e.r. - Turco Inglés Diccionario

e.r.

Significados de "e.r." con otros términos en diccionario inglés turco: 86 resultado(s)

Inglés Turco
General
br'er n. ağabey
ne'er-do-well n. serseri
ne'er-do-well n. beceriksiz
ne'er-do-well n. hiçbir işi beceremeyen (kimse)
ne'er-do-weel n. serseri
generation x'er n. x kuşağı
be-er n. edilgen kimse
be brought to the er following a car accident v. bir araba kazasının ardından acile getirilmek
die in the er v. acil serviste ölmek
whatsoe'er adj. hangi
whatsoe'er adj. her ne
whatsoe'er adj. herhangi bir
ne'er adv. hiç
e'er adv. bir kez
e'er adv. hep
e'er adv. daima
e'er adv. asla
e'er adv. şimdiye kadar
e'er adv. her zaman
e'er adv. gitgide
e'er adv. hiç
e'er adv. eğer
e'er adv. giderek
e'er adv. ebedi
ne’er adv. asla
o'er adv. bir süre boyunca
whoe'er pron. her kim ise
whoe'er pron. herkes
whoe'er pron. her kim
whoe'er pron. kim
whatsoe'er pron. her neyse
whatsoe'er pron. hiç
whate'er pron. herhangi bir
whate'er pron. herhangi
whatsoe'er pron. ne
whatsoe'er pron. hepsi
whenso'er conj. ne zaman olursa olsun
whenso'er conj. whensoever
-er suf. yerlisi veya sakini anlamına gelen son ek
-er suf. sıfatlara ve zarflara üstünlük derecesi vermek için kullanılan son ek
-er suf. sahip olan kimse anlamına gelen son ek
-er suf. yapan kimse anlamına gelen son ek
-er suf. yapabilen kimse anlamına gelen son ek
-er suf. ilişkili olan kimse anlamına gelen kimse
-er suf. bir şey olan kimse anlamına gelen son ek
Proverb
ne'er cast a clout till may be out mart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır
ne'er the twain shall meet iki zıt kutup birleşmez
ne'er the twain shall meet iki zıt kutup bir araya gelmez
Colloquial
er pron. (kısaca) onu/onun (dişi)
put 'er there(,pal) expr. el sıkışalım
let'er rip expr. izin ver
let'er rip expr. bırak
Idioms
ne’er-do-well n. beceriksiz ve işe yaramaz kimse
cast ne'er a clout till may is out expr. mart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır
Speaking
howe'er adv. buna rağmen
howe'er adv. her nasılsa
howe'er adv. ama
howe'er adv. fakat
howe'er adv. bununla beraber
Politics
knight-er-ratic adj. gezgin şövalyeyle ilişkili
knight-er-ratic adj. seyyar silahşörlüğe dair
knight-er-ratic adj. don kişotlukla ilişkili
Medical
er records n. acil kayıtları
er patient n. acil servis hastası
er abrev. acil servis
Chemistry
er n. erbiyumun simgesi
Literature
ne'er adv. asla
ne'er adv. hiçbir zaman
e'er (ever) adv. hiç
e'er (ever) adv. her zaman
e'er (ever) adv. hep
whosoe'er pron. her kim ise
whosoe'er pron. kim olursa olsun
whosoe'er pron. her kim
whosoe'er pron. kim
where'er conj. wherever
whene'er conj. herhangi bir zaman
whene'er conj. whenever
whene'er conj. her ne zaman
Geography
er rif n. kuzey fas sahilindeki dağlık bir bölge
Abbreviation
o'er interj. over
Archaic
wheresoe'er conj. her nerede
wheresoe'er conj. her nereye
wheresoe'er conj. nerede olursa
Slang
ne'er-do-well n. gereksiz ve işe yaramayan tip
put 'er there expr. el sıkışalım

Significados de "e.r." con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
er private n.
General
askere yeni alınmış er new recruit n.
er meydanı field of contest n.
er ranker n.
denizci er jack tar n.
er azığı ration n.
yedek er militiaman n.
tüfekli er rifleman n.
nöbetçi er sentry n.
denizci er gob n.
yaya er evzone n.
acemi er new recruit n.
acemi er raw recruit n.
er kişi man n.
er buck private n.
er brave man n.
er gl n.
acemi er rookie n.
er private soldier n.
er hero n.
er kişi adult n.
askere yeni alınmış er raw recruit n.
denizci er seaman n.
er soldier n.
er man n.
acemi er recruit n.
er ile onbaşı arasında bir rütbe lance-corporal n.
piyade er infantryman n.
piyade er infantry n.
yaya er infantry man n.
-er'-mez the minute n.
er husband n.
er swad n.
er sweat n.
-er misin(iz) could v.
-er should v.
-er misin(iz) could v.
er geç olan eventual adj.
er veya geç sooner or later adv.
er soon adv.
er geç sooner or later adv.
er geç eventually adv.
er ya da geç sooner or later adv.
er ya da geç early or late adv.
3'er aylık dönemlerle quarterly adv.
3'er aylık dönemlerle quarterly periods adv.
er ya da geç eventually adv.
-er...-mez barely...when adv.
-er scarcely when adv.
er ya da geç forward adv.
-er -mez as soon as conj.
-er -mez no sooner than conj.
-er -mez (yapar yapmaz gibi) no sooner ... than conj.
kadın er ew (enlisted woman) abrev.
Proverb
gerçek er veya geç ortaya çıkar truth will out
haksızlık er geç ortaya çıkar/önünde sonunda cezasını bulur mills of the gods grind slowly
haksızlık er geç ortaya çıkar/önünde sonunda cezasını bulur mills of the gods grind slowly, but they grind exceedingly fine
tanrının adaleti er ya da geç doğru/adaletli bir sonuç getirir mills of the gods grind slowly(, but they grind exceedingly fine)
ilahi adalet er ya da geç yerini bulur mills of the gods grind slowly(, but they grind exceedingly fine)
ilahi adalet er ya da geç yerini bulur the mills of god grind slowly(, but they grind exceedingly fine)
er ya da geç adalet yerini bulur the mills of god grind slowly(, but they grind exceedingly fine)
er ya da geç adalet yerini bulur mills of the gods grind slowly(, but they grind exceedingly fine)
tanrının adaleti er ya da geç doğru/adaletli bir sonuç getirir the mills of god grind slowly(, but they grind exceedingly fine)
Colloquial
(avustralya kraliyet hava kuvvetleri'nde) acemi er drongo [australia] n.
er doggie n.
er meydanına çıkmak enter the lists v.
gerçek er veya geç ortaya çıkacak the truth will get out expr.
gerçek er veya geç ortaya çıkar the truth will get out expr.
Idioms
gönüllü er olarak seçmek army volunteer v.
er ya da geç olacağı kesin olmak be a question of time v.
'-er '-emez kaldırılacak on the chopping block adv.
-er -mez the instant that conj.
suçlu er geç yakayı ele verir crime doesn't pay expr.
suçlu er geç yakayı ele verir crime does not pay expr.
suçlu er geç cezasını bulur crime does not pay expr.
ispiyoncu er ya da geç cezalandırılır snitches get stitches and wind up in ditches expr.
ispiyoncu er ya da geç cezalandırılır snitches get stitches (and end up in ditches) expr.
Speaking
500'er dolar içerideyiz we're both out 500 bucks expr.
er ya da geç olacak it will happen sooner or later expr.
Politics
er enlisted man n.
Marine
rütbece subayın altında yer alan denizci er matlo n.
rütbece subayın altında yer alan denizci er matelot n.
rütbece subayın altında yer alan denizci er matlow n.
denizci ve subay restoranlarında geçici olarak görev yapan er messman n.
abd deniz kuvvetlerinde denizci er gob n.
temel faaliyetleri kano ile seyretmek olan bir dizi keşif birliğine mensup er sea scout n.
temel faaliyetleri kano ile seyretmek olan bir dizi keşif birliğine mensup er seascout n.
denizci er shipper [obsolete] n.
Medical
er bezi yangısı orchiditis n.
er suyu kanalı çıkarma ameliyatı vasectomy n.
er bezi çıkarımı orchidectomy n.
Chemistry
erbiyum (simgesi er) erbium n.
Botanic
er salebi early spring orchis n.
er salebi early purple orchid (orchis mascula) n.
er salebi male orchis (orchis mascula) n.
er salebi orchis mascula n.
er salebi man orchid n.
er salebi male orchis n.
er salep long purple n.
er salebi crowtoe [uk] n.
Religious
incil'deki kehanetlerin er geç gerçekleşeceği doktrini futurism n.
incil'deki kehanetlerin er geç gerçekleşeceğine inanan kimse futurist n.
er-rahman all-merciful expr.
Military
tek er görevleri individual tasks n.
tek er eğitimi individual training n.
tek er telsizi squad radio n.
uzman er military specialist n.
uzman er enlisted specialist n.
usta er private e 2 n.
topçu er artillerist n.
sedyeci er litter bearer n.
postacı er mail clerk n.
sanatkar er occupational specialist n.
postacı er mail orderly n.
er kaputu soldier greatcoat n.
er kıyafet ve teçhizat belgesi individual clothing slip n.
er enlisted man n.
er erbaş rank and file n.
er kıyafet ve teçhizat kaydı individual clothing and equipment record n.
er giyecek ve teçhizat kaydı clothing and equipment record n.
er private n.
er private soldier n.
er gazinosu private’s club n.
er evsaf kartı soldier's qualification card n.
hava er eğitim tugay komutanlığı air force enlisted airmen training brigade command n.
hava indirme birliğine mensup er veya erbaş paratrooper n.
kadın er enlisted woman n.
acemi er private e 1 n.
acemi er recruit n.
acemi er basic private n.
acemi er basic n.
birinci sınıf er private first class n.
tek er the individual soldier n.
er private first class (pfc) n.
jandarma er gendarmerie private n.
ingiliz ordusunda er ile onbaşı arasında rütbe lance corporal n.
1. sınıf er lance corporal n.
abd hava kuvvetlerinde er ile kıdemli er arasındaki rütbe airman first class n.
(ingiliz ordusunda) er ile onbaşı arasında kalan rütbe lance corporal n.
birlik veya er ihtiyat personelinin eğitim kapsamında ilk faal görevini tamamlamaması durumunda eğitim, emekli veya ihtiyat asli teşkillerine atandığı karar nondeployable account n.
yedek er trainer n.
uzman er artificer n.
eski kadın er ex-servicewoman n.
er joe n.
(ingiliz ordusunda) er ile onbaşı arasında kalan rütbe lancepesade n.
1. sınıf er lancepesade n.
(kraliyet donanması'nda) belirli bir birim subayına yardımcı olan denizci er yeoman [uk] n.
denizci er ve erbaşları lower deck [uk] n.
yedek er chocko n.
yedek er choco n.