su - Türkisch Englisch Wörterbuch

su

Bedeutungen von dem Begriff "su" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 3 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Computer
su n. paz
su n. pz
su abrev. pa

Bedeutungen von dem Begriff "su" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 42 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
su water adj.
Drinking water is an integral part of a healthy life.
Su içmek sağlıklı yaşamın ayrılmaz bir parçasıdır.

More Sentences
General
su broth n.
To reduce the level of sugar, you can cook a simple lemon broth.
Şeker seviyesini azaltmak için basit bir limon suyu pişirebilirsiniz.

More Sentences
su juice n.
A fruit is made up of hundreds of seeds, each containing the essence of the fruit and the juice.
Bir meyve, her biri meyvenin özünü ve suyunu içeren yüzlerce tohumdan oluşur.

More Sentences
su water n.
Drinking water is an integral part of a healthy life.
Su içmek sağlıklı yaşamın ayrılmaz bir parçasıdır.

More Sentences
su aquatic adj.
The resort has many aquatic games for its customers.
Tesisin, müşterileri için birçok su oyunu var.

More Sentences
Technical
su water n.
Drinking water is an integral part of a healthy life.
Su içmek sağlıklı yaşamın ayrılmaz bir parçasıdır.

More Sentences
Food Engineering
su water n.
Drinking water is an integral part of a healthy life.
Su içmek sağlıklı yaşamın ayrılmaz bir parçasıdır.

More Sentences
Chemistry
su hydrate n.
While any liquid will help hydrate you, water is the best option.
Herhangi bir sıvı sizi nemlendirmeye yardımcı olsa da, su en iyi seçenektir.

More Sentences
General
su fluid n.
su wet n.
su flood n.
su hydric oxide n.
su stream n.
su sap n.
su bourn n.
su bourne n.
su brook n.
su watercourse n.
su aqua n.
su streak n.
su vein n.
su l'eau (fr) n.
su wine [dialect] n.
su brim [obsolete] n.
su burn [scotland] n.
su flood n.
su pawnee [india] n.
su aqueous adj.
Idioms
su adam's ale n.
su adam's wine n.
Technical
su port n.
Medical
su succus n.
Chemistry
su wai [new zealand] n.
su h2o n.
su hydrogen oxide n.
Abbreviation
su aq. n.
Slang
su dog soup [dated] n.
su dog's soup [dated] n.
su drizzle n.
British Slang
su council pop n.
su oggin n.
su corporation pop n.

Bedeutungen, die der Begriff "su" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
su kayağı water ski n.
su perisi nymph n.
(su) sıçratma splash n.
su deposu reservoir n.
su tabancası water gun n.
su baskını flood n.
tatlı su freshwater n.
su birikintisi puddle n.
su tesisatçısı plumber n.
su yolu waterway n.
su bardağı water glass n.
atık su waste water n.
pis su borusu drain n.
su borusu waterpipe n.
su havzası water basin n.
su değirmeni waterwheel n.
(su) sıçratmak splash v.
yüreğine su serpmek relieve v.
su yüzüne çıkarmak reveal v.
su sızdırmaz watertight adj.
su üstünde afloat adj.
su geçirmez watertight adj.
su almaz watertight adj.
su geçirmez waterproof adj.
su dolu watery adj.
su ile ilgili watery adj.
General
su temini supply of water n.
su kayağı yapma waterskiing n.
su kuşu crake n.
su girişimi waterlogging n.
pis su borusu drain pipe n.
su dengesi hydric balance n.
sızma su percolating water n.
su deposu tank n.
atık su effluent n.
su damlası blob n.
su aygırı hippopotamus amphibius n.
su seti levee n.
su kayağı araç water ski n.
yoğunlaşmış su condensed water n.
havadaki su buharının yoğunlaşma sonunda sıvı veya katı durumda yere düşmesi precipitation n.
boş su kesimi light waterline n.
su bendi weir n.
su kayakçısı water skater n.
su tesisatı waterworks n.
su ürünleri şubesi aquaculture section n.
özellikle buzulların erimesinden oluşan su melt water n.
su şişesi water bottle n.
su tavuğu coot n.
bir bardak su a glass of water n.
su dağıtımı water distribution n.
su akımı water flow n.
su yumuşatıcı calgon n.
su buharı damp n.
su yılanı sea snake n.
saldırgan su aggressive water n.
su karıştırma dilution n.
içmeye ya da banyo etmeye elverişli doğal su kaynağı spa n.
az kireçli su soft water n.
basınçlı su sıkma squirting pressurized cold water n.
sürekli su alanı permanent water area n.
su kabı calabash n.
su geçirmez kumaş waterproof n.
su bendi water jump n.
geminin su çizgisinin altında bulunup su almaya veya atmaya yarayan delik sea cock n.
su falcısı water witch n.
birikinti su backwater n.
su tesisatçılığı plumbing n.
su tabancası squirt gun n.
kutsal su serpme aspersion n.
su bardağı tumbler n.
su akrebi water scorpion n.
temel su kalitesi parametresi main water quality parameter n.
su yolu watercourse n.
su mühendisliği water engineering n.
ormancılık su ürünleri şubesi forestry aquaculture department n.
su kuşu aquatic bird n.
yüklü su kesimi load waterline n.
ilaçlı su douche n.
su şebekesi kirlenmesi water supply contamination n.
su yolu conduit n.
su perisi nereid n.
su kayağı yapma surfriding n.
su ve hava gibi bir ortamda taşıma waftage n.
su şebekesi water main n.
büyük su bardağı tumbler n.
su depolama water storage n.
tatlı su gelinciği burbot n.
su kültürü endüstrisi aquaculture industry n.
su bitkisi aquatic plant n.
takdis olunmuş su holy water n.
su üstünde yüzen, insan ve yük taşımaya yarayan büyük taşıt ship n.
su kenarında arsa waterfront n.
su bünyesi body of water n.
su sporları aquatic sports n.
su şebekesi waterworks n.
su çizgisi waterline n.
su perisi water sprite n.
su birikintisi backwater n.
su akışını düzenleyen araç sluice n.
uzun ve su geçirmez çizme waders n.
su kanalı watercourse n.
su bitkisi hydrophytic plant n.
yangına karşı su serpme tesisatı sprinkler system n.
dev su böceği giant water bug n.
hayvanların su içtikleri taş veya ağaçtan oyma kap watering hole n.
kutsal su kabı stoup n.
etin pişerken saldığı su gravy n.
itfaiye su tedariki fire fighting water supply n.
su kulesi water tower n.
bir damla su a drop of water n.
su çiçeği varicella n.
sıcak su fıskiyesi geyser n.
su tabakası seviyesi watertable n.
su geçidi waterway n.
su filtresi water filter n.
su veya çakılların açtığı derin çukur pothole n.
su sıkıntısı water shortage n.
su tabancası water pistol n.
su hattı water line n.
doğal bir su kaynağı watering place n.
antiseptik su douche n.
su ürünleri yetiştiriciliği fixing n.
su buharı özellik tablosu steam table n.
su birikintisi pool n.
su oyunları waterworks n.
su faresi water shrew n.
doğal bir su kaynağı watering hole n.
atık su havuzları sewage layoons n.
durgun su slack n.
balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliği kredileri bölümü department of credits to fishery and aquaculture n.
tatlı su kaplumbağası terrapin n.
su yılanı water snake n.
su sağlama water supply n.
atık su boşaltım tesisleri sewage disposal plants n.
su bendi barrage n.
akar su running water n.
su geçirmez yatak koruyucu kılıf drawsheet n.
acı su hard water n.
su otu waterweed n.
su kamışı reedmace n.
duru su clear water n.
su birikintisi slough n.
su yolları aqueducts n.
su mühendisliği hydraulic engineering n.
su taşımak üzere tasarlanmış köprü aqueduct n.
su taşkını spate n.
taşkınca akan su torrent n.
en yüksek su seviyesi maximum water level n.
su samuru otter n.