dutch - Türkçe İngilizce Sözlük

dutch

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

dutch — Definition

Anlamı ve Tanımı:
Hollandalı
Okunuş (IPA):
(AmE /dʌtʃ/ – BrE /dʌtʃ/)
Terim Türü:
Sıfat/İsim: Dutch (uncountable as language)
Hollanda’ya ait olan kişi veya şey. Almanca köklerle ilişkili adlandırmadır. Ulus ve dil bağlamında kullanılır
Eş Anlamlılar:
Netherlandic

"dutch" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 53 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
dutch i. hollandalı
This remarkable analysis was made recently by a Dutch columnist.
Bu dikkat çekici analiz geçtiğimiz günlerde Hollandalı bir köşe yazarı tarafından yapıldı.

More Sentences
dutch i. hollanda
The response of the Dutch Government will then probably be to send these supertrawlers even further away.
Bu durumda Hollanda Hükümeti'nin yanıtı muhtemelen bu süper trolleri daha da uzağa göndermek olacaktır.

More Sentences
dutch i. hollandaca
In the final clause of Amendment 11, the Dutch translation should be amended.
Değişiklik 11'in son maddesinde Hollandaca çevirinin değiştirilmesi gerekmektedir.

More Sentences
dutch i. felemenkçe
There is a saying in Dutch which means that the last mile is the longest one.
Felemenkçede son milin en uzun mil olduğu anlamına gelen bir deyiş vardır.

More Sentences
dutch i. hollandaca
In the final clause of Amendment 11, the Dutch translation should be amended.
Değişiklik 11'in son maddesinde Hollandaca çevirinin değiştirilmesi gerekmektedir.

More Sentences
dutch i. felemenkçe
There is a saying in Dutch which means that the last mile is the longest one.
Felemenkçede son milin en uzun mil olduğu anlamına gelen bir deyiş vardır.

More Sentences
dutch i. hollanda dili
dutch i.
dutch i. flemenkçe
dutch i. flemenk
dutch f. (tüyü) özellikle sıcak kuma batırarak kalem olarak kullanılmak üzere temizleyip sertleştirmek
dutch s. hollanda'ya özgü
dutch s. hollanda'yla ilgili veya ona ait
dutch s. (masraf ödemesi) ortak bir şekilde
dutch s. (masraf ödemesi) paylaşımlı bir şekilde
dutch s. Hollandalı
dutch zf. alman usulü
dutch zf. herkes kendi payına düşeni ödeyecek şekilde
Bilgisayar
dutch i. flemenkçe
Mutfak
dutch s. (yemek) açık büfe servis edilen
Zooloji
dutch i. hollanda'da yaşayan küçük bir tavşan ırkı
Sosyal Bilimler
dutch i. özellikle frenk, friz ve sakson kökenli hollanda halkı
dutch i. pennsylvania felemengi
dutch s. pennsylvania felemenkleri veya felemenkçesine ait
dutch s. pennsylvania felemenkleri veya felemenkçesiyle ilgili
Dilbilim
dutch i. cermen
dutch i. özellikle almanya, avusturya ve isviçre'nin bazı bölgelerinde konuşulan batı cermen dili
dutch i. almanya'nın edebi ve resmi dili
dutch i. afrikanca
dutch s. felemenkçeye ait
dutch s. felemenkçeyle ilgili
dutch s. felemenkçede
dutch s. afrikancaya ait
dutch s. afrikancayla ilgili
dutch s. afrikancada
Sanat
dutch s. 17. yüzyılda hollanda'da geliştirilen resim tarzına ait veya ilgili
Eski Kullanım
dutch i. almanya, avusturya, isviçre ve benelüks ülkelerinde yaşayan cermen halkı
dutch i. cermen
dutch i. roma döneminde batı avrupa'da yaşayan cermen halklarına mensup kimse
dutch s. almanya, avusturya, isviçre ve benelüks ülkelerindeki (cermen halkları)
dutch s. almanya, avusturya, isviçre ve benelüks ülkelerinde konuşulan (diller)
dutch s. almanya, avusturya, isviçre ve benelüks ülkelerinde olan
dutch s. alman
dutch s. cermen, almancaya ait
dutch s. almancayla ilgili
dutch s. almancaya özgü
Argo
dutch i. hiddet
dutch i. öfke
dutch s. alman
dutch s. cermen
dutch s. almanlara ait
dutch s. almanlar ile ilgili
dutch s. almanlara özgü

"dutch" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
dutch florin i. hollanda florini
dutch gulden i. hollanda florini
dutch door i. akordion kapı
dutch treat i. herkesin kendi masrafını ödediği eğlence
dutch language i. hollanda dili
dutch oven i. kalın ve kapalı tava
dutch courage i. içkiden ileri gelen çılgınca cesaret
dutch cheese i. hollanda peyniri
dutch treat i. alman usulü
a dutch treat i. alman usulü
dutch oven i. kuzine
dutch capital i. hollandanın başkenti
belgian dutch i. hollandaca belçika
dutch gulden i. hollanda guldeni
dutch language i. felemenkçe
belgian dutch i. belçika hollandacası
dutch guilder i. hollanda guldeni
double dutch i. aynı anda iki farklı yöne sallanan ikili oyun ipi
belgian dutch i. flemenkçe
royal dutch airlines i. hollanda kraliyet havayolları
dutch cap i. diyafram (bir doğum kontrol yöntemi)
dutch wife i. hamile destek yastığı
dutch wife i. uyku destek yastığı
dutch wife i. destek yastığı
dutch mattress i. bent ve su yolu gibi yapıları erozyondan koruma amacıyla kullanılan, çalılık, sırık gibi malzemelerden örülmüş hasır
dutch doll i. bir tür ahşap oyuncak bebek
dutch people i. hollandalılar
dutch people i. hollanda halkı
double dutch i. anlaşılmaz konuşma
double dutch i. anlaşılmaz şey
dutch (in) i. bela
dutch (in) i. onaylamama
dutch (in) i. yanlış
dutch east india company i. hollanda doğu hindistan şirketi
dutch angle i. hollanda açısı
dutch angle i. eğik duran bir kamera açısı
go dutch with somebody f. alman usulü yapmak
dutch uncle f. baba gibi sertçe azarlamak
go dutch f. alman usulü yapmak
purchase by dutch auction f. açık eksiltme ile satın almak
by dutch auction zf. açık eksiltme
du. (dutch) kısalt. hollandalı
Konuşma Dili
dutch courage i. içkiden gelen cesaret
dutch courage i. alkolden alınan cesaret
dutch courage i. sarhoş cesareti
the dutch act i. intihar
the dutch act i. kederine son vermek için intihar etme
the dutch cure i. kederine son vermek için intihar etme
the dutch cure i. intihar
my old dutch [uk] i. eşim (erkek)
dutch courage i. uyuşturucu
my old dutch [uk] i. kocam
dutch courage i. içki
pennsylvania dutch i. amişler
go dutch f. alman usulü ödemek
go dutch f. hesabı paylaşmak
don't that beat the dutch! expr. inanılır gibi değil, değil mi?
don't that beat the dutch! expr. ne müthiş/inanılmaz değil mi?
the dutch have taken holland expr. eski bir haber karşısında verilen bir cevap
the dutch have taken holland expr. o haber eskidi
if you're not dutch, you're not much [cliché] expr. hollandalı değilsen pek bir şey değilsin
if you're not dutch, you're not much [cliché] expr. hollandalı değilsen hiçbir şey değilsin
if you ain't dutch, you ain't much [cliché] [humorous] expr. hollandalı değilsen hiçbir şey değilsin
if you're not dutch, you're not much [cliché] expr. hollandalı değilsen pek işe yaramazsın
if you ain't dutch, you ain't much [cliché] [humorous] expr. hollandalı değilsen pek işe yaramazsın
if you ain't dutch, you ain't much [cliché] [humorous] expr. hollandalı değilsen pek bir şey değilsin
Deyim
dutch treat i. herkes kendi hesabını öder
dutch treat i. alman hesabı
dutch courage i. alkolün verdiği cesaret
dutch courage i. içkinin verdiği cesaret
double dutch i. anlaşılması zor bir dil
dutch auction i. en yüksek fiyat teklifi ile başlayıp aşağı doğru inen müzayede
dutch uncle i. dobra ve gerçekleri söyleyen akıl hocası kimse
a dutch uncle i. akıl hocası
dutch uncle i. akıl hocası
dutch uncle i. baba gibi nutuk çeken kimse
a dutch uncle i. baba gibi nutuk çeken kimse
a dutch uncle i. nutukçubaşı
dutch uncle i. nutukçubaşı
a dutch uncle i. öğütçübaşı
dutch uncle i. öğütçübaşı
the dutch cure i. kendi canına kıyma
the dutch cure i. intihar etme
dutch reckoning [obsolete] i. yüksek hesap
the dutch cure i. intihar
dutch reckoning [obsolete] i. anormal derecede yüksek gelen hesap
the dutch cure i. kendi canına kast etme
dutch reckoning [obsolete] i. şişirilmiş hesap
the dutch cure i. kendini öldürme
talk to someone like a dutch uncle f. sözünü esirgememek
be in dutch with someone f. birisiyle başı dertte/belada olmak
get in dutch (with someone) f. (biriyle) başı dertte/belada olmak
get (one's) dutch up f. (birinin) sinirlerini zıplatmak/hoplatmak
get (one's) dutch up f. (birinin) sinirlerini ayağa kaldırmak
beat the dutch [obsolete] [us/south arica] f. beklentinin/hayal edilenin ötesinde olmak
beat the dutch [obsolete] [us/south arica] f. inanılmaz olmak
get in dutch (with someone) f. (biriyle) başı derde/belaya girmek
get in dutch (with someone) f. (birinin) tepkisini çekmek/canını sıkmak
get (one's) dutch up f. (birini) sinirlendirmek
get in dutch (with someone) f. (biriyle) sorun yaşamak
talk (to one) like a dutch uncle f. (birinden) sözünü esirgememek
sounds like double dutch to me expr. bu konuya yabancıyım
in dutch expr. başı dertte
beat the dutch [obsolete] [us] expr. vay be
beat the dutch [obsolete] [us] expr. vay anasını
that beats the dutch expr. vay anasını
beat the dutch [obsolete] [us] expr. vay canına
that beats the dutch expr. ne sürpriz/olay ama
that beats the dutch expr. inanılmaz
beat the dutch [obsolete] [us] expr. hiç aklıma gelmezdi
beat the dutch [obsolete] [us] expr. inanılmaz
that beats the dutch expr. vay be
beat the dutch [obsolete] [us] expr. ne sürpriz/olay ama
that beats the dutch expr. inanılır gibi değil
that beats the dutch expr. vay canına
that beats the dutch expr. hayretlerim şaştı
that beats the dutch expr. hiç/kırk yıl düşünsem aklıma gelmezdi
beat the dutch [obsolete] [us] expr. hayretlerim şaştı
beat the dutch [obsolete] [us] expr. kırk yıl düşünsem aklıma gelmezdi
that beats the dutch expr. kimin aklına gelirdi
beat the dutch [obsolete] [us] expr. olur şey değil
beat the dutch [obsolete] [us] expr. kimin aklına gelirdi
that beats the dutch expr. hayret
beat the dutch [obsolete] [us] expr. hayret
that beats the dutch expr. olur şey değil
beat the dutch [obsolete] [us] expr. inanılır gibi değil
don't that beat the dutch! expr. vay be bu inanılmaz
don't that beat the dutch! expr. bu hiç aklıma gelmezdi
don't that beat the dutch! expr. vay canına olur şey değil
don't that beat the dutch! expr. bu inanılır gibi değil
don't that beat the dutch! expr. kırk yıl düşünsem bu aklıma gelmezdi
in dutch (with someone) expr. (birinin) tepkisini çeken
in dutch (with someone) expr. (biriyle) başı belada
in dutch (with someone) expr. (biriyle) başı dertte
Ticaret/Ekonomi
dutch auction i. müzayede
dutch auction i. açık artırma
dutch companies i. hollanda şirketleri
dutch auction i. açık eksiltme
dutch disease i. ülke içindeki doğal kaynaklarda yaşanan talep artışı sonrası reel kur oranının yükselerek dışa bağımlı diğer endüstrilerin dış ticarette dezavantajlı duruma düşmesi
dutch disease i. ülke içindeki doğal kaynaklarda yaşanan talep artışı ile reel kur oranının yükselmesi ve özellikle reel sektör veya imalat gibi dışa bağımlı diğer endüstrilerin dış ticarette dezavantajlı duruma gelmesi
dutch disease i. hollanda sendromu
dutch monetary unit i. hollanda para birimi
Hukuk
dutch law i. hollanda hukuku/kanunu
dutch civil code (dcc) i. hollanda medeni kanunu
Sanayi
dutch rise [new zealand] i. düşük/faydasız maaş artışı
dutch rise [new zealand] i. alan kişiye faydası olmayan maaş artışı
dutch oven i. döküm tencere
Teknik
dutch metal i. tombak
dutch door i. hollanda kapısı
dutch door i. üstü ve altı ayrı açılır kapı