Provision - Turco Inglés Diccionario

Provision

Significados de "Provision" en diccionario turco inglés : 46 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
provision n. karşılık
provision n. tedarik
provision n. koşul
provision n. hüküm
General
provision n. erzak
provision n. temin
provision n. yiyecek içecek
provision n. hazırlama
provision n. yargı
provision n. şart
provision n. kanun hükmü
provision n. sağlama
provision n. levazım
provision n. hüküm
provision n. husus
provision n. kayıt
provision n. edinme
provision n. sağlayış
provision n. imkan
provision n. erzak stoğu
provision n. (ruhban sınıfı) rütbece yüksek birinin verdiği terfi
provision n. halihazırda boş olmayan bir makama yapılan atama
provision n. (13. ve 14. yüzyıllarda) ingiliz piskopos ve soylu meclislerince çıkarılan kanun
provision n. tedarik
provision v. yiyecek veya gerekli şeyleri sağlamak
provision v. karşılamak
provision v. hazırlık yapmak
provision v. gerekli önlemleri almak
provision v. erzak
provision v. sağlamak
Trade/Economic
provision n. fon
provision n. hazırlık
provision n. hüküm
provision n. kanuni hüküm
provision n. karşılık
provision n. kuvertür
provision n. kumanya
provision n. önlem
provision n. provizyon
provision n. şart
provision n. tedarik
provision n. yasal şart
Law
provision n. kanuni hüküm
Politics
provision n. edinme sağlama
provision n. hüküm
Marine
provision n. kumanya

Significados de "Provision" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
legal provision n. yasal hüküm
legal provision n. hukuki dayanak
penal provision n. cezai nitelikte yasa hükmü
warranty provision n. garanti hükmü
legal provision n. kanuni hüküm
provision against n. -e karşı tedbir
provision for n. -e karşı tedbir
provision to the contrary n. aksine bir hüküm
energy provision n. enerji sağlama
energy provision n. enerji temini
void provision n. geçersiz hüküm
provision of supplies and equipment n. erzak ve ekipman temini/tedariki
valid provision n. geçerli koşul
provision of article n. madde hükmü
make provision v. önlem almak
make provision against v. önlem almak
make provision for v. önlem almak
make a provision v. madde hazırlamak (sözleşmede)
Phrases
without provision expr. karşılıksız
notwithstanding any provision to the contrary expr. aksine herhangi bir hüküm bulunsa bile
Idioms
make provision for v. hazırlıklar yapmak
Trade/Economic
provision for losses n. değer düşüklüğü karşılığı
provision for doubtful receivables from affiliates n. ilişkili taraflardan şüpheli alacaklar karşılığı
period income tax provision n. dönem karı vergi ve diğer yasal yükümlülükler karşılıkları
provision for loss n. zarar karşılığı
financial provision n. mali koşul
provision for depreciation n. birikmiş amortismanlar
provision for capital investments n. iştirakler sermaye payları ddk
loan loss provision n. kayıp kredi önlemi
provision expenses n. karşılık giderleri
provision for severance payments n. kıdem tazminatı karşılığı
third party provision n. üçüncü şahısların hakları
provision for doubtful rec. n. şüpheli alacaklar karşılığı
provision for doubtful receivables n. şüpheli ticari alacaklar karşılığı
provision for depreciation n. amortisman karşılığı
provision for expense accruals n. maliyet giderleri karşılığı
end of service remuneration provision n. kıdem tazminatı karşılığı
provision of undue raw material n. usülsüz hammadde sağlama
provision for obselete stocks n. stok ddk
mathematical provision n. hayat matematik karşılığı
provision for termination indemnities n. kıdem tazminatı provizyonu
provision for taxes n. vergi karşılığı
statutory provision n. yasa hükmü
provision for employee termination benefits n. kıdem tazminatı karşılığı
restructing provision n. yeniden yapılandırma karşılığı
provision for other payables and expenses n. diğer borç ve gider karşılıkları
provision for other current assets n. diğer dönen varlıklar karşılığı
provision for corporation income tax and other legal responsibilities on income of the period n. dönem karı vergi ve diğ yas yüküm
contractor safety provision n. yüklenici güvenlik provizyonu
provision for outstanding claims for life n. hayat muallak tazminat karşılığı
provision for taxes n. vergi provizyonu
provision for marketable securities n. menkul kıymetler değer düşüklüğü
provision for unearned premiums n. cari rizikolar karşılığı
provision on suppliers accounts in debit n. borçlu tedarikçi hesapları karşılığı
provision for securities impairment n. menkul değerler değer azalma provizyonu
notwithstanding any other provision in this agreement n. işbu sözleşmenin diğer hükümlerine bakılmaksızın
provision for doubtful trade rec. n. şüpheli ticari alacaklar karşılığı
provision for doubtful trade receivables n. şüpheli ticari alacaklar karşılığı
provision for expenses relating to costing n. maliyet giderleri karşılığı
provision for future revenues n. gelecek yıllara ait gelirler
antidilution provision n. hisse senetlerinin sulandırılmasına karşı ayrılan güvence fonu
provision for inventories n. stok değer düşüklüğü karşılığı
provision for decrease in value of marketable securities n. menkul kıymet değer düşüklüğü karşılığı
provision for inventory obsolescence n. stok ddk
provision for premiums receivable n. prim alacak karşılıkarı
provision for decrease in value of marketable securities n. menkul kıymetler değer düşüklüğü karşılığı
provision for other liabilities and expenses n. diğer borç ve gider karşılıkları
provision expenses of current year n. dönemin karşılık giderleri
provision for taxation n. vergi karşılıkları
provision for doubtful trade receivables n. şüpheli diğer alacaklar karşılığı
provision for doubtful accounts n. şüpheli alacaklar karşılığı
provision for other doubtful receivables n. şüpheli diğer alacaklar karşılığı
provision for contingencies n. risk karşılığı
provision for outstanding losses n. muallak hasarlar karşılığı
provision of rent n. kira karşılığı
provision for contingencies n. muhtemel zararlar karşılığı
provision for future expenses n. gelecek aylara ait giderler
provision for severance pay n. kıdem tazminatı karşılığı
diminishing provision method n. azalan amortisman yöntemi
provision for receivables n. alacaklar karşılığı
provision for period income tax n. dönem karı vergi karşılıkları
renewal provision n. varlıkların yenilenmesi için ayrılan karşılık
provision for contingency reserve n. adi ihtiyat akçesi
performance provision n. performans hükmü
descriptive provision n. açıklayıcı hüküm
provision for loan loss n. kredi riski karşılığı
material provision n. malzeme tedariki
provision for contingencies n. olası zararlar karşılığı
provision for replacement n. yenileme fonu
pre-provision n. ön provizyon
provision for non-performing loans n. takipteki alacaklar karşılığı
provision expense n. provizyon masrafı
provision for doubtful receivables n. şüpheli alacaklar karşılığı
provision for other doubtful receivables n. diğer şüpheli alacaklar karşılığı
provision for other current assets n. diğer çeşitli dönen varlıklar karşılığı
provision for inventories n. stok karşılığı
provision for taxes n. vergi karşılıkları
provision for children n. çocuk ödeneği
provision for contingencies n. risk provizyonu
provision for contingencies n. riskler karşılığı
provision for discounts n. iskonto işlemleri ihtiyatı
transfer of a provision n. ihtiyatın devri
increase of the provision n. ihtiyatın çoğalması
provision for discounts n. indirimli işlemler ihtiyatı
provision for discounts n. iskontolar karşılığı
provision for discounts n. indirimler karşılığı
transfer of a provision n. ihtiyatın temliki
provision for replacement n. yenileme karşılığı
binding provision n. bağlayıcı hüküm
provision for deferred taxation n. ertelenmiş vergilendirme karşılığı
addition to a provision n. karşılığa ilave
procedure for the provision of information in the field of technical standards and regulations n. teknik mevzuatın ve standartların türkiye ile avrupa birliği arasında bildirimi
provision no longer required n. konusu kalmayan karşılıklar
key provision n. temel hüküm
key provision n. temel/vazgeçilemez şart
call provision n. tahvili çıkaran tarafından gelecekte saptanacak bir malın satış sözleşmesi
provision of autonomy n. özerklik şartı
forward looking provision n. ileriye dönük karşılık ayırma
loan loss provision n. kredi kayıp karşılığı
asset renewal provision n. varlıkların yenilenmesi için ayrılan karşılık
pre-provision n. karşılıklar öncesi
porcupine provision n. istenmeyen devralma girişimlerine karşı alınan kısıtlayıcı önlem
provision and use of work equipment regulations (puwer) n. iş ekipmanlarının sağlanması ve kullanımı yönetmeliği
make provision v. karşılık ayırmak
Law
penal provision n. cezai nitelikte kanun hükmü
penal provision n. cezai hüküm
abolished provision n. mülga hükmü
regulatory provision n. düzenleyici hüküm
imperative provision n. emredici hüküm
provision of law n. kanun hükmü
hotchpot provision n. iade kaydı
mandatory provision n. amir hüküm
fulfillment of provision n. hükmün yerine getirilmesi
special provision n. özel hüküm
special provision n. özel karşılık
penalty provision n. cezai hüküm
permissive provision n. uyulması zorunlu olmayan hüküm
violated provision n. İhlal edilmiş hüküm
sunset provision n. sona erme hükmü
sunset provision n. sigorta poliçesinde sorumluluğun düzenleme tarihinden sonraki yıllara sarkmasını engellemek için konulan kloz
sunset provision n. kesin dampinge karşı vergi ve fiyat taahhütleri uygulamaya konuldukları tarihten itibaren söz konusu vergi için bir gözden geçirme prosedürü başlatılmadığı takdirde belli bir süre sonra yürürlükten kaldırılacağını ifade eden hüküm
administrative provision n. idari hüküm
administrative provision n. yönetsel hüküm
provision for election n. seçme hükmü
sunset provision n. belirli bir süre sonra otomatikman yürürlükten kalkan hüküm
framework provision n. çerçeve hüküm
due diligence provision n. gereken özeni gösterme hükmü
concluding provision n. nihai hüküm
lawsuit provision n. dava karşılığı
concrete provision n. somut hüküm