biten - Türkçe İngilizce Sözlük

biten

"biten" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 8 sonuç

Türkçe İngilizce
Bilgisayar
biten completed s.
Is the work completed?
İş bitti mi?

More Sentences
Genel
biten terminatory s.
biten mature s.
biten fini s.
biten out s.
Konuşma Dili
biten finito s.
Bilgisayar
biten elapsed s.
biten complete s.

"biten" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
berabere biten oyun draw i.
Genel
007 ile biten herhangi bir yıl (2007 vb) bond year i.
berabere biten yarış dead heat i.
bir koyunun üstünde biten yünün tümü fleece i.
sabah 9'da başlayıp akşam 5'te biten mesai nine-to-five i.
sonu mutlu biten hikayeler happy ending stories i.
sonu güzel biten hikayeler happy ending stories i.
biten projelerimiz our completed projects i.
(britanya'daki üniversitelerde) akademik yılın ekim'de başlayıp noel'de biten dönemi michaelmas term i.
kalçanın hemen altında biten aşırı kısa etek microskirt i.
yolculuğun evde biten kısmı home run i.
olup biten şeyler goings on i.
mutlu sonla biten ara oyunu comedy [obsolete] i.
mutlu sonla biten ortaçağ dini piyesi comedy [obsolete] i.
biten şey finish i.
başarılı kariyeri aniden biten kimse flameout i.
diz ile bilek ortasında biten evaze paçalı pantolon gaucho i.
diz ile bilek ortasında biten evaze paçalı pantolon gauchos i.
genişleyerek bileğin üzerinde biten bir eldiven gauntlet glove i.
biten ilişki splitsville i.
bilekte biten deri bir ayakkabı modeli stogie i.
bilekte biten deri bir ayakkabı modeli stogy i.
bilekte biten deri bir ayakkabı modeli stoga i.
(biten bir içeceği) tazelemek give a fresh refill f.
başlamadan biten stillborn s.
ölümle biten fatal s.
su kenarında biten waterside s.
ile biten ending with s.
noktalama işaretleriyle biten end-stopped s.
berabere biten drawn s.
ekmediğin yerde biten ubiquitous s.
berabere biten even s.
berabere biten tied s.
tomurcuksu üç lobla biten botoné s.
hızlıca olup biten hit-and-run s.
ertesi sabahtan önce biten overnight s.
aynı anda veya yerde biten conterminable s.
aynı anda biten conterminant s.
aynı çağda başlayıp biten coaetaneous s.
ısırılmış gibi biten praemorse s.
ısırılmış gibi biten premorse s.
hemen yanında biten side by side s.
aynı şekilde başlayıp biten palindromic s.
Öbek Fiiller
(biten) örgüyü kesmek cast off f.
Atasözü
sonu iyi biten her şey iyidir all well that ends well
sonu iyi biten her şey iyidir all's well that ends well
Konuşma Dili
sıfırla biten yaş (30/40/50 vb.) the big (number)-o i.
sıfırla biten yaşlar için kullanılan bir tabir (20, 30, 40 vb. yaş) the big (number)-o i.
sıfırla biten yaş (30, 40, 50 vb.) the big (number)-o i.
sıfırla biten yaşlar için kullanılan bir tabir (20, 30, 40 gibi yaş) the big (number)-o i.
sıfırla biten yaşlar için kullanılan bir tabir (20, 30, 40 gibi yaş) the big-o i.
sıfırla biten yaşlar için kullanılan bir tabir (20, 30, 40 vb. yaş) the big-o i.
sıfırla biten yaş (30, 40, 50 vb.) the big-o i.
olup biten the down low i.
diz altında/baldırda biten boy midi i.
sıfırla biten yaş (30/40/50) the big -o i.
sıfırla biten yaşlar için kullanılan bir tabir (20, 30, 40 yaş) the big -o i.
Deyim
olan biten goings-on i.
iyi başlayıp kötü biten a sting in the tail i.
bilinmezlikle biten bir şey the lady or the tiger i.
geç başlayıp erken biten kısa iş günü bankers' hours i.
etrafında olup biten her şeyin farkında olma eyes in the back of your head i.
etrafında olup biten her şeyden haberdar olma eyes in the back of your head i.
etrafında olup biten her şeyi bilme/görme eyes in the back of your head i.
etrafında olup biten her şeyin farkında olma eyes in the back of (one's) head i.
etrafında olup biten her şeyden haberdar olma eyes in the back of (one's) head i.
etrafında olup biten her şeyi bilme/görme eyes in the back of (one's) head i.
biten ilişkiyi/ayrıldığı kişiyi unutmak için başkasıyla yaşanan ilişki rebound relationship i.
biten bir ilişkiden iyileşmek için başkasıyla başlanan ilişki rebound relationship i.
sonu iyi biten her şey iyidir all well that ends well expr.
sonu iyi biten her şey iyidir all's that ends well expr.
burada olup biten bu odadan dışarı çıkmasın don't let it go any further expr.
burada olup biten burada kalsın don't let it go any further expr.
burada olup biten bu odadan dışarı çıkmasın don't let it out of this room expr.
burada olup biten burada kalsın don't let it out of this room expr.
sonu iyi biten her şey iyidir all's well that ends well expr.
Konuşma
olup biten ne so what expr.
Ticaret/Ekonomi
biten işler completed works i.
Medya
ardışık satırlarla başlayan veya biten başlık cut-in i.
ardışık satırla başlayan veya biten illüstrasyon cut-in i.
Teknik
gaga ile biten örs kemiği beakiron i.
(topolojide) aynı noktada başlayıp biten yol loop i.
(grafik teorisinde) aynı düğümde başlayıp biten kenar loop i.
bir yerde daha erken başlayıp başka bir yerde daha geç biten time-transgressive s.
Bilgisayar
biten pil uyarısı critical battery alarm i.
Bilişim
ilk biten ilk çıkar first-ended first-out expr.
Tekstil
baldırlarda biten kadın pantolonu pedal pusher i.
baldırlarda biten dar kadın pantolonu toreador pants i.
dizin hemen altında biten çorap knee sock i.
dizin hemen altında biten çorap knee-sock i.
kabarık paçaları dizin hemen altında biten bir pantolon knickerbocker pants i.
dizin hemen altında biten çorap kneesock i.
ayak bileği civarında biten uzun etek maxi i.
dizde biten dar çizme field boot i.
dizde biten dar çizme fieldboot i.
Otomotiv
aküsü biten aracı ittirerek çalıştırma push-start i.
Trafik
deniz veya nehir kıyısında biten yol riverbank i.
Medikal
eriyip biten syntectic s.
eriyip biten syntectical s.
Anatomi
atardamarın kılcal damarlarda biten ince duvarlı son kısmı capillary artery i.
kılcal damarlarda başlayıp biten damarlardan oluşan sistem portal system i.
Fizyoloji
kas veya salgı bezinde biten ve kasılma veya salgılamaya yol açan sinir uyarımı yaratan sinir ucu effector i.
Kimya
plutonium-241 izotopu ile başlayan ve bizmut-209 izotopu ile biten radyoaktif seri neptunium series i.
toryum-232 ile başlayan ve kurşun-208 ile biten radyoaktif seri thorium series i.
Biyoloji
keskin uçla biten mucronated s.
keskin uzantıyla biten mucronated s.
keskin noktayla biten mucronate s.
keskin uçla biten mucronate s.
keskin uzantıyla biten mucronate s.
keskin noktayla biten mucronated s.
gaga kısmında biten rostellate s.
omurda biten spinescent s.
Botanik
nemli yerlerde biten çeşitli nanelere verilen ad bishop's-weed i.
nemli yerlerde biten çeşitli nanelere verilen ad bishop-weed i.
kuzey amerika'nın doğusuna özgü yerde biten çok yıllık bir bataklık bitkisi polecat weed i.
kuzey amerika'nın doğusuna özgü yerde biten çok yıllık bir bataklık bitkisi foetid pothos i.
kuzey amerika'nın doğusuna özgü yerde biten çok yıllık bir bataklık bitkisi symplocarpus foetidus i.
yaprak döken ve yerde biten bir bitki fothergilla i.
yaprak döken ve yerde biten bir bitki witch alder i.
tohum kabuğu çizgisi kalaza ve orifis arasındaki yarı yolda biten hemitropal s.
yerde biten low-growing s.
aniden biten succise s.
Eğitim
ingiliz üniversitelerinde ocak ortasında başlayıp paskalya'dan önce biten ikinci akademik sömestr hilary term [uk] i.
Edebiyat
biten aşkın sembolü olan söğüt dalı veya çelengi willow i.
Dilbilim
s ile biten çoğul kelimede s harfinden sonra konan kesme işareti grocer's apostrophe i.
titreşimsiz/ötümsüz bir sesle biten kelimenin son sesinin, sonrasındaki titreşimli/ötümlü sesle başlayan kelimenin ilk sesiyle birleşmesi catenation i.
ünsüz ile biten (hece) checked s.
(hal ekiyle biten yapı) çekimlenebilir declinal s.
tek veya iki ünlü harfle biten open s.
ünsüzle biten closed s.
sonu -acious ile biten sıfatları isim haline getiren ek (-cılık, -lık) -acity snk.
-esis ile biten isimlerden sıfat yapan son ek -etic snk.
y ile biten kelimelere -y eki yerine getirilen son ek -ey snk.
Dini
noel'den sonra olup teofani ile biten on iki günlük dönem twelfthtide [obsolete] i.
(kısaca) noel'den sonra olup epifani ile biten on iki günlük dönem twelfth [obsolete] i.
Jeoloji
bir yerde daha erken başlayıp başka bir yerde daha geç biten time-transgressive s.
Askeri
sosyal etkinliklerde veya hizmet sırasında giyilen, belin hemen altında biten ve önü açık şekilde yelekle veya kuşakla giyilen yarı resmi kuyruksuz bir erkek ceketi monkey jacket i.
sosyal etkinliklerde veya hizmet sırasında giyilen, belin hemen altında biten ve önü açık şekilde yelekle veya kuşakla giyilen yarı resmi kuyruksuz bir erkek ceketi shell jacket i.
sosyal etkinliklerde veya hizmet sırasında giyilen, belin hemen altında biten ve önü açık şekilde yelekle veya kuşakla giyilen yarı resmi kuyruksuz bir erkek ceketi mess jacket i.
sözleşmesi biten askeri personelin aktif göreve devam etme politikasına ait veya ilgili stop-loss s.
Spor
berabere biten yarış dead heat i.
berabere biten oyun tied game i.
(futbolda) hücum hattının gerisinde biten hücum oyununun sebep olduğu mesafe dezavantajı loss i.
(jimnastikte) ayakta durma pozisyonunda başlayıp biten bir çömelme hareketi burpee i.
(maç) golsüz biten shut-out s.
(maç) sıfır-sıfır biten shut-out s.
İskambil
trente-et-quarante oyununda berabere ya da sonuçsuz biten el refait i.
Sanat
balede bacağı diğer bacağa vurarak yapılan figür ile başlayıp arabesk figür ile biten sıçrama jeté en tournant i.
balede bacağı diğer bacağa vurarak yapılan figür ile başlayıp arabesk figür ile biten sıçrama tour jeté i.
Müzik
ritmik bir kalıptan oluşup es ile biten kısa pasaj ordo i.