-devil - Türkçe İngilizce Sözlük

-devil

"-devil" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
devil i. iblis
devil i. şeytan
Genel
devil i. şeytan gibi tip
tasmanian devil i. tazmanya şeytanı
devil i. cehennem zebanisi
devil i. yezit
the devil i. şeytan
devil i. ifrit
devil i. acı ve baharatlı yemek
devil's advocate i. tartışma olsun diye zayıf tarafı savunan kimse
devil's advocate i. şeytanın avukatı
the devil i. iblis
devil i. canlı ve dinamik kimse
devil's bones i. zar oyunu
devil i. cin
dare devil i. cesur kimse
folk devil i. halkın suçlu tabakası
apache devil dance i. apaçi dansı
devil i. maltız
devil i. asfalt ısıtıcısı
devil-worship i. şeytana tapma
go-devil i. boru açıcısı
devil-dodger i. vaiz
devil-fish i. ahtapot
tasmanian devil i. tazmanya canavarı
devil fish i. ahtapot
devil dodger i. vaiz
devil's night i. yaramazlık gecesi
taz devil i. tasmanya canavarı
she-devil i. dişi şeytan
go-devil [us] i. çok etkili alet
go-devil [us] i. aşırı derecede hızlı makine
go-devil i. işçi ve malzeme taşımak için kullanılan küçük araba
go-devil i. çocuk kızağı
devil i. bağımlı kimse
devil i. gençliğinden dolayı taşkınlık yapan kimse
devil i. şanssız ve mutsuz kimse
devil i. son derece kötü niyetli kimse
devil i. dost
devil i. çok uğraştırıcı şey
devil [dialect] i. kullanılmayan çorak arazi
devil worshiper i. şeytana tapan kimse
devil i. anlaması zor şey
devil i. havai fişek
devil i. çok kışkırtıcı şey
devil i. maytap
devil i. kontrolü zor şey
devil i. çok zor şey
devil i. rahatsız edici ruh hali
devil i. rahatsız edici nitelik
devil i. adam
devil i. yüksek enerjili, pervasız ve atılgan kimse
devil i. rahatsız edici tutku
devil i. cehennem
devil worshiper i. iblislere tapan kimse
devil i. (kötü veya zor bir şeye ait) öne çıkan örnek
poor devil i. acınılan kimse
poor devil i. zavallı kimse
poor devil i. gariban kimse
poor devil i. aciz kimse
devil i. çılgın kimse
devil i. düşman
devil f. (avukat stajyeri vb gibi) zor/angarya dolu bir iş yapmak
devil f. makinede parçalamak (kağıt vb)
devil f. baharatlı ve acılı pişirmek
devil f. canını sıkmak
stone the devil f. şeytan taşlamak
have the luck of the devil f. çok şanslı olmak
have the luck of the devil f. ballı olmak
play the devil's advocate f. kendi görüşlerinin doğruluğunu ölçmek için karşıt görüşlerin savunmasını yapmak
have the devil's own luck f. ballı olmak
devil f. rahatsız etmek
devil f. avukat stajeri olarak çalışmak
devil f. yazar çırağı olarak çalışmak
dare devil s. atılgan
dare devil s. gözü pek
dare devil s. yiğit
lucky devil s. şanslı
devil-may-care s. gündelik
devil-may-care s. resmi olmayan
devil-may-care s. uçarı
devil-may-care s. gelişigüzel
devil-may-care s. rahat
devil-may-care s. laubali
devil a one zf. hiç mi hiç
like the devil zf. şeytan gibi
devil a lot zf. bir hayli fazla
like the devil zf. ayağına tez
like the devil zf. çok çabuk
like the devil zf. şeytan gibi çok çabuk
go to the devil! ünl. cehennem ol!
devil ünl. hay şeytan!
devil N. kötücül varlık
Öbek Fiiller
devil (someone or something) for (something) f. (birinin) bir şey için sinirini bozmak
devil (someone or something) for (something) f. (birinin bir şey) için canını sıkmak
devil (someone or something) for (something) f. (birinin bir şey için) başını ağrıtmak
devil (someone or something) for (something) f. (birine bir şey) için musallat olmak
devil (someone or an animal) for something f. (birini/bir hayvanı bir şey) için rahatsız etmek
devil (someone or an animal) for something f. (birine/bir hayvana bir şey) için rahat vermemek
devil (someone or an animal) for something f. (birini/bir hayvanı bir şey) için daraltmak
devil (someone or something) for (something) f. (birine bir şey) için rahat vermemek
devil (someone or an animal) for something f. (birine/bir hayvana bir şey) için musallat olmak
devil (someone or something) for (something) f. (birini bir şey) için daraltmak
devil (someone or something) for (something) f. (birini/bir şeyi bir şey) için rahatsız etmek
İfadeler
speak of the devil f. iti anıp çomağı hazırlamak
speak of the devil f. lafın üzerine gelmek
the devil take the hindmost expr. altta kalanın canı çıksın
devil a bit expr. hiç mi hiç
the devil wears prada expr. şeytan marka giyer
If you lie down with the devil, you will wake up in hell expr. şeytanla sevişirsen cehennemde uyanırsın
when the devil walks the earth and finds his first love evil shall be released expr. şeytan dünyaya gelip ilk aşkını bulduğunda kötülük serbest kalacak
caught between the devil and the deep blue sea expr. iki ucu boklu değnek
caught between the devil and the deep blue sea expr. iki arada bir derede
caught between the devil and the deep blue sea expr. aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık
the devil is beating his wife expr. hava güneşliyken yağmur yağması
the devil is beating his wife expr. gökkuşağı havası
Atasözü
the devil looks after his own minareyi çalan kılıfını hazırlar
the devil finds works for idle hands boş duranın ayağına şeytan takılır
give the devil his due sezar'ın hakkı sezar'a
devil's children have the devil's luck şans kötüden yanadır
he who sups with the devil should have a long spoon şeytanla sofraya oturanın kaşığı uzun olmalı
better the devil you know than the devil you don't know tanıdığın düşman tanımadığın dosttan yeğdir
the devil finds work for idle hands boş durana şeytan iş bulur
needs must when the devil drives aç elini kora sokar
set a beggar on horseback and he'll ride to the devil çingeneye beylik vermişler önce babasını asmış
talk of the devil and he is bound to appear iyi insan lafının üstüne gelirmiş
talk of the devil and he is bound to appear iti an çomağı hazırla
talk of the devil and he is sure to appear iti an çomağı hazırla
talk of the devil and he is sure to appear iyi insan lafının üstüne gelirmiş
tell the truth and shame the devil aleyhine bile olsa doğruyu söyle
every man for himself and the devil take the hindmost her koyun kendi bacağından asılır
devil finds work for idle hands to do boş durana şeytan güler
needs must when the devil drives çaresizlik insana herşeyi yaptırır
needs must when the devil drives çaresizlik insana neler yaptırmaz
devil is not so black as he is painted kimse söylendiği kadar kötü değildir
devil can quote scripture for his own purpose şeytan ayeti kendi hayrına okur
devil can cite scripture for his own purpose şeytan ayeti kendi hayrına okur
idle hands are the devil's playthings tanrı boş duranı sevmez
the devil take the hindmost sona kalan dona kalır
what goes over the devil's back comes under his belly ne ekersen onu biçersin
what goes over the devil's back comes under his belly inleme ölürsün
what goes over the devil's back comes under his belly etme bulursun
what goes over the devil's back comes under his belly inleyen ölür
what goes over the devil's back comes under his belly eden bulur
god sends meat and the devil sends cooks tanrı eti, şeytansa aşçıları gönderir
god sends meat and the devil sends cooks iyilikler tanrıdan kötülükler ise şeytandan gelir
what goes over the devil's back comes under his belly iyilik eden iyilik bulur kötülük eden kötülük bulur
god sends meat and the devil sends cooks tanrı iyilik şeytan kötülük verir
god sends meat and the devil sends cooks tanrıdan iyilik şeytandan kötülük gelir
what goes over the devil's back comes under his belly kim ne ederse kendine eder

"-devil" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 2 sonuç

Türkçe İngilizce
Patoloji
devil gribi epidemic myalgia i.
devil gribi epidemic pleurodynia i.