beefs - Turco Inglés Diccionario

beefs

beefs — Definition

Significado:
sığır eti, yakınma
Pronunciación (IPA):
(AmE /biːf/ – BrE /biːf/)
Categoría gramatical:
İsim: beef (beefs)
Antónimos:
praise

Significados de "beefs" en diccionario turco inglés : 79 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
beef n. sığır eti
He prepared grilled beef for dinner.
Akşam yemeği için ızgarada sığır eti pişirdi.

More Sentences
beef n. et
Therefore people want to know which country their beef comes from.
Bu nedenle insanlar etlerinin hangi ülkeden geldiğini bilmek istiyorlar.

More Sentences
beef v. dırlanmak
beef v. dır dır etmek
General
beef n. dana eti
Do you know how to grind beef?
Dana etinin nasıl kıyılacağını biliyor musun?

More Sentences
beef n. şikayet
I have spent my whole afternoon listening to her beefs.
Bütün öğleden sonramı onun şikayetlerini dinleyerek geçirdim.

More Sentences
beef v. şikayet etmek
People are beefing about the price increase.
İnsanlar fiyat artışından şikayet ediyor.

More Sentences
Colloquial
beef n. şikayet
I have spent my whole afternoon listening to her beefs.
Bütün öğleden sonramı onun şikayetlerini dinleyerek geçirdim.

More Sentences
beef v. şikayet etmek
People are beefing about the price increase.
İnsanlar fiyat artışından şikayet ediyor.

More Sentences
Gastronomy
beef n. sığır
It found that chickens for human consumption have been injected with beef and pork protein.
İnsan tüketimi için yetiştirilen tavuklara sığır ve domuz proteini enjekte edildiği tespit edilmiştir.

More Sentences
Agriculture
beef n. sığır eti
He prepared grilled beef for dinner.
Akşam yemeği için ızgarada sığır eti pişirdi.

More Sentences
Slang
beef n. dert
Do you have a beef with me?
Benimle bir derdin mi var?

More Sentences
beef n. sıkıntı
Do you have a beef with me?
Senin benimle bir sıkıntın mı var?

More Sentences
beef n. sorun
I have no beef with Tom.
Tom'la bir sorunum yok.

More Sentences
General
beef n. kas gücü
beef n. yakınma
beef n. adale
beef n. kuvvet
beef n. sızlanma
beef n. dırdır
beef v. mızırdanmak
beef v. yakınmak
beef v. sızlanıp durmak
beef v. sızlanmak
beef adj. öküz türüne ait
beef adj. öküzden elde edilen
beef adj. öküzlerle ilgili
beef adj. (sığır) eti için yetiştirilen
beef adj. (sığır) eti yemeye uygun
Colloquial
beef n. çatışma
beef n. (insan) kilo
beef v. (bir şeyden) şikayet etmek
beef v. düşüp yaralanmak
Breeding
beef v. (sığır) semirtmek
beef v. (sığır) eti için kesmek
Slang
beef n. problem
beef n. zor
beef n. anlaşmazlık
beef n. tartışma
beef n. haraza
beef n. maraza
beef n. hır
beef n. hır gür
beef n. suç
beef n. suçlama
beef n. itham
beef n. kas yığını
beef n. kaslı
beef n. çam yarması
beef n. iri yarı
beef n. irikıyım
beef n. azman
beef n. gaz
beef n. pırt
beef n. osuruk
beef n. yel
beef n. zart
beef n. zort
beef n. kavara
beef n. öz
beef n. içerik
beef v. gaz çıkarmak
beef v. pırt yapmak
beef v. osurmak
beef v. yellenmek
beef v. zart/zort yapmak
beef v. pırtlamak
beef v. zortlamak
beef v. kavara çekmek
beef v. sızlanmak
beef v. mızmızlanmak
beef v. dırdır etmek
beef v. söylenmek
beef v. kafa sikmek
beef v. bilgi vermek
beef v. kanıt sunmak
beef v. kin gütmek
beef v. kin beslemek
British Slang
beef v. kas yığını erkek

Significados de "beefs" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
beef cattle n. sığır
prime beef n. en iyi sığır eti
round of beef n. nuar
corn beef n. konserve sığır eti
extract of beef n. et suyu
beef sausage n. dana sosisi
beef consomme n. sığır eti konsome
beef stew n. sığır eti güveç
beef stroganoff n. böf straganof
bully beef n. sığır eti konservesi
corned beef n. sığır konservesi
extra lean ground beef n. yağsız dana kıyması
liebig’s beef tea n. hastalara iyi geldiğine inanılan bir çay
bully beef n. sığır konservesi
beef up v. güçlendirmek
beef up v. kuvvetlendirmek
be in a beef with someone v. kavgalı olmak
be in a beef with someone v. kanlı bıçaklı olmak
beef something up v. kuvvetlendirmek
beef about v. yakınmak
beef something up v. güçlendirmek
beef about v. şikayet etmek
beef something up v. takviye etmek
beef up something v. kuvvetlendirmek
beef up something v. güçlendirmek
beef up something v. takviye etmek
collar beef v. eti yuvarlak biçimde sarıp pişirmeden önce iple bağlamak
Phrasals
beef about someone/something v. birinden/bir şeyden yakınmak
beef about someone/something v. biri/bir şey hakkında sızlanmak
beef about (someone or something) v. (birinden/bir şeyden) yakınmak
beef about someone/something v. birinden/bir şeyden şikayet etmek
beef about someone/something v. birinden/bir şeyden dert yanmak
beef about (someone or something) v. (biri/bir şey) hakkında sızlanmak
beef about (someone or something) v. (birinden/bir şeyden) dert yanmak
beef about (someone or something) v. (birinden/bir şeyden) şikayet etmek
Phrases
what's (someone's) beef (with someone or something) expr. ne hikmetse bana çatıyor/sataşıyor?
what's (someone's) beef (with someone or something) expr. derdi/problemi/sorunu ne?
what's (someone's) beef (with someone or something) expr. canını sıkan ne onu söyle?
what's (someone's) beef (with someone or something) expr. ne sıkıntısı/zoru var anlamadım
what's (someone's) beef (with someone or something) expr. bunlar da hep beni bulur?
what's (someone's) beef (with someone or something) expr. ne alıp veremediği var?
what's (someone's) beef (with someone or something) expr. niye musallat oldu başıma anlamadım?
what's (someone's) beef (with someone or something) expr. neyi var bilmem
Colloquial
beef up n. genişleme
beef up n. güçlenme
bum beef n. asılsız iddia
bogus beef n. asılsız iddia
bogus beef n. iftira
bum beef n. iftira
bogus beef n. iftira
bogus beef n. püsküllü iftira/yalan
bogus beef n. yalan
bogus beef n. kıtır
bogus beef n. uydurma
be in a beef with someone v. kavgalı olmak
be in a beef with someone v. kanlı bıçaklı olmak
be in a beef with someone v. papaz olmak
Idioms
beef to (the) heel [ireland] n. bacakların yağlanması
beef to (the) heel like a mullingar heifer [ireland] n. kalın/küt bacak
beef to the hoof [ireland] n. bacakların kalınlaşması
beef to (the) heel [ireland] n. bacakların kalınlaşması
beef to (the) heel like a mullingar heifer [ireland] n. bacakların yağlanması
beef to the hoof [ireland] n. kalın/küt bacak
beef to (the) heel [ireland] n. kalın/küt bacak
beef to (the) heel like a mullingar heifer [ireland] n. bacakların kalınlaşması
beef to the hoof [ireland] n. bacakların yağlanması
bum beef n. suç atma/yıkma
bogus beef n. uydurmaca
bogus beef n. düzmece
bum beef n. kara çalma/sürme
bogus beef n. kara çalma/sürme
bum beef n. iftira
bum beef n. uydurma/düzme iddia
bogus beef n. çamur atma
bum beef n. düzmece
bum beef n. çamur atma
bogus beef n. suç atma/yıkma
bogus beef n. asılsız iddia
bum beef n. asılsız iddia
bogus beef n. iftira
bum beef n. uydurmaca
bogus beef n. uydurma/düzme iddia
have a beef with someone/something v. ciddi itirazda bulunmak
have a beef with someone/something v. bir şey hakkında itirazı olmak
have a beef with someone v. birinden memnun olmamak
have a beef with something v. bir şeyden memnuniyetsiz olmak
have a beef with something v. bir şeyden memnun olmamak
have a beef with something v. bir şey ile ilgili şikayeti olmak
get a beef with someone v. birine gıcığı olmak
get a beef with someone v. birine takmak
have a beef with something v. bir şeyden ya da birinden rahatsız olmak (değiştirilmesi gerektiğini düşünmek)
have a beef with (someone or something) v. (biri/bir şey hakkında) ciddi itirazda bulunmak/itirazı olmak
have a beef with (someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) ilgili şikayeti olmak
have a beef with (someone or something) v. (birinden/bir şeyden) memnun olmamak
have a beef with (someone or something) v. bir şeyden ya da birinden rahatsız olmak (değiştirilmesi gerektiğini düşünmek)
where's the beef? expr. bunun eti nerede? (ne anladım bu işten ben şimdi)
what's the beef? expr. sorun ne?
what's the beef? expr. sıkıntı ne?
what's the beef? expr. problem olan ne?
Speaking
what is your beef with him/her? expr. onunla ne alıp veremediğin var?
Automotive
beef up v. güçlendirmek
Food Engineering
ground beef n. sığır kıyması
Gastronomy
corned beef n. konserve sığır eti
braised beef n. sığır eti rosto
beef tea n. et suyu
salt beef n. tuzlanmış sığır eti
ground beef n. sığır kıyması
beef steak n. biftek
tongue of beef n. sığır dili
neck of beef n. sığır gerdanı
smoked beef n. füme sığır eti
beef stroganoff n. sığır stroganof
ground baby beef n. dana kıyması
beef broth and mint soup n. den çorbası
rib of beef n. sığır kaburgası
beef broth stock n. et suyu
bully beef n. konserve sığır eti
roast beef with sauce tartare n. rozbif sos tartar
beef jerky n. kurutulmuş et
roast beef n. biftek
beef broth n. et suyu
arm of beef n. sığır kolu
seasoned beef chunks and dried apricots dish n. çirli et
leg of beef n. sığır butu
beef stroganoff n. böf stroganof
pepperoni like spicy garlic italian beef sausage n. sucuk
sliced beef a la karsky n. sığır karski
beef goulash n. gulaş
rib of beef n. sığır kotlet
beef shank n. sığır inciği
boiled beef n. haşlama sığır eti
roasted beef kebap n. fırında sığır kebabı
fillet of beef n. sığır filetosu
beef steak tartar n. biftek tartar
roast beef n. rozbif
breast of beef n. sığır döşü
cured spiced beef n. pastırma
roast beef with vegetables n. sebzeli rozbif
beef cattle n. et danası
beef bouillon n. sığır etinden yapılan etsuyu
beef bouillon n. sığır et suyu
beef medallion n. dana madalyon
beef bourguignon n. fransız usulü et sote
beef burgundy n. fransız usulü et sote
ground beef n. dana kıyma
beef mince n. dana kıyma
beef stock cube n. bulyon
beef cheek n. sığır yanağı
ground beef n. köftelik kıyma
half kilo ground beef n. yarım kilo köftelik kıyma