odak - Turco Inglés Diccionario

odak

Significados de "odak" en diccionario inglés turco : 14 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
odak focus n.
He should've adjusted the camera's focus on us, not on that guy.
Kameranın odağını bize ayarlamalıydı, o adama değil.

More Sentences
General
odak centre n.
The EU's definitive borders have recently become the centre of debate.
AB'nin kesin sınırları son zamanlarda tartışmaların odağı haline geldi.

More Sentences
odak center n.
He is the center of attention.
O, ilgi odağıdır.

More Sentences
odak focus n.
He should've adjusted the camera's focus on us, not on that guy.
Kameranın odağını bize ayarlamalıydı, o adama değil.

More Sentences
odak eye n.
The eye of the hurricane is estimated to be located at the park.
Kasırganın odağının park bölgesinde olduğu tahmin ediliyor.

More Sentences
odak focal adj.
Only 9 of the first 61 country strategy papers had health as a focal area for cooperation.
İlk 61 ülke strateji belgesinin sadece 9'unda sağlık, iş birliği için bir odak alanı olarak yer almıştır.

More Sentences
Politics
odak focal n.
The high-speed fixed focal lengths of the ZEISS Batis family offer flawless imaging thanks to their completely revamped optical design.
ZEISS Batis ailesinin yüksek hızlı sabit odak uzunlukları, tamamen yenilenen optik tasarımları sayesinde kusursuz görüntüleme sunuyor.

More Sentences
Computer
odak focus n.
He should've adjusted the camera's focus on us, not on that guy.
Kameranın odağını bize ayarlamalıydı, o adama değil.

More Sentences
Math
odak focus n.
He should've adjusted the camera's focus on us, not on that guy.
Kameranın odağını bize ayarlamalıydı, o adama değil.

More Sentences
Linguistics
odak focus n.
He should've adjusted the camera's focus on us, not on that guy.
Kameranın odağını bize ayarlamalıydı, o adama değil.

More Sentences
General
odak centering n.
odak centry [obsolete] n.
odak pivotal adj.
odak nexus N.

Significados de "odak" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
odak noktası focus n.
General
odak noktası focal point n.
odak oranı focal ratio n.
odak noktası focus n.
odak grubu focus group n.
karşıtsal odak contrastive focus n.
sunumsal odak presentational focus n.
odak grup görüşmesi focus group discussion n.
resmin odak dışında kalan kısımlarına verilen bulanıklık efekti bokeh n.
odak noktaları foci n.
küçük odak small focus n.
odak noktası center of gravity n.
odak noktası centering n.
odak noktası axis n.
kötü bir olayın odak noktası epicentre n.
kötü bir olayın odak noktası epicenter n.
odak noktası home n.
odak noktası omphalos n.
odak noktası omphalus n.
sorun çözme odak grup etkinliği hackathon n.
odak noktası pole n.
odak noktası crossroad n.
odak noktası pivotal n.
odak noktası flavor n.
temel odak focal point n.
ana odak focal point n.
esas odak focal point n.
tiyatro veya fotoğraf ışığının odak noktasının dışında kalan ve istenmeyen yeri aydınlatan ışık spill n.
tiyatro veya fotoğraf ışığının odak noktasının dışında kalan ve istenmeyen yeri aydınlatan ışık spill light n.
odak merkezi stage n.
odak noktası stage n.
odak noktası stopper n.
kargaşanın odak noktası olan yer storm centre [uk] n.
kargaşanın odak noktası olan yer storm center [us] n.
odak ayarı yapmak focus v.
fikirleri uygulanabilirliklerini değerlendirmek üzere bir odak grubunun incelemesine sunmak focus group v.
odak noktası görevi görmek polarize [us] v.
odak noktası olmak polarise [uk] v.
odak noktası görevi görmek polarise [uk] v.
odak noktası olmak polarize [us] v.
odak noktasına doğru hareket ettirmek funnel v.
odak dışı out of focus adj.
çift odak noktalı bifocal adj.
odak noktasında olan polar adj.
kademeli odak uzunluğu geçişleri olan (çok odaklı mercek) progressive adj.
odak kaybetmiş distracted adj.
odak bakımından focally adv.
odak noktasında round prep.
odak noktası locus N.
odak nokta hotspot N.
odak parça centrepiece N.
Phrasals
(bir kişiyi/fikri) odak noktasına/merkeze alarak (bir şeyi) oluşturmak/geliştirmek build around (someone or something) v.
birini/bir şeyi odak noktasına almak center around someone or something v.
birini/bir şeyi bir şeyin odak noktasına almak center something on someone or something v.
odak noktasına almak center around v.
odak noktasını (birine/bir şeye) yöneltmek focus on (someone or something) v.
bir şeyin odak noktasını birine/bir şeye vermek/çevirmek focus something on someone or something v.
bir şeyin odak noktasını birine/bir şeye yöneltmek focus something on someone or something v.
odak noktasını (birine/bir şeye) vermek/çevirmek focus on (someone or something) v.
Idioms
işin odak noktası the object of the exercise n.
odak noktasına inmek go to the heart of v.
odak noktasını kaybetmek/yitirmek lose the plot [uk] v.
odak noktası olmak get into focus v.
Trade/Economic
odak grupları focus groups n.
Politics
odak noktası focal point n.
odak görevli focal officer n.
odak kişi focal officer n.
Technical
astigmat odak astigmatic focus n.
odak mesafesi farklı üç dalga boyu için aynı olacak şekilde yapılmış bir bileşik mercek apochromat lens n.
odak mekanizması focal mechanism n.
odak grup focus group n.
odak noktası focal spot n.
odak uzaklığı focal distance n.
odak noktası focal point n.
odak düzlemi focal plane n.
odak uzunluğu focal distance n.
otomatik odak auto-focus n.
odak gücü power of a lens n.
ayarlanmış odak uzunluğu calibrated focal length n.
odak kayması focus shift n.
bakışım bölümü odak düzlemi sagittal focus n.
ortak odak düzlemli mercek parfocal lens n.
etkin odak uzaklığı effective focal length n.
sanal odak imaginary focus n.
eşdeğer odak uzaklığı equivalent focal length n.
arka odak düzlemi back focal plane n.
arka odak uzaklığı back focal length n.
odak uzaklığı focal length n.
odak yalpalayıcı focus wobbler n.
odak derinliği depth of focus n.
odak kayması astigmatism n.
ön odak düzlemi front focal plane n.
ön odak uzaklığı front focal length n.
odak noktalarının karakteristikleri characteristics of focal spots n.
odak noktaları focal spots n.
etkin odak nokta boyutu effective focal spot size n.
odak nokta boyutları focal spot dimensions n.
odak noktası boyutları focal spot dimensions n.
mini ve mikro odaklı x-ışını tüplerinin gerçek odak noktası büyüklüğü actual focal spot size of mini and micro focus x-ray tubes n.
odak grafiği focus chart n.
odak düzlemi plane of focus n.
kimyasal olarak en etkili ışınların görsel olarak etkili olanlardan ayrılarak bir araya getirildiği odak chemical focus n.
kimyasal odak chemical focus n.
odak uzaklığının belirlenmesi focimetry n.
optik cihazda bulunan ve göz merceğinin odak kısmında retikül yer alan mikrometre reticulated micrometer n.
odak uzaklığı fl (focal length) abrev.
Computer
odak uzaklığı zoom setting n.
2 odak 2nd focus n.
otomatik odak auto focus n.
merkezi odak center focus n.
geçerli odak current focus n.
odak uzaklığı focal length n.
Informatics
odak derinliği depth of focus n.
odak uzaklığı focal length n.
Architecture
sanatsal yapıtın odak merkezi climax n.
Medical
odak kaçıklığı astigmatic difference n.
alt ekstremite ve pelvik venlerde odak focus in lower extremities and pelvic veins n.
Anatomy
enfeksiyonun odak noktası locus of infection n.
Mental Health
odak grubu focus group n.
Dentistry
radyopak odak radioopaque focus n.
Optics
odak düzlemi focal plane n.
temel odak noktası principal focal point n.
temel odak principal focus n.
odak uzaklığı focal length n.
odak oranı focal ratio n.
asal odak prime focus n.
lensin odak uzunluğunu artırmak için kullanılan cihaz teleconverter n.
uzaklaşan ışınların objektiften küresel sapma olmadan geçtiği nokta veya odak aplanatic focus n.
tek noktadan gelen ışınların bir odak noktasında birleşemediği optik kusur astigmia n.
tek noktadan gelen ışınların bir odak noktasında birleşemediği optik kusur astigmatism n.
odak kayması astigmia n.
ışık ışınlarını yoğunlaştırmak için kullanılan kısa odak mesafeli bir tür mercek bull's-eye condenser n.
dioptride gösterilen odak gücü dioptry n.
bir ayna odak noktasından gelen ışınların diğer aynanın odak noktasına yansıyacak şekilde yerleştirildiği iki ayna conjugate mirrors n.
konjuge odak conjugate focus n.
odak uzaklığı fd (focal distance) n.
merceğin odak uzunluğunun çarpmaya göre tersi power n.
merceğin veya mercek sisteminin odak uzunluğunun giriş açıklığı çapına oranı f-number n.
odak noktası ile karşılık gelen birincil düzlem arasındaki mesafe focus n.
odak uzaklığı focus n.
mercek ile merceğin teleskoptaki karşılığı olan odak düzlemi arasındaki mesafe focal length n.
odak noktasının optik merkeze uzaklığı focal distance, or length, of a lens or mirror n.
merceğin ışık ışınlarının toplandığı veya dağıldığı odak noktası focus n.
merceğin odak uzaklığı focus n.
odak noktasının lens veya ayna yüzeyine uzaklığı focal distance, or length, of a lens or mirror n.
Math
odak kirişi focal chord n.
odak uzaklığı focal length n.
Geometry
(birinin diğerinin odak noktası olduğu) optik sistem noktası conjugate point n.
(koniklerde, hiperbolde) odak noktası focus n.
odak noktasından geçen principal adj.