here - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

here

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"here" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 10 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
here zf. burada
here zf. buraya
General
here zf. burda
here zf. burası
here zf. burada
here zf. buraya
here zf. bunda
here ünl. işte
Technical
here buraya
Computer
here burayı

"here" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 500 sonuç

İngilizce Türkçe
General
be here to stay f. vazgeçilmez olmak
be here to stay f. kalıcı olmak
most of the teachers here i. buradaki öğretmenlerin çoğu
a long way from here zf. buradan çok uzakta
around here zf. bu civarda
at a distance of (..) metres from here zf. buraya (..) metre mesafede
from here zf. buradan
here and there zf. zaman zaman
here and there zf. orada burada
here and there zf. köşede bucakta
here and there zf. ordan burdan
here and there zf. sağa sola
here and there zf. oradan buradan
here and there zf. tek tük
here and there zf. şurada burada
here and there zf. burada şurada
here and there zf. ara sıra
here below zf. aşağıda
here below zf. altta
here somewhere zf. burada bir yere
here somewhere zf. burada bir yer
here somewhere zf. burada bir yerde
here there and anywhere zf. orada burada şurada
here there and anywhere zf. dört bir yanda
here there and anywhere zf. her yerde
here there and everywhere zf. her yerde
near here zf. bu civarda
over here zf. burada
over here zf. bura
over here zf. buraya
right here zf. tam buraya
right here zf. tam burada
somewhere here zf. burada bir yerde
somewhere here zf. burada bir yere
somewhere here zf. burada bir yer
here goes ünl. hadi bakalım
here we go ünl. hadi bakalım
here we go ünl. hadi
here! ünl. al sana
here! ünl. hey
look here! ünl. yahu
look here! ünl. hişt
look here! ünl. bana bak!
same here ünl. ben de
same here ünl. al benden de o kadar
same here ünl. benden de al o kadar
Phrases
as sure as i'm sitting here doğru
as sure as i'm sitting here kesin
far from here buraya uzak
far from here buradan uzakta
from here bundan sonrasını
from here buradan sonrası
here is a list of them işte onların bir listesi
here is a point that burada bir noktaya değinmek gerekir ki
here is the formula işte formül
it says here that burada diyor ki
no smoking here burada sigara içmek yasaktır
not sold here burada satılmaz
on behalf of everybody here buradaki herkesin adına
on behalf of everybody here buradaki herkes adına
pay here burada ödeyin
pay here ödemeyi buraya yapın
smoking is forbidden here burada sigara içmek yasak
the aim here is buradaki amaç
we who labor here seek only the truth bizim burada vazifemiz gerçeği bulmak
where do we go from here? şimdi ne olacak?
Proverb
abandon hope all ye who enter here buraya giren tüm umutlarını kapıda bıraksın
here today and gone tomorrow bugün var yarın yok
today here tomorrow the world bugün burada yarın bütün dünyaca (tanınacak/bilinecek)
Colloquial
all roads lead here tüm yollar buraya çıkıyor
around there/here şu/bu civarlarda
be here tomorrow at six p.m yarın akşam 6'da burada ol
bear with me here fazla yüklenme bana
bear with me here fazla üstüme gelme
can't we just stay here? burada kalsak olmaz mı?
everybody loves it here burayı herkes çok sever
fancy seeing you here! kimleri görüyorum!
from here on in bu/şu andan itibaren
from here on in bu aşamadan itibaren
from here on in şu andan itibaren
from here on out şu andan itibaren
from here on out bu aşamadan itibaren
from here on out bu/şu andan itibaren
from here to eternity şu andan sonsuza kadar/dek
from here to eternity sonsuza dek/kadar
get outta here! hadi be ordan
get outta here! hadi be oradan
here and now derhal
here and now şimdi
here and now bu aralar
here and now şu anda
here and now hemen
here and there orada burada
here and there şurada burada
here comes one işte bir tane geliyor
here goes nothing haydi hayırlısı!
here goes! işte başlıyorum
here somebody goes again yine başladı
here they are işte buradalar
here we go again al işte yine
here we go again yine başlıyoruz
here you are söylemiştim sana
here you are bu kadar
here you are buyurun
here you are al işte
here you are işte karşımdasın
here you are gördün mü
here you are ne yaparsın ki
here you are buyur
here you are demedim mi
here you are buyur bakalım
here you go al bakayım
here you go bak işte yaptın
here you go işte bu
here you go bak işte oldu
here you go al bakalım
here you go buyur al
neither here nor there ilintisiz
neither here nor there konuyla ilgisi olmayan
neither here nor there alakasız
neither here nor there ilgisiz
nice place you have here evin çok güzelmiş
not here burada olmaz
one more stretcher over here buraya bir tane daha sedye
passengers aren't allowed here yolcular burada giremez
passengers aren't allowed here yolcular burada duramaz
right here and now tam burada ve şu anda
right here and now tam şimdi ve burada
right now right here hemen şimdi burada
somehow i ended up here nasıl olduysa kendimi burada buldum
something's not right here burada doğru olmayan bir şey var
stay here burada kal
stay here it won't take long burada kal uzun sürmez
stay here with me burada benimle kal
stop here burada dur
wait here burada bekle
what good wind brings you here? sizi buraya hangi rüzgar attı?
Idioms
be up to here (burasına) gelmek
be up to here gırtlağına kadar gelmek
be up to here with something bir şeyden gına gelmek
buck stops here tüm sorumluluk bende (yapılanların sorumluluğunu başkasının üzerine atmayacağım)
from here till next tuesday sabaha kadar/çıkmaz ayın son çarşambasına kadar
from here till next tuesday uzun bir süre
from here till next tuesday uzun bir mesafe
from there to here taa oradan/o zamandan/o günlerden buraya/bugünlere
get up to here with something bir şeyden gına gelmek
have had it up to here canına tak etmek
here goes işte oldu!
something fishy is going on around here bu işte bir iş var
sure as I'm standing here şüphe götürmez
sure as I'm standing here kesin
sure as I'm standing here iki artı ikinin dört ettiği kadar
the buck stops here iş bende biter
the buck stops here olay bende biter
this here bu
Speaking
are we clear here? her şey açıklığa kavuştu mu?
are we done here? burada işimiz bitti mi?
are you happy here? burada mutlu musun?
are you in charge here? buranın sorumlusu siz misiniz?
are you leaving your bike here? bisikletini burada mı bırakıyorsun?
are you new here? burada yeni misin?
are you new here? burada yeni misiniz?
are you sad because you're living here? burada yaşadığın için mi üzgünsün?
are you still here sen hala burada mısın
as long as we're here burada olduğumuz sürece
bear with me here bana katlan
bear with me here bana sabır göster
can i get off the bus here? durakta inecek var?
can i get off the bus here? müsait bir yerde inecek var
can i get off the bus here? müsait bir yerde inebilir miyim?
can i walk there from here? oraya buradan yürüyerek gidebilir miyim?
can we just cut to the chase here? sadede gelsek nasıl olur?
can we sit here buraya oturabilir miyiz
can you bring those over here? şunları buraya getirir misin?
can you come here and get me? buraya gelip beni alır mısın?
can you give me one chance here? bana bir şans verseydin?
come back here buraya geri gel
come here gel buraya
come here buraya gel
come over here buraya uğra
could i make a point here? burada birşeye dikkat çekebilir miyim?
did you come all the way over here just to say you're sorry? tüm bu yolu benden özür dilemek için mi geldin?
did you follow me here? beni buraya kadar takip mi ettin?
did you tell anyone you were coming here? buraya geldiğini kimseye söyledin mi?
did your parents let you come over here all by yourself? senin ailen buralara kendi başına gelmene izin mi verdi?
do you come here a lot? buraya sık gelir misin?
do you feel comfortable leaving her here? onu burada bırakmak içine siniyor yani?
do you know anybody here? burada tanıdığın birileri var mı?
do you know who lives here? burada yaşayanları tanıyor musun?
do you know why we are here? neden burada olduğumuzu biliyor musun?
do you know why we're here? neden burada olduğumuzu biliyor musun?
do you know why you're here? neden burada olduğunu biliyor musun?
do you know why you're here? neden burada olduğunuzu biliyor musunuz?
do you like it here? burayı sevdiniz mi?
do you like it here? burayı sevdin mi?
do you like it here? buradan hoşlandın mı?
do you like it here? buradan hoşlandınız mı?
do you like it here? burası hoşuna gitti mi?
do you like it here? burası hoşunuza gitti mi?
do you like it here? burayı seviyor musun?
do you live around here? buralarda mı oturuyorsun?
do you live around here? bu civarda mı yaşıyorsun?
do you live around here? bu civarda mı oturuyorsun?
do you live here? burada mı yaşıyorsun?
do you mind if I sit here? bir sakıncası yoksa buraya oturabilir miyim?
do you mind if I sit here? buraya oturmamın bir sakıncası var mı?
do you mind if i sit here? burada oturmamda bir sakınca var mı?
do you want to come here? buraya gelmek ister misin?
do you want to get out of here? buradan çıkmak ister misin?
do you work here? burada mı çalışıyorsun?
does anyone here have any medical experience? burada tıbbi deneyimi olan var mı?
does anyone here have any medical experience? burada tıp tecrübesi olan var mı?
does anyone here have any medical experience? burada tıp deneyimi olan var mı?
does anyone here have any medical experience? burada tıbbi tecrübesi olan var mı?
does he know that i'm here? benim burada olduğumu biliyor mu?
does your father know you're here? burada olduğunu baban biliyor mu?
does your mom know that you work here? annen burada çalıştığını biliyor mu?
don’t leave me alone here beni burada yalnız bırakma
don't bring her here onu buraya getirme
don't come here buraya gelme
don't leave me here beni burada bırakmayın
don't leave me here beni burada bırakma
don't leave me here by myself! beni burada bir başıma bırakma!
don't leave us here bizi burada bırakma
don't tell me you live here sakın bana burada yaşadığını söyleme
don't wait here burada beklemeyin
drop me off here beni burada bırakın
fancy meeting you here seni burada göreceğim aklımın ucundan geçmezdi
fancy meeting you here seni burada göreceğime dünyada inanmazdım
finally got here nihayet gelebildin
for here or takeaway (ireland) burada mı yiyeceksiniz, paket mi olsun?
for here or takeaway (ireland) burada mı yersiniz paket mi olsun?
for here or to go? servis mi paket mi?
for here or to go? burada mı yiyeceksiniz paket mi olacak?
for here or to go? burada mı yiyeceksiniz, paket mi olsun?
get me out of here çıkar beni buradan
get me out of here! çıkarın beni buradan!
get out of here hadi canım sen de
get out of here before i change my mind fikrimi değiştirmeden git buradan
get out of here before i change my mind fikrimi değiştirmeden buradan git
get out of here! hadi ordan
get out of here! hadi oradan
get out of here! yok artık
give me a reason to stay here burada kalmam için bana bir sebep ver
give them a reason to stay here burada kalmaları için onlara bir sebep ver
guess who's here bil bakalım kim geldi
have you been here by yourself all this time? bunca zamandır burada tek başına mıydın?
have you ever been here before? burada daha önce bulundunuz mu?
have you ever been here before? daha önce burada bulundunuz mu?
have you ever been here before? buraya daha önce geldiniz mi?
have you ever been here before? daha önce burada bulundun mu?
he can't stay here burada kalamaz
he must brought us here for a reason bizi buraya bir sebepten dolayı getirmiş olmalı
he'll be here in five minutes beş dakikaya burada olacak
help me out of here buradan çıkmama yardım et
here comes karşınızda
here goes! işte başlıyorum
here i am işte ben
here i am işte geldim
here i come işte geliyorum
here i come işte geldim
here is my room burası benim odam
here is your invitation card please join my party tomorrow işte davetiyen lütfen yarın partime katıl
here is your invitation card please join my party tomorrow al davetiyen lütfen yarın partime katıl
here it goes again işte yine başladı/oluyor
here it is işte burada
here it is işte
here take one al şunlardan bir tane
here take one al bir tane
here today gone tomorrow bugün var yarın yok
here we are işte geldik
here we are işte burdayız
here we go işte başlıyoruz
here you are buyur
here you are buyurun
here you are al
here you are işte
here you are işte!
here you are hah burdasın
here you are! buyurun
here you go aferin
he's not here o burada değil
he's not here right now şu anda burada değil
he's supposed to be here burada olması gerekiyordu
how come i have to stay here? neden burada kalmak zorunda kalıyorum?
how could you stand it here all these years? bunca sene buraya nasıl katlanabildin?
how did we come here? buraya nasıl geldik?
how did we end up here? buraya nasıl geldik?
how did you get here? buraya nasıl geldin?
how did you get here? buraya nasıl gedin?
how did you get in here? buraya nasıl girdin?
how did you know i was going to be here? burada olacağımı nereden biliyordun?
how did you know i was here? burada olduğumu nasıl bildin?
how did you know we were here? burada olduğumuzu nereden bildiniz?
how do you know he's here tonight? bu gece burada olduğunu nereden biliyorsun?
how long have you been here? ne zamandır burdasın?
how long have you been here? ne kadardır buradasın?
how long have you been here? ne zamandır buradasın?
how long have you been here? ne zamandan beri buradasın?
how long have you lived here? ne zamandır burada yaşıyorsun?
how long have you lived here? ne zamandır burada yaşıyorsunuz?
how long have you worked here? burada ne kadar çalıştın?
how long you been working here? burada ne kadar zamandır çalışıyorsun?
how long you will be holding me here? beni burada ne kadar tutacaksınız?
how many people are here from turkey? burada türkiye'den kaç insan var
how the hell did we get here? bu hallere nasıl düştük?
how'd you get here? sen buraya nasıl geldin?
I am not supposed to be here burada olmamalıyım
I ask the questions around here burada soruları ben sorarım
I don't know why you're here neden buradasın bilmiyorum
I grew up around here bu civarda büyüdüm
I have my friends here burada arkadaşlarım var
I like it here beter than there burayı oradan daha çok seviyorum
I won't live here next year gelecek yıl burada yaşamayacağım
I'm delighted to have you here seni aramızda görmek çok güzel
I'm gonna get you out of here seni buradan çıkaracağım
I'm happy to be here burada olmaktan mutluyum
I'm here for a couple of days birkaç günlüğüne burdayım
I'm here for a week bir haftalağına buradayım
I'm here for two days iki günlüğüne burdayım
I'm here with your husband kocanızın yanındayım
I'm kinda new here burada yeni sayılırım
I'm kinda new here buranın yenisi sayılırım
I'm kinda new here buralarda yeni sayılırım
I'm outta here! ben kaçar!
I'm used to it here buraya alıştım
It's been snowing like crazy up here burada deli gibi kar yağıyor
I've been here for a week bir haftadır buradayım
I've been here for one week bir haftadır buradayım
i am here ben buradayım
i am new here buraların yenisiyim
i am new here ben burada yeniyim
i am not here to hurt you size zarar vermeye gelmedim
i am out of here (hadi) ben gittim (sonra görüşürüz)
i am out of here (hadi) ben kaçtım (sonra görüşürüz)
i am pleased to see you back here with us seni tekrar aramızda görmek çok güzel
i am seriously offended here cidden rencide olmuş durumdayım
i am still here hala buradayım
i came back here to give something back buraya bir şeyi geri vermeye geldim
i came here for you buraya sizin için geldim
i came here for you buraya senin için geldim
i came here yesterday buraya dün geldim
i can't believe you're here burada olduğuna inanamıyorum
i can't get any reception down here telefon burada çekmiyor
i can't make it here burada yapamıyorum
i can't stay here burada kalamam
i can't stay here forever sonsuza kadar burada kalamam
i can't tell you in here burada söyleyemem
i could tell the way you came here bu şekilde girmenizden anlaşılıyor
i didn't come here to argue with you buraya seninle tartışmaya gelmedim
i didn't know you came here buraya geldiğini bilmiyordum
i didn't know you were here burada olduğunu bilmiyordum
i don't belong here buraya ait değilim
i don't even know why i'm here niye burada olduğumu bile bilmiyorum
i don't know anybody here burada kimseyi tanımıyorum
i don't like it here burayı sevmiyorum
i gotta stay here awhile biraz burada kalmalıyım
i grew up around here bu civarda büyüdüm
i guess there's not much for me here burada bana göre pek bir şey yok
i have a life here benim burada bir hayatım var
i have lived here for years yıllardır burada yaşıyorum
i have no right to be here burada olmaya hakkım yok
i have worked here for six years ben burada altı yıldır çalışıyorum
i just got here buraya yeni geldim
i kind of like it here burayı sevdim sayılır
i kind of like it here burayı sevdim gibi
i knew i'd find you here seni burada bulacağımı biliyordum
i know it's in here somewhere buralarda bir yerde olmalı
i know why you're here neden burada olduğunu biliyorum
i like being here burada olmak hoşuma gidiyor
i like it here burada iyiyim ben
i like it here burada rahatım ben
i like it here burayı seviyorum
i live here with my mom burada annemle yaşıyorum
i love it here burayı seviyorum
i make the decisions around here burada kararları ben veririm
i never thought I'd see you here senin burada olacağın aklımın ucundan geçmezdi
i never thought I'd see you here seni burada göreceğim aklımın ucundan geçmezdi
i shouldn't have brought you here seni buraya getirmemeliydim
i spent the night here geceyi burada geçirdim
i stopped by here the other night geçen gece buraya uğradım
i suppose you're wondering why you are here herhalde neden burada olduğunu merak ediyorsundur
i think we're done here sanırım burada işimiz bitti
i thought you were from here buralı olduğunu düşünmüştüm
i want all of you out of here hepinizin buradan gitmesini istiyorum
i want you to stay here burada kalmanı istiyorum
i was here when it happened o olay sırasında buradaydım
i was hoping i'd see you here tonight bu gece seni burada göreceğimi umuyordum
i was hoping you'd be here burada olmanı umuyordum
i wasn't even going to come here buraya bile gelmeyecektim
i will be here ben burada olacağım
i wish he/she were here now keşke şimdi burada olsaydı
i wish i could stay here forever burada sonsuza kadar kalmak isterdim
i wish i could stay here forever keşke sonsuza dek burada kalabilseydim
i wish you had been here/there as well keşke sen de olsaydın (geçmiş zaman)
i wish you had been here/there too keşke sen de olsaydın (geçmiş zaman)
i wish you were here keşke burada olsaydın
i wish you were here/there as well keşke sen de olsaydın (şimdiki zaman)
i wish you were here/there too keşke sen de olsaydın (şimdiki zaman)
i won't be here tomorrow yarın burada olmayacağım
i work here burada çalışıyorum
i wouldn't be here if i didn't know bilmesem burada olmazdım
i'd just as soon stay here burada kalmayı tercih ederim
i'd rather go there than sit here all evening bütün akşam burada oturacağıma oraya gitmeyi tercih ederim
if you get me out of here beni buradan çıkarırsanız
if you have any problems or any questions during your stay here burada kaldığınız süre zarfında herhangi bir probleminiz ya da sorunuz olursa
i'll be right here right beside you burada senin yanında olacağım
i'll be waiting right here for you ben seni burada bekliyor olacağım
i'll take care of everything over here ben buradaki her işin icabına bakarım
i'll take it from here buradan sonrasını ben hallederim
i'll take it from here bundan sonrasını ben hallederim
i'll take it from here buradan sonrasını artık ben devralıyorum
i'm doing the same thing here as you are ben de burada senin yaptığın şeyi yapıyorum
i'm doing the same thing here as you are ben de burada senin yaptığın şeyin aynısını yapıyorum
i'm dying of boredom here burada sıkıntıdan ölüyorum
i'm glad to be here hoşbulduk
i'm glad you're here burada olmana sevindim
i'm having a wonderful time; wish you were here harika zaman geçiriyorum keşke burada olsan
i'm here burdayım
i'm here buradayım
i'm here for one reason only tek bir nedenden dolayı buradayım
i'm here for you senin için buradayım
i'm here to help you burada sana yardım etmek için bulunuyorum
i'm here without you burada sensizim
i'm just glad you're here geldiğine sevindim
i'm not even meant to be here zaten burada bile olmamam gerekiyor
i'm not helping anybody here burada kimseye bir yararım dokunmuyor
i'm not helping anybody here burada kimseye bir faydam dokunmuyor
i'm out of here (hadi) ben gittim (sonra görüşürüz)
i'm out of here ben gidiyorum
i'm out of here (hadi) ben kaçtım (sonra görüşürüz)
i'm out of here ben yokum
i'm out of here ben kaçtım/gittim
i'm out of here buradan gidiyorum
i'm out of here kaçtım/gittim (sonra görüşürüz)
i'm out of here çıkıyorum
i'm outa here buradan gidiyorum
i'm outa here çıkıyorum
i'm outa here ben yokum
i'm outa here ben gidiyorum
i'm singing a song here burada şarkı söylüyorum
i'm so thrilled to be here burada olduğum için çok heyecanlıyım
i'm still here hala buradayım
i'm sure you'll be happy here burada mutlu olacağına eminim
i'm the boss here burada patron benim
i'm the manager here ben buranın müdürüyüm
i'm trying to sleep here burada uyumaya çalışıyorum
insert your token here jetonunuzu buraya atınız
insert your token here jetonunu buraya at
is anybody here? kimse var mı?
is everything alright in here? burada her şey yolunda mı?
is it always this cold in here? burası her zaman böyle soğuk mudur?
is it always this cold in here? burası her zaman böyle soğuk mu olur?
is it always this hot here? hep bu kadar sıcak mıdır burası?
is it always this hot here? hep bu kadar sıcak mı burası?
is it always this hot in here? burası her zaman böyle sıcak mı olur?
is it always this hot in here? burası her zaman böyle sıcak mıdır?
is she aware of our presence here? buradaki varlığımızın farkında mı?
is that why i'm here? bu yüzden mi buradayım?
is that why you came here? buraya bunun için mi geldin?
is there a park near here? yakında bir park var mı?
is there a park near here? buraya yakın bir park var mı?
is there a park near here? bu civarda bir park var mı?
is there a tailor here? burada terzi var mı?
is this your first time here? buraya ilk gelişin mi?
is this your first time here? buraya ilk defa mı geldin?
it is cold here burası soğuk
it is hard to find a job here burada iş bulmak zor
it is hot here burası sıcak
it is just the way it is (here) burada işler böyle yürür
it is neither here nor there mesele onda değil
it is neither here nor there onun önemi yok
it is nice here burası güzel
it is sunny here burası güneşli
it is terrible here burası berbat
it is very cold in here burası çok soğuk
it is very crowded here burası çok kalabalık
it says here that diyor ki ... (kitap vb'nde)
it says here that burada … yazıyor
it says right here burada öyle yazıyor
it took us three days to get in here buraya gelmek tam üç günümüzü aldı
it was my wife who first brought me here beni buraya ilk getiren kişi karımdı
it's a hundred kilometers from here buradan yüz kilometre uzakta
it's been difficult for me to adapt here buraya alışmam zor oldu
it's been difficult for me to adapt here buraya zor alıştım
it's cold here burası soğukmuş
it's cold here burası soğuk
it's freezing in here burası buz gibi olmuş
it's getting hot in here burası gittikçe ısınıyor
it's good to be here burada olmak güzel
it's good to have you here seni burada görmek güzel
it's good to have you here burada olman güzel
it's good to see everybody here today herkesin bugün burada olduğunu görmek güzel
it's good to see you here seni burada görmek güzel
it's great here burası harika
it's just us out here burada sadece ikimiz varız
it's like a tomb in here burası mezar gibi
it's nice to be here burada olmak güzel
it's nice to have you here burada olman güzel
it's nice to have you here seni burada görmek güzel