birbiri - Türkçe İngilizce Sözlük

birbiri

"birbiri" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 4 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
birbiri each other zm.
The principles of solidarity, flexibility and effectiveness complement rather than compete with each other.
Dayanışma, esneklik ve etkinlik ilkeleri birbirleriyle rekabet etmekten ziyade birbirlerini tamamlamaktadır.

More Sentences
birbiri one another zm.
It is a fascinating and illuminating study of how individuals interact with one another.
Bireylerin birbirleriyle nasıl etkileşime girdiğine dair büyüleyici ve aydınlatıcı bir çalışmadır.

More Sentences
birbiri the other i.
birbiri other [scotland] zm.

"birbiri" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
birbiri ardından gelme sequence i.
Genel
birbiri ardına yapılan şeyler round i.
birbiri ardından gelme sequence i.
birbiri ile alakası olan interrelatedness i.
birbiri ardınca geçen günler days on end i.
parçaları zincir gibi birbiri ile bağlantılı ilerleyen iş chainwork i.
birbirine yakın olacak veya birbiri içine sığacak şekilde yerleştirilmiş bir grup nesne nest i.
birbirini tamamlayan veya görünüm olarak birbiri ile uyumlu veya benzer olan ikili match i.
fikir, gayrimaddi kıymetlerin birbiri ile rekabet ettiği alan marketplace i.
birbiri ile ilişkisi olmayıp beraber yaşayan yetişkinler mingles i.
iki şeyin yanlışlıkla birbiri ile karıştırılması misprision i.
(saat mekanizması) parçaları birbiri içinde hareket eden birleşik bir alet gimmals i.
(birbiri ile ilişkili) on çalışmalık seri dekalogy i.
birbiri ile karıştırılan ifade confusable i.
birbiri ile karıştırılan ifade confusible i.
birbiri ile karıştırılan sözcük confusable i.
birbiri ile karıştırılan sözcük confusible i.
birbiri ile ilişkili şeylerden oluşan grup family i.
(ortam benzerliğine yanıt olarak) birbiri ile ilişkili organizmalarda yeni özellik gelişimi parallelism i.
akıl ve maddenin birbirine eşlik etmesine karşın birbiri ile ilişkili olmadığını öne süren felsefi teori parallelism i.
aynı anda gerçekleşen birbiri ile alakasız durumları birbiri ile ilişkilendirme parataxis i.
(futbolda) oyuncuların birbiri üstüne düşmesi pileup i.
birbiri ardından gelme consequence [obsolete] i.
(sıvı partiküllerinin) birbiri arasında hareket edebilmesi intermobility i.
birbiri ile ilişkili şey sister i.
doğal afetler arası etkileşimin birbiri yerine geçebilirliği symmetry i.
çakışmak (birbiri ile) collide with one another f.
birbiri ardınca sıralanmak form a single file f.
birbiri ardına gelmek alternate f.
birbiri üzerinden geçmek intersect f.
birbiri ardına gelmek come one after another f.
birbiri üzerine geçmek overlap f.
birbiri için yaratılmak be made for each other f.
birbiri için yaratılmak be meant for each other f.
birbiri arasından geçirerek örmek pleach f.
birbiri ardına gelmek take turns f.
birbiri etrafında dönmek complicate f.
birbiri içine geçmek interpermeate f.
(kıyıya vuran dalgalar gibi) birbiri üzerine gelmek swaff f.
birbiri ardından gelen alternate s.
birbiri ile alakası olan interrelated s.
birbiri ile değiştirilebilir interchangeable s.
birbiri ardına successive s.
birbiri ile ilişkisi olmayan unrelated s.
birbiri ardına koşulmuş tandem s.
birbiri ardına rapid-fire s.
birbiri ardına oturan iki veya daha fazla kişi tarafından kullanılmak üzere tasarlanmış tandem s.
birbiri içine geçerek kısalmış telescoped s.
birbiri üzerine binmiş equitant s.
birbiri ile uyuşmayan dissociable s.
birbiri ile alakasız görüntülerin yan yana sıralanması ile karakterize edilen phantasmagorical s.
birbiri ardından one after the other zf.
birbiri arkasından one after another zf.
birbiri ardınca one after the other zf.
birbiri arkasından in rapid succession zf.
birbiri arkasına one after another zf.
birbiri peşi sıra one after the other zf.
birbiri peşi sıra one after another zf.
birbiri ardından one after another zf.
birbiri ardına koşulu olarak (atlar) tandem zf.
birbiri üstüne one thing on top of another zf.
birbiri ardına one after another zf.
birbiri ardınca many a time zf.
birbiri ardınca time and again zf.
birbiri ardınca time after time zf.
birbiri arkasından successively zf.
birbiri ardına tandem zf.
birbiri ile çelişerek oxymoronically zf.
birbiri ardına consecutive zf.
birbiri yerine geçebilme belirten bir bağlaç or bağ.
Öbek Fiiller
dönüşümlü olarak birbiri ardından gelmek alternate with f.
Konuşma Dili
(buz pateni) hız kazanmak ya da yön değiştirmek üzere ayakları birbiri ardına hareket ettirme crossover i.
birbiri ardına (içki vb) one too many expr.
birbiri ardınca one (thing) after the other expr.
birbiri ardından one (thing) after the other expr.
birbiri ardınca time and (time) again expr.
Deyim
tek katlı, her odanın birbiri ardına dizilip tek bir koridora açıldığı ev tipi shotgun cottage i.
birbiri arkasına gerçekleşen komik/gülünç olaylar comedy of errors i.
birbiri üstüne gelen üç aksi durum triple whammy i.
birbiri ardına off the reel [old-fashioned] s.
birbiri için yaratılmış made for each other [cliché] s.
birbiri ardına one thing or person after another expr.
Ticaret/Ekonomi
birbiri yerine ikame edilebilen mallar competing goods i.
Hukuk
birbiri ardına consecutively zf.
Siyasal
birbiri ardına iktidara gelmek (iki parti için vs.) alternate in power i.
Teknik
işlevsel birbiri arasına girme functional interleaving i.
birbiri ile değiştirme interchange i.
birbiri ile uyumluluk intercompatibility i.
unsurların birbiri ardına yerleştiği oluşum column formation i.
farklı enerji formlarının birbiri ile ilişkisi correlation of energy i.
iki maddenin birbiri aracılığıyla dağılımı permeation i.
birbiri ardına gelen alternate s.
birbiri arkasına dizilmiş tandem s.
birbiri ardında tandem s.
Bilgisayar
işlevsel birbiri arasına girme functional interleaving i.
Bilişim
birbiri ile etkileşimli yazı iletim sistemi interactive text transmission system i.
Elektrik
birbiri üzerine çift tabakalı sargı double layer winding i.
Tekstil
giyimde çeşitli kombinasyonlar elde etmek için birbiri yerine giyilebilen parçalar separates i.
Ağaç İşleri
aynı ahşaptan kesilen iki oval parçanın birbiri ile eşleşmesi oystering i.
Otomotiv
iki ucu birbiri üstüne binen piston segmanı lap-ended piston ring i.
Havacılık
kanatçık izdüşümlerinin birbiri üstüne düşmesi blade overlap i.
Denizcilik
birbiri üstüne geçen tahtalardan yapılmış deniz aracı lapstrake i.
Medikal
birbiri üstüne silindir şeklinde sarılarak uygulanan uzun sargı roller bandage i.
Psikoloji
(anlamsal ilişki bulunmayan) birbiri ile kafiyeli sözcük veya ifade clang i.
anlamsal olarak birbiri ile alakasız iki benzer olayın tesadüfen eş zamanlı gerçekleşmesi synchronicity i.
anlamsal olarak birbiri ile alakasız iki benzer olayın tesadüfen eş zamanlı gerçekleşmesi synchronism i.
Diş Hekimliği
iki çenedeki dişlerin birbiri üstüne normal şekilde kapandığı (diş dağılımı) centric s.
Fizyoloji
organların birbiri ile olan ilişkisi correlation i.
birbiri yerine geçen reciprocal s.
Optik
birbiri ile aynı görsel noktayı sunan görüntü aralığı horopter i.
Mantık
birbiri yerine kullanabilen mantık terimleri reciprocal terms i.
İstatistik
birbiri ardına dizilmiş kuyruklar tandem queues i.
birbiri ardına dizilmiş sınamalar tandem tests i.
Kimya
kimyasal bileşenlerin belirli bölümünün birbiri ile yer değiştirmesi sonucu meydana gelen kimyasal reaksiyon double decomposition reaction i.
birbiri ile ilişkili dört veya daha fazla kimyasal maddeye ait delta s.
birbiri ile ilişkili dört veya daha fazla kimyasal madde ile ilgili delta s.
Biyoloji
birbiri üzerine yığılmış kan hücreleri rouleau i.
organizmaların birbiri ile karışmaksızın aynı coğrafi bölgede gelişmesi sympatry i.
birbiri ardına gelen iki embriyo gelişim sürecinden birini izleyen diphygenic s.
Biyokimya
birbiri içinde çözünmeyen iki sıvıyı karıştırmak emulsify f.
Gökbilim
birbiri içinde kayan eklemlerle hareket edebilen telescopic s.
Astroloji
sinastri (2 ya da daha fazla doğum haritasının birbiri ile kıyaslanması) synastry i.
Ormancılık
birbiri üzerine binmiş dallar overlapping branches i.
birbiri üstüne binmiş dallar overlapping branches i.
Dilbilim
bir parça içinde tekrarlayan birbiri ile kafiyeli iki ayrı ifade holorhyme i.
bir parça içinde tekrarlayan birbiri ile kafiyeli iki ayrı ifade holorime i.
birbiri yerine kullanılabilen dil bilgisel ögeleri içine alan bir sınıf substitution class i.
sözcüklerin birbiri yerine kullanımı substitution i.
(sözcükler) birbiri yerine kullanılabilen substitutable s.
Dini
havarilerin soy bağı ile birbiri ardına gelmesi apostolic succession i.
havarilerin soy bağı ile birbiri ardına gelmesi apostolical succession i.
birbiri ardına gelen havarileri destekleyen kimse successionist i.
Felsefe
birbiri yerine kullanılabilen iki ifade arasındaki mantıksal ilişki substitutivity i.
Meteoroloji
iki kasırganın birbiri etrafında dönmesiyle gerçekleşen etkileşim fujiwhara effect i.
Jeoloji
fayların birbiri üzerine binmesi overthrust i.
çakılların birbiri üstüne yaslandığı tortu tabakası imbrication i.
Askeri
birbiri ardınca taarruz successive attack i.
birbiri ardınca safa geçme düzeni successive formation i.
birbiri gerisindeki mevzilerde oyalama delay from successive positions i.
birbiri yerine kullanabilme yeteneği operational interchangeability i.
birbiri ile bağlantılı mayın grubu girandole i.
birbiri ile ilişkili atış kontrol cihazları grubu fire control system i.
Spor
(krikette) birbiri arkasına yuvarlanan altı top over i.
(krikette) topun birbiri ardına yuvarlanması sonucunda hiç puan getirmeyen altı atış maiden i.
(krikette) topun birbiri ardına yuvarlanması sonucunda hiç puan getirmeyen altı atış maiden over i.
birden fazla patenci sırasının birbiri içinden geçtiği kısım intersection i.
İskambil
(desteyi) iki ele ayırıp birbiri içine geçecek şekilde karıştırmak riffle f.
Sanat
(filmde) birbiri ile bağlantısız kısa sahneler kullanılarak genel edinim yaratma impressionism i.
Müzik
bir akort oluşturan seslerin birbiri arkasından çalınması arpeggiate i.
aralarında birer ölçü fark olan iki tonun birbiri arasında değişimi shake i.