mutlu - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

mutlu



Bedeutungen von dem Begriff "mutlu" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 29 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
mutlu happy adj.
General
mutlu delighted adj.
mutlu merry adj.
mutlu happier adj.
mutlu contented adj.
mutlu palmy adj.
mutlu joyful adj.
mutlu blissful adj.
mutlu gay adj.
mutlu blessed adj.
mutlu felicitous adj.
mutlu glad adj.
mutlu bright adj.
mutlu elated adj.
mutlu chuffed adj.
mutlu blithe adj.
mutlu happy adj.
mutlu gleesome adj.
mutlu delighted at adj.
mutlu exultant adj.
mutlu jolly adj.
mutlu blithesome adj.
mutlu uplifted adj.
mutlu rejoiceful adj.
mutlu tickled adj.
Colloquial
mutlu in good heart
Idioms
mutlu in fine fettle
Speaking
mutlu all right
British Slang
mutlu made up

Bedeutungen, die der Begriff "mutlu" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 296 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
mutlu etmek make happy v.
mutlu yıllar happy new year interj.
General
mutlu etmek please v.
mutlu olmak become happy v.
adına mutlu olmak be happy for (someone) v.
mutlu olmak be happy to v.
mutlu bir yaşam sürmek lead a happy life v.
adına mutlu olmak be happy for someone v.
mutlu olmak brighten v.
mutlu etmek warm the cockles v.
yüzünde mutlu bir ifade belirmek brighten v.
mutlu bir şekilde yaşamak tick along v.
mutlu etmek gratify v.
sıçrayıp oynamak (mutlu bir şekilde) frisk v.
mutlu etmek content v.
mutlu bir şekilde yaşamak tick v.
mutlu etmek gladden v.
çok mutlu olmak overjoy v.
mutlu etmek warm the cockles of somebody's heart v.
mutlu etmek gruntle v.
mutlu olmak be in seventh heaven v.
çok mutlu olmak be on a natural high v.
mutlu olmak be on a natural high v.
çok mutlu olmak be in seventh heaven v.
mutlu bir hayat sürmek lead a happy life v.
mutlu olmak enjoy oneself v.
kendini mutlu saymak consider oneself happy v.
mutlu olmamak be unhappy v.
mutlu bir yaşam sürmek live a happy life v.
mutlu yaşamak live happily v.
mutlu yaşamak live a happy life v.
mutlu bir hayat sürmek live a happy life v.
küçük şeylerle mutlu olmak be happy with small things v.
mutlu bir evlilikleri olmak be happily married v.
mutlu görünmek seem happy v.
mutlu görünmek look happy v.
biri için mutlu olmak be pleased for someone v.
kendini mutlu saymak account oneself happy v.
ayrı bir mutlu olmak be more than happy v.
çok mutlu olmak be very happy v.
mutlu olmak enjoy one's self v.
mutlu olduğunu düşünmek congratulate one's self v.
mutlu paskalyalar happy easter n.
mutlu son happy ending n.
mutlu azınlık the privileged few n.
mutlu çift the happy couple n.
mutlu aile tablosu happy family portrait n.
mutlu yaşam happy living/life n.
mutlu evlilik happy marriage n.
sonu mutlu biten hikayeler happy ending stories n.
(onlar erdi muradına) sonsuza dek mutlu yaşadılar live happily ever after n.
mutlu kaza serendipity n.
mutlu tesadüf serendipity n.
mutlu ve huzurlu ortam bed of roses n.
mutlu yuvalar happy houses n.
en mutlu günüm my happiest day n.
mutlu öğrenci happy student n.
çocukları mutlu etmek için süslenme babery n.
kadar mutlu as happy as adj.
son derece mutlu on cloud nine adj.
en mutlu happiest adj.
çok mutlu blissful adj.
mutlu edici elating adj.
çok mutlu ecstatic adj.
mutlu eden beatific adj.
çok mutlu ecstatical adj.
daha mutlu happier adj.
mutlu edici ecstatic adj.
çok mutlu şekilde ecstatically adv.
çok mutlu on top of the world adv.
mutlu bir şekilde contentedly adv.
mutlu bir şekilde felicitously adv.
mutlu olarak beatifically adv.
mutlu bir şekilde blithely adv.
mutlu bir halde delightedly adv.
mutlu bir şekilde happily adv.
mutlu olarak merrily adv.
çok mutlu in seventh heaven adv.
mutlu bir şekilde cheerily adv.
mutlu olsun diye for her/his happiness adv.
mutlu bir şekilde on a happy note adv.
mutlu bir şekilde airily adv.
nice mutlu senelere many happy returns interj.
Phrasals
mutlu mutlu yürümek trip along
Phrases
ne mutlu o küçük sivri kafana bless your pointy little head expr.
nice mutlu yıllara many happy returns of the day
(ve) ömürlerinin sonuna kadar mutlu oldular/yaşadılar (and) they lived happily ever after
mutlu yıl dönümleri happy anniversary
ve sonsuza dek mutlu yaşadılar and they lived happily ever after
mutlu yıllar herkese happy new year to everyone
herkese mutlu yıllar happy new year to everyone
size ve ailenize mutlu yıllar happy new year to you and your family
sana ve ailene mutlu yıllar happy new year to you and your family
sana da mutlu yıllar happy new year to you too
size de mutlu yıllar happy new year to you too
sağlıklı ve mutlu bir yıl dileğiyle wishing you a healthy and happy new year
sonsuza kadar mutlu happly ever after
sağlıklı dişler, mutlu gülüşler healthy teeth, happy smile
mutlu pazarlar have a happy sunday
ne mutlu bana lucky me
ne mutlu sana lucky you
anne mutlu değilse, kimse mutlu olmaz when mama ain't happy, ain't nobody happy
Proverb
ne mutlu tarihi olmayan bir ülkeye happy is the country which has no history
Colloquial
büyük mutlu bir aile one big happy family n.
kocaman mutlu bir aile one big happy family n.
son derece mutlu blissed adj.
son derece mutlu blissed out adj.
küçük şeylerle mutlu olmak be thankful for small mercies
mutlu seneler happy new year
çok mutlu over the moon
hep mutlu ol always be happy
çok mutlu görünmek look so happy
mutlu bir hayat a happy life
çok mutlu olmuş chuffed to bits
evli ve mutlu married and happy
evli ve mutlu married and content
mutlu paskalyalar happy easter day
mutlu ol shake it off
Idioms
çok mutlu olma a song in (one's) heart n.
son derece mutlu olma bliss ninny n.
çok mutlu merry as a grig [old-fashioned] adj.
birini mutlu edecek şekilde to someone's delight adv.
birini mutlu edecek şekilde to the satisfaction of someone adv.
çok mutlu olmak be on top of the world
mutlu olmak be on top of the world
mutlu olmak be on cloud nine
çok mutlu olmak be on cloud nine
aşırı mutlu olmak be on cloud nine
mutlu olmak be all smiles
zamanında mutlu olmak see better days
birini mutlu etmek make someone's day
mutlu gün a red-letter day
çok mutlu olmak be over the moon
rahat ve mutlu bir yaşam a bed of roses
çok mutlu on cloud nine
mutlu etmek do someone's heart good
mutlu olmak have one's tail up
çok mutlu as happy as lark
çok mutlu as happy as a sand boy
çok mutlu as merry as a cricket
çok mutlu as pleased as punch
çok mutlu görünmek be all smiles
mutlu anlar yaşamak have one's moments
çok mutlu görünmek smile from ear to ear
çok mutlu all smiles
çok mutlu görünmek grin from ear to ear
çok mutlu like a kid with a new toy
çok mutlu olmak be in a transport of joy
çok mutlu olmak be in a transport of delight
çok mutlu olmak be full of the joys of spring
nasıl mutlu oluyorsan öyle yap whatever floats your boat
nasıl mutlu oluyorsan öyle yap whatever tickles your pickle
nasıl mutlu oluyorsan öyle yap whatever humps your camel
çok mutlu olmak be like a dog with two tails
çok mutlu olmak be floating on air
çok mutlu olmak be walking on air
herkesi mutlu etmek be all things to all men
çok mutlu olmak be like a kid in a candy store
çok mutlu happy as a lark
çok mutlu as happy as a clam at high tide
çok mutlu happy as a clam at high tide
çok mutlu happy as can be
çok mutlu as happy as a clam in butter sauce
çok mutlu happy as a clam in butter sauce
çok mutlu as happy as can be
çok mutlu as happy as a lark
çok mutlu olmak be as happy as a sandboy
mutlu ve dertsiz olmak be as happy as a clam
mutlu ve dertsiz olmak be as happy as a sandboy
çok mutlu olmak be as happy as a clam
çok mutlu as merry as the day is long
kişinin hayatında en mutlu/başarılı olduğu zaman/dönem one's finest hour
çok mutlu olmak dance on air
geçmişteki mutlu günler the halcyon days
çok mutlu/başarılı/güzel olmak be in all somebody's glory
çok mutlu olmak be as happy as a clam (us)
çok mutlu olmak be as happy as larry (brit)
çok mutlu olmak be as happy a sandboy (brit)
mutlu ve başarılı bir konumda olmak has the world by the tail with a downhill drag
mutlu ve başarılı bir konumda olmak has the world by the tail
çok mutlu in hog heaven
çok mutlu in heaven
çok sevinçli veya mutlu as high as a kite
çok mutlu ve iyi hissetmek be in one's glory
aşırı/çok mutlu as happy as a clam
aşırı/çok mutlu as happy as larry
aşırı/çok mutlu as happy as a dog with two tails
aşırı/çok mutlu as happy as a sandbag
aşırı/çok mutlu as happy as a pig in shit
aşırı/çok mutlu as happy as a sandboy
aşırı/çok mutlu as happy as a lark
çok mutlu olmak be sitting on top of the world
işimiz bu! (görevimiz sizi mutlu etmek) we aim to please
seni ne mutlu edecekse whatever floats your boat
olduğundan abartılı biçimde mutlu görünmek be jolly hockey sticks
kişinin mutlu olduğunu belli edecek davranışlarda bulunması have a spring or a bounce in your step
mutlu sonlandırmak end on a high note
cennete gideceğini öğrenmiş kadar mutlu in seventh heaven
aşırı/çok mutlu as happy as a pig in clover
aşırı/çok mutlu happy as a pig in clover
aşırı/çok mutlu as happy as a pig in muck
aşırı/çok mutlu happy as a pig in muck
aşırı/çok mutlu happy as the day is long
aşırı/çok mutlu as happy as the day is long
çok mutlu as high as the sky
çok mutlu etmek make one's heart sing
Speaking
mutlu bir şekilde elatedly adv.
mutlu yıllar happy birthday
mutlu yıllar happy new year
mutlu yıllar merry christmas
mutlu hanukka bayramları happy hanukkah
mutlu olurum i'll be glad
mutlu olurum i'll be happy
mutlu yıllar sana happy birthday to you
mutlu yıllar happy birthday to you
mutlu musun are you happy
hayatımın en mutlu anı the happiest moment of my life
beni mutlu ediyorsun you make me happy
ne mutlu türküm diyene how happy is he who can say i am a turk
nice mutlu yıllara to many happy years
nice mutlu senelere to many happy years
beni çok mutlu ediyorsun you make me so happy
mutlu noeller merry christmas
beni mutlu et make my day
mutlu görünüyorsun you look happy
senin için mutlu mu olmalıyım? am i supposed to be happy for you?
burada mutlu musun? are you happy here?
sadece yeniden mutlu olmamızı istiyorum i just want us to be happy again
mutlu musun? are you happy?
hayatımın en mutlu anıydı it was the happiest moment of my life
burada mutlu olacağına eminim i'm sure you'll be happy here
beni mutlu edecek şeyin parayla ilgisi yok what would make me happy has nothing to do with money
daha mutlu olmazdım i couldn't be more pleased
(bundan) daha (fazla) mutlu olamazdım couldn't be happier
nice nice mutlu yıllara many happy returns of the day
seni mutlu etmek istiyorum i want to make you happy
ne kadar mutlu/memnun olduğumu söylemeliyim let me just say how i am pleased
ne kadar mutlu/memnun olduğumu söylemeliyim just let me say how i am pleased
sadece mutlu olmasını istiyorum i just want her to be happy
bu, onları mutlu eder/edecektir/edecek it will make them happy
mutlu mu olmak istiyorsun do you want to be happy?
mutlu olmak istiyor musun? do you want to be happy?
umarım daima mutlu olursun i hope you will be always happy
sizi gördüğüme çok mutlu oldum it's good to see you
sizi gördüğüme mutlu oldum it's good to see you
ne mutlu türküm diyene how happy is he/she who says i'm a turk
herkes mutlu everyone is happy
beni mutlu et make me happy
size mutlu noeller diliyoruz we wish you a merry christmas
sana mutlu noeller diliyorum i wish you a merry christmas
size mutlu noeller diliyorum i wish you a merry christmas
senin adınıza çok mutlu oldum i am so happy for you
senin adına çok mutlu oldum i am so happy for you
çok mutlu olurum i would be so pleased
çok mutlu olurum i would be so glad
çok mutlu olurum i will be so glad
çok mutlu olurum i will be so pleased
mutlu olduğun için sevindim i'm just glad you're happy
her zaman mutlu olamazsın you can't be happy all the time
beni çok mutlu ettin you made me so happy
mutlu olmak için ihtiyacımız olan her şey şu an burada we have everything we need right now to be completely happy
geçen yıl mutlu değildim I wasn't happy last year
geçen sene mutlu değildim I wasn't happy last year
bugünlerde böyle mutlu bir çift görmek çok zor it's rare to see such a happy couple nowadays
mutlu değiliz we are not happy
çocuklar çok mutlu the children are very happy
çok mutlu oluruz we would be more than happy
bu beni mutlu ediyor it makes me happy
mutlu musun orada? are you happy there?
çok mutlu olacaksın you will be very happy
seni nasıl mutlu edeceğimi biliyorum I know how to make you happy
ne mutlu türküm diyene how happy is the one who says i'm a turk
Slang
mutlu biteceği kesin olan no-lose adj.
çok mutlu grinning like a shot fox
mutlu bir tesadüf a happy accident
çok mutlu olmak bliss out
mutlu etmek bliss someone out
çok mutlu happy as a fly on shit
çok mutlu happy as a pig in shit
çok mutlu happier than a puppy with two peckers
çok mutlu happy as a hog in mud
çok mutlu loved up
Computer
mutlu yüz happy face
Medical
mutlu eden ya da canlandıran ilaç türü laetificant
Psychology
mutlu kukla sendromu happy puppet syndrome
Literature
kırsal bölgede mutlu, huzurlu yaşam idyll
kırsal bölgede mutlu idyl
Religious
mutlu hata fortunate fall
mutlu hata blessed fault
mutlu hata happy fault
Latin
mutlu hata felix culpa
mutlu suçluluk felix culpa
Archaic
mutlu etmek aggrate v.
British Slang
aşırı mutlu chuffed to buggery
aşırı mutlu chuffed to fuck
aşırı mutlu chuffed as nuts