-de - Turc Anglais Dictionnaire

-de

Sens de "-de" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 14 résultat(s)

Turc Anglais
General
-de aboard adv.
The passengers aboard a research ship got stuck near the coast of Antarctica.
Bir araştırma gemisindeki yolcular Antarktika kıyılarına yakın bir yerde mahsur kaldı.

More Sentences
-de on adv.
The pub is on your left.
Bar solunuzda.

More Sentences
-de in adv.
The adventurers stayed in the log house for the evening.
Maceracılar akşam için kütük evde kaldılar.

More Sentences
-de in prep.
Emma was born in December 1988.
Emma Aralık 1988'de doğdu.

More Sentences
-de on prep.
The pub is on your left.
Bar solunuzda.

More Sentences
-de from prep.
Our teacher didn't notice her absence from class.
Öğretmenimiz onun sınıfta olmadığını fark etmedi.

More Sentences
-de about adv.
-de cum prep.
-de over prep.
-de per prep.
-de at prep.
-de when conj.
Colloquial
-de at expr.
Chat Usage
-de @ expr.

Sens de "-de" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
(öykü/film vb'de) kötü adam villain n.
yine de nevertheless adv.
yine de still adv.
yine de even so adv.
yine de however conj.
General
portekiz'de yerel üslupla inşa edilmiş ve devletin sahibi olduğu otel pousada n.
(abd'de 1920-1933 arasında) alkollü içeceklerin üretiminin ve satışının yasak olduğu dönem prohibition era n.
daha çok filipinler'de görülen küçük otobüs jeepney n.
başmeleklerden mikail´in 29 eylül´de kutlanan yortusu michaelmas n.
ibranice'de yedinci harf zayin n.
ibranice'de altıncı harf waw n.
portekiz'de lizbon civarındaki kıyılar costa del sol n.
ingilizce'de vergi veya geçiş ücreti anlamında sözcük levy n.
güneydoğu ingiltere'de bir kent epsom n.
genellikle meyve de içeren kahveli kek kuchen n.
suyun 0*'de donup 80*'de kaynadığı eski bir ısı ölçeği réaumur n.
özelikle abd'de toplumun alt seviyesindeki insanların üst seviyedeki insanların hayatlarına girmelerine engel olan sosyal bariyer marble ceiling n.
israil'de bir aşiret dan n.
iki elini de aynı beceriyle kullanabilme ambidexterity n.
bilgisayar çıktısından alınan değil de elle yazılan dokümanlar için kullanılan ifade manual issue n.
ingiltere'de, katedrali olan büyük yerleşim yeri city n.
incil'de adı geçen hoş kokulu ağaç lignaloes n.
kuyruksuyu (baraj vb'de) tailwater n.
mekke'de kabe'yi ziyaret etmiş müslüman hajji n.
abd'de dışarda bulunan tuvalet privy n.
kenanlılar'ın incil'de bahsi geçen gaddar tanrısı moloch n.
portekiz'de turistik kıyı şeridi costa verde n.
erkin bir hükümdarın elinde değil de halkın elinde bulunduğu yönetim biçimi republic n.
birkaç küçük kabileyi de kapsayan malaya orman insanları sakai n.
iki elini de kullanabilen kimse ambidexter n.
mektup ve yazışmaları okuyan görevli (ordu, okul vb'de) censor n.
israil'de kolektif çiftlik kibbutz n.
abd'de gizli bir yasadışı grup cosa nostra n.
ingiltere'de kontluk idare bölgesi shire n.
hem karada hem de suda işleyebilen taşıtlar amphibian n.
incil'de jonah jon n.
fransız doğabilimci jean de lamarck'ın teorilerini destekleyen kişiler lamarckian n.
her iki kategoriye de girebilecek bir durum borderline case n.
iş ilanları (gazete'de vb) job ads n.
israil'de komünal yerleşim kibbutz n.
hinduizm ve budizm'de ölüm ve yeniden doğma devri samsara n.
devlet dairelerinin ve ticari işletmelerin de çoğunun kapalı olduğu gün public holiday n.
gümüş kıyı, kuzeyde oporto'dan güneyde costa de lisboa'ya kadar uzanan portekiz sahil şeridi costa de prata n.
keşmir'de yüksek bir dağ k2 n.
ingilizce'de turistler için kullanılan aşağılayıcı ifade rubberneck n.
budizm'de öğrenci ve ustası arasında öğrencinin meditasyon gelişmesi üzerine günde iki kere yapılan günlük toplantı sanzen n.
jainizm ve budizm'de toplantı sangha n.
abd'de kongre azası congressman n.
ebeveyn ya da onların ebeveyninin ingiltere'de doğmuşlukları nedeniyle orada yaşama hakkı patriality n.
abd'de eyalet delaware n.
(abd'de) iş tulumu overall n.
kuzey kore'de bir bölge kyongsong n.
türkiye'de ms 680 civarında doğup bugün de süren medeniyet orthodox christian n.
hem avrupalı hem de siyahi kökenden gelen kimse veya bu kimselerin konuştuğu dil creole n.
ingiltere'yle fransa'yı birleştiren ve dover boğazı'nı geçen tünele ingiltere'de halk arasında veril chunnel n.
hem geçişli hem de geçişsiz olabilen eylemler ergative verbs n.
suriye'de bulunan liman şehir latakia n.
çin'de yüksek memur mandarin n.
kuyruksuyu batıklığı (baraj vb'de) tailwater submergence n.
yahudiler'de giyilen bir tür başlık yarmelke n.
iki elini de kullanabilme ambidexterity n.
ingilizce'de menfi anlamda almanları nitelemek için kullanılır hun n.
abd'de hizmet veren bir telefon firması telco n.
müslümanların belli mevsimlerde mekke'de kabe'yi ziyaretleri hajj n.
portekiz'de lizbon civarındaki kıyılar costa de lisboa n.
ingilizce'de özellikle kırsal kesimlerdeki dar sokak veya patikalara verilen isim lane n.
çin'de bulunan bir sıradağ kuenlun n.
sıcaklık bakımından ne çok sıcak ne de çok soğuk olan, havanın değişken olduğu iklim kuşağı temperate n.
ingilizce'de meksika ve orta amerika için kullanılan ifade middle america n.
hem karada hem de denizde yaşayan canlı amphibian n.
rio de jenaryo janeiro n.
nisan 1 de kandırılan kişi april fool n.
abd'de missouri ırmağının iki yakasında kurulu minneapolis ve st paul şehirleri twin cities n.
(ingiltere'de bazı bölgeler) metro hattı tube n.
ms 950 yıllarında dnyeper havzasının kuzey kesimlerinde başlayıp bugün de süren medeniyet orthodox christian n.
ibranice'de onuncu harf yod n.
ingiltere'de alkollü içeceklerin satış ve tüketimine tahsis edilmiş bina public house n.
jainizm ve budizm'de toplantı sangh n.
abd'de ana yola katılan veya onu kesen bir başka yol crossroad n.
güney ingiltere'de bir kıyı bölgesi bournemouth n.
asociacion mayoristas agencias de viajes espanolas amave n.
ingilizce'de bar veya pub anlamında argo sözcük watering hole n.
müziği varolan hareketleri bilinmeyen 13.yüzyılda napoli'de yaygın olan hareketli bir dans türü saltarello n.
nepal de himalayalar da yaşayan tibetli sherpa n.
musevilik'de roşaşana ve yom kipur bayramlarında çalınan koç veya keçiboynuzundan yapılmış bir boru shofar n.
eskiden ingiltere'de sopa ve topla oynanan bir tür takım oyunu shinty n.
çin'de yıllarca yaşamış batılı gazeteciler ya da diplomatlar old china hands n.
(çin'de) muhtar village headman n.
ingiltere'de bir şehir chester n.
israil'de nasıra şehri nazareth n.
ne erkek ne de dişi olan hayvan neuter n.
çin'de yaşayan müslüman kesim hui n.
cezayir'de bir şehir constantine n.
benin'de ticaretin merkezi olan şehir cotonou n.
abd'de bir şehir plymouth n.
ingiltere'de bir şehir plymouth n.
modern ama yine de klişe olmuş yeni kelime buzzword n.
etin yanı sıra süt ve süt ürünleri de yemeyen kimse vegan n.
15. yüzyıla kadar ispanya ve portekiz'de yaşamış museviler sephardic jew n.
ismin -de hali the locative n.
-de usta skilled in n.
abd'de bar veya gece kulübü café n.
ingiltere'de tekerlekli, motorlu veya motorsuz kara taşıma aracı car n.
ingiltere'de hint alt kıtası veya çevresinden gelen kişi asian n.
abd'de otomobilin kısaltması auto n.
abd'de uzakdoğu dahil asya'nın herhangi bir yerinden gelen kişi asian n.
abd'de arabaya servis yapan restoranlarda garsonlara halk arasında verilen isim carhop n.
ingiltere'de milli eğitim programının dört basamağından her biri key stage n.
(harita vb'de) açıklayıcı bilgiler legend n.
(patates vb'de) kabuk peelings n.
(tv'de) izlenme oranı rating n.
(arı vb'de) iğne sting n.
her iki elini de kullanamayan ambisinister n.
kentucky'de bir bölge bluegrass n.
olumlu özellikleriyle birlikte olumsuz özellikleri de olan şey mixed blessing n.
her iki elini de kullanma cross-dominance n.
her iki elini de kullanma mixed-handedness n.
nepal'de bir halk gorkha n.
filipinler'de bir etnik grup bicolano n.
türkiye’de yaşayan gürcüler'in gürcüce olarak kendilerini adlandırdıkları isim chveneburi n.
güneydoğu ingiltere'de bölge chelsea n.
çin'de yaşayan müslüman kesim hwei n.
çin'de sincan uygur özerk bölgesi'nde yaşayan bir halk dolang n.
çin'de sincan uygur özerk bölgesi'nde yaşayan bir halk dolan n.
güney afrika cumhuriyeti ve zimbabve’de yaşayan bantu halkı matebele n.
çin'de yaşayan bir türk halkı salar n.
(davranış/giyim vb'de) ortak standartlar convention n.
ingiltere'de bir şehir brighton n.
abd'de kadın kongre üyesi congresswoman n.
(ingiltere'de) trafik polisi traffic warden n.
heteroseksüel olup kendi cinsine de ilgi duyan kimse heteroflexible n.
abd'de bir genç kızın 16. yaşgününde yapılan doğumgünü kutlaması sweet sixteen n.
eskiden ingiltere'de zenginlerin ve soyluların kullandığı bir yaka türü piccadilly n.
hem et hem de balıktan oluşan öğün surf and turf n.
hem et hem de balıktan oluşan öğün surf 'n' turf n.
faaliyeti bir arada özellikle de güçlükle sürdürmeye çalışma juggling n.
(roman/oyun vb 'de) kahraman protagonist n.
abd'de yaşayan hispanik nüfusun konuştuğu ingilizce spanglish n.
abd'de yaşayan hispanik nüfusun konuştuğu ingilizce espaninglish n.
abd'de yaşayan hispanik nüfusun konuştuğu ingilizce espanglish n.
iki kişinin de çok istediği halde yapamadığı bir şeyi belki karşıdaki kişi teklif eder diye birbirleriyle bakışması mamihlapinatapei n.
iki kişinin de çok istediği halde yapamadığı bir şeyi belki karşıdaki kişi teklif eder diye birbirleriyle bakışması mamihlapinatapai n.
galler'de bir yerleşim yeri pontypool n.
kelimenin hem başına hem de sonuna getirilen ek circumfix n.
hawai'de taze çiçeklerden yapılan taç haku n.
-de olmayan bir özellik a feature absent in n.
hinduizm'de tanrı veya ilahi varlık deva n.
aynı anda hem özne hem de nesne konumunda olma durumu assujetissement n.
celile (israil'de bir bölge) galilee n.
aynı yere giden kişilerin her ay birinin aracını ortaklaşa kullanarak hem trafik sıkışıklığını hem de yakıt vb gibi masrafları azaltması ride-sharing n.