bahçe
altered rock n. başkalaşmış kaya
blue rock thrush n. gökardıç
rock dove n. kayagüvercini
rock bottom n. en aşağı nokta
rock'n' roll n. rakınrol
rock dove n. columba livia
rock salt n. kaya tuzu
rock sparrow n. kaya serçesi
rock partridge n. kınalıkeklik
rock tomb n. kaya mezarı
rock bottom n. kaya tabakası
rock music n. rock müzik
rock on a seashore n. kepez
rock crystal n. neceftaşı
rock crusher n. konkasör
rock garden n. kayalık yerde bulunan bahçe
emery rock n. zımpara taşı
metamorphic rock n. metamorfik kaya
rock salt n. kayatuzu
rock cork n. asbestos
chimney rock n. peribacası
rock rabbit n. kaya tavşanı
relationship on the rock n. bitmek üzere olan ilişki
volcanic rock n. yüzeytaş
igneous rock n. püskürük kaya
rock hyrax n. tavşana benzer küçük bir hayvan
rock oil n. petrol
stratified rock n. tabakalaşmış kaya
stratified rock n. katmanlı kaya
rock climbing n. kayalara tırmanma
rock climber n. kayalara tırmanan kimse
extrusive rock n. bisiklet
dead rock n. çürük kaya
fissured rock n. çatlaklı kaya
rock-bottom n. en aşağı nokta
rock-bottom n. taban
rock-bottom n. en düşük düzey
rock-bottom n. en düşük nokta
rock-bottom n. en aşağı düzey
igneous rock n. volkanik kaya
igneous rock n. kor kayaç
rock climbing n. kaya tırmanışı
lunar rock n. ay taşı
mother rock n. anakaya
rock flour n. kaya unu
rock flour n. kaya tozu
rock oil n. madeni yağ
rock fall n. kaya düşmesi
rock oil n. taşyağı
rock flour n. taş unu
dome of the rock n. kubbetüs sahra
moon rock n. ay taşı
rock bun n. bir tür kurabiye
rock band n. rock grubu
carved rock n. oyma kaya
legendary rock band n. efsanevi rock grubu
a sliding rock n. kayan bir kaya
rock star n. rock yıldızı
rock-paper-scissors n. taş makas kağıt
rock graves n. kaya mezarları
rock off n. iki müzik grubunun ya da müzisyenin kimin daha iyi olduğunu görmek için karşı karşıya gelmesi
rock-paper-scissors n. yazı turaya benzer bir tür oyun
molten rock n. erimiş kaya
rock face n. sarp kayalık
rock-paper-scissors n. taş kağıt makas
rock pocket mouse n. amerika kıtasında yaşayan bir fare
rock pool n. kaya havuzu
rock engineering n. kaya mühendisliği
rock engineer n. kaya mühendisi
rock-a-stack n. renkli halkalar (oyuncak)
hard rock n. kuvvetli kimse
rock barnacle n. inatla yapışan kimse
rock boot n. kaya tırmanışı botu
soap-rock n. sabunsu bir his veren yumuşak ve kompakt bir talk çeşidi
throw rock at v. taş atmak
rock as tough on a spring v. yaylanmak
rock bunting v. dikkatle bakmak
rock the boat v. velveleye vermek
rock to sleep v. sallayarak uyutmak
hit rock bottom v. çok moralsiz hissetmek
hit rock bottom v. en alt seviyeye düşmek
hit rock bottom v. kendini çok şanssız hissetmek
rock something to one's foundations v. temelini sarsmak
rock something to one's foundations v. temelinden sarsmak
rock something to one's foundations v. temelden sarsmak
rock something to one's foundations v. temellerini sarsmak
be between a rock and a hard place v. iki arada bir derede kalmak
be between a rock and a hard place v. iki arada kalmak
be at rock bottom v. morali çok bozuk olmak
rock a cradle v. beşik sallamak
rock [us] v. giysi giyerek etkilemek
rock [us] v. müzik aleti çalarak etkilemek
as steady as a rock adj. sağlam
as steady as a rock adj. güvenilir
rock bottom adj. asgari
rock solid adj. taş gibi sağlam
rock solid adj. kırılmaz
rock solid adj. çok sağlam
rock-bottom adj. asgari (fiyat)
rock-hard adj. kaya gibi
rock-ribbed adj. bildiğinden şaşmaz
rock-ribbed adj. ödün vermez (özellikle siyasi konularda)
rock-ribbed adj. boyun eğmez
rock-ribbed adj. kararlı (özellikle siyasi konularda)
rock-strewn adj. taşlı
rock-ribbed adj. taş damarlı
rock-hard adj. derin inanca sahip
rock-hard adj. inançlı
rock-steady adj. kaya gibi sağlam
rock-steady adj. tutarlı
rock-bound adj. ulaşılmaz
rock-ribbed adj. damarları olan
rock-ribbed adj. kayadan kenarları
rock-bound adj. boyun eğmez
rock-bound adj. kayalarla çevrili
rock-steady adj. güvenilir
rock-bound adj. sert
rock-bound adj. erişilmez
rock-steady adj. itimada şayan
rock-a-bye interj. ninni!
Phrasals
rock around v. sağa sola yalpalamak
rock to (something) v. (bir şeye, müziğe) sallanarak eşlik etmek
rock to (something) v. (bir şeye, müziğe) dans etmek
rock to (something) v. (bir şeye, müziğe) eşlik etmek
rock up in (something) v. (bir kıyafetle) gelmek
rock up in (something) v. (bir şey) giyerek gelmek
rock up in (something) v. (bir araçla) varmak
rock up in (something) v. (bir araçla) gelmek