vurarak - Turco Inglés Diccionario

vurarak

Significados de "vurarak" en diccionario inglés turco : 4 resultado(s)

Turco Inglés
General
vurarak battering n.
vurarak batting adv.
vurarak strikingly adv.
vurarak beating adv.

Significados de "vurarak" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
rahatsız edici duyguları dışa vurarak onlardan kurtulma catharsis n.
vurarak iz bırakma welting n.
ayakları birbirine vurarak zıplama entrechat n.
deliklerden çıkan nesneleri bir çekiç yardımıyla vurarak puan kazanmaya dayalı oyun whac-a-mole n.
sırta vurarak coşkulu biçimde samimiyet gösterme backslap n.
sırta vurarak coşkulu biçimde samimiyet gösterme backslapping n.
kamçı, sopa, vb. ile tekrar tekrar vurarak uygulanan ceza lacing n.
ufak bir kazığa sopalarla vurarak oynanan bir çocuk oyunu tip cheese n.
hafifçe vurarak çıkarılan ses tip-tap n.
bir ayağın parmakları diğer ayağın topuğuna vurarak yapılan dans hareketi toe-and-heel click n.
balta ile vurarak yapılan şekilsiz kesik hack n.
(bilardo) topu başka topla vurarak deliğe sokma combination shot n.
vurarak sinek öldürmeye yarayan yelpaze biçimli alet fly flap n.
vurarak sinek öldürmeye yarayan yelpaze biçimli alet fly-swat n.
vurarak patlatılan bir madde içeren kurşun percussion bullet n.
vurarak yanan kibrit percussion match n.
vurarak öldürme shoot-down n.
vurarak öldürme shooting-down n.
izleyicilerin bacaklarına vurarak eşlik ettiği bir dans müziği pat n.
vurarak kabartmak (yastık vb'ni) plump up v.
topuğunu yere vurarak dansetmek heel v.
vurarak kesmek hack v.
krikette hedefi vurarak oyun dışı etmek stump out v.
sadece gereken yerlere boya vurarak bir şeyin görünümünü düzeltmek touch something up v.
krikette hedefi vurarak oyun dışı etmek stump v.
vurarak öldürmek shoot somebody dead v.
vurarak öldürmek shoot to kill v.
vurarak pekiştirmek ram v.
silahla vurarak öldürmek shoot to death v.
silahla vurarak öldürmek shoot v.
hafifçe vurarak okşamak pat v.
birine vurarak karşılık vermek hit back at someone v.
metale vurarak arıları sakinleştirmek tang bees v.
kazığa vurarak idam etmek empale v.
silahla vurarak düşürmek bag v.
atı bir sağdan bir soldan sürekli vurarak dehlemek bicycle [dialect] v.
sertçe vurarak atmak blast v.
arka arkaya vurarak parçalamak hack v.
(kıyafetleri) küllü veya sabunlu suda taşa vurarak yıkamak buck [dialect] [uk] v.
(krikette) eğik sopa ile vurarak topun yönünü bacak tarafına doğru değiştirerek oynamak glance v.
(kuşu) vurarak düşürmek grass v.
ayakla vurarak pataklamak pad v.
sivri uçlu bir alet ile vurarak oluşturmak peck v.
üst üste vurarak yapmak peck v.
art arda vurarak ilerletmek pelt v.
art arda vurarak ilerletmek pelter v.
rastgele vurarak saldırmak potshot v.
sürekli vurarak üretmek pound v.
(vurarak) indirmek cork [australia] v.
vurarak yaralamak cork [australia] v.
düz ve geniş bir aletle vurarak ilgi çekmek flap v.
kalem ile üst üste vurarak aşındırmak scratch v.
(vurarak) yok etmek shoot v.
(vurarak) ortadan kaldırmak shoot v.
vurarak harekete geçirmek snap v.
pat pat vurarak yağmak beat v.
(yangını) üzerine vurarak söndürmek beat out v.
(domuzu) boğazına bıçak vurarak öldürmek stick v.
vurarak morartmak suggillate v.
hafifçe vurarak düzeltmek pat v.
dize vurarak ritim tutmak pat [dialect] v.
hafifçe vurarak pürüzlerini gidermek pat v.
elle vurarak yerleştirmek pat v.
hafifçe vurarak şekillendirmek pat v.
hafif vurarak yürümek pat v.
hafif vurarak koşmak pat v.
hafif vurarak koşmak pat v.
vurarak indirmek stop v.
ayakla vurarak hızlandırmak funk [scotland] v.
vurarak kesilmemiş unhacked adj.
dışa vurarak expressively adv.
aşağıdan vurarak underarm adv.
açığa vurarak through adv.
dibe vurarak down the tubes adv.
dibe vurarak down the tube adv.
küt diye vurarak wham adv.
yüze vurarak snapping adv.
yüze vurarak snappingly adv.
-in dibine vurarak in prep.
Phrasals
tekmeleyerek/ayağıyla vurarak bir şeyin dışına atmak kick something out of something v.
tekmeleyerek/ayağıyla vurarak bir şeyin dışına atmak kick something out v.
vurarak/çarparak yüzeyinde çukurlar/delikler açmak pock something with something v.
vurarak düşürmek shoot down v.
başlangıç noktasındaki golf topuna vurarak hareket ettirmek tee off v.
çekiçle vurarak genişletmek beat out v.
kabartmayı plakadan vurarak çıkarmak beat up v.
vurarak zorlamak knock off v.
(bir şeyi bir yere) vurarak kırmak break something on something v.
(bir şeyi bir yere) vurarak kırmak break (something) on (something) v.
vurarak sokup yerleştirmek bung in v.
vurarak sokup yerleştirmek bung something in v.
pat pat vurarak düzeltmek/düzleştirmek pat down v.
hafifçe vurarak düzleştirmek/yatıştırmak pat down v.
vurarak devirmek/kırmak/yıkmak ram (something) down v.
pat pat vurarak düzleştirmek/şekillendirmek pat down v.
bir şeye pat pat vurarak düzleştirmek pat something down v.
elle vurarak düzleştirmek pat down v.
bir şeyi elle hafifçe vurarak düzleştirmek/sıkıştırmak pat something down v.
hafifçe vurarak düzleştirmek/sıkıştırmak/şekil vermek (elle veya düz bir aletle) pat down v.
bir şeye vurarak ritim tutmak/yapmak drum on something v.
(bir şeye) vurarak ritim tutmak drum on (something) v.
hafif hafif vurarak dökmek tap out v.
hafifçe vurarak içinden çıkarmak tap out v.
hafifçe vurarak içini boşaltmak tap out v.
dövüş sporlarında mindere vurarak pes ettiğini göstermek tap out v.
dövüş sporlarında mindere vurarak rakibine teslimiyetini göstermek tap out v.
pat pat vurarak içindekileri boşaltmak tap out v.
pat pat vurarak içini temizlemek tap something out v.
arka arkaya vurarak ritim, kod meydana getirmek tap out v.
bir yere vurarak ritmine eşlik etmek tap something out v.
bir şeye hafif hafif vurarak içini boşaltmak tap something out v.
vurarak ritim tutmak tap something out v.
pat pat vurarak silkmek/dökmek tap out v.
arka arkaya vurarak bir şey oluşturmak tap out v.
hafif hafif vurarak boşaltmak tap out v.
bir şeyi hafifçe vurarak temizlemek tap something out v.
sağa sola vurarak (birinden/bir şeyden/bir tuzaktan) kaçmak thrash out of (someone or something) v.
bir şeyi bir şeye vurarak takmak hammer something onto something v.
bir şeyi bir şeye vurarak takmak hammer something on v.
'-e vurarak/çakarak sokmak hammer into v.
bir şeyi bir şeye vurarak/çakarak sokmak pound something in v.
bir şeyi bir şeye vurarak/çakarak sokmak hammer something into something v.
bir şeyi bir şeye vurarak/çakarak sokmak pound something into something v.
bir şeyi bir şeye vurarak/çakarak sokmak hammer something in v.
vurarak çakmak bash in v.
vurarak sağda solda/etrafta gezdirmek bat around v.
vurarak göçüğü/eziği düzeltmek bash out v.
bir şeyi vurarak ezmek beat something down v.
vurarak ezmek beat down v.
iki şeyi birbirine vurarak ses çıkartmak clap something together v.
bir şeyleri birbirine vurarak şaklatmak clap something together v.
-e vurarak ritim tutmak drum on v.
bir şeyi birinin/bir şeyin üstünden hafifçe vurarak gidermek/temizlemek flick something off v.
bir şeyi birinin/bir şeyin üstünden hafifçe vurarak gidermek/temizlemek flick something off someone or something v.
üstünden hafifçe vurarak gidermek/temizlemek flick off v.
'-e vurarak takmak hammer onto v.
vurarak ezmek pound away v.
(birine/bir şeye) vurarak devam etmeye zorlamak whip (someone or something) on v.
vurarak öldürmek gun down v.
Colloquial
oyun salonlarında deliklerden çıkan nesneleri bir çekiç yardımıyla vurarak puan kazanmaya dayalı oyun whack-a-mole n.
vurarak dökmek knock out v.
bir şeyi vurarak parçalamak pound something up v.
vurarak parçalara ayırmak pound up v.
vurarak parçalamak pound up v.
vurarak bayıltmak iron out [australia] v.
vurarak veya döverek yaralamak plaster v.
Idioms
sopayla vurarak cezalandırmak six of the best v.
sopayla vurarak cezalandırmak give someone six of the best v.
kafasına vurarak bayıltmak knock out v.
(birini) silahla vurarak öldürmek blast (someone) to kingdom come v.