yeri - Turco Inglés Diccionario

yeri

Significados de "yeri" en diccionario inglés turco : 1 resultado(s)

Turco Inglés
General
yeri place of n.
The second point concerns the place of the social dialogue in the Community.
İkinci nokta, sosyal diyaloğun Topluluk içindeki yeri ile ilgilidir.

More Sentences

Significados de "yeri" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
kutsal bir yeri dini sebeplerle ziyaret eden kimse pilgrim n.
birleşme yeri junction n.
tatil yeri resort n.
el tutma yeri handle n.
dikiş yeri seam n.
ek yeri joint n.
varış yeri destination n.
birleşme yeri joint n.
olay yeri scene n.
iş yeri workplace n.
toptan satış yeri warehouse n.
yeri kaplamak floor v.
yeri doldurulamaz irreplaceable adj.
General
büyük bir satış yerinde kasa yeri cash point n.
mola yeri rest house n.
çarşı yeri plaza n.
edep yeri private parts n.
nöbet yeri watch n.
gezinti yeri journey n.
konaklama yeri auberge n.
dekanın yeri deanery n.
demirleme yeri road n.
piknik yeri picnic site n.
yanık yeri burn n.
camekan sokaktan camla ayrılan sergileme yeri shopwindow n.
sökük (dikiş yeri üzerindeki) split n.
basım yeri place of printing n.
kamp yeri camp site n.
nöbet yeri post n.
asıl kiracı kiraladığı yeri bir başkasına kiralaması sublease to n.
denetim yeri inspection site n.
ayak yeri legroom n.
olay yeri spot n.
yara yeri mark n.
düğme yeri button stand n.
muhafaza yeri storage bin n.
buluşma yeri haunt n.
kapalı bisiklet park yeri bicycle shed n.
iskelesi olan yerleşim yeri pier n.
ek yeri joining n.
dinlenme yeri rest n.
buluşma yeri rendezvous n.
mola yeri halt n.
baraj yeri dam location n.
kozalak istif yeri cone storage shed n.
park yeri parking space n.
iş yeri stand n.
yangın yeri fire scene n.
lordlar kamarası başkanının yeri woolsack n.
tatil yeri holiday resort n.
kıyıda bulunan tatil yeri watering place n.
gezinti yeri parade n.
boşalma yeri issue n.
stant (sergi yeri) stand n.
aktarma yeri transfer point n.
ırmağın geçit yeri ford n.
doğum yeri birthplace n.
seçim yeri poll n.
oto yıkama yeri car wash n.
kitapta bakılması gereken yeri gösteren not koyma keying n.
son cemaat yeri narthex n.
geçiş yeri crossing n.
taksi durağı taksilerinin bekleme yeri cabstand n.
bir şeyin doğal yeri habitat n.
buluşma yeri tryst n.
yeri ölçen kimse surveyor n.
satış yeri outlet n.
kimi müslüman ülkelerde pazar yeri souk n.
kalafat yeri caulking yard n.
menşe yeri place of origin n.
bitirim yeri gambling n.
yerleşim yeri place n.
olay yeri setting n.
kayak yeri slide n.
bir yeri belirli bir faaliyet için ayırma zoning n.
pot yeri unpleasant side n.
dinlenme yeri resort n.
üretim yeri production site n.
geçme yeri rabbet joint n.
geçiş yeri ferry n.
olay yeri scene n.
kamp yeri camp ground n.
mahkumların gönderildiği sürgün yeri penal colony n.
dikiş yeri stitch scars n.
sığınma yeri asylum n.
varış yeri destination n.
toplantı yeri meeting place n.
panayır yeri fairground n.
dinlenme yeri resting place n.
saklanma yeri hiding place n.
kurban kesme yeri altar n.
terkedilmiş yerleşim yeri ghost town n.
araç park yeri parking lot n.
hal (pazar yeri) marketplace n.
sudan'da bir yerleşim yeri kodok n.
kullanım yeri place of use n.
olay yeri scene of crime n.
birleşme yeri juncture n.
yabancıların kurduğu alışveriş yeri post n.
ingiltere tyne nehri kıyısında bir yerleşim yeri jarrow n.
konak yeri billet n.
toplantı yeri venue n.
pazar yeri piazza n.
saklanma yeri hideout n.
büyük yerleşim yeri city n.
şehir dışında zenginlerin yaşadığı yerleşim yeri exurb n.
ek yeri scarf n.
seçim yeri polls n.
mahkeme yeri venue n.
konak yeri camp n.
gezi yeri promenade n.
yolcu yeri oranı passenger space ratio n.
hacet yeri toilet n.
saklama ve koruma yeri depot n.
duş yapma yeri shower n.
karaya çıkarma yeri landing site n.
demirleme yeri moorings n.
bir polonya varta yerleşim yeri kolo n.
park yeri parking area n.
karşı tarafta aynı yeri işgal eden kimse his opposite number n.
olay yeri venue n.
kazı yeri diggings n.
giriş yeri gateway n.
gezinti yeri (deniz kenarındaki) promenade n.
yeri doldurulamazlık irreplaceableness n.
orkestranın yeri bandstand n.
toptan satış yeri warehouse n.
dikiş yeri juncture n.
bir kuruma ait iş yeri premises n.
satış yeri showroom n.
bitişme yeri abutment n.
olay yeri inceleme crime scene investigation n.
başkasının yeri stead n.
pazar yeri marketplace n.
toplanma yeri agora n.
sayfiye yeri summer resort n.
giriş yeri portal of entry n.
kamp yeri campground n.
bel yeri waistline n.
buluşma yeri place of resort n.
dinlenme yeri recreation ground n.
giriş yeri entryway n.
ayak koyma yeri legroom n.
balıkçılların toplu yuva yeri heronry n.
duş yeri shower bath n.
ek yeri (kemik) suture n.
olay yeri scene of accident n.
zıvananın birleşim yeri mortise joint n.
ek yeri juncture n.
fiilen var olandan fazla konaklama yeri satma uygulaması overbooking n.