-an - Turco Inglés Diccionario

-an

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "-an" en diccionario turco inglés : 8 resultado(s)

Inglés Turco
General
-an suf. -dan
-an suf. ilgili
-an suf. benzeyen
-an suf. inanan
-an suf. savunan
-an suf. uzman
Chemistry
-an suf. doymamış karbon bileşiği
-an suf. bir karbonhidratın anhidriti

Significados de "-an" en diccionario inglés turco : 4 resultado(s)

Turco Inglés
General
-an who conj.
A woman, who seemed occupied, left her phone here.
Dalgın görünen bir kadın telefonunu burada bıraktı.

More Sentences
-an whose pron.
-an which pron.
-an that conj.

Significados de "-an" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
being an executioner n. cellatlık
come to an agreement v. anlaşmaya varmak
make an effort v. çabalamak
place an order v. sipariş vermek
commit an offense v. suç işlemek
put an end v. son vermek
make an effort v. gayret etmek
give an order v. sipariş vermek
make an effort v. çaba göstermek
take an exam v. sınava girmek
run an errand v. ayak işleri yapmak
make an effort v. çaba harcamak
take an oath v. ant içmek
General
an upright man n. adam gibi adam
premises of an airport n. havaalanı binası
an egregious mistake n. korkunç bir hata
making an effort n. çaba sarf etme
founder of an order n. pir
an elderly greek woman n. kokona
set form of an oath n. bir yeminin belirlenmiş biçimi
an open secret n. herkesçe bilinen bir sır
duties of an undersecretary n. müsteşarlık
taking advantage of an opportunity n. fırsattan istifade
an open question n. çözülmemiş sorun
end of an era n. bir devrin sonu
skin of an onion n. soğan zarı
place suitable for an outing n. mesirelik
coming to an end n. tükenme
an easy prey n. dişe gelir
an eyesore n. göz zevkini bozan (bina vb)
an oil baron n. petrol kralı
an outrage upon justice n. adaletsizlik
an outrage upon justice n. hak çiğneme
an open question n. çözümlenmemiş sorun
half an hour n. yarım saat
being an uncle n. dayılık
work of an educator n. eğitmenlik
an outrage upon decency n. tecavüz
confinement in an asylum n. akıl hastanesine kapatılma
an armful n. kucak dolusu
quite an event n. fevkalade bir hadise
vitality of an institution n. bir kurumun canlılığı
kernel of an almond n. badem içi
placing an order n. sipariş verme
an equal amount n. misil
an eagle owl n. zağanos
being an aga n. ağalık
violation of an oath n. bir yeminin bozulması
being an immigrant n. muhacirlik
placing an order n. ısmarlama
report of an informer n. curnal
an old flame n. göz ağrısı
an elongated grape n. gelinparmağı
an insect pest of cereals n. kımıl
being an elder brother n. ağabeylik
an extra n. extra bir
the white of an egg n. yumurta akı
a matter of life an death n. ölüm kalım meselesi
blink of an eye n. göz kırpma
being an upstart n. görmemişlik
an accomplished fact n. olmuş bitmiş bir şey
means to an end n. araç
uterus of an animal n. kulunluk
breach of an oath n. yeminini bozma
role of an older sister n. ablalık
an immortal person believed to come in time of need n. hızır
as an exception n. istisna olarak
an advanced technical school for girls n. olgunlaşma enstitüsü
being an officer n. zabitlik
report of an informer n. jurnal
betrothed while still an infant n. beşik kertiği
being an architect n. mimarlık
seat with an adjustable back n. pulman koltuk
the inside of an affair n. işin iç yüzü
an off street n. sapa bir sokak
oath taken by an expert n. ehlivukufun yemini
an off day n. kötü gün
being an elder sister n. ablalık
rank of an undersecretary n. müsteşarlık
bay of an arch n. kemer gözü
means to an end n. vasıta
kernel of an integral equation n. entegral denklemi çekirdeği
assistant to a professor in an islamic university n. muid
an upward trend in sales n. satışlarda artış eğilimi
an acid remark n. iğneleyici bir söz
an elongated gourd n. borukabağı
an open sore n. açık yara
the twinkling of an eye n. göz açıp kapayıncaya kadar
an appreciation n. takriz
a familiar address to an older man n. amca
an axe to grind n. çözülmesi gereken sorun
an axe to grind n. şikayete sebep olan durum
member of an association n. dernek üyesi
an ejaculation of surprise n. şaşırma nidası
an outlook on life n. hayata bakış (açısı)
an intense heat n. yoğun bir sıcaklık
the white of an egg n. yumurtanın beyazı
evacuation (of people, an area) n. bir bölgenin tahliye edilmesi
an important role n. önemli bir rol
an outstanding beauty n. dünya güzeli
an agreement that has yet to be notarized n. noterden geçmemiş sözleşme
an agreement that has yet to be notarised n. noterden geçmemiş sözleşme
an attribute of land n. arsa vasfı
the epicentre of an earthquake n. depremin merkez üssü
quite an experience n. tam bir deneyim
quite an experience n. harika bir deneyim
an ethical problem n. etik bir sorun
an associate company n. tanıdık şirket
an associate company n. tanıdık firma
an obvious example n. açık bir örnek
an obvious example n. net bir örnek
putting on a belt during a master ceremony according to an ahi-order n. şed kuşanma
decline of an empire n. bir imparatorluğun çöküşü
fall of an empire n. bir imparatorluğun çöküşü
an old banger n. külüstür
violation of terms and conditions (of an agreement) n. sözleşme hükümlerine aykırılık
an honest joe n. sıradan adam
an honest joe n. kendi halinde insan
an easy and pleasant life n. rahat ve sıkıntısız hayat
an advantage gained at the beginning n. başlangıçta elde edilen avantaj
means to an end n. sonuca götüren adım
means to an end n. başarıyı getiren hamle
means to an end n. hedefe yönelik davranış
means to an end n. amaca ulaştıran adım
an easy victory n. kolay zafer
expression of an opinion n. bir fikrin ifadesi
cash withdrawal from an atm machine while abroad n. yurtdışı atm'den nakit çekim
an inconstant affection n. hercai gönül
an inconstant lover n. hercai gönül
an inconstant heart n. hercai gönül
an unfortunate statement n. talihsiz bir açıklama
an ugly attack n. çirkin bir saldırı
an unfortunate statement n. talihsiz açıklama
an alliance of values n. değerler bütünü
an open ended question n. ucu açık soru
an alternative view to n. farklı bir bakış
expected life of an item n. kullanım ömrü
an appropriate intervention n. yerinde bir müdahale
an important step n. önemli bir adım
an anonymous watcher n. ismini vermek istemeyen bir izleyici
an affront to humanity n. insanlık ayıbı
an affront to humanity n. insanlığa yapılmış bir hakaret
an indisputable truth n. tartışmasız bir gerçek
an indisputable fact n. tartışmasız bir gerçek
an economical solution n. ekonomik çözüm
an unmet need n. karşılanmamış ihtiyaç
an interesting story n. ilginç bir hikaye
an indivisible whole n. ayrılmaz bir bütün
an inseparable whole n. ayrılmaz bir bütün
an unexpected development n. beklenmeyen gelişme