luckier - Türkçe İngilizce Sözlük

luckier

luckier — Definition

Anlamı ve Tanımı:
şanslı
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈlʌki/ – BrE /ˈlʌki/)
Terim Türü:
Sıfat
Olumlu sonuçlarla karşılaşan kişi ya da durumları niteleyen kelimedir. Luck kökünden türemiştir. Gündelik konuşmada başarıyı yetenekten çok talihle ilişkilendiren bir değerlendirme sunar.
Eş Anlamlılar:
fortunate, blessed
Zıt Anlamlılar:
unlucky, cursed

"luckier" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 19 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
lucky s. uğurlu
I always wear my lucky ring.
Her zaman uğurlu yüzüğümü takarım.

More Sentences
lucky s. talihli
Nobody can be that lucky.
Kimse bu kadar talihli olamaz.

More Sentences
lucky s. şanslı
I was lucky that I passed the exam.
Şanslıydım ki sınavı geçtim.

More Sentences
Genel
lucky s. şanslı
I was lucky that I passed the exam.
Şanslıydım ki sınavı geçtim.

More Sentences
lucky s. uğurlu
I always wear my lucky ring.
Her zaman uğurlu yüzüğümü takarım.

More Sentences
lucky s. talihli
Nobody can be that lucky.
Kimse bu kadar talihli olamaz.

More Sentences
lucky i. şanslı olan şey
lucky i. uğurlu eşya
lucky i. uğur getiren şey
lucky s. kademli
lucky s. bahtlı
lucky s. akyazılı
lucky s. bahtı açık
lucky s. kutlu
lucky s. akgünlü
lucky s. kısmetli
lucky s. kısmeti açık
Coğrafya
lucky i. louisiana eyaletinde yerleşim yeri
Argo
lucky s. ballı

"luckier" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
lucky star i. şans yıldızı
lucky beggar i. köftehor
lucky day i. uğurlu gün
lucky charm i. nazarlık
lucky number i. uğurlu sayı
lucky number i. uğurlu numara
lucky child i. şanslı çocuk
lucky man i. şanslı adam
lucky guess i. şanslı tahmin
lucky luke i. red kit
one's lucky day i. şanslı günü
one's lucky day i. uğurlu günü
a lucky name i. uğurlu bir isim
lucky crucifix i. uğurlu haç
lucky dip i. bir tür çekiliş oyunu
lucky dip i. tamamen şans işi
lucky color i. uğurlu renk
lucky color i. şanslı renk
lucky number i. şanslı sayı
lucky bag i. çekiliş torbası
lucky bag i. şans torbası
lucky bag i. farklı seçenekler
lucky bag i. kapan kimseye ait hale gelen değerli şeyler topluluğu
lucky [scotland] i. yaşlı kadın
lucky [scotland] i. moruk
lucky [scotland] i. nene
be lucky f. talihi yaver gitmek
be lucky f. şanslı olmak
be born under a lucky star f. kadir gecesi doğmak
be lucky f. şansı yaver gitmek
be lucky f. yıldızı parlamak
make a lucky shot f. boş atıp dolu tutmak
be lucky in respect of f. yönünden şanslı olmak
be lucky about f. yönünden şanslı olmak
be lucky in terms of f. yönünden şanslı olmak
consider lucky f. kendini şanslı saymak
consider oneself lucky f. kendini şanslı bulmak
consider oneself lucky f. kendini şanslı hissetmek
consider oneself lucky f. kendisinin şanslı olduğunu düşünmek
consider oneself lucky f. kendinin şanslı olduğunu düşünmek
be very lucky f. çok şanslı olmak
consider oneself lucky f. kendisini şanslı saymak
consider oneself lucky f. kendini şanslı saymak
be a bit lucky f. şansın yaver gitmek
get lucky f. şans yüzüne gülmek
lucky enough s. yeterince şanslı
born lucky s. kadir gecesi doğmuş
lucky devil s. şanslı
lucky dog s. şanslı
unusually lucky s. ballı
damn lucky s. çok şanslı
very lucky s. çok şanslı
incredibly lucky s. çok şanslı
extraordinarily lucky s. çok şanslı
extremely lucky s. çok şanslı
damned lucky s. çok şanslı
remarkably lucky s. çok şanslı
dead lucky s. çok şanslı
terribly lucky s. çok şanslı
exceedingly lucky s. çok şanslı
really lucky s. çok şanslı
happy-go-lucky s. gamsız
happy-go-lucky s. neşeli
happy-go-lucky s. bir şeye aldırmaz
happy-go-lucky s. kaygısız
happy-go-lucky s. tasasız
happy-go-lucky s. vurdumduymaz
happy-go-lucky s. rastgele
happy-go-lucky s. gelişigüzel
happy-go-lucky s. tesadüfen
happy-go-lucky s. kaygısız
happy-go-lucky s. kazara
happy-go-lucky s. pervasız
lucky [scotland] s. fazla dolu
lucky [scotland] s. çok
lucky [scotland] s. dolu
lucky [scotland] s. bol
lucky [scotland] s. tıka basa
lucky [scotland] zf. cömertçe
lucky [scotland] zf. fazlaca
lucky [scotland] zf. ilave olarak
lucky [scotland] zf. gereğinden çok
my lucky number expr. uğurlu sayım
İfadeler
lucky for you expr. şükret ki
lucky for you expr. ne kadar şanslısın ki
lucky me expr. ne mutlu bana
lucky you expr. ne mutlu sana
Atasözü
it is better to be born lucky than rich şanslı doğmak zengin doğmaktan daha iyidir
Konuşma Dili
a lucky couple i. şanslı bir çift
lucky guess i. şanslı tahmin
lucky duck i. şansı açık kimse
lucky duck i. çok şanslı kimse
one's lucky number comes up f. şansı açılmak
one's lucky number comes up f. şansı yüzüne gülmeye başlamak
lucky in love s. aşkta şanslı
lucky in love s. aşkta kazanan
lucky in love s. aşkta başarılı
lucky me expr. ne ballıyım
lucky me expr. ne şanslıyım
lucky at cards, unlucky in love expr. kumarda kazanan aşkta kaybeder
unlucky at cards, lucky in love expr. kumarda kaybeden aşkta kazanır
(one) will be lucky expr. (eğer gerçekleşirse) kendini şanslı say
(one) should be so lucky expr. (eğer gerçekleşirse) kendini şanslı say
(one) would be lucky expr. (birinin) işi şansa kalmış
(one) will be lucky expr. olması pek mümkün değil
(one) would be lucky expr. olması pek mümkün değil
(one) should be so lucky expr. olması pek mümkün değil
(one) would be lucky expr. olması çok zor
(one) should be so lucky expr. (birinin) işi şansa kalmış
(one) will be lucky expr. olması çok zor
(one) should be so lucky expr. olması çok zor
(one) will be lucky expr. (birinin) işi şansa kalmış
Deyim
happy-go-lucky i. dikkatsiz kimse
lucky break i. şans
lucky break i. talih
lucky streak i. bir dizi şanslı olay
lucky duckling i. şansı yaver giden kimse
lucky duckling i. şanslı kimse
lucky duckling i. aşırı şanslı kimse
bless one's lucky stars f. şükretmek
thank one's lucky stars f. şükretmek
thank one's lucky stars f. öpüp başına koymak
bless one's lucky stars f. öpüp başına koymak
get a lucky break f. talihi yüzüne gülmek
make a lucky shot f. boş atıp dolu tutmak
bless one's lucky star f. şükretmek
have a lucky break f. şansı yüzüne gülmek
have a lucky break f. talih yüzüne gülmek
have a lucky break f. şans yüzüne gülmek
be on a lucky streak f. şansı yaver gitmek
thank one's lucky stars f. şansına şükretmek
strike it lucky f. şansı açılmak
strike lucky f. şans yüzüne gülmek
thank one's lucky stars f. şansına dua etmek
bless one's lucky star f. şansına duacı olmak
strike it lucky f. şans yüzüne gülmek
strike lucky f. şansı açılmak
be born under a lucky star f. şanslı doğmuş olmak
be born under a lucky star f. hayata 1-0 önde başlamak
bless lucky star f. şansına duacı olmak
bless lucky star f. şükretmek
be born under a lucky star f. doğuştan şanslı olmak
thank lucky stars f. öpüp başına koymak
thank lucky stars f. şansına dua etmek
thank lucky stars f. şansına şükretmek
thank lucky stars f. şükretmek
happy-go-lucky s. umursamaz
happy-go-lucky s. pervasız
happy-go-lucky s. vurdumduymaz
happy-go-lucky expr. düşüncesiz