role - Turco Inglés Diccionario

role

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

role — Definition

Significado:
rol, görev
Pronunciación (IPA):
(AmE /roʊl/ – BrE /rəʊl/)
Categoría gramatical:
İsim: role (roles)
Sinónimo:
function, part
Antónimos:
irrelevance

Significados de "role" en diccionario turco inglés : 12 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
role n. rol
Jennifer wanted the role but failed to get an audition.
Jennifer rolü istiyordu ama seçmelere katılamadı.

More Sentences
General
role n. rol
Jennifer wanted the role but failed to get an audition.
Jennifer rolü istiyordu ama seçmelere katılamadı.

More Sentences
role n. görev
Every person has a role in society.
Her insanın toplumda bir görevi vardır.

More Sentences
Psychology
role n. rol
Jennifer wanted the role but failed to get an audition.
Jennifer rolü istiyordu ama seçmelere katılamadı.

More Sentences
Linguistics
role n. rol
Jennifer wanted the role but failed to get an audition.
Jennifer rolü istiyordu ama seçmelere katılamadı.

More Sentences
Art
role n. rol
Jennifer wanted the role but failed to get an audition.
Jennifer rolü istiyordu ama seçmelere katılamadı.

More Sentences
General
role n. sıfat
role n. süreç veya operasyonda gerçekleştirilen işlev
role n. işlev
role v. rol yapmak
Art
role n. şarkıcının seslendirdiği bölüm
Sociology
role n. belirli bir toplumdaki bir bireyin statüsüne karşılık gelen davranış kalıbı

Significados de "role" en diccionario inglés turco : 1 resultado(s)

Turco Inglés
Marine
role muster n.

Significados de "role" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
sex role in the work environment n. iş çevresinde cinsel rol
leading role n. başrol
role playing n. rol oynama
fixed role n. sabit rol
role tension n. rol gerginliği
role flexibility n. rol esnekliği
role expectation n. rol beklentisi
sex role stereotypes n. cinsel rol basma kalıplar
sexual role n. cinsiyet rolü
role of an older sister n. ablalık
sex role in motion pictures n. sinemada cinsel rol
passive role n. ceben
social role n. sosyal rol
role playing n. rol icra etme
taking a role n. rol alma
sex role n. cinsel rol
theatrical role n. rol
star role n. en önemli rol
sex role in literature n. edebiyatta cinsiyet rolü
sex role n. cinsiyet rolü
anticipatory role n. beklenen rol
sex role in literature n. edebiyatta cinsel rol
passive role n. cübn
ascribed role n. verilmiş rol
role playing n. rol yapma
important role n. önemli rol
an important role n. önemli bir rol
active role n. etkin rol
virtual role-position n. virtüellik
role of religion n. dinin rolü
main role n. esas rol
role number n. karakteristik sayı
role model n. rol model
pioneering role n. lider rol
pioneering role n. öncü rol
a major role n. önemli bir rol
a fundamental role n. önemli bir rol
an important role n. büyük bir rol
an essential role n. büyük bir rol
a major role n. büyük bir rol
a prominent role n. önemli bir rol
a primary role n. büyük bir rol
a vital role n. büyük bir rol
a leading role n. büyük bir rol
a pivotal role n. önemli bir rol
a vital role n. hayati bir rol
a vital role n. önemli bir rol
a primary role n. önemli bir rol
a pivotal role n. büyük bir rol
a prominent role n. büyük bir rol
a key role n. önemli bir rol
a leading role n. önemli bir rol
a significant role n. büyük bir rol
a key role n. büyük bir rol
an essential role n. önemli bir rol
a fundamental role n. büyük bir rol
a significant role n. önemli bir rol
supporting role n. yardımcı rol
conciliating role n. uzlaştırıcı rol
mediating role n. arabulucu rolü
mediating role n. arabulucu rol
determining role n. belirleyici rol
intermediary role n. aracı rol
intermediary role n. arabulucu rol
job role n. iş rolü
role play n. rol canlandırma
role-playing game n. rol yapma oyunu
underplaying one's role n. kişinin rolünü kurnazlıkla ve kendini dizginleyerek oynaması
role card n. rol kartı
minor role n. küçük rol
role player n. numaracı kimse
role player n. aldatıcı kimse
role-model n. taklit edilen kimse
role player n. oyuncu
role player n. katılımcı
play a role in v. rol üstlenmek
take an active role in v. aktif rol oynamak
play the role of v. canlandırmak
take an active role in v. aktif rol üstlenmek
play an active role in v. aktif rol oynamak
play the role of v. bürünmek
play an active role v. aktif olarak yer almak
have a role in v. rol oynamak
play a role v. rol oynamak
have a role v. role sahip olmak
play an essential role v. önemli rol oynamak
play an important role v. önemli rol oynamak
play an important role v. önemli bir rol oynamak
play a fundamental role v. önemli rol oynamak
play an essential role v. önemli bir rol oynamak
play a crucial role v. önemli rol oynamak
play a significant role v. önemli rol oynamak
play a significant role v. önemli bir rol oynamak
play a crucial role v. önemli bir rol oynamak
play a fundamental role v. önemli bir rol oynamak
assume the leading role v. lider rolü üstlenmek
be a role model v. örnek sergilemek
play a role v. payı olmak
play leading role v. başrol oynamak
cast a role v. rol biçmek
provide a role v. rol biçmek
play a key role v. kilit bir rol oynamak
play a key role v. kilit rol oynamak
play a key role v. önemli bir rol oynamak
play a crucial role v. kritik bir rol oynamak
play a critical role v. kritik bir rol oynamak
play a big role v. büyük rol oynamak
play the role so convincingly v. rolü çok inandırıcı oynamak
steal a role v. rol çalmak
have an important role v. önemli bir yeri olmak
see someone as a role model v. birini rol model görmek
see someone as a role model v. birini rol model olarak görmek
play a central role v. merkezi bir rol oynamak
have a role v. rolü olmak
play an active role v. etkin bir rol oynamak
play a smaller role v. daha küçük (önemsiz) bir rol oynamak
role-play v. sahnelemek
role-play v. rol oynamak
role-play v. sahnelemek
role-play v. canlandırmak
role-play v. rol yapmak
role-play v. oynamak
assuming an active role adj. aktif rol üstlenen
Idioms
play a central role v. merkezi bir rol oynamak
play a role in v. rol oynamak
play a large role (in something) v. (bir şeyde) büyük bir rol oynamak
play a large role (in something) v. (bir şeyde) önemli bir rol oynamak
play a bit role (in something) v. (bir şeyde) önemsiz bir rol oynamak
play a bit role (in something) v. (bir şeyde) pek bir rolü/etkisi olmamak
play a bit role (in something) v. (bir şeyde) küçük bir rolü olmak
play a bit role (in something) v. (bir şeyde) önemsiz bir etkisi olmak
play a bit role (in something) v. (bir şeyde) küçük bir rol oynamak
play a bit role (in something) v. (bir şeyde) küçük bir etkisi olmak
play a role in v. (bir şeyde) payı/etkisi olmak
have a role in (something) v. (bir şeyde) payı olmak
have a role in (something) v. (bir şeyde) rol oynamak
play a big role (in something) v. (bir şeyde) büyük bir etkisi olmak
play a small role (in something) v. (bir şeyde) pek bir rolü/etkisi olmamak
play a role in (something) v. (bir şeyde) rol oynamak
play a small role (in something) v. (bir şeyde) küçük/önemsiz bir rol oynamak
play a role in (something) v. (bir şeyin) içinde yer almak
play a role in (something) v. (bir şeyde) rol oynamak
play a big role (in something) v. (bir şeyde) büyük bir rolü olmak
play a small role (in something) v. (bir şeyde) küçük bir rol almak
play a role in (something) v. (bir şeyde) rol almak
play a small role (in something) v. (bir şeyde) küçük bir rolü olmak
play a small role (in something) v. (bir şeyde) küçük bir etkisi olmak
play a big role (in something) v. (bir şeyde) büyük bir rol oynamak
Trade/Economic
role of a captive company n. arzı denetleme gücüne sahip şirket rolü
organizational role n. örgüt içi rol