conceals - Türkçe İngilizce Sözlük

conceals

conceals — Definition

Anlamı ve Tanımı:
gizlemek, saklamak
Okunuş (IPA):
(AmE /kənˈsiːl/ – BrE /kənˈsiːl/)
Terim Türü:
Fiil: conceal (conceals – concealed – concealing)
Bir şeyi görünürlükten veya bilgiden uzak tutmayı tanımlayan terimdir; niyetli saklama vurgusu taşır ve çoğu zaman sonuç odaklıdır. Latince concelare (“gizlemek”) kökünden gelir; “örtmek/soğutmak” çağrışımı üzerinden saklama fikri modern dile yerleşmiştir.
Eş Anlamlılar:
hide, cover
Zıt Anlamlılar:
reveal, disclose

"conceals" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 18 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
conceal f. gizlemek
He tried to conceal his disappointment from me.
Hayal kırıklığını benden gizlemeye çalışıyordu.

More Sentences
Genel
conceal f. gizlemek
He tried to conceal his disappointment from me.
Hayal kırıklığını benden gizlemeye çalışıyordu.

More Sentences
conceal f. saklamak
Let us not conceal this truth from ourselves.
Bu gerçeği kendimizden saklamayalım.

More Sentences
Hukuk
conceal f. gizlemek
He tried to conceal his disappointment from me.
Hayal kırıklığını benden gizlemeye çalışıyordu.

More Sentences
Teknik
conceal f. gizlemek
He tried to conceal his disappointment from me.
Hayal kırıklığını benden gizlemeye çalışıyordu.

More Sentences
conceal f. saklamak
Let us not conceal this truth from ourselves.
Bu gerçeği kendimizden saklamayalım.

More Sentences
Tekstil
conceal f. gizlemek
He tried to conceal his disappointment from me.
Hayal kırıklığını benden gizlemeye çalışıyordu.

More Sentences
Genel
conceal f. idare etmek
conceal f. örtbas etmek
conceal f. gizli tutmak
conceal f. perdelemek
conceal f. örtmek
conceal f. kapamak
conceal f. ketmetmek
conceal f. (duygu) gizlemek
conceal f. belli etmemek
Hukuk
conceal f. sükut etmek
Teknik
conceal f. örtmek

"conceals" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 11 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
conceal one's pain from f. acısını gizlemek
conceal one's identity f. kimliğini gizlemek
conceal one's distress f. üzüntüsünü gizlemek
conceal one's intention f. niyetini gizlemek
conceal someone's mistakes f. birisinin hatalarını gizlemek
conceal someone's errors f. birisinin hatalarını gizlemek
Öbek Fiiller
conceal (someone or something) from (someone or something) f. (birini ya da bir şeyi birinden ya da bir şeyden) gizlemek
conceal (someone or something) from (someone or something) f. (birini ya da bir şeyi birinden ya da bir şeyden) saklamak
conceal from f. '-den gizlemek
conceal from f. -den saklamak
Ticaret/Ekonomi
conceal its property f. mallarını saklamak