harps - Türkçe İngilizce Sözlük

harps

harps — Definition

Anlamı ve Tanımı:
arpa, sürekli dırdır etmek
Okunuş (IPA):
(AmE /hɑːrp/ – BrE /hɑːp/)
Terim Türü:
İsim; Fiil: harp (harps – harped – harping)
Telli müzik aletini veya bir konuyu durmadan tekrarlamayı anlatan sözcüktür; bağlama göre sanatsal ya da olumsuz çağrışım taşır. Eski İngilizce hearpe kökeni, müzikten mecazî söyleme geçişi açıklar.
Eş Anlamlılar:
lyre, nag
Zıt Anlamlılar:
drop

"harps" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 29 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
harp i. arp (çalgı)
She played a beautiful melody on the harp.
Kadın, arpta güzel bir melodi çaldı.

More Sentences
harp f. durmak
It is important that a lawyer should leave no stone unturned even on minor points and harp on the same subject to achieve a break through in an impasse.
Bir avukatın küçük noktalarda bile her taşın altına bakması ve çıkmazdan kurtulmak için aynı konu üzerinde ısrarla durması önemlidir.

More Sentences
harp i. arpa benzeyen şey
harp i. arp şeklinde alet
harp i. abajur tutucu
harp i. arkasında arp resmi olan 16. ve 17. yüzyılda kullanılmış irlanda madeni paraları
harp i. isveç peynirinin kaymağını kesmek için kullanılan alet
harp f. ısrarla belirtmek
harp f. geri gelmek
harp f. sürekli dırdır etmek
harp N. arpa
Konuşma Dili
harp i. armonika
harp i. mızıka
Mutfak
harp f. peynir kesiciyle (isveç peynirinin) kaymağını kesip karıştırmak
Gökbilim
harp i. lyra
harp i. çalgı takımyıldızı
Zooloji
harp i. grönland foku
Sanat
harp i. arp
Müzik
harp i. arp
harp i. ağız kopuzu
harp f. harp çalmak
Eski Kullanım
harp f. konuşmak
harp f. dile getirmek
harp f. başının etini yemek
harp f. yaza yaza baymak
harp f. hoş bir şekilde arp çalarak dikkat çekmek
harp f. tahmin etmek
Argo
harp i. irlandalı
harp i. irlanda kökenli kimse

"harps" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 19 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
harp warfare i.
The world will fill with peace and contentment, and combat and fighting, warfare and attacks, will disappear.
Yeryüzü sulh ve selametle dolacak; mücadele ve kavga, harp ve saldırılar ortadan kalkacak.

More Sentences
harp war i.
Genel
harp warfare i.
The world will fill with peace and contentment, and combat and fighting, warfare and attacks, will disappear.
Yeryüzü sulh ve selametle dolacak; mücadele ve kavga, harp ve saldırılar ortadan kalkacak.

More Sentences
Askeri
harp warfare i.
The world will fill with peace and contentment, and combat and fighting, warfare and attacks, will disappear.
Yeryüzü sulh ve selametle dolacak; mücadele ve kavga, harp ve saldırılar ortadan kalkacak.

More Sentences
Genel
harp conflict i.
harp guerre (fr) i.
harp action i.
harp clash i.
harp polemy i.
harp stowre i.
Hukuk
harp battle i.
Askeri
harp war i.
harp battle i.
harp hostility i.
harp service i.
Eski Kullanım
harp cruit i.
harp cruitt i.
harp stour i.
harp stoure i.

"harps" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 70 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
jew's harp i. ağız tamburası
jew's-harp i. bir küçük harp türü
aeolian harp i. rüzgar harpı
harp [scotland] i. arp şeklindeki şey
harp [scotland] i. kevgir
harp [scotland] i. mesleki bir soyadı
harp [scotland] i. elek
harp on something f. hep aynı telden çalmak
harp upon f. üzerinde durmak
harp on f. üzerinde durmak
harp on about f. ısrarla bahsetmek
harp on f. aynı şeyleri tekrarlayıp durmak
harp on f. dilinden düşürmemek
harp on f. üzerinde çok durmak
harp on f. dönüp dolaşıp aynı şeyi anlatmak
harp [obsolete] f. arp sesi çıkarmak
harp [obsolete] f. sanmak
harp [obsolete] f. tahmin etmek
harp [obsolete] f. arp eşliğinde söylemek
harp [obsolete] f. arp eşliğinde oynamak
harp-shaped s. arp şeklinde
Öbek Fiiller
harp on f. ısrarla bahsetmek
harp on someone or something f. ısrarla birinden/bir şeyden bahsetmek
harp on about (someone or something) f. (birinin/bir şeyin) hakkında konuşup durmak
harp on (one) (about something) f. (birine birinden/bir şeyden) şikayet edip durmak
harp on (one) (about something) f. (birine biri/bir şey hakkında) söylenip durmak
harp on about (someone or something) f. (birini/bir şeyi) diline dolamak
harp on about (someone or something) f. (birinden/bir şeyden) durmadan yakınmak
harp on (one) (about something) f. (birine) sürekli (birinden/bir şeyden) yakınmak
harp on about (someone or something) f. ısrarla (birinden/bir şeyden) bahsetmek
harp on about (someone or something) f. (birinden/bir şeyden) şikayet edip durmak
harp on someone or something f. birinden/bir şeyden şikayet edip durmak
harp on someone or something f. biri/bir şey hakkında söylenip durmak
harp on someone or something f. birini/bir şeyi diline dolamak
harp on someone or something f. birinden/bir şeyden durmadan yakınmak
harp on someone or something f. birinin/bir şeyin hakkında konuşup durmak
harp on about (someone or something) f. (biri/bir şey) hakkında söylenip durmak
Deyim
harp on the same string f. diline dolamak
harp away at f. aynı şeyleri tekrar etmek
harp on one string f. bıkmak bilmeden aynı mevzuyla uğraşmak
harp on one string f. bir konuyu diline dolamak
harp away at (someone or something) f. (biri veya bir şey) hakkında söylenip durmak
harp away at (someone or something) f. (birinden veya bir şeyden) durmadan yakınmak/şikayet etmek
harp away at (someone or something) f. hep aynı nakaratı okumak
harp away at (someone or something) f. temcit pilavı gibi hep (birinden veya bir konudan) bahsetmek
harp away at (someone or something) f. sürekli (biri veya bir konu) hakkında konuşmak
harp away at (someone or something) f. hep aynı teraneyi çalmak
Zooloji
harp seal i. grönland foku
turner harp i. üç yaşındaki grönland foku
harp shell i. harpa cinsine ait tropik karındanbacaklı yumuşakça
Sanat
principal harp i. arp grup şefi
Müzik
aeolian harp i. rüzgarla çalınan harp
mouth-harp i. gubuz
mouth-harp i. ağız komuzu
mouth-harp i. temir komuz
mouth-harp i. şan kopuz
mouth-harp i. temir
mouth-harp i. ağız arpı
aeolian harp i. rüzgarla çalınan lir
aeolian harp i. rüzgar liri
wind harp i. aynı perdede akort edilmiş telleri olan arp
mouth harp i. serbest kamışlı küçük dikdörtgen bir üflemeli çalgı
french harp [us] i. irili ufaklı metal borular veya sert malzemelerden meydana gelen bir çeşit nefesli çalgı
french harp [us] i. armonika
mouth harp i. ağız kopuzu
jaw harp i. ağız kopuzu
jew's harp i. ağız kopuzu
juice harp i. ağız kopuzu
play the harp f. harp çalmak
Star Wars
crab-harp i. yengeç-arp