kasten - Türkçe İngilizce Sözlük

kasten

"kasten" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 43 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
kasten on purpose zf.
It's likely that Tom did it on purpose.
Tom'un onu kasten yapmış olması muhtemel.

More Sentences
kasten intentionally zf.
I think you did that intentionally.
Onu kasten yaptığını düşünüyorum.

More Sentences
kasten deliberately zf.
The CEO deliberately ignored Jim’s question at the meeting.
Şirketin CEO'su toplantıda Jim'in sorusunu kasten duymazdan geldi.

More Sentences
Genel
kasten intentionally zf.
I think you did that intentionally.
Onu kasten yaptığını düşünüyorum.

More Sentences
kasten purposely zf.
He would often make mistakes purposely just so the teacher would notice him.
Sırf öğretmen onu fark etsin diye sık sık kasten hata yapardı.

More Sentences
kasten deliberately zf.
The CEO deliberately ignored Jim’s question at the meeting.
Şirketin CEO'su toplantıda Jim'in sorusunu kasten duymazdan geldi.

More Sentences
Konuşma
kasten on purpose expr.
It's likely that Tom did it on purpose.
Tom'un onu kasten yapmış olması muhtemel.

More Sentences
Hukuk
kasten deliberately zf.
The CEO deliberately ignored Jim’s question at the meeting.
Şirketin CEO'su toplantıda Jim'in sorusunu kasten duymazdan geldi.

More Sentences
kasten intentionally zf.
I think you did that intentionally.
Onu kasten yaptığını düşünüyorum.

More Sentences
Genel
kasten deliberate s.
kasten purposeful s.
kasten willed s.
kasten willing [obsolete] s.
kasten maliciously zf.
kasten consciously zf.
kasten studiedly zf.
kasten by design zf.
kasten of malice aforethought zf.
kasten despitefully zf.
kasten witting zf.
kasten willfully zf.
kasten wilfully zf.
kasten knowingly zf.
kasten purposively zf.
kasten designedly zf.
kasten apurpose zf.
kasten purposedly zf.
kasten tendentiously zf.
İfadeler
kasten with malice prepense expr.
kasten with malice aforethought expr.
kasten of malice prepense expr.
Hukuk
kasten nonaccidental s.
kasten intentional s.
kasten deliberate s.
kasten malicious s.
kasten with malice aforethought s.
kasten advisedly zf.
kasten wilfully zf.
kasten prepensely zf.
kasten willfully zf.
kasten wantonly zf.
kasten with malice prepense expr.
Latince
kasten consulto s.

"kasten" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 127 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
kasten yapma willfulness i.
kasten adam öldürme murder in the first degree i.
kasten yangın çıkarma arson i.
kasten adam öldürme voluntary manslaughter i.
kasten yapmama abstention from i.
kasten yaralama non-accidental injury i.
kasten yaralama deliberately injuring i.
kasten yanlış haber verme disinformation i.
kasten yapma wilfulness i.
kendine kasten zarar verme self-sabotage i.
kasten belirsiz olan kimse obscurantist i.
kasten anlaşılmaz olan kimse obscurantist i.
kasten belirsizleştirme obscurantism i.
kasten belirsizleştirme ignorantism i.
yanlışı kasten fark etmeme connivence i.
kasten sorun çıkaran kimse instigant i.
yüzü kasten ifadesiz duran kimse deadpanner i.
kasten kaçınma dodging i.
bir şeyi kasten zor anlaşılacak şekilde söyleme fibbing i.
kasten yangın çıkaran kimse firer i.
manipülasyon amacıyla kasten yayılan taraflı bilgi propaganda i.
kasten öldürmek murder f.
kasten adam öldürmek intend to kill f.
kasten adam öldürmek kill intentionally f.
kasten adam öldürmek voluntary manslaughter f.
kasten hamile kalmak get pregnant on purpose f.
kasten görmezden gelmek bypass f.
kasten görmezden gelmek by-pass f.
kasten ihmal etmek by-pass f.
kasten ihmal etmek bypass f.
kasten daha az anlaşılır hale getirmek overengineer f.
kasten yanlış bilgi vermek disinform f.
kasten zıtlaşmak disoblige f.
kasten az veya yavaş çalışmak dog f.
(gözlerini) kasten bir noktaya kitlemek squinch f.
(kendi gemisini) kasten batırmak scupper f.
kasten yangın çıkaran incendiary s.
kasten bırakılan intentionally left s.
kasten zararlı black s.
(konuşma) kasten sessiz hushed s.
kasten görmezden gelen connivent s.
kasten eşleştirilmiş co-ordinated s.
kasten muğlak prevaricate s.
kazaen veya kasten by accident or design zf.
adam öldürme (kasten olmayan) manslaughter N.
Öbek Fiiller
spor müsabakasında para karşılığı kasten sayı kaçırmak shave off f.
Konuşma Dili
kasten yapılmış dağınık ve düzensiz giyim tarzı grunge i.
kasten yapılmış dağınık ve düzensiz giyim tarzı grunch i.
kasten yangın çıkaran kimse fire bug i.
(internette) yorumla kasten kışkırtmak flame f.
Deyim
sanatsal bir etki yaratmak için kasten geleneksel formların dışına çıkma artistic license i.
kasten yenilmek throw a game f.
birine kasten zarar vermeye çalışmak stick the knife into somebody f.
birine kasten zarar vermeye çalışmak put the knife into somebody f.
kasten vurmak/ateş etmek fire in anger f.
kazaen veya kasten whether by accident or design expr.
Ticaret/Ekonomi
gemiye ya da eşyaya kasten yapılan zarar veya kaza barratry i.
Hukuk
kasten adam öldürme voluntary manslaughter i.
kasten hile wilful fraud i.
gemi personelinin kasten zarar vermesi barratry i.
kasten cinayet işleme voluntary manslaughter i.
kasten cinayet işleme murder i.
kasten cinayet aberemurder i.
kasten adam öldürme aberemurder i.
kasten yapılan zarar wilful damage i.
kasten yapılan haksız fiil wilful tort i.
kasten adam öldürme wilful murder i.
kasten adam öldürme willful murder i.
kasten adam öldürme willful homicide i.
kasten zarar verme wilful damage i.
kasten adam öldürme manslaughter in the first degree i.
kasten adam öldürme murder in the first degree i.
kasten yangın çıkaran kimse arsonist i.
kasten yangın çıkaran kimse incendiary i.
kasten yangın çıkaran kimse firebug i.
kasten yangın çıkarma arson i.
kasten zarar verme malicious mischief i.
kasten öldürme willful murder i.
kasten öldürme wilful murder i.
kasten öldürme premeditated murder i.
kasten yaralama malicious wounding i.
kasten yaralama willful and malicious injury i.
kasten yaralama willful injury i.
kasten adam öldürme intentional killing i.
kasten yaralama intentional injury i.
kasten adam öldürme intentional homicide i.
kasten öldürme deliberate murder i.
kasten kötüye kullanma wilful misconduct i.
kasten adam öldürme murder i.
kasten yaralama nonaccidental injury i.
kasten yangın çıkaran kimse arsonite i.
kasten öldürme deliberate killing i.
kasten yangın çıkarma suçu fire-raising [uk] i.
kasten adam öldürme first-degree murder i.
kasten öldürmek murder f.
kasten yapılan wanton s.
mahkemenin celp veya emirlerine kasten itaatsizlik eden contumacious s.
Siyasal
(parlamenter usullerde) işleyişi kasten engelleyen kimse obstructionist i.
Sigortacılık
kasten yaralanma intentional self-injury i.
Teknik
taşırma ile kasten oluşturulmuş su kütlesi flowage i.
(eskitmek için) kasten lekelemek distress f.
Bilgisayar
kasten boş bırakılmış intentionally left blank s.
Telekom
gelen radyo sinyalini korumak amacıyla ses aralığının kasten azaltılması compression i.
Elektrik
ses bozukluklarının ve kusurların kasten yansıtıldığı müzik tarzı ile ilgili low-fi s.
Mimarlık
rönesans'a dayanan, greko-romen binaların kasten taklit edilmesi biçimindeki mimari stil neoclassic architecture i.
Denizcilik
gemiyi kasten batırmak scupper f.
Botanik
haşereleri üzerine çekmesi için kasten öldürülmüş veya kesilmiş ağaç trap tree i.
Edebiyat
kasten duygusallıktan uzak yazılmış (edebi eser) antisentimental s.
Dilbilim
sözcük gruplarının vurgu ve etki yaratmak için kasten doğal olmayan yönde değiştirilmesi hypallage i.
Dini
roma katolik kilisesi'nde vaftiz olmuş birinin açık bir gerçeği kasten ve inatla inkar etmesi heresy i.
roma katolik kilisesi'nin açık olan bir gerçeği kasten ve inatla reddeden vaftiz edilmiş bir üyesi heretic i.
Askeri
kasten açılmış yaralar self-inflicted wounds i.
Spor
rakiple kasten çarpışma hit i.
rakibi saldırmaya teşvik için kasten açık bırakılan çizgi invitation i.
(ragbide) kasten rakibin bacağına vurmak hack f.
(amerikan futbolunda) yere temas yoluyla topu kasten oyun dışı bırakmak down f.
Futbol
kasten faul intentional foul i.
kasten faul deliberate foul i.
süreyi durdurmak için topu kasten yere atma spike i.
Beysbol
kasten bunting vurarak koşucuya avantaj sağlamak sacrifice f.
vurucunun kasten yürütülmesi ibb (intentional base on balls) kısalt.
Bahisçilik
kumar oyununda sonucun kasten düzenlenmesi spot fixing i.
Müzik
ses bozuklukları ve kusurların kasten kayıt altına alındığı bir rock müziği tarzı low-fi i.
(elektro enstrümanda) amfiyi aşırı yükselterek kasten tiz/bozuk ses çıkarma fuzz i.
Kısaltma
kasten yaralama nai (non-accidental injury) i.
Eski Kullanım
yazılı veya basılı bir şeyin kasten silinmesi blot i.
Argo
saldırarak kasten veya kötü niyetle yok etmek trash f.