trace, - Turco Inglés Diccionario

trace,

Significados de "trace," con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
trace n. işaret
trace n. iz
trace v. izini sürmek
leave a trace v. iz bırakmak
trace v. iz sürmek
trace v. izlemek
General
trace n. ipucu
trace n. yer
trace n. ufacık bir miktar
forward trace n. ileri doğru izleme
trace n. zerre
trace program n. takip programı
trace n. karine
trace to n. bırakılan izlerin birini belirli bir yere kadar götürmesi
trace n. patika (orman)
trace n. telem
trace n. belirti
macro trace n. makro iz
trace n. iz
trace amount n. eser miktar
trace n. tarihçe
trace n. eser
trace n. koşum kayışı
electric trace heating n. elektrikli yüzey ısıtma
trace [obsolete] n. ayak izi
trace n. çizgi
trace n. takip
trace n. kayış
sink without a trace v. sırra kadem basmak
trace the shape of v. taslağını yapmak
vanish without a trace v. hiç iz bırakmadan kaybolmak
trace to v. saptamak (silsileyi geçmişte belirli bir zamana kadar)
trace over v. kopya etmek
trace v. oymak
trace v. izinden gitmek
trace to v. bazı ipuçlarını kullanarak (bir olayı) (belirli bir nedene) bağlamak
trace v. kopya etmek
trace v. ortaya çıkmak
vanish without a trace v. sırra kadem basmak
trace to v. bazı ipuçlarını izleyerek birinin yerini saptamak
trace v. tasarlamak
trace v. dayanmak
trace v. dayandırmak
trace out v. planını çizmek
trace v. çizmek
remove one's trace v. izini kaybettirmek
obliterate one's trace v. izini kaybettirmek
disappear without a trace v. hiçbir iz bırakmadan kaybolmak
vanish without a trace v. izini kaybettirmek
disappear without a trace v. izini kaybettirmek
vanish without a trace v. hiçbir iz bırakmadan kaybolmak
trace v. izini takip etmek
trace to v. uzanmak (geçmişte belirli bir zamana kadar)
trace v. üzerine şeffaf bir kağıt koyup kopyasını çıkarmak
trace v. safha safha vermek (bir olayın tarihini belirli bir süre boyunca)
trace v. kalke etmek
trace v. çizimi aktarmak
trace v. bulmak
trace v. keşfetmek
lose all trace of v. izini kaybetmek
trace back v. kaynağını bulmak
trace back v. başlangıç noktasını bulmak
trace back v. kökeninin izini sürmek
trace back v. geçmişe doğru izini sürmek
trace back v. kökenini taramak
bear trace v. iz taşımak
bear trace v. izini taşımak
bear trace v. izi taşımak
bear the trace v. izini taşımak
bear the trace v. izi taşımak
lose trace of someone v. izini kaybetmek
trace v. ilerlemek
trace [dialect] v. amaçsızca ilerlemek
trace v. yolunu bulmak
trace [obsolete] v. serbestçe düşmek
trace v. örmek
trace [obsolete] v. devrilmek
trace v. içyüzünü araştırmak
trace [dialect] v. yorgun argın yürümek
trace [dialect] v. yürüyüş yapmak
trace v. tarihçesine ulaşmak
trace v. örgü yaparak sabitlemek
trace v. kopyalamak
trace v. izini bulmak
trace v. takip etmek
having a trace adj. izli
trace-dependent adj. ize bağlı
a trace of adj. az miktarda
a trace of adj. az miktar
trace adj. zerre kadar
trace adj. standart limitin altında
with every trace adv. bütün izleriyle birlikte
Phrasals
trace around something v. şablonunu/kalıbını çıkarmak/kağıda dökmek
trace around something v. dış hatlarını veya silüetini (kağıda) çizmek
trace around something v. şeklini kağıda çizmek
trace back to v. geriye doğru izini sürmek
trace back to v. -ye kadar izini sürmek/kökenini bulmak
trace back to v. geriye doğru takip etmek
trace out v. planını çizmek
trace over (something) v. (bir şeyi) kopya kağıdıyla kopya etmek
trace over (something) v. (bir şeyi) üzerinden geçerek kopya etmek
Phrases
without a trace expr. iz bırakmadan
with no trace expr. arkada/geride kanıt bırakmadan
with no trace expr. iz bırakmadan
with no trace expr. arkada/geride iz bırakmadan
with no trace expr. kanıt bırakmadan
Colloquial
not a trace (of something) expr. küçücük (bir şey) bile yok
not a trace (of something) expr. (bir şeyden) eser yok
not a trace (of something) expr. biraz bile (bir şey) yok
not a trace (of something) expr. az da olsa (bir şey) yok
Idioms
sink without trace v. unutulmak
sink without trace v. tamamen unutulmak
lose trace of (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) farkındalığını yitirmek
lose trace of (someone) v. zamanla (biriyle) teması yitirmek
lose trace of (someone) v. (biriyle) iletişimi azalarak yok olmak
lose trace of someone or something v. birinin/bir şeyin izini kaybetmek
lose trace of (someone) v. (biriyle) iletişimi zamanla kesilmek
lose trace of (someone or something) v. (birini/bir şeyi) ihmal etmek
lose trace of (someone or something) v. (birini/bir şeyi) gözden kaybetmek
lose trace of (someone or something) v. (birini/bir şeyi) unutmak
lose trace of v. '-i gözden kaybetmek
lose trace of v. '-i ihmal etmek
lose trace of v. '-i unutmak
lose trace of v. -in farkındalığını yitirmek
Trade/Economic
trace n. yerine ulaşmayan sevkıyatlarla ilgili yapılan soruşturma
trace v. bulup çıkarmak
Law
leave trace evidence v. kanıt bırakmak
leave trace evidence v. delil bırakmak
leave no trace of evidence v. hiçbir delil bırakmamak
leave no trace of evidence v. hiçbir kanıt bırakmamak
Technical
statement trace n. açıklama izlemesi
statement trace n. deyim izlemesi
subroutine trace n. altyordam izlemesi
diagnostic trace routine n. hata bulucu izleme yordamı
data base trace n. veri tabanı izi
instruction trace n. komut izleme
trace accessibility n. iz erişilebilirliği
dark trace screen n. karanlık izli ekran
selective trace n. seçimli izleme
time oriented trace n. zamana yönelik izleme
trace of a matrix n. matrisin izi
variable trace n. değişken iz
trace log n. izleme günlüğü
return trace n. resim başı
trace statement n. izleme deyimi
trace n. tarihçe
electrical resistance trace heating n. elektriksel ısı izleme direnci
trace program n. izleme programı
trace off strap pattern n. izleyici şerit dizini
terminal trace n. terminal izleme

Significados de "trace," con otros términos en diccionario inglés turco: 1 resultado(s)

Turco Inglés
Marine Biology
fosforlu deniz akvaryumları için önemli trace elementlerden biri phosphorous n.