düşme - Turkish English Dictionary
History

düşme



Meanings of "düşme" in English Turkish Dictionary : 37 result(s)

Turkish English
Common Usage
düşme descent n.
düşme drop n.
General
düşme degradation n.
düşme downfall n.
düşme slump n.
düşme fall n.
düşme tumble n.
düşme spill n.
düşme falling down n.
düşme stepdown n.
düşme downslope n.
düşme flop n.
düşme ebbing n.
düşme falling n.
düşme precipitation n.
düşme falling off n.
düşme dropping n.
düşme diminution n.
düşme deducting n.
düşme sagging n.
düşme decline n.
düşme falling-away n.
düşme drop-off n.
düşme scale-down n.
düşme comedown n.
düşme tumbling n.
düşme declination n.
Trade/Economic
düşme decline
düşme downtick
Law
düşme abatement
Technical
düşme landfall
Aeronautic
düşme drift
Marine
düşme leaway
Medical
düşme prolapse n.
Linguistics
düşme deletion
düşme elision
düşme loss

Meanings of "düşme" with other terms in English Turkish Dictionary : 182 result(s)

Turkish English
Common Usage
elden düşme secondhand adj.
General
düşme sesi çıkarmak thud v.
düşme göstermek drop off v.
düşme yaşamak drop off v.
tereddüde düşme waver n.
gürültü ile düşme crash n.
fikir ayrılığına düşme dissenting n.
not düşme jotting n.
dile düşme notoriety n.
değeri düşme shrinkage n.
birden düşme slump n.
gözden düşme dog house n.
güçten düşme languorousness n.
suya düşme petering n.
gözden düşme disgrace n.
küçük düşme mortification n.
değeri düşme depreciation n.
döne döne düşme (uçak) tailspin n.
suya düşme miscarriage n.
bitkin düşme jading n.
birdenbire düşme slump n.
itibardan düşme disgrace n.
kayaktan düşme veya snowboard yaparken yaralanma wipe out n.
yükselme veya düşme gradient n.
peşine düşme chase n.
rüzgaraltına düşme leeway n.
gözden düşme doghouse n.
kah düşme kah kalkma ups and downs n.
gözden düşme disfavor n.
ağır düşme sesi whomp n.
hayrete düşme astoundment n.
güçten düşme crack up n.
düşme oranı lapse rate n.
şehit düşme martyrization n.
aşağı düşme precipitation n.
bir şeye takılıp düşme trip n.
düşme vb gibi nedenlerle özellikle kafada oluşan sakatlıklar concussions n.
ters düşme opposing n.
bitkin düşme frazzle n.
suya düşme collapse n.
suya düşme flop n.
küçük düşme humiliation n.
gözden düşme discredit n.
dalalete düşme estraying n.
ansızın düşme slump n.
başı öne düşme nutation n.
karasevdaya düşme infatuation n.
dine zıt düşme adiaphorism n.
gözden düşme attainture n.
düşme tehlikesi falling hazard n.
saçlarına ak düşme greying of one's hair n.
kıymetten düşme shrinkage n.
tutkularına yenik düşme immortification n.
takılma (takılıp/kayıp düşme) tehlikesi tripping hazard n.
düşme riski/tehlikesi risk of fall n.
düşme riski/tehlikesi falling hazard n.
düşme tehlikesi danger of falling n.
düşme tehlikesi hazard of falling n.
yanlışa düşme backsliding n.
gözden düşme contumely n.
gözden düşme disfavour n.
şehit düşme martyrisation n.
düzeltme veya açıklama amacıyla bir kağıdın üzerine not düşme mark up n.
düşme ihtimali possibility of decline n.
elden düşme used adj.
elden düşme second hand adj.
elden düşme hand-me-down adj.
düşme/azalma göstermeyen unrelenting adj.
elden düşme second-hand adj.
Idioms
elden düşme second-hand
düşerek/düşme (neticesinde) ölmek plunge to one's death
düşerek/düşme (neticesinde) ölmek plunge to an untimely end
elden düşme secondhand
Speaking
onun seviyesine düşme/inme don't lower yourself to his level
Trade/Economic
fiyatın düşme eğilimi decline
amortismanı sabit varlıklardan düşme yolu writing down
hisse senedi fiyatlarında düşme beklentilerinin olduğu piyasa bear market
temerrüte düşme olasılığı probability of default
hesaptan düşme deduction
elden düşme second hand
fiyatlarda düşme decline in prices
değeri düşme depreciation
fiyatlarda düşme tumble in prices
kayıttan düşme write-down
değerden düşme wastage
kıymetinden düşme undervaluation
düşme eğilimi downward trend
değerden düşme devaluation
gelirden düşme deduction from income
kıymetten düşme riski depreciation risk
düşme ve yükselme fluctuation
kıymetten düşme fonu sinking fund
yazın düşme eğiliminde olacağına inanılan hisse senetleri summer doldrums
Law
düşme kararı decision of dismissal
malikin kusuru olmaksızın kıymetten düşme depreciation without owner's fault
düşme yararı benefit of fail
fiyatları düşme eğilimi gösteren piyasa bear market
Technical
denge halinde seviye düşme miktarı equilibrium drawdown
yanılgıya düşme errancy
düşme sesi thud
düşme yüksekliği height of drop
denge halinde seviye düşme miktarı eğrisi equilibrium drawdown curve
serbest düşme free fall
düşme süresi fall time
düşme hızı velocity of fall
düşme vuruşu deneyi impact test
ölü duruma düşme drop-dead halt
ani düşme break
puls düşme süresi pulse fall time
darbe düşme zamanı pulse fall time
serbest düşme paraşütü parachute without release cord
serbest düşme deneyi free fall test
yorulma dayancı düşme etmeni fatigue-strength reduction factor
elden düşme secondhand
düşme ve devrilme drop and topple
yük düşme load reduction
yük düşme load drop
yük düşme load decrease
kılavuzlanmış tipte düşme önleyici guided type fall arrester
geri sarmalı tipte düşme önleyici retractable type fall arrester
geri sarmalı düşme önleyici retractable type fall arrester
düşme önleyici donanım fall arrest equipment
düşme önleyici ekipman fall arrest equipment
elden düşme second-hand
düşme koruyucu fall protection
düşme koruyucu self retracting
Computer
düşme rengi dropout color
Telecom
düşme zamanı fall time
düşme eğilimi gösteren tüketici harcaması declining consumer spending
Electric
düşme süresi fall time
Mechanic
kıymetten düşme depreciation
Construction
ayrık düşme segregation
düşme önleyici sistem fall arrest system
düşme hızı rate of drop
Lighting
değer düşme çarpanı maintenance factor
değer düşme çarpanı light loss factor
Automotive
basınç düşme zamanı pressure drop time
Transportation
düşme bariyer drop barrier
Aeronautic
düşme hızı drift rate
hız kaybedip düşme (uçak) stall
serbest düşme paraşütü drop type parachute
serbest düşme paraşütü free type parachute
Marine
rüzgar altına düşme leeway
düşme açısı drift angle
tekneden denize düşme man overboard
Medical
ana rahmine düşme conception
düşme atağı drop attack
vücut ısısında düşme hypothermia
sık düşme frequent falling
yaşam kalitesinde düşme reduced quality of life
a vitamini düzeyinde düşme decrease of vitamin a level
kan basıncındaki akut düşme acute decrease in blood pressure
bilirubin düzeyinde düşme decrease of bilirubin level
yüksekten düşme falling down from height
düşme atakları drop attacks
damdan düşme nedeniyle oluşan göğüs yaralanmaları chest injuries caused by falls from roofs
zayıf ve güçsüz düşme tabes
Psychology
yürüme veya düşme korkusu basophobia
merdivenden düşme korkusu climacophobia
yürüme veya düşme korkusu basiphobia
korkunç durumlara düşme korkusu counterphobia
komik duruma düşme korkusu katagelophobia
Food Engineering
düşme sayısı falling number
düşme noktası dropping point
düşme testi drop test
Statistics
ömür azalma/düşme katsayısı scatter factor
Physics
serbest düşme free fall
Agriculture
ben düşme veraison
Linguistics
düzey düşme subject demotion
Environment
yüksekliğin artması ile bağlantılı olarak ısıdaki düşme oranı adiabatic lapse rate
Meteorology
düşme oranı lapse rate
süperadiyabatik düşme oranı superadiabatic lapse rate
kuru adiyabatik düşme oranı dry-adiabatic lapse rate
Geology
düşme hızı falling velocity
Military
düşme ve kurtarma falling and recovery
düşme şamandırası drift signal
Sport
kendi oyunuyla düşme accidental fall
ligden düşme relegation
küme düşme relegation
Football
düşme hattı drop zone
küme düşme hattı the relegation zone
Archaic
gözden düşme attainder