boşa - Türkçe İngilizce Sözlük

boşa

"boşa" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 1 sonuç

İngilizce Türkçe
Mutfak
bosa i. boza

"boşa" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 4 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
boşa for nothing zf.
If we give in without being sure of the result, all the deaths will have been for nothing.
Sonuçtan emin olmadan pes edersek, tüm ölümler boşa gitmiş olur.

More Sentences
boşa in idle zf.
Argo
boşa in the shitter expr.
boşa into the toilet expr.

"boşa" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
boşa harcamak waste f.
Genel
boşa harcanma waste i.
ümidi boşa çıkma disappointment i.
boşa çıkarma negation i.
boşa çıkma mare's nest i.
boşa çıkma frustration i.
boşa harca wasting i.
boşa çıkma miscarriage i.
boşa harcama squander i.
boşa harcama wasting i.
işin boşa çıkması miscarriage i.
boşa harcama extravagance i.
boşa harcama wastage i.
boşa harcama waste i.
boşa ümit desperate hope i.
boşa harcayan waster i.
boşa çıkarma frustrating i.
boşa giden zaman idle time i.
boşa çıkarma negations i.
boşa çabalama thrashing i.
boşa dönen vida stripped screw i.
boşa dönen vida worn screw i.
boşa çıkarma disconfirmation i.
çabanın boşa çıkması waste of effort i.
boşa zaman harcama time-wasting i.
boşa zaman harcama timewasting i.
boşa çıkaran rebutter i.
boşa harcanan zaman vanity [obsolete] i.
boşa harcama unthrift i.
halat bükümlerinin uçlarını sonraki iki halat gövdesi boyunca birbirine tutturarak yapılan boşa cevizi düğümü matthew walker i.
halat bükümlerinin uçlarını sonraki iki halat gövdesi boyunca birbirine tutturarak yapılan boşa cevizi düğümü matthew walker knot i.
boşa koysan dolmaz doluya koysan almaz durum horn of a dilemma i.
boşa harcama mispense i.
boşa harcayan kimse misspender i.
boşa harcama misspense [obsolete] i.
boşa çaba mockery i.
zamanını boşa harcayan kimse mooncalf i.
boşa zaman kaybettiren prosedür bureaucratic procedure i.
daha verimli kullanılabilecek kaynakları boşa kullanan yenilikçi fikir drainchild i.
boşa harcayan kimse piffler i.
boşa sıkan kimse fourflusher i.
beklentileri boşa çıkarma subvert expectations i.
boşa çıkarmak shoot down f.
boşa geçirmek drone away f.
boşa çıkarmak let down f.
boşa geçirmek idle away f.
boşa harcamak loose out f.
boşa çıkmak be blighted f.
boşa harcamak dissipate f.
boşa geçirmek frig f.
boşa gitmek go for nothing f.
boşa geçirmek fribble f.
boşa almak disengage f.
boşa geçirmek dream something away f.
boşa çıkarmak blight f.
boşa harcamak idle away f.
boşa harcamak fritter f.
boşa harcamak squander away f.
boşa gitmek go to waste f.
boşa çıkarmak defeat f.
boşa çıkmak founder f.
boşa harcamak throw to the dogs f.
boşa çıkmak fizzle f.
boşa çıkarmak negate f.
boşa gitmek come to naught f.
boşa çıkarmak baffle f.
boşa harcamak misapply f.
boşa çıkmak fizzle out f.
boşa geçirmek loaf away f.
boşa harcamak fling away f.
boşa harcamak pass away f.
boşa harcamak lavish f.
boşa harcamak misspend f.
vaktini boşa harcamak fiddle about f.
boşa çıkmak come to nothing f.
boşa almak declutch f.
boşa çıkarmak nullify f.
boşa geçirmek dawdle f.
boşa harcamak cast away f.
boşa dönmek run idle f.
boşa harcamak idle f.
boşa çıkarmak prick the bubble f.
boşa harcamak squander f.
boşa almak ungear f.
boşa harcamak footle f.
boşa çıkarmak cancel f.
boşa çıkmak go by the board f.
boşa geçirmek dawdle away f.
boşa harcamak frivol away f.
boşa gitmek go down the drain f.
ümidini boşa çıkarmak disappoint f.
boşa geçirmek loiter away f.
boşa çıkarmak rebut f.
boşa çıkarmak puncture f.
boşa çıkarmak frustrate f.
boşa harcamak waste f.
boşa harcamak scatter f.
boşa geçirmek waste f.
boşa harcamak throw away f.
boşa çıkarmak invalidate f.
boşa çıkarmak fail f.
boşa çıkarmak disappoint f.
boşa geçirmek (zamanı) kill f.
boşa geçirmek fool away f.
boşa çıkmak come to naught f.
boşa harcamak chuck away f.
vaktini boşa harcamak fiddle f.
boşa harcamak fritter away f.
umudunu boşa çıkarmak disappoint f.
boşa çıkmak fail f.
emekleri boşa gitmek efforts to go down the drain f.
boşa geçmek be wasted f.
kar beklentisini boşa çıkarmamak prove profitable f.
boşa uğraşmak push on a rope f.
boşa uğraşmak run in circles f.
boşa uğraşmak go around in circles f.
boşa uğraşmak run around in circles f.
gençliğini boşa harcamak idle away one's youth f.
gençliğini boşa harcamak waste one's youth f.
vaktini boşa harcamak horse about f.
vaktini boşa harcamak goof around f.
vaktini boşa geçirmek fool around f.
vaktini boşa harcamak fool about f.
vaktini boşa harcamak horse around f.
boşa uğraşmak waste one's time and effort f.
boşa uğraşmak flog a dead horse f.
boşa çıkmak come to nought f.
boşa gitmek come to nothing f.
zamanı boşa harcamak waste the time f.
boşa çıkarmak explode f.
boşa dönmek (vida) (screw) to strip f.
boşa zaman harcamak waste time in vain f.
boşa vakit harcamak waste time f.
zamanını boşa geçirmek idle one's time away f.
zamanı boşa harcamak idle one's time away f.
boşa çıkarmak disconfirm f.
beklentileri boşa çıkarmak be a total fiasco f.
beklentileri boşa çıkarmak let down f.
umutları boşa çıkarmak shatter the hopes f.
umutları boşa çıkarmak wreck the hopes f.
umutları boşa çıkarmak dash the hopes f.
umutları boşa çıkarmak destroy the hopes f.
umutları boşa çıkarmak kill (off) the hopes f.
halkın adalete olan güvenini boşa çıkarmamak maintain public confidence in the judicial system f.
enerjisini boşa harcamak waste one's energy f.
tüm gününü boşa harcamak loaf the entire day away f.
yeteneklerini boşa harcamak waste one’s talents f.
yeteneklerini boşa harcamak waste one's skills f.
boşa vakit harcamak faff f.
parasını boşa harcamak waste money f.