difficulty - Türkçe İngilizce Sözlük

difficulty

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

difficulty — Definition

Anlamı ve Tanımı:
zorluk, güçlük, sorun
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈdɪfɪkəlti/ – BrE /ˈdɪfɪkəlti/)
Terim Türü:
İsim: difficulty (difficulties)
Bir işin veya durumun engel çıkaran yanını; bazen de teknik sistemlerde yaşanan problemi tanımlar. Latince difficultas kökünden günümüze ulaşır; modern dilde “have difficulty” kalıbı, beceri/koşul uyumsuzluğunu yargısız biçimde ifade ederek problemi tanımlamayı kolaylaştırır.
Eş Anlamlılar:
challenge, obstacle
Zıt Anlamlılar:
ease, simplicity

"difficulty" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 34 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
difficulty i. zorluk
None of us is afraid of difficulties.
Hiçbirimiz zorluklardan korkmuyoruz.

More Sentences
difficulty i. güçlük
After the head trauma, Tristan had some difficulties recognizing people.
Kafa travmasının sonrasında Tristan insanları tanımakta güçlük çekiyordu.

More Sentences
Genel
difficulty i. güçlük
After the head trauma, Tristan had some difficulties recognizing people.
Kafa travmasının sonrasında Tristan insanları tanımakta güçlük çekiyordu.

More Sentences
difficulty i. pürüz
Sean regrettably met with real difficulty with the procedure.
Ne yazık ki Sean prosedüre ilişkin esas pürüzlerle karşı karşıya geldi.

More Sentences
difficulty i. sıkıntı
In my view, there is also a difficulty on the legal base.
Bana göre yasal zeminde de bir sıkıntı var.

More Sentences
difficulty i. sorun
Personally I do not have any difficulties with the morning-after pill.
Kişisel olarak ertesi gün hapı ile ilgili herhangi bir sorunum yok.

More Sentences
difficulty i. zorluk
None of us is afraid of difficulties.
Hiçbirimiz zorluklardan korkmuyoruz.

More Sentences
Dilbilim
difficulty i. güçlük
After the head trauma, Tristan had some difficulties recognizing people.
Kafa travmasının sonrasında Tristan insanları tanımakta güçlük çekiyordu.

More Sentences
Genel
difficulty i. külfet
difficulty i. gedik
difficulty i. problem
difficulty i. engel
difficulty i. meşakkat
difficulty i. açmazlık
difficulty i. düğüm
difficulty i. itiraz
difficulty i. çetinlik
difficulty i. darlık
difficulty i. zorluk derecesi
difficulty i. müşkülat
difficulty i. isteksizlik
difficulty i. gönülsüzlük
difficulty i. itiraz etme
difficulty i. karşı gelme
difficulty i. bahane
difficulty i. kusur
difficulty i. karşı koyma
difficulty i. zorluk çıkarma
difficulty i. mali işlerde zorluk
difficulty i. ayrı düşme
difficulty i. anlaşmazlık
difficulty i. ihtilaf
difficulty i. bozuşma
difficulty i. zor olma

"difficulty" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 135 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
financial difficulty i. mali sıkıntı
difficulty in breathing i. nefes darlığı
financial difficulty i. maddi sıkıntı
financial difficulty i. maddi sorun
financial difficulty i. finansal sıkıntı
degree of difficulty i. zorluk derecesi
financial difficulty i. geçim zorluğu
financial difficulty i. geçim sıkıntısı
difficulty level i. zorluk derecesi
level of difficulty i. zorluk derecesi
difficulty of use i. kullanım zorluğu
the difficulty of expressing i. ifade etme güçlüğü
financial difficulty i. maddi zorluk
the difficulty encountered i. karşılaşılan zorluk
financial difficulty i. maddi yetersizlik
difficulty level i. zorluk seviyesi
level of difficulty i. zorluk seviyesi
have difficulty f. zorluk çekmek
be in difficulty f. zorda olmak
have difficulty to understand f. anlamakta zorlanmak
have difficulty in f. zorluk çekmek
have difficulty f. zorluk yaşamak
have difficulty f. güçlük çekmek
have difficulty in standing f. ayakta zor durmak
have difficulty in standing f. ayakta durmakta zorlanmak
be in financial difficulty f. darda bulunmak
have difficulty in f. güçlük çekmek
be in a difficulty f. dara düşmek
have a difficulty come up f. aksilik çıkmak
have difficulty f. zorlukla karşılaşmak
have difficulty f. sorun yaşamak
have difficulty to explain f. anlatamamak
have difficulty in f. bir şeyi yapmada zorluk yaşamak
have difficulty in doing something f. bir şeyi yapmakta zorluk yaşamak
struggle through difficulty f. feleğin sillesini yemek
have difficulty (in) f. güçlük çekmek
make an effort with difficulty (or reluctantly) due one's shyness f. ıkınıp sıkınmak
have a difficulty f. güçlük yaşamak
face a difficulty f. güçlükle karşılaşmak
face difficulty f. zorda kalmak
have a difficulty f. zorluk yaşamak
encounter a difficulty f. güçlükle karşılaşmak
experience a difficulty f. güçlükle karşılaşmak
have a difficulty f. güçlükle karşılaşmak
get into a difficulty f. güçlükle karşılaşmak
run into a difficulty f. güçlükle karşılaşmak
run into a difficulty f. zorlukla karşılaşmak
run into difficulty f. zorda kalmak
have difficulty f. sıkıntı çekmek
experience difficulty f. sıkıntı çekmek
solve the difficulty f. zorluğu aşmak
overcome the difficulty f. zorluğu aşmak
resolve the difficulty f. zorluğu aşmak
surmount the difficulty f. zorluğu aşmak
surmount a difficulty f. zorluk aşmak
overcome a difficulty f. bir zorluğu aşmak
overcome a difficulty f. zorluk aşmak
get into difficulty f. zorlukla karşılaşmak
have difficulty f. sıkıntı yaşamak
experience difficulty f. sıkıntı yaşamak
be in difficulty f. sıkıntıda olmak
have great difficulty in f. çok zorlanmak
have difficulty f. güçlük çekmek
have difficulty in f. (bir şeyi yapmada) zorlanmak
have difficulty in understanding f. anlamakta zorluk çekmek
have difficulty in deciding f. karar vermekte zorlanmak
have difficulty in deciding f. zor karar vermek
be in financial difficulty f. paraya sıkışık olmak
be in financial difficulty f. sıkışık olmak
be in financial difficulty f. eli darda olmak
be in financial difficulty f. finansal sıkıntı içinde olmak
be in financial difficulty f. darda olmak
be in financial difficulty f. ekonomik sıkıntı çekmek
be in financial difficulty f. maddi sıkıntı çekmek
be in financial difficulty f. mali sıkıntı çekmek
the difficulty faced s. karşılaşılan zorluk
with difficulty zf. güç
with great difficulty zf. zorbela
with great difficulty zf. dara dar
with difficulty zf. güçlükle
without difficulty zf. güçlük çekmeden
with difficulty zf. bata çıka
with great difficulty zf. güçbela
with great difficulty zf. zoru zoruna
with no difficulty zf. çatır çatır
without difficulty zf. zorlanmadan
with great difficulty zf. düşe kalka
with difficulty zf. gücün gücüne
with great difficulty zf. güç bela
with difficulty zf. zorlukla
with great difficulty zf. zor bela
with the greatest difficulty zf. gücü gücüne
with difficulty zf. zorlanarak
İfadeler
only with difficulty expr. ucu ucuna
Deyim
be in difficulty f. başı darda kalmak
be in difficulty f. başı dara düşmek
Ticaret/Ekonomi
financial difficulty i. finansman sıkıntısı
financial difficulty i. para sıkıntısı
financial difficulty i. ödeme güçlüğü
payment difficulty i. ödeme güçlüğü
difficulty repaying i. geri ödeme zorluğu
debt repayment difficulty i. borç ödeme güçlüğü
have difficulty in repayment f. ödeme güçlüğü çekmek
have difficulty in repayment f. ödeme sıkıntısı çekmek
have difficulty in repayment f. ödeme zorluğu çekmek
have difficulty in finding a market f. pazar bulmakta zorlanmak
have difficulty competing against f. rekabette zorlanmak
Siyasal
hammer out a difficulty f. anlaşmazlığı gidermek
Teknik
implementation difficulty i. uygulama zorluğu
application difficulty i. uygulama zorluğu
Medikal
acculturation difficulty i. kültürleşme zorluğu
difficulty in walking i. yürüme zorluğu
difficulty in standing i. ayağa kalkmada güçlük
gait difficulty i. yürümede güçlük
intubation difficulty due to cervical osteophyte i. servikal osteofite bağlı entübasyon güçlüğü
difficulty in walking i. yürümede güçlük
swallowing difficulty i. yutma zorluğu
swallowing difficulty i. yutma güçlüğü
child with feeding difficulty i. beslenme güçlüğü çeken çocuk
patient with feeding difficulty i. beslenme güçlüğü çeken hasta
severe feeding difficulty i. ağır beslenme sorunu
difficulty in urination i. idrar yapmada zorluk
difficulty in swallowing i. yutkunma zorluğu
difficulty in swallowing i. yutkunma güçlüğü
Psikoloji
acculturation difficulty i. kültürel uyum güçlüğü
item difficulty index i. madde zorluğu endeksi
Patoloji
neonatal difficulty in feeding at breast i. yenidoğanın meme emmesinde güçlük
Sosyal Bilimler
acculturation difficulty i. kültürel uyum zorluğu
Dilbilim
difficulty index i. güçlük belirtkesi
difficulty index i. güçlük endeksi
item difficulty i. madde zorluğu
Spor
degree of difficulty i. (jimnastik, yüzme) hareketin zorluğu
degree of difficulty i. hamle zorluğu
Osmanlıca
be in difficulty f. müşkülat içinde olmak
be in difficulty f. müzayaka içinde olmak