ruling - Türkçe İngilizce Sözlük

ruling

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

ruling — Definition

Anlamı ve Tanımı:
egemen, karar
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈruːlɪŋ/ – BrE /ˈruːlɪŋ/)
Terim Türü:
İsim: ruling
Yönetimde baskın olan durumu ya da mahkeme kararını tanımlayan sözcüktür. Rule fiilinin -ing biçiminden türeyerek adlaşmıştır. Hukuk ve siyaset dilinde bağlayıcı otoriteyi betimler.
Eş Anlamlılar:
decision, governing
Zıt Anlamlılar:
dissent

"ruling" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 37 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
ruling i. yönetim
Rhetoric is the art of ruling the minds of men.
Retorik, insanların zihinlerini yönetme sanatıdır.

More Sentences
ruling i. hüküm
What is the ruling on our going to them?
Onlara gitmemizin hükmü nedir?

More Sentences
ruling i. karar
The court ruling on the election shocked everyone.
Seçimle ilgili mahkeme kararı herkesi şok etti.

More Sentences
ruling s. yöneten
Fight back against the oppression of the ruling elite.
Yöneten seçkinlerin zulmüne karşı direnin.

More Sentences
ruling s. egemen
The ruling classes know it very well.
Egemen sınıflar bunu çok iyi biliyor.

More Sentences
ruling s. iktidar
The liberal group in the ruling party is becoming increasingly isolated.
İktidar partisi içindeki liberal grup giderek yalnızlaşıyor.

More Sentences
ruling s. esas
My ruling interest is design.
Benim esas ilgi alanım tasarım.

More Sentences
Hukuk
ruling s. iktidardaki
The ruling coalition now has a solid majority in the Parliament.
İktidardaki koalisyon şimdi Parlamentoda sağlam bir çoğunluğa sahiptir.

More Sentences
Genel
ruling i. yargı kararı
ruling i. mahkeme kararı
ruling i. idare
ruling i. cetvelle çizme
ruling i. hükümdarlık
ruling i. yönetme
ruling i. çizgi (cetvelle)
ruling i. yargı
ruling i. resmi karar
ruling s. başlıca
ruling s. belli başlı
ruling s. hükümran
ruling s. hakim
ruling s. hükümran olan
ruling s. geçerli
ruling s. hakim olan
ruling s. en başta gelen
ruling s. genellikle hakim olan
ruling s. çoğunlukla geçerli olan
Ticaret/Ekonomi
ruling i. özelge
ruling s. cari
Hukuk
ruling i. karar (hakimin verdiği)
ruling i. resmi karar
ruling i. yargı
ruling i. hukuki bir merci tarafından yapılan ve belirli bir vaka tebliğine uygulanabilir olan yorum
ruling i. mahkeme kararının gerekçesi
ruling s. en güçlü
Sigortacılık
ruling i. özelge
Geometri
ruling i. düz bir çizginin hareket ettirilmesi ile oluşturulmuş koni ve silindir benzeri yüzeyin ana doğrusu

"ruling" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 61 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
ruling price i. cari fiyat
ruling class i. yönetici sınıf
ruling clique i. yöneten sınıf
ruling pen i. tirlin
authoritarian ruling i. dikta
ruling party i. iktidar partisi
ruling case i. içtihat
ruling weakness i. yönetim zafiyeti
ruling pen i. çizgi kalemi
ruling planet i. yönetici gezegeni
ruling family i. kraliyet ailesi
self-ruling s. kendine hakim olan
self-ruling s. otokontrollü
self-ruling s. kendini yöneten
Deyim
ruling with an iron fist s. astığı astık kestiği kestik
Ticaret/Ekonomi
ruling price i. cari fiyat
ruling price i. piyasa fiyatı
ruling prices i. cari fiyatlar
ruling prices i. (piyasaya) hakim fiyatlar
ruling elements i. yönetici unsurlar
advance ruling i. özelge
advance ruling i. mukteza
tax ruling i. vergi özelgesi
Hukuk
give a ruling i. mahkemenin karar vermesi
ruling of the court i. mahkeme kararı
court ruling i. mahkeme kararı
appeal against ruling i. karara karşı temyiz
interlocutory ruling i. ara karar
declaratory ruling i. tespit kararı
declaratory ruling i. tespit hükmü
official ruling i. resmi karar
give a ruling f. hüküm vermek
give a ruling f. karar vermek (mahkeme)
Siyasal
ruling class i. yönetici sınıfı
preliminary ruling i. ön karar
detailed ruling i. gerekçeli karar
ruling party i. iktidardaki parti
ruling class i. yöneten sınıf
ruling class i. üst sınıf
preliminary ruling of the court i. divan ön kararı
ruling class i. iktidardaki sınıf
preliminary ruling of the court i. divanın ön kararları
ruling regime i. iktidardaki rejim
ruling class i. yöneten elit kesim
ruling elite i. yöneten elit kesim
ruling alliance i. iktidar ittifakı
ruling coalition i. baştaki (yönetimdeki) koalisyon
ruling party i. hükümet partisi
ruling party i. iktidar partisi
ruling wing i. iktidar kanadı
ruling side i. iktidar kanadı
Teknik
ruling pen i. ayarlı kalem
ruling grade i. azami meyil
ruling section i. eşdeğer kesit
Dini
ruling elder i. presbiteryen kilisesi kurulu üyesi
ruling elder i. presbiter
ruling elder i. (protestanlık'ta) yönetimsel görevlere sahip olup ruhban sınıfının dışında bulunan kimselere verilen onursal unvan
Askeri
ruling language i. amir dil
Futbol
bosman ruling i. bosman kuralları
Star Wars
imperial ruling council i. imparatorluk idari konseyi
ruthic's ruling temple i. ruthic'in yönetim tapınağı