command - Turc Anglais Dictionnaire

command

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

command — Definition

Signification:
komut, emir, komuta etmek
Prononciation (IPA):
(AmE /kəˈmænd/ – BrE /kəˈmɑːnd/)
Partie du discours:
İsim: command (commands); Fiil: command (commands – commanded – commanding)
Synonymes:
order, directive
Antonymes:
request, plea

Sens de "command" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 98 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
command n. emir
The troops failed to respond to a command to stop.
Askerler dur emrine karşılık vermemiştir.

More Sentences
command n. komut
It is a mission involving, if we have rightly understood, 500 men, including those in command.
Eğer doğru anlamışsak, komuta kademesi de dahil olmak üzere 500 kişinin katıldığı bir görev bu.

More Sentences
command v. emretmek
The general commanded his troops to advance.
General birliklerine ilerlemelerini emretti.

More Sentences
command v. buyurmak
And Noe did all things which the Lord had commanded him.
Nuh Rabbin kendisine buyurduğu her şeyi yaptı.

More Sentences
command n. kumanda
command n. buyruk
General
command n. komutanlık
The provisional headquarters of the US Space Command is in Colorado.
ABD Uzay Komutanlığı'nın geçici merkezi Colorado'dadır.

More Sentences
command n. emir
The troops failed to respond to a command to stop.
Askerler dur emrine karşılık vermemiştir.

More Sentences
command n. komuta
The soldiers were under the command of General Smith.
Askerler General Smith'in komutası altındaydı.

More Sentences
command n. komut
It is a mission involving, if we have rightly understood, 500 men, including those in command.
Eğer doğru anlamışsak, komuta kademesi de dahil olmak üzere 500 kişinin katıldığı bir görev bu.

More Sentences
command n. (bilgisayarda) komut
He used the type command to view a text file.
Metin dosyası görüntülemek amacıyla type komutunu kullandı.

More Sentences
command n. komuta birliği
The Military High Command had audacious plans.
Askeri Yüksek Komuta Birliği'nin cüretkâr planları vardı.

More Sentences
command n. emir yetkisi
He had several officers under his command.
Emrinde çok sayıda subay vardı.

More Sentences
command v. emir vermek
I have no authority to command anyone.
Kimseye emir verme yetkim yok.

More Sentences
command v. buyurmak
And Noe did all things which the Lord had commanded him.
Nuh Rabbin kendisine buyurduğu her şeyi yaptı.

More Sentences
command v. komuta etmek
Colonel Fitzwilliam commanded the 8th Battalion.
Albay Fitzwilliam 8. Tabur'a komuta ediyordu.

More Sentences
command v. emretmek
The general commanded his troops to advance.
General birliklerine ilerlemelerini emretti.

More Sentences
command v. hakkıyla kazanmak
You can command respect; but you should work arduously.
Saygıyı hakkıyla kazanabilirsiniz; ancak çok çalışmalısınız

More Sentences
command v. elinde bulundurmak
Currently, no single party commands a majority.
Şu anda çoğunluğu elinde bulunduran tek bir parti söz konusu değil.

More Sentences
command v. (manzaraya) hakim olmak
Our room commands a breathtaking view of Kilimanjaro.
Odamız nefes kesen Kilimanjaro manzarasına hakim.

More Sentences
Computer
command n. komut
It is a mission involving, if we have rightly understood, 500 men, including those in command.
Eğer doğru anlamışsak, komuta kademesi de dahil olmak üzere 500 kişinin katıldığı bir görev bu.

More Sentences
Telecom
command n. komut
It is a mission involving, if we have rightly understood, 500 men, including those in command.
Eğer doğru anlamışsak, komuta kademesi de dahil olmak üzere 500 kişinin katıldığı bir görev bu.

More Sentences
Military
command n. komuta
The soldiers were under the command of General Smith.
Askerler General Smith'in komutası altındaydı.

More Sentences
General
command n. hükümranlık
command n. kumandanlık
command n. genelkurmay
command n. ferman
command n. hüküm
command n. buyuru
command n. hakimiyet
command n. yetki
command n. kontrol
command n. egemenlik
command n. kuvvet
command n. güç
command n. irade
command n. buyruk
command n. yönetim
command n. sorumluluk
command n. emretme
command n. komuta etme
command n. görüş derecesi
command n. görüş kapsamı
command n. bölgeye bağlı hakimiyet
command n. kontrol yetkisine sahip olma
command n. kontrol yetkisini kullanma
command n. kullanıma uygunluk
command n. kumanda etme
command n. hakim olma
command v. kumanda etmek
command v. hakim olmak (bir yere)
command v. kumandanlık etmek
command v. kontrol etmek
command v. tepeden görmek
command v. telkin etmek
command v. yönetmek
command v. hükmetmek
command v. -e bakmak
command v. hak etmek
command v. bilgisine sahip olmak
command v. fikir sahibi olmak
command v. alışık olmak
command v. liyakat nedeniyle almak
command v. sorumlusu olmak
command v. yetkili olmak
command v. mesuliyet sahibi olmak
command v. hak olarak talep etmek
command v. emrinde bulundurmak
command v. haklı olarak ileri sürmek
command v. pervasızca istemek
command v. iş buyurmak
command v. geçiş yolu yaratmak
command v. çağırmak
command v. göndermek
command v. yollamak
command v. sevk etmek
command adj. komutaya ait
command adj. komutayla ilgili
command adj. komutayı oluşturan
command adj. bir emre cevap niteliğinde olan
Trade/Economic
command v. sipariş etmek
Technical
command v. kumanda etmek emir vermek
Computer
command n. kumanda
Linguistics
command n. buyurma
Military
command n. iletişim
command n. kontrol
command n. komuta altındaki askeri birim
command n. (abd hava kuvvetleri'nde) hava kuvvetinden daha büyük birlik
command n. komutanın yetki alanı
command n. kanada silahlı kuvvetleri'nin üç ana kolundan her biri
command n. yerden yükseklik
command n. görülen yükseklik seviyesi
command n. en yüksek askeri yetkiye sahip makam
Baseball
command n. atıcının atış bölgesi içindeki bir alanı kontrol edebilmesi
Card
command n. (iskambil oyununda) en değerli karta sahip olma
command n. (iskambil oyununda) eldeki oynanmamış en değerli kart
command n. briçte eşini belirli kartları oynamaya zorlayan teklif
command v. (destenin) önemli kartlarını elinde tutmak

Sens de "command" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
word of command n. emir
chain of command n. komuta zinciri
supreme military command n. başkomutanlık
command of troops n. komuta birliği
incident command post n. olay komuta mahalli
subordinate command n. alt komuta kademesi
supreme military command n. başkumandanlık
macro command n. makro komut
command post n. komutanlık
unity of command n. komuta birliği
command democracy n. güdümlü demokrası
system command n. sistem komutu
command post n. kumandanlık
radio command n. radyokumanda
incident command system n. olay komuta sistemi
command and control systems n. komuta ve kontrol sistemleri
operation command center n. harekat komuta merkezi
self-command n. kendi kendine hakimiyet
self-command n. kendi kendine telkin
chain of command n. emir komuta zinciri
command echelon n. komuta kademesi
having a good command of subject n. konuya hakim olma
good command of english n. iyi derecede ingilizce
command post n. geçici karargah
command post n. kumanda yeri
self-command n. irade gücü
divine command theory n. ilahi buyruk kuramı
divine command theory n. ilahi buyruk teorisi
command [uk] n. kraliyet rütbesi
be in command of v. komuta etmek
be put under the command v. buyruğu altına girmek
be in command v. komuta etmek
take command v. idareyi ele almak
have a command of v. hakim olmak
be put under the command of v. buyruğu altına girmek
have a command of v. kıvırmak
command the markets v. piyasalarda hakim olmak
command the market v. piyasada hakim olmak
have a good/brilliant command of v. hakim olmak (dile vb)
have the command of a language v. dile hakim olmak
lose command over v. kontrolü kaybetmek
issue a command v. komut vermek
have a command of v. -e hakim olmak
have a full command of a language v. bir dile tam anlamıyla hakim olmak
have a command of a language v. dile hakim olmak
have a good command of something v. bir şeyi yapmayı iyi bilmek
have a good command of something v. bir şeyi yapmaya vakıf olmak
come under the command of v. komutası/emri altına girmek
command a fair price v. makul bir fiyatı hak etmek
command respect v. saygı uyandırmak
in command adj. amir
at command adj. emre amade
at one's command adv. emrinde
in command adv. sözü geçen
by command of adv. in emri ile
by royal command adv. kralın davetiyle
by command of adv. emriyle
by royal command adv. kralın emriyle
in a gesture of command adv. bir kumanda işaretiyle
by command of adv. emri ile
on command adv. emir üzerine
on command adv. emre istinaden
in command of prep. emrinde
Phrasals
command someone to get off something v. birine bir yerden/bir şeyden inmesini söylemek/emretmek
Phrases
under the command of expr. emrinde
under the command of expr. emri altında
excellent command of english expr. çok iyi derecede ingilizce
at (one's) command expr. emrine amade
at (one's) command expr. mevcutta
at (one's) command expr. elinin altında
at (one's) command expr. halihazırda
I am yours to command expr. emrinize amadeyim
Proverb
he that cannot obey cannot command itaat etmeyen emir vermez
he that cannot obey cannot command emir alamayan emir veremez
Colloquial
be at somebody's command v. birinin komutasında olmak
be at (one's) command v. (birinin) emrine amade olmak
be at somebody's command v. birinin emrinde olmak
be at somebody's command v. birinin emrine amade olmak
be at somebody's command v. birinin hizmetinde olmak
be at (one's) command v. (birinin) hizmetinde olmak
be at (one's) command v. (birinin) komutasında olmak
be at (one's) command v. (birinin) emrinde olmak
Idioms
word of command n. açık emir
word of command n. resmi emir
command performance n. zorunlu olarak gerçekleştirilen her türlü görev ya da faaliyet
command performance n. kraliyetin emriyle gerçekleştirilen gösteri (bale, oyun, opera)
command performance n. zorunlu görev
command performance n. katılmanın zorunlu olduğu toplantı, yemek, etkinlik
command loyalty v. (birisinin) sadakatine sahip olmak
have a good command of v. (dile, sözlerine) hakim olmak
have a good command of v. maharetine sahip olmak
have a good command of v. '-i iyi kontrol edebilmek/yönetebilmek
have a good command of v. '-e vakıf olmak
have a good command of v. '-i yapmayı iyi bilmek
at one's command expr. komutasında
at one's command expr. hizmetinde
at your command expr. iyi bildiğin
at your command expr. hakim olduğun
at your command expr. iyi olduğun
Speaking
your wish is my command expr. emriniz olur
your wish is my command expr. emrin olur
as you command expr. emredersin
your wish is my command expr. emrin başım üstüne
Trade/Economic
command economy n. merkezi planlı ekonomi
command economy n. sosyalist ekonomi
unity of command principle n. emir ve kumanda birliği
command economy n. güdümlü ekonomi
command democracy n. güdümlü demokrasi
command mechanism n. kumanda mekanizması
command and control economy n. devlet güdümlü ekonomi
command economy n. devlet güdümlü ekonomi
command economy n. komuta ekonomisi
Law
general command of mapping law n. harita genel komutanlığı kanunu
general command of mapping act n. harita genel komutanlığı kanunu
Politics
gendarme command of public security n. jandarma asayiş komutanlığı
security command n. güvenlik komutanlığı
line of command n. kumanda hattı
line of command n. komuta çizgisi
chain of command n. komuta zinciri
chain of command n. kumanda zinciri
unity of command n. komuta birliği
unity of command n. kumanda birliği
coast guard command n. sahil güvenlik komutanlığı
command line n. komuta zinciri
us transportation command coordinating instructions n. abd ulaştırma komutanlığı düzenleyici talimatlar
command paper n. (birleşik krallık'ta) parlamentoya ibraz edilen devlet belgesi
popular front for the liberation of palestine-general command n. filistin halk kurtuluş cephesi genel komutanlığı
second-in-command n. meclis üyesi
second-in-command n. delege
second-in-command n. milletvekili
second-in-command n. vekil
second-in-command n. mebus
Institutes
coast guard command n. sahil güvenlik komutanlığı
gendarmerie general command n. jandarma genel komutanlığı
turkish land forces command n. kara kuvvetleri komutanlığı
general command of mapping n. harita genel komutanlığı
turkish land forces command n. kara kuvvetleri komutanlığı
turkish naval forces command n. deniz kuvvetleri komutanlığı
aviation group command n. hava grup komutanlığı
section of command, control and communications, electronics and information system facilities n. komuta kontrol ve muhabere elektronik bilgi sistem tesisleri şubesi
command of coast guard n. sahil güvenlik komutanlığı
command of pharmaceutical factory n. ilaç fabrikası komutanlığı
general command of gendarmerie n. jandarma genel komutanlığı
defence industries and technology training center command n. savunma sanayi ve teknoloji eğitim merkezi komutanlığı
air forces command n. hava kuvvetleri komutanlığı
command of cartography technical higher school n. harita yüksek teknik okulu komutanlığı
war colleges command n. harp akademileri komutanlığı
defense industries and technology training center command n. savunma sanayi ve teknoloji eğitim merkezi komutanlığı
general command of cartography n. harita genel komutanlığı
Technical
command list n. komut dizelgesi