tackled - Turco Inglés Diccionario

tackled

tackled — Definition

Significado:
müdahale etmek, ekipman
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈtækəl/ – BrE /ˈtækəl/)
Categoría gramatical:
Fiil: tackle (tackles – tackled – tackling); İsim: tackle (tackles)
Sinónimo:
confront, gear
Antónimos:
evade

Significados de "tackled" en diccionario turco inglés : 75 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
tackle v. ele almak (bir problemi)
We had to find a way to tackle the issue.
Sorunu ele almanın bir yolunu bulmalıydık.

More Sentences
tackle v. mücadele etmek
Sustained long-term efforts will be needed to change attitudes and tackle that culture.
Tutumları değiştirmek ve bu kültürle mücadele etmek için uzun vadeli çabaların sürdürülmesi gerekecektir.

More Sentences
tackle n. avadanlık
tackle n. halat takımı
tackle n. (olta vb) takım
General
tackle n. takım
I saw Tom and Mary carrying their fishing poles and tackle boxes.
Tom ve Mary'yi oltalarını ve takım kutularını taşırken gördüm.

More Sentences
tackle n. makara
The tackles were stuck.
Makaralar sıkışmıştı.

More Sentences
tackle n. topu alma
His opponent wasn't expecting his tackle.
Rakibi onun topu almasını beklemiyordu.

More Sentences
tackle v. yakalamak
The police tackled the burglar.
Polis hırsızı yakaladı.

More Sentences
tackle v. uğraşmak
In 500 days Russia was to do what China had been tackling for 25 years.
500 gün içinde Rusya, Çin'in 25 yıldır uğraştığı şeyi yapacaktı.

More Sentences
tackle v. üstesinden gelmek
This, ladies and gentlemen, is the task we have to tackle together.
İşte bayanlar ve baylar, birlikte üstesinden gelmemiz gereken görev budur.

More Sentences
tackle v. üstesinden gelmek
This, ladies and gentlemen, is the task we have to tackle together.
İşte bayanlar ve baylar, birlikte üstesinden gelmemiz gereken görev budur.

More Sentences
tackle v. başa çıkmak
Even so, we have already tackled them.
Öyle olsa bile, onlarla zaten başa çıktık.

More Sentences
tackle v. halletmek
I decided to tackle my biggest task first, before anything else.
Her şeyden önce en büyük görevimi halletmeye karar verdim.

More Sentences
tackle v. topu kaptırmak
He was tackled before he had a chance to score.
Gol atmaya fırsat bulamadan topu kaptırdı.

More Sentences
tackle v. (birini bir konuda) sıkıştırmak
I told them I broke the window when they tackled me about it.
Beni bu konuda sıkıştırdıklarında camı kırdığımı söyledim.

More Sentences
Phrasals
tackle n. takım
I saw Tom and Mary carrying their fishing poles and tackle boxes.
Tom ve Mary'yi oltalarını ve takım kutularını taşırken gördüm.

More Sentences
Technical
tackle n. takım
I saw Tom and Mary carrying their fishing poles and tackle boxes.
Tom ve Mary'yi oltalarını ve takım kutularını taşırken gördüm.

More Sentences
General
tackle n. koşum takımı
tackle n. sıkıca yakalama
tackle n. durdurma
tackle n. donanım
tackle n. donatı
tackle n. palanga
tackle n. palanga takımı
tackle n. olta takımı
tackle v. topu ayağından almak
tackle v. becermek
tackle v. başarmak
tackle v. çözmeye çalışmak
tackle v. girişmek
tackle v. sıkıca tutmak
tackle v. tutmak
tackle v. çözmeye çalışmak (bir problemi)
tackle v. sıkıca yakalamak
tackle v. topu karşısındakinin ayağından almak
tackle v. koyulmak
tackle v. önünü almak
tackle v. ele almak
tackle v. soyunmak (girişmek anlamında)
tackle v. alt etmek
tackle v. baş etmek
tackle v. icabına bakmak
tackle v. alt etmek
tackle v. çaresine bakmak
tackle v. hakkından gelmek
tackle v. zaptetmek
tackle v. önlemek
tackle v. engellemek
tackle v. önceden çözüm bulmak
tackle v. önünü almak
tackle v. binek hayvanına koşum takımı takmak
tackle v. (ata) dizgin vurmak
tackle v. oyuncuyu durdurmak
tackle v. oyuncuya müdahale etmek
tackle v. atak yapan oyuncuyu durdurmak
tackle v. atak yapan oyuncuya müdahale etmek
tackle v. müdahale etmek
tackle N. ekipman
Phrasals
tackle n. tutma
tackle n. yakalama
Technical
tackle n. avadanlık
tackle n. cihaz
tackle n. donanım
tackle n. halat takımı
tackle n. palanga
tackle n. tutma
tackle n. yelken makara düzeneği
tackle n. zaptetme
tackle n. zapt etme
Marine
tackle n. halat takımı
tackle n. palanga
Sport
tackle n. ofansif orta çizgi oyuncusu (amerikan futbolu)
Football
tackle n. ikili mücadele
tackle v. top çalmak

Significados de "tackled" con otros términos en diccionario inglés turco: 83 resultado(s)

Inglés Turco
General
fishing tackle n. olta takımı
fishing tackle n. balıkçı takımı
block and tackle n. palanga takımı
ground tackle n. tonoz
fishing tackle n. balık avı malzemesi
fishing tackle n. balık avlama malzemesi
fishing tackle n. balıkçı malzemesi
tackle store n. balık avı araç gereçlerinin satıldığı dükkan
tackle board n. iplerin bükülerek tutturulduğu halat yapım yerinin ucundaki çerçeve
tackle an issue v. sorunu ele almak
tackle a problem v. problemi/sorunu ele almak
tackle a blaze v. yangınla mücadele etmek
tackle crime v. suçla mücadele etmek
Phrasals
tackle with v. ele almak
Idioms
tackle head on v. kafa tutmak
Trade/Economic
tackle the corruption v. yolsuzlukla mücadele etmek
Insurance
insurance of fishing tackle n. balık avlanma malzemesi sigortası
fishing tackle insurance n. balık avlanma malzemesi sigortası
Technical
triple tackle block n. üç dilli makaralı palanga
ship's tackle n. gemi yük donanımı
block and tackle n. palanga
tackle hoist n. makaralı palanga
block and tackle n. makara takımı
block and tackle n. palanga takımı
box for tackle n. sinyal malzemesi sandığı
chain tackle n. zincirli palanga
pulley or tackle n. palanga
block and tackle n. kaldırma indirme palangası
lifting tackle n. kaldırma takımı
pulley tackle n. palanga
rope tackle n. halatlı makara
rope tackle n. halatlı palanga
tackle-block n. palanga makarası
gun tackle n. iki makaralı palanga
double tackle n. çift makaralı palanga
Automotive
engine lifting tackle n. motor kaldırma krikosu
Marine
ground tackle n. gemi demirleme malzemesi
rolling tackle n. palanga rule
gin tackle n. manişka
gun tackle n. kabasorta
clothsline tackle n. kasavele palangası
main tackle n. ana istralya palangası
boom-guy tackle n. orsa pupa palangaları
ground tackle n. gömene-zincir ve lenger takımı
runner and tackle n. çifte tirfil palangası
tackle to tackle n. gemiye yükün yüklendiği an ile gemiden yükün boşaltıldığı an arasında geçen dönem
tackle fall n. bir halatın ya da palanganın vira edilen, tutularak çekilen kısmı
tackle fall n. palanga tirentisi
tack tackle n. ana yelkendeki yakaları bağlamaya yarayan halat
reef tackle n. camadan palangası
relieving tackle n. geminin dümenine takılan halat
top-tackle n. gabya direğinin kaldırılmasında ve indirilmesinde kullanılan halat takımı
train tackle n. gemideki silahları içeri veya dışarı hareket ettirmeye yarayan donanım
twofold tackle n. teknenin iki palanga ile çekilmesi
winding tackle n. ağır nesneleri geminin içine veya dışına taşımak için kullanılan makaralı halat takımı
luff tackle n. orsa palangası
luff tackle n. top palangası
luff tackle n. (çift veya tek bloklu) palanga
gun tackle purchase n. kabasorta palanga
fish-tackle n. çapa tırnağını kaldırmada kullanılan halat takımı
stock tackle n. çapa palangası
stay tackle n. ıstralya zinciri
stay tackle n. ıstralyadan geçirilen palanga
fleet a tackle v. palangayı tiramola etmek
overhaul a tackle v. palangayı elden geçirmek
underrun a tackle v. palangayı parçalarına ayırıp düzenlemek
under tackle adj. supalan
Marine Biology
fish tackle n. palanga
Fishery
ledger tackle n. su dibinde duran olta takımı
Military
training tackle n. geçmişte kullanılan, gemideki silahları içeri veya dışarı hareket ettirmeye yarayan donanım
Sport
defensive tackle n. orta çizgi savunmacısı (amerikan futbolu)
gang-tackle (american football) v. topu taşıyan oyuncuyu bir kaç müdahale ile yere indirmek
tackle someone to the ground v. rakibe müdahale ederek onu yere düşürmek
Football
sliding tackle n. topa kayarak vurma
sliding tackle n. kayarak müdahale
nose tackle n. amerikan futbolunda genellikle üç oyuncudan oluşan defans hattı
nose tackle n. amerikan futbolunda arka üçlü
touch-tackle n. amerikan futbolunun gayri resmi versiyonu
slide tackle n. topa kayarak gerçekleştirilen müdahale
do two-footed tackle v. çifte dalmak
lt (left tackle) abrev. sol bek
lt (left tackle) abrev. savunma hattının solunda yer alan oyuncu
Slang
wedding tackle n. erkeklik organı