smacks - Türkçe İngilizce Sözlük

smacks

smacks — Definition

Anlamı ve Tanımı:
şaplak, sert vurmak
Okunuş (IPA):
(AmE /smæk/ – BrE /smæk/)
Terim Türü:
İsim: smack (smacks); Fiil: smack (smacks – smacked – smacking)
Ani ve sesli darbeyi tanımlayan kelimedir. Ses taklitli bir yapıdan gelişmiştir. Fiziksel eylem ve mecazi etki anlatımlarında kullanılır

"smacks" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 66 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
smack i. tokat
Dior said she was given a smack on her arm by another girl.
Dior koluna başka bir kızın tokat attığını söyledi.

More Sentences
smack i. balıkçı teknesi
In time, smacks got more significant and even used for the military.
Zaman içerisinde balıkçı tekneleri daha da önem kazanmış ve hatta orduda da kullanılmıştır.

More Sentences
smack f. tokatlamak
I wanted to smack you.
Seni tokatlamak istedim.

More Sentences
smack f. şapırdatmak
Tom smacked his lips.
Tom dudaklarını şapırdattı.

More Sentences
smack f. tokat atmak
Few people still believe smacking is the best punishment for kids.
Tokat atmanın çocuklar için en iyi ceza olduğuna hâlâ inanan çok az insan var.

More Sentences
smack f. şaplak atmak
I smacked him on the ear.
Kulağına bir şaplak attım.

More Sentences
smack f. sertçe vurmak
Ledger was offended and smacked his phone down on the table.
Ledger sinirlendi ve telefonunu sertçe masaya vurdu.

More Sentences
smack f. yumruk atmak
Ralph got suspended from his school after he smacked a boy.
Ralph bir çocuğa yumruk attığı için okuldan uzaklaştırıldı.

More Sentences
smack zf. pat diye
The door was opened with a smack.
Kapı pat diye açıldı.

More Sentences
smack zf. küt diye
He drove smack into the side of a van.
Bir minibüsün yan tarafına küt diye çarptı.

More Sentences
smack zf. tam
Brooks was smack in the middle of a boy's fight.
Brooks, bir çocuk kavgasının tam ortasındaydı.

More Sentences
Argo
smack i. eroin
He is still addicted to smack after all the rehabilitation.
Onca rehabilitasyona rağmen hala eroin bağımlısı.

More Sentences
İngiliz Argosu
smack i. eroin
He is still addicted to smack after all the rehabilitation.
Onca rehabilitasyona rağmen hala eroin bağımlısı.

More Sentences
Genel
smack i. şapır şupur öpüş
smack i. alamana
smack i. hafif tad
smack i. şak
smack i. şamar
smack i. sille
smack i. şap
smack i. lezzet
smack i. iz
smack i. şapırtı
smack i. şapırdama
smack i. tek direkli balıkçı teknesi
smack i. şaplak
smack i. küt sesi
smack i. canlı balık tutan tekne
smack i. şap diye
smack i. öpme sesi
smack i. tutam (tuz)
smack i. şap sesi
smack i. az miktar
smack i. önemsiz parça
smack i. cüzi miktar
smack i. küçük porsiyon
smack i. az buçuk bilgi
smack i. yüzeysel bilgi
smack i. pat diye olma
smack f. şapır şapır içmek
smack f. şapırdatarak öpmek
smack f. el ile vurmak
smack f. şapır şapır öpmek
smack f. şaklatmak
smack f. şaplatmak
smack f. şamar atmak
smack f. şapır şupur içmek
smack f. şapırdatarak içmek
smack f. şapır şupur öpmek
smack f. tat vermek
smack f. aromalı olmak
smack f. iz taşımak
smack f. kalıntıya sahip olmak
smack f. benzerlik göstermek
smack f. ipucu vermek
smack f. andırmak
smack f. sert vurmak
smack zf. tam olarak
smack zf. şapır şupur
smack zf. doğruca
smack zf. tokat gibi
smack zf. aniden ve şiddetle
smack zf. açıkça
Eski Kullanım
smack f. tatmak
smack f. kokmak
Argo
smack i. yalan

"smacks" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 122 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
fishing smack i. alamana
smack [obsolete] i. haz
smack [obsolete] i. hoşlanma
smack [obsolete] i. beğeni
smack [obsolete] i. beğenme
smack [obsolete] i. keyif
smack of f. kokmak
get a smack f. şaplak yemek
smack of f. kokmak (soyut bir şey)
smack of f. altında ... yatmak
give a smack f. şaplak atmak
smack one's lips f. dudaklarını şapırdatmak
smack one's lips f. ağzını şapırdatmak
smack down on f. küt diye (bir yere) vurmak
smack of f. hafif bir tadı olmak (belirli bir şeyin bir yiyecekte veya içecekte)
smack one's mouth f. ağız şapırdatmak
smack one's mouth f. ağzını şapırdatmak
smack of f. -in kokusu olmak
smack on f. -e şaplak atmak
smack on f. -e tokat şaplatmak
lay smack between f. tam ortasında yer almak
smack-dab zf. tam
Öbek Fiiller
smack into f. şiddetle çarpmak/bindirmek
smack someone down f. birini eleştirmek/azarlamak
smack someone down f. birini yere sermek
smack of f. (bir şey) gibi gözükmek
smack of f. (bir şeyin) özelliklerini taşımak
smack of f. (bir şeyi) andırmak/çağrıştırmak
smack of something f. bir şeyi anımsatmak
smack of something f. bir şeyi akıllara getirmek
smack of something f. bir şeyi hatırlatmak
smack down f. aksini ispatlamak
smack down f. atmak/fırlatmak
smack (something) down onto (something) f. (bir şeyi bir şeyin) üstüne çalmak/vurmak
smack up f. dayak atmak
smack down f. hezimete uğratmak
smack down f. yenmek
smack down f. tersini kanıtlamak
smack down f. çürütmek
smack (something) down on (something) f. (bir şeyi bir şeyin) üstüne fırlatmak
smack (something) down on (something) f. (bir şeyi bir şeyin) üstüne şap/şak diye atmak
smack up f. tartaklamak
smack down f. yalanlamak
smack down f. çalmak/vurmak
smack down f. şap/şak diye atmak
smack up f. pataklamak
smack (something) down on (something) f. (bir şeyi bir şeyin) üstüne çalmak/vurmak
smack down f. mağlup etmek
smack (something) down onto (something) f. (bir şeyi bir şeyin) üstüne fırlatmak
smack down f. yere sermek
smack (something) down onto (something) f. (bir şeyi bir şeyin) üstüne şap/şak diye atmak
İfadeler
with a smack expr. şap diye
Konuşma Dili
smack in the face i. suratına bir şamar/tokat gibi inen şey
smack in the face i. tokat
smack in the face i. şamar
a smack in the eye i. (mecazen) sille
a smack in the face i. (mecazen) sille
a smack in the eye i. (mecazen) sert tokat
a smack in the face i. (mecazen) sert tokat
a smack in the eye i. darbe
a smack in the face i. darbe
a smack in the face i. tokat etkisi yaratan şey
a smack in the eye i. tokat etkisi yaratan şey
smack talk [us] i. sözle dayılanma
smack talk [us] i. atarlanma
smack talk [us] i. ileri geri konuşma
smack talk [us] i. kötü konuşma
smack [us] i. kötü konuşma
smack [us] i. sözle dayılanma
smack [us] i. ileri geri konuşma
smack [us] i. atarlanma
smack-bang in the middle expr. tam ortasında
smack-bang in the middle expr. tam merkezinde
smack-dab in the middle expr. tam ortasında
smack-dab in the middle expr. tam merkezinde
Deyim
smack-bang i. bir yerin tam merkezi
smack-dab i. bir yerin tam merkezi
smack-down i. rakibini yere serme
smack-down i. rakibini mağlup etme
smack-down i. hezimet
smack-dab in the middle of somewhere i. bir yerin tam ortası
smack-bang in the middle of somewhere i. bir yerin tam ortası
smack in the face i. (mecazen) sille
smack in the face i. (mecazen) sert tokat
smack in the face i. darbe
smack in the face i. tokat etkisi yaratan şey
smack the road f. bir yeri terk etmek
smack the road f. yollara düşmek
have a smack at (something) [uk] f. (bir şeyi yapmaya) teşebbüs etmek
have a smack at (something) [uk] f. (bir şeyi) denemek
have a smack at (something) [uk] f. (bir şeyi yapmaya) girişmek/kalkışmak
have a smack at f. -i denemek
have a smack at f. '-e girişmek/kalkışmak
have a smack at f. '-e teşebbüs etmek
smack dab in the middle expr. tam ortasında
smack-bang in the middle of somewhere expr. bir yerin tam ortasında
smack-dab in the middle of somewhere expr. bir yerin tam ortasında
smack-bang on (something) expr. direkt (bir şeye)
smack in the middle expr. tam ortasında
smack-bang expr. tam olarak
smack in the middle expr. tam merkezinde
smack-bang on (something) expr. direkt/tam (bir şeyin) üzerine
smack-bang on (something) expr. tam (bir şeye)
smack-bang expr. tam
smack-bang expr. tam da
smack-bang expr. direkt
Denizcilik
fishing smack i. balıkçı teknesi
Argo
smack talker i. saçma sapan konuşan tip
smack talker i. konuşup duran tip
brown smack i. kahverengi eroin
dick smack i. otuzbirci
dick smack i. dallama
dick smack i. hıyar
dick smack i. aptal
dick smack i. geri zekalı
talk smack f. kötü konuşmak
talk smack f. ileri geri konuşmak
smack the road f. yola koyulmak
smack the road f. sıvışmak
smack one out f. mastürbasyon yapmak
smack one out f. attırmak
İngiliz Argosu
smack out f. fazla/ağır takılmak