yeni - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

yeni



Bedeutungen von dem Begriff "yeni" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 41 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
yeni new adj.
General
yeni novice n.
yeni only just n.
yeni crisp adj.
yeni late adj.
yeni novel adj.
yeni smart adj.
yeni daring adj.
yeni firsthand adj.
yeni unprecedented adj.
yeni latest adj.
yeni elementary adj.
yeni emergent adj.
yeni virgin adj.
yeni original adj.
yeni recent adj.
yeni modern adj.
yeni maiden adj.
yeni up-to-date adj.
yeni nouveau adj.
yeni ingoing adj.
yeni neoteric adj.
yeni incoming adj.
yeni strange adj.
yeni new adj.
yeni green adj.
yeni warm adj.
yeni fresh adj.
yeni raw adj.
yeni young adj.
yeni hot adj.
yeni renewed adj.
yeni freshly adv.
yeni just adv.
yeni newly adv.
yeni recently adv.
Idioms
yeni new-fangled
yeni babe in arms
Technical
yeni unused
Computer
yeni click the new
Biology
yeni de novo

Bedeutungen, die der Begriff "yeni" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 200 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
başlatmak (yeni işi) launch v.
yeni yerine geçmek relocate v.
yeni başlayan beginner n.
General
(bir bitki veya hayvanı) yeni iklime alıştırmak naturalize v.
(bir bitki veya hayvanı) yeni iklime alıştırmak naturalise v.
(yeni başlanan bir işte) deneyim eksikliği hissetmek feel out of depth v.
(yeni bir) duvar kağıdıyla kaplamak repaper v.
açık olmak (eleştirilere/yeni fikirlere vb) be open to v.
ağaçların gövdelerinde çentikler açarak yeni bir yolun geçiş yerini işaretlemek blaze a trail v.
asıl faaliyetine devam ederken yeni bir faaliyete girmek branch out into v.
bir ilişkiden yeni çıkmak just get out of a relationship v.
de yeni bir dönemi başlatmak usher in a new era of v.
-e yeni bir biçim vermek remodel v.
eski bir giysiden yeni bir şey yapmak cut down a piece of clothing into v.
farklı/yeni bir açıdan bakmak reframe v.
ilgelenecek yeni bir meşgale bulmak come to grip with v.
iptal etmek (yeni bir emir ile önceki emri) countermand v.
işe yeni başlamak start working recently v.
işe yeni başlamak just start working v.
işte yeni olmak be new on the job v.
müşterilere teşekkür etmek ve yeni iş bağlantıları kurmak umuduyla işveren pahasına teklif edilen ge junket v.
öğretmenlikte yeni olmak be a first-time teacher v.
öldükten sonra yeni bir bedende diriltmek reincarnate v.
piyasaya yeni mal sürmek bring out v.
sakatlıktan yeni çıkmak recover from the injury v.
sendeleye sendeleye ilerlemek (yeni yürümeye başlayan çocuk) toddle v.
sendeleye sendeleye yürümek (yeni yürümeye başlayan çocuk) toddle v.
törenle makamına getirmek (yeni seçilmiş/atanmış birini) install v.
yapmak (yeni bir şeyi) bring out v.
yayımlamak (yeni bir şeyi) bring out v.
yeni açılımlar getirmek bring new initiatives v.
yeni adla saklamak save as v.
yeni adrese göndermek reforward v.
yeni adrese göndermek forward v.
yeni adrese göndermek redirect v.
yeni adrese yollamak forward v.
yeni ağaç dikmek replant v.
yeni arkadaşlara uyum sağlamak be fitting in with new friends v.
yeni baştan düzenlemek overmake v.
yeni baştan yapmak do over again v.
yeni baştan yapmak reconstruct v.
yeni bedene girmek reincarnate v.
yeni bedene sokmak (ruhu) reincarnate v.
yeni biçim vermek reshape v.
yeni bilgi vermek bring up to date v.
yeni bir albüm üzerinde çalışmak work on a new album v.
yeni bir anlam kazanmak take on a new meaning v.
yeni bir anlayış geliştirmek develop a new understanding v.
yeni bir bakış açısı getirmek bring a new perspective v.
yeni bir benlik bulmak gain/find a new identity v.
yeni bir biçime sokmak recast v.
yeni bir biçime sokmak re-form v.
yeni bir boyut getirmek bring a new dimension to v.
yeni bir boyut katmak add a new dimension v.
yeni bir çağ açmak usher in a new age v.
yeni bir çerçeveye oturtmak reframe v.
yeni bir daireye taşınmak move to a new apartment v.
yeni bir döneme işaret etmek mark a new period of v.
yeni bir duruma alışmak get used to a new situation v.
yeni bir düzen vermek reorganize v.
yeni bir düzen vermek reorganise v.
yeni bir emirle öncekini geçersiz kılmak countermand v.
yeni bir eve taşınmak move to a new apartment v.
yeni bir eve taşınmak move into a new house v.
yeni bir görev belirlemek retask v.
yeni bir hamlenin ilk sinyallerini vermek give the first signs/signals of a new move v.
yeni bir hayat vermek revivify v.
yeni bir hayata başlamak start a new life v.
yeni bir hayata başlamak turn over a new leaf v.
yeni bir hesap açmak create a new account v.
yeni bir hobi edinmek start a (new) hobby v.
yeni bir hobi edinmek take up a (new) hobby v.
yeni bir imaj kazandırmak give a new image to v.
yeni bir imaj vermek give a new image to v.
yeni bir isim vermek rechristen v.
yeni bir iş bulmak find a new job v.
yeni bir işe başlamak enter upon a new career v.
yeni bir kültüre uyum sağlamak acculture v.
yeni bir medeniyet kurmak create a new civilization v.
yeni bir plan önerisinde bulunmak propose a new plan v.
yeni bir plan sunmak propose a new plan v.
yeni bir rekor kırmak break a new record v.
yeni bir rekor kırmak set a new record v.
yeni bir söylem geliştirmek develop a new discourse v.
yeni bir sürece girmek take yet another twist v.
yeni bir sürece girmek take yet another turn v.
yeni bir şehre taşınmak move to a new city v.
yeni bir şey üzerinde çalışmak work on something new v.
yeni bir şeyler denemek try something new v.
yeni bir şirket kurmak establish a new company v.
yeni bir şirket kurmak found a new company v.
yeni bir şirket kurmak incorporate a new company v.
yeni bir şişe şaraba başlamak start on a new bottle of wine v.
yeni bir telefon almak buy a new phone v.
yeni bir yaşama kapılarını açmak start a new life v.
yeni bir yer keşfetmek explore a new place v.
yeni bir yol izlemek follow a new path v.
yeni bir yol izlemek strike out v.
yeni bir yön çizmeye karar vermek veer off in a new direction v.
yeni çıkan grupları desteklemek promote up-and-coming bands v.
yeni doğmuş bebek gibi ağlamak cry like a new born baby v.
yeni doğmuş bir bebek gibi ağlamak cry like a new born baby v.
yeni düşmanlar edinmek make new enemies v.
yeni düzenlemeler yapmak resettle v.
yeni eve taşınmak move into a new house v.
yeni fırsatlar sağlamak provide new opportunities v.
yeni fırsatlar sunmak provide new opportunities v.
yeni fikirler bulmak latch on v.
yeni fikirler ortaya atmak latch on v.
yeni fikirlere açık olmak be open to new ideas v.
yeni fikirlere açık olmak stand open to new ideas v.
yeni fiyat basmak (pula) surcharge v.
yeni gelişmeler hakkında bilgisi olmamak be out of touch with v.
yeni gibi yapmak furbish v.
yeni görüşlere açık olmak stand open to new ideas v.
yeni gözükmek look new v.
yeni hesap açmak open a new account v.
yeni hesap açmak create a new account v.
yeni iklime alıştırmak (bitkiyi/hayvanı) naturalise v.
yeni iklime alıştırmak (bitkiyi/hayvanı) naturalize v.
yeni imaj kazandırmak give a new image to v.
yeni insanlarla tanışmak meet new people v.
yeni insanlarla tanışmak meet with new people v.
yeni iş sahaları açmak open up new employment opportunities v.
yeni iş sahaları açmak create new employment opportunities v.
yeni iş sahaları yaratmak open up new employment opportunities v.
yeni iş sahaları yaratmak create new employment opportunities v.
yeni kişilerle tanışmak meet new people v.
yeni konut sağlamak rehouse v.
yeni kurulmuş bir araştırma biriminin başına getirilmek be put in charge of a newly-formed investigative unit v.
yeni kültürlerle tanışmak meet new cultures v.
yeni mobilyalar döşemek refurnish v.
yeni müşteriler bulmak drum up business v.
yeni oyuncaklar satın almak buy new toys v.
yeni pervane takmak reprop v.
yeni sandalyeler koymak reseat v.
yeni satış stratejileri geliştirmek develop new selling strategies v.
yeni sözcük yaratmak neologize v.
yeni sözcük yaratmak neologise v.
yeni standart belirlemek set new standard v.
yeni şeyler öğretmek teach new things v.
yeni taban koymak resole v.
yeni ufuklar açmak widen horizons v.
yeni ufuklar açmak broaden horizons v.
yeni ufuklar açmak expand horizons v.
yeni ufuklar açmak open new horizons v.
yeni veya farklı iklim şartlarına alışmak acclimatise v.
yeni veya farklı iklim şartlarına alışmak acclimatize v.
yeni yeni kendine gelmek barely recuperate v.
yeni yeni kendine gelmek barely recover v.
yeni yeni uygulanıyor olmak be rather a recent application v.
yeni yıla girmek enter the new year v.
yeni yılı karşılamak see in the new year v.
yeni yılı kutlamak celebrate the new year v.
yerini almak (yeni bir şey eski bir şeyin) supersede v.
yerini almak (yeni bir şey eski bir şeyin) supplant v.
(hayatta) yeni bir çığır açan deneyim a life changing experience n.
(özellikle tanrıbilimde) yeni bir öğretiyi benimseyen kimse neologist n.
(yeni eve taşınmış aileye getirilen) ev hediyesi housewarming gift n.
askere yeni alınmış er new recruit n.
askere yeni alınmış er raw recruit n.
avustralya ve yeni zelanda the antipodes n.
avustralya ve yeni zelanda’da yaşayan bir tür kabuklu pipi n.
avustralya yeni kaledonya, yeni zelanda, solomon adaları, vanatu ve papua yeni gine dahil yeni gine australasia n.
bilimsel çalışmalarda yeni olan kimse junior scientist n.
bir çift yeni ayakkabı a pair of new shoes n.
bir dini gruba yeni girmiş kimse neophyte n.
bir hayvan veya bitkinin yeni bir yere uyum sağlayarak orayı yurt edinmesi denizenship n.
bir işe yeni başlayan kimse novice n.
bir nesneyi nitelemek için kullanılan sözcüğün bazı nedenlerden ötürü o nesnenin özelliklerini tanımlamaya yetmemesi sonucunda (çoğunlukla eski sözcüğün başına bir niteleyici ifade getirilerek) oluşturulmuş yeni kelime retronym n.
çin yeni yılı chinese new year n.
deniz harp okulunun en yeni öğrencisi plebe n.
düşünce hayatında ortaya çıkan yeni akım current n.
en yeni the latest n.
eski köye yeni adet new tricks to old dogs n.
eski köye yeni adet unwelcome innovation n.
eski manken-yeni şarkıcı model-turned-singer n.
eski ve yeni ahit old and new testament n.
eski ve yeni ahit bible n.
farklı malzemeleri bir araya getirip yeni bir şey ortaya çıkaran kimse bricoleur n.
göreve yeni başlamış subay shavetail n.
herhangi bir şeye yeni başlayan kimse neophyte n.
hindistan'a yeni gelmiş avrupalı griffin n.
ingilizlerin avustralya ve yeni zelanda için kullandıkları halk deyimi down under n.
işe yeni alınan kişi a new hire n.
işe yeni başlayan kimse beginner n.
japon yeni japanese yen n.
kanada'nın 1999 yılında ikiye bölünen kuzeybatı toprakları eyaletinin doğu kısmının yeni adı nunavut n.
kiliseye yeni giren kimse novice n.
kişinin kullandığı veya giydiği, yeni veya farklı olarak kabul edilen ve başkalarının o kişiyi fark etmesi için tasarlanmış her türlü şey fashion statement n.
kökleri hristiyanlık öncesine dayanan yeni-pagan çok tanrılı dini inanış wicca n.
kullanımı son zamanlarda yaygınlaşmış dillere pelesenk olmuş yeni kelime buzzword n.
kutsal metinlerin yeni dünya tercümesi new world translation of the holy scriptures n.
kütüphaneye yeni gelen kitap acquisition n.
medyada yeni boy göstermeye başlamış olan kişi celebutante n.
mektup (yeni ahit'te yer alan) epistle n.
melanezya, okyanusya avustralya, yeni zelanda, mikronesya ve polinezya dahil olmak üzere orta ve güney pasifik'teki adalar oceania n.
mesleğe yeni başlayan öğretmenler beginning teachers n.
modern ama yine de klişe olmuş yeni kelime buzzword n.
okuldaki yeni arkadaşım my new friend at school n.