ceases - Turco Inglés Diccionario

ceases

ceases — Definition

Significado:
durdurmak, sona ermek
Pronunciación (IPA):
(AmE /siːs/ – BrE /siːs/)
Categoría gramatical:
Fiil: cease (ceases – ceased – ceasing)

Significados de "ceases" en diccionario turco inglés : 35 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
cease v. son vermek
Please do not cease your efforts.
Lütfen çabalarınıza son vermeyin.

More Sentences
cease v. durdurmak
The international community must urge both parties to reach a permanent settlement and cease the terror.
Uluslararası toplum her iki tarafı da kalıcı bir çözüme ulaşmaya ve terörü durdurmaya teşvik etmelidir.

More Sentences
cease v. durmak
If it is applied, agricultural activities would cease in the least productive farms and areas.
Eğer uygulanırsa, en az verimli çiftliklerde ve alanlarda tarımsal faaliyetler duracaktır.

More Sentences
cease v. dinmek
General
cease n. sona erme
I believe that in certain countries they have virtually ceased to exist.
Bazı ülkelerde bunların varlığının neredeyse sona erdiğine inanıyorum.

More Sentences
cease v. durdurmak
The international community must urge both parties to reach a permanent settlement and cease the terror.
Uluslararası toplum her iki tarafı da kalıcı bir çözüme ulaşmaya ve terörü durdurmaya teşvik etmelidir.

More Sentences
cease v. bırakmak
When democratic parliamentary institutions refuse to acknowledge the evidence, they cease to serve the common good.
Demokratik parlamenter kurumlar kanıtları kabul etmeyi reddettiklerinde kamu yararına hizmet etmeyi bırakırlar.

More Sentences
cease v. kesilmek
The cheering ceased.
Tezahürat kesildi.

More Sentences
cease v. kesmek
He is a vile despot and we must cease all links with him and his regime.
O aşağılık bir despottur ve onunla ve rejimiyle olan tüm bağlantılarımızı kesmeliyiz.

More Sentences
cease v. bitmek
Her complaints never cease.
Şikayetleri hiç bitmiyor.

More Sentences
cease v. vazgeçmek
The paradoxes of this Parliament never cease to amaze us.
Bu Parlamento'nun paradoksları bizi şaşırtmaktan asla vazgeçmiyor.

More Sentences
cease v. durmak
If it is applied, agricultural activities would cease in the least productive farms and areas.
Eğer uygulanırsa, en az verimli çiftliklerde ve alanlarda tarımsal faaliyetler duracaktır.

More Sentences
cease v. ortadan kalkmak
That technology may cease to exist in a couple of years.
Bu teknoloji birkaç yıl içerisinde ortadan kalkabilir.

More Sentences
Law
cease v. son vermek
Please do not cease your efforts.
Lütfen çabalarınıza son vermeyin.

More Sentences
Technical
cease v. sona ermek
The ability to form unwholesome intentions ceases.
Sağlıksız niyetler oluşturma yeteneği sona erer.

More Sentences
General
cease n. durma
cease n. ara
cease n. geri bıraktırma
cease n. tehir
cease n. geciktirme
cease n. kaldırma
cease n. son bulma
cease n. kesilme
cease v. dinmek
cease v. arkası kesilmek
cease v. gidermek
cease v. dindirmek
cease v. devam etmemek
cease v. kalmak
cease v. bitirmek
cease v. ara vermek
cease v. ara verdirmek
cease v. vazgeçirmek
cease v. bıraktırmak
cease v. devam etmemek

Significados de "ceases" con otros términos en diccionario inglés turco: 85 resultado(s)

Inglés Turco
General
cease and desist order n. faaliyetten men
cease fire n. ateşkes
pain cease n. ağrı kesilmesi
declare cease fire v. ateşkes ilan etmek
cease fire v. ateş kesmek
cease to exist v. varlığına son vermek
cease to be a threat v. tehdit olmaktan çıkmak
cease fire v. silah bırakmak
cease to hope v. umudunu yitirmek
cease to appeal v. artık hoşuna gitmemek
cease to be hell v. cehennem olmaktan çıkmak
cease to exist v. nesli tükenmek
cease to exist v. varlığı sona ermek
cease [obsolete] v. yok olmak
cease [obsolete] v. son bulmak
Phrases
without cease adj. aralıksız
without cease adv. durmaksızın
without cease expr. durmadan
without cease expr. ara vermeden
without cease expr. fasılasız
without cease expr. sürekli
Idioms
cease to be v. kapanmak
cease to be v. iflas etmek
cease to be v. ortadan kalkmak
cease to be v. ölmek
cease to be v. yok olmak
cease to be v. bitmek
cease to be v. batmak
cease to be v. yapmadan duramamak
cease to be v. (bir şey olmayı) bırakmak
cease to be v. yapmaktan kendini alamamak
cease and desist v. haksız/yolsuz uygulamasına son vermek
cease to be v. varlığını sürdürememek
cease to be v. ortadan kaybolmak
cease and desist v. yetkili makamlarca verilen karar nedeniyle işi bırakmak
cease to be v. (bir şeyden) çıkmak
cease to be v. yaşayamamak
cease and desist v. ihtarname ile işi durdurmak
cease to be v. yapmadan edememek
cease to be v. ölmek
cease to be v. geçerliliğini yitirmek
cease and desist v. faaliyetten men olmak
cease to be v. yok olmak
cease and desist v. işi durdurmak
cease and desist v. çalışmayı durdurmak
cease and desist v. işi devam ettirmemek
wonders never cease! expr. bak şu allahın işine!
will wonders never cease! expr. bak şu allahın işine!
will wonders never cease! expr. bak sen şu işe!
will wonders never cease! expr. bir yaşıma daha girdim!
wonders never cease! expr. bir yaşıma daha girdim!
wonders never cease! expr. bak sen şu işe!
wonders (will) never cease expr. bak sen şu işe
wonders (will) never cease expr. bir yaşıma daha girdim
wonders (will) never cease expr. bak şu allahın işine
Speaking
you never cease to amaze me expr. sürekli beni şaşırtıyorsun
Trade/Economic
cease of employment n. işten ayrılma
cease the production v. üretim faaliyetine son vermek
cease the production v. üretime son vermek
Law
cease and desist letter n. ihtarname
cease date of succession n. teselsülün kesilme tarihi
cease date of continuation n. temadinin kesilme tarihi
cease and desist order n. bir kuruma haksız bir uygulamayı durdurması için verilen emir
cease and desist order n. haksız uygulamayı durdurma emri
cease to exist v. son vermek
cease to have effect v. yürürlükten kalkmak
Politics
cease fire-truce n. ateşkes
cease-fire n. bırakışma
cease-fire n. ateşkes
cease-fire agreement n. ateşkes anlaşması
cease-fire line n. ateşkes hattı
break a cease fire v. ateşkesi bozmak
cease to be a citizen of (a country) v. vatandaşlıktan çıkmak
Construction
cease and desist order n. yapı tatil tutanağı
cease-and-desist letter n. yapı tatil tutanağı
Military
cease engagement n. çarpışmanın durması
cease loading n. doldurmayı durdur! komutu
cease engagement n. çarpışmanın kesilmesi
tentative cease-fire n. geçici ateşkes
cease fire agreement n. ateşkes antlaşması
cease-fire n. ateşkes
cease firing n. ateşkes
violation of cease fire n. ateşkes ihlali
cease buzzer n. elektronik saldırı faaliyetlerini sonlandırmak üzere kullanılan terim
cease fire! expr. ateş kes! komutu