| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | bizarre s. | tuhaf | ||
|
She has a bizarre taste when it comes to fashion. Moda söz konusu olduğunda tuhaf bir zevki var. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | bizarre s. | garip | ||
| Yaygın Kullanım | bizarre s. | acayip | ||
| Genel | ||||
| Genel | bizarre s. | biçimsiz | ||
| Genel | bizarre s. | bambaşka | ||
| Botanik | ||||
| Botanik | bizarre i. | garip çizgileri olan çiçek | ||
| Botanik | bizarre i. | sarımsı çizgiler üzerine benekleri olan karanfil | ||
| Botanik | bizarre i. | kahverengimsi çizgili ve benekli lale | ||
| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | bizarre behaviour i. | tuhaf davranış | ||
| Genel | bizarre murder i. | esrarengiz cinayet | ||
| Genel | be bizarre f. | tuhaf gelmek | ||
| Genel | be found bizarre f. | garip bulunmak | ||
| Genel | seem bizarre f. | tuhaf görünmek | ||
| Genel | be found bizarre f. | tuhaf bulunmak | ||
| Genel | appear bizarre f. | tuhaf görünmek | ||
| Genel | find something bizarre f. | garip karşılamak | ||
| Genel | sound bizarre f. | tuhaf gelmek | ||
| Genel | seem bizarre f. | tuhaf gelmek | ||
| Genel | look bizarre f. | tuhaf görünmek | ||
| Genel | find something bizarre f. | tuhaf karşılamak | ||
| Genel | be found bizarre f. | garip gelmek | ||
| Genel | be found bizarre f. | garipsenmek | ||
| Konuşma | ||||
| Konuşma | how bizarre expr. | ne kadar tuhaf | ||
| Konuşma | how bizarre expr. | ne kadar garip | ||
| Konuşma | which one is bizarre? expr. | hangisi tuhaf? | ||
| Konuşma | which one is bizarre? expr. | hangisi garip? | ||
| Psikoloji | ||||
| Psikoloji | bizarre behavior i. | tuhaf davranış | ||
| Psikoloji | bizarre delusion i. | tuhaf kuruntu | ||