tied - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

tied

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"tied" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 4 sonuç

İngilizce Türkçe
General
tied s. bağlanmış
tied s. düğümlenmiş
tied s. bağlı
tied s. berabere biten

"tied" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 95 sonuç

İngilizce Türkçe
General
be tied f. bağlanmak
be tied blindly f. körü körüne bağlanmak
be tied down f. başı bağlı olmak
be tied to f. tabi olmak
be tied to f. bağlı olmak
be tied to someone's apron strings f. birisinin sözünden çıkmamak
be tied to someone's apron strings f. birine fazla bağlı olmak
be tongue tied f. konuşamamak
be tongue-tied f. nutku tutulmak
become tongue-tied f. dut yemiş bülbüle dönmek
become tongue-tied f. dili tutulmak
stand idle with hands tied f. eli kolu bağlı oturmak
fit to be tied s. çok sinirli
tongue tied s. dili tutulmuş
tongue-tied s. nutku tutulmuş
tongue-tied s. tutuk
tongue-tied s. dili tutulmuş
tongue-tied s. ağzı var dili yok
tongue-tied s. heyecandan dili tutulmuş
tongue-tied s. dili tutulmuş (utanç/heyecan/korku vb'nden)
tongue-tied s. şaşkınlıktan dili tutulmuş
tongue-tied s. dili tutuk
tongue-tied s. suskun
Phrases
no matter how tied up one is iki eli kanda olsa
no matter how tied up one is iki eli kızıl kanda olsa
Colloquial
be tongue-tied dili tutulmak
be tongue-tied söyleyecek söz bulamamak
become tongue-tied dili tutulmak
become tongue-tied söyleyecek söz bulamamak
get tied up bir şeyle meşgul olmak
get tied up with biriyle ya da birşeyle ilgilenmek/meşgul olmak
with one arm tied behind one's back kolayca
with one arm tied behind one's back gözü kapalı
with one arm tied behind one's back eli arkasında bağlıyken bile
with one arm tied behind one's back hiç zorluk çekmeden
Idioms
(one's) hands are tied eli kolu bağlı
be fit to be tied dinden imandan çıkmak
be fit to be tied küplere binmek
be fit to be tied çok üzülmek
be fit to be tied tepesi atmak
be tied hand and foot eli kolu bağlı olmak
be tied hand and foot hiçbir şey yapamaz durumda olmak
be tied to one's mother's apron strings anasının dizinin dibinden ayrılmamak
be tied to someone's apron strings birisine aşırı bağlı olan kimse
be tied to your mother's apron strings süt kuzusu olmak
be tied to your mother's apron strings anasının kuzusu olmak
be tied to your mother's apron strings annesinin eteğinden ayrılamamak
be tied up çok meşgul olmak
be tongue-tied kal gelmek
be tongue-tied dut yemiş bülbüle dönmek
could do something with one arm tied behind their back (başkasının yaptığını) tek eliyle yapabilmek
could do something with one arm tied behind their back (bunu ben) tek elimle yaparım
could do something with one hand tied behind their back (bunu ben) tek elimle yaparım
could do something with one hand tied behind their back (başkasının yaptığını) tek eliyle yapabilmek
do something with one arm tied behind one's back hiç zorlanmadan yapmak
fit to be tied kan beynine sıçramak
have one's hands tied eli kolu bağlı olmak
my hands are tied elim kolum bağlı
our hands are tied elimiz kolumuz bağlı
tied hand and foot eli kolu bağlı
tied hand and foot çaresiz
tied up yoğun
tied up meşgul
with both hands tied behind one's back zorlanmadan
with both hands tied behind one's back kolayca
with one hand tied behind one's back zorlanmadan
with one hand tied behind one's back kolayca
Speaking
his hands are tied eli kolu bağlı
i'm a bit tied up for the time being şu an biraz meşgulüm
my hands are tied el mecbur
Trade/Economic
bond tied to an index endekse kotalanmış tahvil
bond tied to an index indeksli tahvil
bond tied to an index indekse bağlanmış tahvil
tied agent temsili acente
tied aid bağlı dış yardım
tied aid bağlı yardım
tied credits bağlı krediler
tied loan bağlı kredi
tied loan bağlı kredi ya da ikrazat
tied loan borç alana borç veren ülkeden bazı ürünleri almasını şart koşan kredi
tied loan bağlı dış kredi
tied sale bağlı satış
tied share devri yasa veya yönetmelik hükümlerine bağlanmış hisse senedi
tied share bağlı hisse senedi
Textile
tied at the waist belden bağlamalı
Construction
tied house bir bira üreticisinin sahibi olduğu ve öncelikli olarak bu üreticinin biralarını satan pub
Aeronautic
safe tied güvenlik
safe tied emniyet
Marine
side tied aborda
Food Engineering
tongue-tied utangaç
Statistics
tied double change over design bağlı ikili değiştirmeli tasarım
tied rank bağlı sıralılık
tied ranks bağlı sıralılık
Military
tied on uçak benimle aynı teşkile dahildir' kodu
Sport
tied game berabere biten oyun