ufuk - Türkçe İngilizce Sözlük

ufuk

"ufuk" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 10 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
ufuk horizon i.
The sun was rising on the horizon while I was sailing along.
Ben yelken açarken güneş ufukta yükseliyordu.

More Sentences
Genel
ufuk horizon i.
The sun was rising on the horizon while I was sailing along.
Ben yelken açarken güneş ufukta yükseliyordu.

More Sentences
Teknik
ufuk horizon i.
The sun was rising on the horizon while I was sailing along.
Ben yelken açarken güneş ufukta yükseliyordu.

More Sentences
Meteoroloji
ufuk horizon i.
The sun was rising on the horizon while I was sailing along.
Ben yelken açarken güneş ufukta yükseliyordu.

More Sentences
Genel
ufuk scope i.
ufuk verge i.
ufuk orisont i.
ufuk hor kısalt.
ufuk hor. kısalt.
ufuk vista N.

"ufuk" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 109 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
jeolojik ufuk geological horizon i.
ufuk noktası vanishing point i.
suni ufuk artificial horizon i.
suni ufuk gyro horizon i.
ufuk çizgisi skyline i.
görünen ufuk visible horizon i.
ufuk hattı skyline i.
siyasi ufuk political horizon i.
politik ufuk political horizon i.
ufuk çizgisi horizon line i.
ufuk çizgisi vanishing line i.
yuvarlanan ufuk rolling horizon i.
ufuk noktası accidental point i.
(zihinsel) ufuk vista i.
ufuk genişletmek open up horizon f.
ufuk genişletmek widen horizon f.
ufuk açmak open up horizon f.
ufuk genişletmek broaden horizon f.
ufuk genişletmek expand horizon f.
ufuk açmak expand horizon f.
ufuk açmak broaden horizon f.
ufuk açmak widen horizon f.
ufuk ile sınırlandırmak horizon f.
ufuk sınırında tutmak horizon f.
(ufuk, tepe) üstünden yükselmek lip f.
ufuk düzlemine uyan level s.
ufuk açıcı seminal s.
ufuk açıcı stimulating s.
ufuk ötesi over the horizon s.
ufuk açmayan unexciting s.
ufuk açıcı heady s.
ufuk düzleminde ölçülen horizontal s.
ufuk ile ilgili horizonal s.
ufuk düzlemini barındıran horizontal s.
ufuk açıcı inspiring s.
ufuk çizgisinin altında under zf.
ufuk açmadan unexcitingly zf.
Ticaret/Ekonomi
ekonomik ufuk economic horizon i.
Siyasal
ufuk turu tour d’horizon i.
Teknik
yapay ufuk artificial horizon i.
jiroskopik ufuk gyroscopic horizon i.
yatay ufuk sensible horizon i.
suni ufuk artificial horizon i.
gerçek ufuk true horizon i.
cıvalı yapay ufuk quicksilver horizon i.
yatay ufuk ile daha aşağıdaki görünen ufuk çizgisi arasındaki düşey açıyı ölçen cihaz dip sector i.
yatay ufuk ile denizde görünen ufuk çizgisi arasındaki düşey açı dip i.
pusula kartı üzerinden görülen ufuk bölümü point i.
ufuk ötesi beyond-the-horizon s.
Bilgisayar
ufuk ötesine yayılım beyond-the-horizon propagation i.
Telekom
ufuk duyargası horizon sensor i.
bölünmüş ufuk güncellemesi split-horizon update i.
ufuk açısı azimuth angle i.
Boyacılık
ufuk mavisi horizon i.
Havacılık
görünen ufuk apparent horizon i.
jiroskopik ufuk gyro horizon i.
ufuk hattı horizon bar i.
suni ufuk artificial horizon i.
ufuk çizgisi görülecek şekilde bir eğim vererek çekilen hava fotoğrafı high oblique i.
ufuk alçalış açısı dip angle i.
ufuk göstergesi flight indicator i.
hakiki ufuk true horizon i.
Denizcilik
denizdeki ufuk true horizon i.
ufuk üzerinde görünmek rise f.
gemi direği ufuk çizgisinde gözükecek şekilde ilerlemek depress the pole f.
(gemi, kara) ufuk ile sahil orta hattı arasında kalan deniz alanında bulunan in the offing s.
Fizik
manyetik iğnenin ufuk düzlemiyle yaptığı açı inclination i.
manyetik iğnenin ufuk düzlemiyle yaptığı açı magnetic inclination i.
manyetik iğnenin ufuk düzlemiyle yaptığı açı dip i.
manyetik iğnenin ufuk düzlemiyle yaptığı açı magnetic dip i.
Gökbilim
ufuk paralaksı horizontal parallax i.
rasyonel ufuk rational horizon i.
rasyonel ufuk rational horizon i.
göksel ufuk celestial horizon i.
gök kürenin iki kutbundan geçtiği farz edilen ufuk düzlemine dik çember celestial meridian i.
ufuk ile kesişen doksan derecedeki eliptik nonagesimal i.
ufuk ile kesişen eliptiklerin en yüksek noktası nonagesimal i.
doğu veya batıdan ölçülen ufuk yayı amplitude i.
doğu veya batıdan ölçülen ufuk yayı magnetic amplitude i.
görülen ufuk horizon i.
gök küresi ufuk hattı horizon i.
yatay ufuk horizon i.
(gerçek veya doğal ufkun altında kalan) gözle görülür açısal ufuk çöküntüsü depression of the visible horizon i.
ufuk depresyonu depression of the visible horizon i.
yatay ufuk ile daha aşağıdaki görünen ufuk çizgisi arasındaki düşey açı dip of the horizon i.
dünyanın manyetik gücünün ufuk düzlemiyle eğimini belirleyen bir araç inclinnometer i.
ufuk paralaksı parallax i.
kozmolojik ufuk cosmological horizon i.
kozmik ufuk cosmic horizon i.
ufuk hizasında ilerleyerek low zf.
Çevre
ufuk taraması horizon scanning i.
Coğrafya
açık denizde ışık yansımaması nedeniyle gökyüzünün ufuk hizasındaki karanlık görünmesi blink i.
ufuk çizgisinin üzerinde kalan gökyüzü hemisphere [obsolete] i.
göz hizasında yansıtılan ve manzaranın doğal ufuk çizgisine yerleştirildiği görselde yer alan hayali çizgi horizon i.
ufuk çizgisi occident [obsolete] i.
Meteoroloji
ufuk çizgisinin alt seviyesinde gerçekleşen gel-git inferior tide i.
Jeoloji
ufuk düzleminin aşağısına eğilmek dip f.
ilk jeolojik ufuk dışındaki bir yerde yeniden ortaya çıkan recurrent s.
Askeri
uzun ufuk long horizon i.
yalancı ufuk false horizon i.
ufuk ötesinden görünen gemi gövdesi hull up i.
ufuk kapaması closure of horizon i.
görünen ufuk apparent horizon i.
ufuk çizgisinden 35 derece daha düşük açıda silahın bırakılarak serbest düşen bombaların atıldığı bir bombalama türü low angle loft bombing i.
ufuk ötesi radar over-the-horizon radar i.
ufuk ötesi amfibi harekat over-the-horizon amphibious operations i.
Resim
ufuk hattı horizon line i.
Star Wars
ufuk-sınıfı yıldız yatı horizon-class star yacht i.
ufuk üssü horizon base i.