hug - Türkçe İngilizce Sözlük

hug

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

hug — Definition

Anlamı ve Tanımı:
sarılmak
Okunuş (IPA):
(AmE /hʌɡ/ – BrE /hʌɡ/)
Terim Türü:
İsim: hug (hugs); Fiil: hug (hugs – hugged – hugging)
Sevgi, destek veya teselli amacıyla kollarla sıkıca kavramayı anlatan sözcüktür; bedensel yakınlık ve duygusal bağ içerir. Eski Norse hugga, rahatlatma ve avunma fikrini taşır.
Eş Anlamlılar:
embrace
Zıt Anlamlılar:
shun

"hug" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 35 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
hug f. kucaklamak
Almost instinctively, in times of crisis, we hugged one another.
Kriz zamanlarında neredeyse içgüdüsel olarak birbirimizi kucaklarız.

More Sentences
hug f. sarılmak
Hug your legs, breathe in, and try to relax.
Bacaklarınıza sarılın, nefes alın ve rahatlamaya çalışın.

More Sentences
hug f. kenarından geçmek
The train hugged the rocky mountains.
Tren kayalık dağların kenarından geçmekteydi.

More Sentences
hug f. (fikir) sıkı sıkıya bağlı olmak
Genel
hug i. sarılma
Come on, give me a hug.
Hadi sarıl bana.

More Sentences
hug i. kucaklama
Give your grandmother a hug.
Büyükanneni kucakla.

More Sentences
hug f. sarılmak
Hug your legs, breathe in, and try to relax.
Bacaklarınıza sarılın, nefes alın ve rahatlamaya çalışın.

More Sentences
hug f. kucaklaşmak
She hugged her parents before she left.
Ayrılmadan önce ailesiyle kucaklaştı.

More Sentences
hug f. sarmak
Maddison's new skirt was a figure-hugging one.
Maddison'ın yeni eteğinin vücudu saran bir etekliği vardı.

More Sentences
hug f. sımsıkı tutmak
I saw Miguel hugging a pile of equipment.
Miguel'in bir yığın ekipmanı sımsıkı tuttuğunu gördüm.

More Sentences
Bilgisayar
hug i. kucaklama
Give your grandmother a hug.
Büyükanneni kucakla.

More Sentences
Genel
hug i. sıkıca tutma
hug i. (güreş) ezici sarılma
hug i. ezici kavrayış
hug i. kısıtlayıcı şekilde sımsıkı tutma
hug i. tüccarları bir malı sattıkları fiyattan daha yüksek fiyata almaya zorlayan ani piyasa değişimi
hug f. bağrına basmak
hug f. kıyıdan gitmek
hug f. benimsemek
hug f. koçmak
hug f. sokulmak
hug f. ayrılmamak
hug f. pek yaklaşmak
hug f. (fikir/düşünce) dört elle sarılmak
hug f. kıyısından geçmek
hug f. (fikir) benimsemek
hug f. yanında kalmak
hug f. (kendini) tebrik etmek
hug f. (kendinden) memnun olmak
hug f. ön bacakların arasında sıkıştırmak
hug f. birbirine bastırmak
hug f. sıkıştırmak
hug f. ön ayakların arasında sıkıştırarak kurbanı ezmek
Eski Kullanım
hug f. yakınlık göstermek
hug f. yaltaklanarak birinin gözüne girmeye çalışmak

"hug" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 74 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
hug-me-tight i. dar bayan ceketi
bear hug i. kaba kucaklama
bear hug i. sert kucaklama
bear hug i. ayı gibi sarılma
bear hug i. sıkı sarılma
warm hug i. sıcak kucaklama
warm hug i. içten kucaklama
hug pillow i. uyku destek yastığı
hug pillow i. destek yastığı
hug pillow i. hamile destek yastığı
tight hug i. sıkı sarılma
tight hug i. sıkı sarılış
virtual hug i. sanal sarılma
air hug i. uzaktan sarılma
give a hug f. sarılmak
give a hug f. kucaklamak
give somebody a hug f. sarılmak
give somebody a hug f. kucaklamak
hug the road f. yolu kapamak
hug each other dearly f. sevgiyle kucaklaşmak
hug each other warmly f. sevgiyle kucaklaşmak
hug someone's neck f. boynuna sarılmak
hug one's self f. kendini tebrik etmek
hug one's self f. kendi kendine gülmek
hug [dialect] [uk] f. sürüklemek
hug [dialect] [uk] f. güçlükle taşımak
bear-hug f. kocaman kucaklanmak
bear hug f. kocaman sarılmak
bear hug f. sıkıca kucaklamak
Konuşma Dili
bunny hug i. önde büyük cepleri olan kapüşonlu svetşört/kalın üst
bunny hug i. 1900'lerin başında abd'de yapılan bir salon dansı
gimme a hug expr. sarıl bana
give me a hug expr. sarıl bana
give me a hug expr. bir sarıl bana
Deyim
a bear hug i. sımsıkı sarılma
Konuşma
can I have a hug? expr. sana sarılabilir miyim?
I want to hug you expr. sana sarılmak istiyorum
can I just get a hug? expr. bir kere sarılabilir miyim?
can we hug? expr. sarılalım mı?
can we hug? expr. sarılabilir miyiz?
Ticaret/Ekonomi
bear hug i. bir şirketi satın almak için hissedarlara yapılan reddedilemeyecek kadar yüksek teklif
Tekstil
hug-me-tight i. kadınları giydiği, genellikle yünden örülen ve kolsuz olan kısa ve dar lizöz veya içlik
Denizcilik
hug the wind f. orsalamak
hug the land f. kara yakınından gitmek
to hug the wind f. rüzgara karşı gitmek
Spor
bear hug i. güreşte bir tutuş şekli
Müzik
bunny hug i. tavşan dansı müziği
Argo
ass-out hug i. kıç dışarı kucaklaşma
ass-out hug i. uzaktan/çekingen kucaklaşma
hug drug i. ekstazi
hug the porcelain god f. klozete sarılıp kusmak
hug the throne f. tuvalete sarılıp kusmak
hug the porcelain goddess f. tuvalete tutunarak kusmak
hug the throne f. klozete eğilip kusmak
hug the porcelain goddess f. klozete eğilip kusmak
hug the porcelain god f. tuvalete sarılıp kusmak
hug the porcelain goddess f. klozete sarılıp kusmak
hug the porcelain goddess f. tuvalete sarılıp kusmak
hug the porcelain god f. kusmak
hug the porcelain goddess f. klozete kusmak
hug the throne f. klozete kusmak
hug the porcelain goddess f. klozete kusmak
hug the porcelain god f. klozete eğilip kusmak
hug the porcelain god f. tuvalete tutunarak kusmak
hug the throne f. tuvalete tutunarak kusmak
hug the porcelain god f. klozete kusmak
hug the porcelain god f. klozete kusmak
hug the throne f. kusmak
hug the porcelain goddess f. kusmak
hug it out f. öpüşüp/sarılıp barışmak
Modern Argo
airport hug i. havaalanında uzun zamandır görmediği biriyle kavuşup içten bir şekilde sarılma
aggressive hug i. vahşice sarılma
aggressive hug i. hunharca sarılma
aggressive hug i. şiddetle sarılma